Connect with us

Genel

Yeni Opel Cascada

İlk kez Opel’in yeni convertible Cascada modeliyle sunulan ve ürün yelpazesindeki diğer orta sınıf ve kompakt modellerde de kullanılacak olan yeni nesil 1.6 SIDI Turbo ECOTEC motor performansıyla oldukça dikkat çekiyor. 125kW/170 HP güç ve 280 Nm’ye kadar tork üreten motor bu güç kategorisindeki bir 1.6 Turbo motor için en iyi tork değerine sahip.

Bu motor, Start/Stop sistemli, 6 vitesli otomatik şanzımanla mayıs ayı ortalarında sadece Cosmo modeliyle Türkiye pazarına sunulacak. Satış fiyatı 94.000TL olacak. Aynı zamanda pazara sunulacak dizel motor 121 kW/165 HP 2.0 CDTI, 6 vitesli otomatik şanzımana sahip ve 350 Nm’ye kadar tork üretiyor. Sadece Cosmo model seçeneği ile satışa sunulacak bu modelin fiyatı 117.500 TL olarak açıklandı.

50 km/s’e kadar hızlarda 17 saniyede açılan sofistike kumaş tavan sistemine sahip Opel Cascada üst sınıf convertible özellikleri ve zengin donanıma sahip.

Tavan kapalı iken 280 litre olan bagaj hacmi kumaş tavan açıldığında 380 litreye çıkıyor. Bu rakamlar Cascada’yı bagaj alanı anlamında en başarılı convertible modelleri arasında konumlandırıyor.

Opel Cascada’yı tanıtan, Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik “Cascada, mevcut ürün yelpazemizin en yeni üyesi. Elektrikli Ampera, sub-compact SUV Mokka, şık, şehirli ADAM ve şimdi bu zarif orta sınıf convertible ile portföyümüzü genişletiyor ve tümüyle yeni segmentlere adım atıyoruz. Bugüne dek yalnızca üst sınıf üreticilerin pahalı otomobillerinin yer aldığı orta sınıf cabriolet segmentine girmekten gurur duyuyoruz. Cascada ile Opel artık açık hava düşkünlerine, bir orta sınıf convertible otomobile özgü tüm özellikleri ve üst sınıf donanımları ulaşılabilir bir fiyatla sunuyor” dedi.

Mayıs ayından itibaren Opel bayilerinde satışa sunulacak yeni dört mevsim convertible modeli Cascada, zarif, uzatılmış bir siluete ve yüksek kaliteli bir kumaş tavana sahip, şık bir dört kişilik otomobil. Opel’in model yelpazesinin son üyesi olan Cascada, yalnızca boyutlarıyla (uzunluk: yaklaşık 4.696 mm; genişlik: 2.020 mm, aynalar dahil) değil aynı zamanda cazibesi, üst sınıf teknolojiler ve sunduğu pek çok özellikle de rakiplerinden ayrılan bir orta sınıf convertible.

Opel Cascada’nın, burulma direnci rijiditesi oldukça etkileyici, gelişmiş HiPerStrut ön süspansiyon (ilk olarak yüksek performanslı Insignia OPC için geliştirilmiştir) ve FlexRide adaptif sönümleme sistemiyle keskin bir sürüş deneyimi sunuyor. 50 km/s’e kadar olan hızlarda sürüş esnasında veya araç park halindeyken uzaktan kumanda vasıtasıyla tek bir dokunuşla 17 saniyede açılan üst sınıf kumaş tavanı sayesinde tüm yolcular açık havada otomobille yolculuk yapmanın keyfine varabiliyorlar. Elektrikli emniyet kemeri uzatıcılar, elektrikli Kolay Giriş sistemi, özel Napa deri döşeme, havalandırmalı ergonomik tasarımlı koltuklar ve görünmez güvenlik sistemleri gibi gerçek anlamda üst sınıf özellikler, hayatı konforlu ve güvenli hale getirmek üzere bir araya getirilmişlerdir.

Duruş: Kumaş tavan zarafeti, eksiksiz bir açık hava keyfi sunuyor
Geniş duruşu ve Opel’e özgü, heykelsi biçimlerin akıcı sürekliliğiyle Cascada’nın tasarımı, göz kamaştırıcı ve mazide kalmış bir çağa ait “Grandes Routières”in klasik ve modası geçmeyen zarafetini yansıtıyor. Açık hava sürüşü için tavanı açık halde Cascada, kesinlikle düzgün bir profile sahip. Hızlı ve zarif biçimde eğimlenen A direklerinin ardında, bu pürüzsüz silueti bozacak hiçbir görünür tavan örtüsü ya da devrilme koruması yok. Bu basit hatlara bir miktar görsel canlılık katacak şekilde, alt gövde kısmındaki ince bir Opel bıçak çizgisi, gövdeyi saran arka lambalara uzanan keskin bir kıvrıma yansıyor. Nazikçe yukarı kıvrılan bel çizgisi, zarif biçimde kokpite uzanan bir krom şeritle vurgulanıyor. Bu şerit, tavanla gövde arasındaki sınırı akıcı ve zarif biçimde belirliyor.

“Cascada’nın gövdesine bu canlılığı, onu tüm diğer convertible otomobillerden farklı kılması için ekledik,” diyor Opel Baş Tasarımcısı Malcolm Ward. “Ve çoğu convertible otomobil yalnızca tavanı açık halde şık görünüp tavanları kapatıldığında biçimsiz görünürken, Cascada her zaman zarif bir görüntüye sahip. Tavan kapalıyken bile kusursuz, kesintisiz bir profili var.”

Amaca yönelik olarak zarif biçimde tasarlanmış bombeli motor kaputu, cesur krom uygulamalarına sahip derin bir ızgaradan geriye doğru uzanıyor. Sis lambaları, krom insertlerle görsel olarak vurgulanan ters çevrilmiş “köpek balığı yüzgeci” elemanlara yerleştirilmiştir. Hem farların içinde bulunan ve LED teknolojisini kullanan gündüz farları hem de arka lambalar, Opel’in imzası haline gelen kanat biçimini taşıyorlar. Arka taraftaki yeni nesil 3D homojen LED modüller, üst sınıf otomobillere özgü keskin, yoğun bir aydınlatma sağlıyorlar. Bagaj kapağına yerleştirilen aydınlatma ünitelerini bağlayan belirgin bir krom çubuk, ön taraftaki cesur krom trimi yansıtıyor.

Kusursuzluk: Cascada’nın kumaş tavanı için en iyi mühendislik çözümleri
Cascada’nın kumaş tavan sisteminde, prestijli üst sınıf convertible otomobillerin tedarikçilerinden seçilmiş en yüksek kalitede malzemeler ve mühendislik çözümleri kullanılıyor. Cascada’nın yapısında ağırlığını sınırlayan magnezyum parçalar kullanılıyor ve arka cam penceresi, bugüne dek yalnızca lüks roadster otomobillerde mevcut bir uygulama seviyesiyle, kumaşla neredeyse kusursuz biçimde birleşiyor. Cascada’nın üst sınıf kumaş tavanı ayrıca dış ve iç astarlar arasına yerleştirilen özel bir polyester muflon tabakasının sağladığı üstün akustik ve termal yalıtım özelliklerine sahip.

Ön koltukların arasındaki bir anahtarla çalıştırılan bir standart elektro hidrolik motor sistemi, 50 km/s’e kadar olan hızlarda tavanı yalnızca 17 saniyede açıyor; bu özellik Cascada’yı kumaş tavanın çalışması bakımından pazar liderleri arasına koyuyor. Tavanı açmak ve kapatmak için anahtarlıkta bulunan bir uzaktan kumanda da tüm modeller için standart donanımdır. Black, Malbec-Red ve Sweet Mocca olmak üzere üç farklı renkte kumaş tavan sunuluyor. Bunlar, sportif Blue Buzz’dan zarif Phantom Grey ve lüks Dark Mahagony renklerine uzanan 10 gövde rengiyle combine edilebiliyorlar.

Zevk: Olağanüstü konfor ve fonksiyonelliğe sahip sanat eseri kokpit
Cascada’nın heykelsi kabini ince, elle işlenmiş detaylarla vurgulanan çarpıcı ve sportif tasarım unsurlarına sahiptir. Kanat şeklindeki gösterge paneli (yumuşak, Morrocana sarılı yüzeylerinde otantik dikişler bulunuyor) kapılara uzanarak ön yolcuları dinamik biçimde sarıyor. Tüm koltuklar zengin zengin biçimde işlenmiş olup, zarif kabartmalı kumaşlar ve derilerle sunuluyorlar. Üst düzey AGR belgeli ergonomik koltuklar, zengin kumaş veya iki farklı deri döşemeye sahiptir: siyah, perforeli döşeme daha sportif bir görüntü sağlarken yumuşak, gösterişli ve sıcak Napa deri konfor ve lüks görüntüsü veriyor. Koltuk ısıtma doğal olarak her iki ön koltukta da mevcut; deri koltuklar ayrıca ısı yansıtma korumasına ve bir havalandırma sistemine de sahip: sıcak, güneşli günlerde, ön yolcu konforunu optimize etmek üzere deliklerden temiz hava çekiliyor.

Cascada aynı zamanda yalnızca üst sınıf ve lüks convertible otomobillerde mevcut özellikler de sunuyor: elektrikli emniyet kemeri uzatıcılar ön emniyet kemeri tokasını kolayca erişilebilecek bir noktaya getirmek üzere bir teleskopik koldan faydalanırken, elektrikli bir Kolay Giriş sistemi arka koltuğa erişimi büyük ölçüde kolaylaştırıyor ve arka koltukta yolculuk edenler için daha fazla diz mesafesi sunuyor.

Opel Cascada, dört mevsim günlük kullanım için konforlu ve kullanışlı ve bir convertible için oldukça cömert bir saklama ve depolama kapasitesine sahip. Sürücünün etrafında pek çok kullanışlı, geniş saklama alanı bulunmakta: kapıda, gösterge panelinde ve altında ve, Elektrikli Park Freni (üst sınıf Cosmo donanımında standart) sayesinde orta konsolda; tam da saklama alanına en çok ihtiyaç duyduğunuz yerlerde.

Tavan kapalı iken 280 litre olan bagaj hacmi kumaş tavan açıldığında 380 litreye çıkıyor. Bu rakamlar Cascada’yı bagaj alanı anlamında en başarılı convertible modelleri arasında konumlandırıyor. Yük hacmini artırmak veya olağandışı uzun nesneleri (örn. snowboard veya kayak takımları) taşımak için Opel Cascada, 50:50 bölünmüş arka koltuk sırtlıklarını elektrikli olarak çözen ve aşağı katlayan FlexFold sisteminden faydalanıyor. Metal tavanlı convertible otomobillerde sunulamayan bu özellik, bagaj bölmesinin kapasitesinin 750 litreye çıkarılabilmesine ve 1.818 mm uzunluğunda nesnelerin bile taşınabilmesine imkan sağlıyor.

Her tür havada dört mevsim kullanılabilecek bir convertible olan Opel Cascada, kış mevsiminde bile hiçbir kısıtlama olmaksızın günlük kullanıma imkan tanıyan tüm özelliklere sahip. Kumaş tavanının kusursuz termal yalıtımına ek olarak Cascada aynı zamanda ısıtmalı bir direksiyon simidi, önceden ısıtma ve hızlı ısıtma sistemleri ile otomobilin günlük kullanışlılığını ortaya koyan diğer özellikleri sunuyor.

Mükemmellik: Olağanüstü şasi teknolojisiyle bir araya getirilmiş burulma direnci rijiditesi

Sürüş dinamikleri, direksiyon hassasiyeti, akustik, güvenlik ve konfor üzerinde büyük bir etkiye sahip olan burulma direnci rijiditesi, üstü açık araçlar için kilit öneme sahip bir gereklilik. Yüksek rijidite aynı zamanda gerçek bir kalite ve güvenilirlik hissi veriyor. Cascada’ya burulma be bükülme direnci arasında üstün bir denge kazandıran pek çok önlem bulunuyor. Gövde altındaki etkileyici çapraz çelik barlar ve güçlendirilmiş yan eşikler de bunlar arasında. Bu güçlü yapı, süspansiyon parçalarının çalışması için sağlam bir zemin sunuyor ve ses, titreşim ve sertlik bakımından önemli ölçüde bir azalmaya katkıda bulunuyor. Opel’in bir önceki nesil convertible modeli Astra TwinTop ile kıyaslandığında Cascada’nın gövdesi burulma anlamında %41 ve bükülme anlamında %27 daha sert.

Yeni orta sınıf Opel Cascadanın etkileyici ayakizi kontrol ve dengenin yanı sıra otomobilin görsel çekiciliğini de artırıyor. Dingil mesafesi (2.695 mm) Insignia’nın dingil mesafesinden yalnızca 40 mm kısa. Ön ve arka iz genişlikleri 1.587 mm. Ön iz genişliği Insignia’nın ön iz genişliğinden 2 mm daha geniş.

Cascada’nın ön aksı, ilk olarak Insignia OPC için geliştirilmiş olan bir HiPerStrut (Yüksek Performanslı Helezonlu Amortisör) süspansiyon düzeniyle, Opel’in en iyi şasi teknolojisine standart olarak sahip. HiPerStrut, sönümleme ve yönlendirme işlevlerini ayırarak optimum çekiş ve dönüş hassasiyetinin yanı sıra tüm yol koşullarında daha düşük tork kumandası ve daha iyi yol tutuş sağlıyor.

Opel Cascada, hız duyarlı yardım sistemine sahip elektrikle çalışan kremayer ve pinyonlu direksiyona sahip. Daha fazla doğrudan direksiyon hissi ve hassasiyeti için elektrik motoru direksiyon sütununun tabanı yerine kremayer üzerine monte edilmiştir.

Opel’in 3 farklı ayara (Standard, konfora yönelik Tour ve Sport modları) sahip tümüyle adaptif şasi kontrol sistemi FlexRide da elbette Cascada’da mevcut. Bu sistem, farklı sürüş koşulları ve sürüş tarzlarının yanı sıra sürücünün seçtiği tercihlere kendini otomatik olarak uyarlayarak sürüş kalitesini, kontrolü ve güvenliği artırıyor. Opel Cascada 17 inçten 20 inçe kadar jantlarla donatılabiliyor.

İncelik: Yeni nesil Doğrudan Püskürtmeli 1.6 SIDI Turbo ECOTEC benzinli motor

Opel Cascada convertible’da geniş bir güç aktarma organı yelpazesi mevcut. Motor portföyü 1.4 litrelik bir benzinli Turbo ile başlıyor. Bu motor altı vitesli bir şanzımanla birlikte ve 88kW/120bg veya 103kw/140bg güç değerleriyle sunuluyor. Her iki versiyon da overboost işleviyle 220 Nm’ye kadar tork üretebiliyor.

Lansmanda Cascada’nın 1.6 SIDI Turbo ECOTEC benzinli motoru test edildi. Bu orta sınıf, doğrudan püskürtmeli ünite, ilk kez Opel’in bu yeni convertible modeliyle sahneye çıkan ve ürün yelpazesindeki diğer orta sınıf ve kompakt modellerde de kullanılacak olan tümüyle yeni nesil motor yelpazesinin bir parçası. 1.6 SIDI Turbo ECOTEC motor, olağanüstü kusursuzlukta güç ve tork üretiminin yanı sıra çoğunlukla gezinti için kullanılan bir convertible otomobile mükemmel biçimde uyan yüksek düzeyde bir inceliğe sahip. 4.250 ila 6.000 devir arasında 125kW/170bg güç ve bir overboost işlevi sayesinde 280 Nm’ye kadar tork üretiyor; bu rakam, bu güç kategorisindeki bir 1.6 Turbo motor için en iyi tork değeri. Bu motor, Start/Stop sistemli, 6 vitesli bir düz şanzıman veya yeni nesil 6 vitesli otomatik şanzımanla tercih edilebiliyor. 1.6 SIDI Turbo ECOTEC motor aynı zamanda performans (son hız 222 km/s ve 0-100 km/s ivmelenme 9.6 saniye) ve yakıt ekonomisi (6.3 litre/100 km, 148 gr/km CO2) arasında mükemmel bir denge sunuyor.

Dizel tarafında ise, 143 kW/195 bg güç ve 400 Nm’lik yüksek torka sahip yeni, sofistike 2.0 CDTI BiTurbo motor, yazdan önce piyasada olacak. Son teknoloji ürünü, sıralı çift turbolu dizel teknolojisini kullanan bu motor, yüksek performans (en yüksek hız 230 km/s ve 0-100 km/s ivmelenme 9.4 saniye) ve mükemmel yakıt ekonomisinin (5.2 litre/100 km ve yalnızca 138 g/km CO2) olağanüstü bir kombinasyonunu sunuyor. Bu motora Start/Stop sistemli 6 vitesli düz bir şanzıman eşlik ediyor.

Tasarruflu 121 kW/165 bg’lik 2.0 CDTI, 6 vitesli düz ve otomatik şanzıman seçenekleriyle sunuluyor. Bu motor, overboost devreye girdiğinde 350 Nm’ye kadar tork üretebiliyor.

Cascada, Opel’in ürün yelpazesinde yeni nesil düşük sürtünmeli 6 vitesli otomatik şanzımanın kullanıldığı ilk model. Daha sportif bir sürüş deneyimi için manuel vites değişimine imkan tanıyan bir Active Select fonksiyonuna sahip.

Huzur: Sofistike teknoloji ve güvenlik özellikleri

Cascada, açık havada araç kullanma deneyimini Opel teknolojisinin en iyisiyle bir araya getiriyor. Bu, 10’a kadar otomatik işleve sahip akıllı AFL+ Adaptif İleri Aydınlatma sistemini, yeni geliştirilmiş işlevleriyle (geliştirilmiş Trafik İşareti Tanıma ve Şeritten Ayrılma Uyarısı, yeni bir Takip Mesafesi Göstergesi ve Önden Çarpma Uyarısı) ikinci nesil Opel Eye ön kamerayı, park manevralarını kolaylaştıran bir geri görüş kamerası ve bir Gelişmiş Park Yardımı sistemini, ultrasonik tabanlı bir Yan Kör Nokta Uyarı sistemini, ergonomik ön koltukları, ısıtmalı direksiyon simidini ve Yokuş Kalkış Desteğini içeriyor.

Cascada’nın son derece sağlam gövdesi, temelde yüksek dayanımlı çelikten üretilmiştir ve bir çarpışma durumunda mümkün olan en fazla yaşam alanını sağlamak üzere gövde deformasyonunu en düşük seviyeye indirir. Kapılarda köşeden köşeye monte edilmiş, ultra yüksek dayanımlı çelik kirişler ve bel çizgisinde takviyeler bulunuyor. Ön camı destekleyen A direkleri presle güçlendirilmiş çeliktir. Ve devrilme koruması için, arka koltukların arkasında bulunan ve piroteknik olarak çalışan yay yüklemeli yüksek dayanımlı çelik barlar otomatik olarak açılıyor. Bu açılır devrilme barları, devrilme dışındaki diğer ciddi çarpışma durumlarında da (hava yastıkları açıldığında) aracın devrilmesine yol açabilecek olası ikincil darbelere hazırlık olarak açılıyorlar. Her iki ön koltukta da aktif, iki yönlü kafalıklar ve ikili emniyet kemeri ön gergi mekanizması bulunuyor; ve arka emniyet kemerlerinde bile ön gergi mekanizmaları var.

Almanya’da tadarlanan ve geliştirilen Cascada, Opel’in Polonya’nın Gliwice kentindeki teknoloji harikası üretim tesisinde üretiliyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Yeni Hyundai Tucson Işığıyla Fark Yaratmaya Geldi

Hyundai Tucson, Güney Koreli üretici tarafından ilk kez 2004 yılında satışa sunuldu ve o tarihten bu yana üretilmeye devam etti. Adını Arizona’nın Tucson şehrinden alan otomobilin ikinci nesli ise 2009 yılında tanıtıldı. Avrupa, Avustralya ve hatta Çin pazarına ix35 model adıyla giriş yapan otomobil, Kore ve Amerika gibi güçlü pazarlarda ise Tucson adıyla satılmaya devam etti. Türkiye’de de başarılı satış adetlerine ulaşan ix35, 2015 yılına kadar satılmaya devam etti.
Aldığı global bir kararla “Tucson” adını tüm pazarlarda kullanmaya başlayan Hyundai, özellikle üçüncü jenerasyon ile satışlarında büyük bir ivme yakaladı. 2018 yılında geçirdiği makyaj operasyonuyla 1.6 litre dizel üniteye de kavuşan Tucson, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok pazarda satış rekorları kırarak tüm dikkatleri üzerine çekti. Tucson, 2004 yılında piyasaya sürülmesinden bu yana dünya çapında 7 milyondan fazla satılarak en çok satan Hyundai SUV modeli unvanını elinde bulundurmaya başladı. Avrupa’da 1.4 milyon adet satılan Tucson, bu başarısını dördüncü nesliyle sürdürmek ve hatta segmentinde zirveye yerleşmek istiyor.

Yeni Tucson, markanın yeni “Sensuous Sportiness” yani “Duygusal Sportiflik” tasarım kimliğine göre geliştirilen ilk Hyundai SUV modeli olarak öne çıkıyor. Bu tasarım felsefesinde, dört temel unsur arasındaki uyum karakterize ediliyor. Yani; oran, mimari, stil ve teknoloji. Yenilikçi teknoloji ve çözümlerle üretilen Hyundai modelleri, kullanıcılara duyusal ve duygusal bir dokunuş sunmayı amaçlıyor.
Güçlü bir ilk izlenim sağlayan ön farlar, aracın ızgarasına yerleştirilmiş. Farlar kapatıldığında da aracın önü tamamen siyah ve koyu bir hale dönüşüyor. Geometrik desenlerle ızgaraya entegre edilen LED Gündüz Farları (DRL) ile Parametrik Farlar arasında hiçbir fark yok. En son teknolojiye sahip, yarım aynalı aydınlatma teknolojisi sayesinde DRL’ler açıldığında ızgaranın koyu krom görünümü, mücevher benzeri şekillere dönüşerek göz alıcı bir hale dönüşüyor.

Parametrik detaylar, aracın yan tarafında da belirgin bir tasarım öğesi olarak yer alıyor. Yontulmuş yüzeyler, şık bir siluet ile oldukça kaslı ve maskülen bir yapıya bürünüyor. Sert ve keskin çizgiler, gövde boyunca çarpıcı bir kontrast oluşturarak hareketsiz dururken bile ileriye doğru hareketi anımsatıyor. Gergin atletik şekiller, jantların güçlü ve dinamik bir duruş sağladığı köşeli plastik çamurluk üstü koruyucuları ile kusursuz bir şekilde birleşiyor. Tucson’un sportif tasarım hatları, yan aynalardan başlayıp C sütununa kadar devam ederken, kenarlı, parabolik şekle sahip krom cam çerçevesiyle de iyice vurgulanıyor.
Tucson’un en güçlü bölümü, kesinlikle yan tarafı. Çünkü, yandan bakıldığında etrafı saran kapılar, dinamik ve açılı tekerlek yuvalarıyla beraber oldukça sağlam bir karakter çizgisi oluşturuyor. Arkadaysa parametrik gizli detaylara sahip geniş arka lambalar, tasarım temasını devam ettiriyor. Yeni Tucson’un arka tamponu da parametrik desen ayrıntılarını sportif bir süslemeyle birlikte üç boyutlu bir efektle bütünleştiriyor Spoylerin altına yerleştirilmiş, gizli arka sileceklerin uygulandığı ilk Hyundai modeli olan Tucson, yüksek teknoloji tasarım öğelerini logosunda da devam ettiriyor. Geleneksel marka amblemlerinden farklı olarak, Hyundai logosu üç boyutlu bir şekilde sunuluyor. Dış yüzeyden çıkıntı yapmayan bu pürüzsüz cam Hyundai logosu, aslında aracın teknolojisini ve dinamizmini en iyi şekilde simgeleyen bir detay.
Hyundai Tucson’da donanıma bağlı olarak 18 ve 19 inç jantlara yer veriliyor. Sürüş dinamikleri kadar görselliği de oldukça pekiştiren bu jantlar, özellikle yan taraftaki cesur hatları destekleyen önemli bir ayrıntı.
Yeni Tucson’un sofistike ve ferah iç mekanı, düzenli şekilde organize edilmiş bir evin odasına benziyor. İç mekanda teknoloji ve konfor uyumlu bir şekilde kesişirken, şelalelerden ilham alınmış. Orta ön panodan arka kapılara kadar sürekli akıcı, ikiz gümüş renkli çizgiler, birinci sınıf plastik ve deri kaplamalarla birleştirilmiş. Yeni Tucson, kullanıcılara gelişmiş ve tamamen özelleştirilebilir bir dijital deneyim sağlarken özellikle 10,25 inç dokunmatik multimedya ekranıyla konsolun merkezini belirgin şekilde dolduruyor. Donanım seviyesine bağlı olarak 6 ve 8 hoparlörle desteklenen sistemde müzik dinlemek oldukça keyif verici.

Hyundai tasarımcıları, fiziksel düğmeler ve geleneksel butonlardan vazgeçerek multimedya, havalandırma ve klima gibi donanımları dokunarak kontrol edilir hale getirmiş. Tam dokunmatik ekranlı bir konsola sahip ilk Hyundai modeli olan Yeni Tucson, iç mekandaki yüksek kaliteli yumuşak dokunuşlu malzemeleriyle de görünümünü ve hissiyatını yeni bir seviyeye yükseltiyor. Havalandırma ızgaraları ise kapılardan başlayıp orta konsola doğru akıyor.
Ergonomik kol dayama, orta konsolda, iki kapı cebinde, kablosuz şarj pedinde ve harita gözünde ortam aydınlatması bulunuyor. Gece sürüşlerinde iç mekana farklı bir ambiyans kazandıran bu aydınlatma, 64 farklı renk ve 10 parlaklık seviyesi sunuyor. Yeni Tucson’da donanıma bağlı olarak, siyah ve gri renklerden oluşan kumaş ve deri döşemeli koltuklara yer veriliyor. Bu koltuklar, en üst donanım seviyesinde ön ve arkalarda ısıtmalı olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, yine en üst donanım seviyesinde elektrikli ön koltuklarda soğutma özelliği de bulunuyor.

Apple CarPlay ve Android Auto ise tıpkı diğer Hyundai modellerinde olduğu gibi Tucson’da da karşımıza çıkıyor. Bu teknolojik özellik ile akıllı telefonların işlevselliği, basitleştirilmiş ve kullanışlı bir şekilde multimedya ekranına aktarılıyor. Bu özellik, sadece sekiz inçlik ekran ile kablosuz olarak kullanılabiliyor. Orta konsolda ise kablosuz şarj özelliği bulunurken aynı zamanda uzun yolculuklarda daha fazla rahatlık için ön ve arka USB bağlantı noktaları da yolcular için düşünülmüş.
Yeni Tucson, segmentine özgü, yeni bir orta yan hava yastığıyla donatılmış. Toplamda yedi hava yastığına sahip araçta kullanılan yeni orta hava yastığı, olası bir çarpışma durumunda ön sıradaki yolcuların birbirleriyle çarpışmasını önlemek ve ciddi yaralanma riskini en aza indirmek için görev alıyor.

Yeni Tucson daha fazla koruma için en yeni Hyundai Smartsense aktif güvenlik ve sürüş yardımı özellikleriyle donatılmış durumda. Yeni özellikler arasında yer alan “Kavşak Dönüşlü Ön Çarpışma Önleme Yardımı (FCA)”, Kör Nokta İzleme Monitörü (BVM) ve Kör Nokta Çarpışma Engelleme Yardımcısı (BCA) sürücülerin günlük kullanımda olası tehlikelerden korunmasına yardımcı oluyor. Kavşak Dönüşlü Önden Çarpışma Önleme Yardımı (FCA), aslında bir nevi otonom fren işlevi demek. Yayaları ve bisikletlileri de algılayabilen bu sistem, sola dönerken kavşaklardaki olası çarpışmaları önlemeye yardımcı oluyor.

Şerit Takip Asistanı (LFA) ise aracın şeridinde ortalanmasına yardımcı olmak için direksiyonu otomatik olarak ayarlıyor. Bu sistem, yol kenarlarının yanı sıra çizgileri de algılayan geliştirilmiş bir Şeritte Kalma Asistanı (LKA) özelliğiyle birlikte çalışıyor. Kör Nokta Çarpışma Uyarısı (BCW) da arka köşeleri izliyor ve başka bir araç algılanırsa dış dikiz aynalarında görsel bir uyarı veriyor.

Güvenli Çıkış Uyarısı (SEW) ise sürücü veya yolcu araçtan inerken karşıdan gelen trafik varsa anında uyarı veriyor. Arka Yolcu Uyarısı (ROA) da Tucson’un en önemli özelliği. Hareketleri algılayan bir sensör aracılığıyla arka koltuklar izleniyor. Aracı terk etmeden ve kilitlemeden önce yolcuları arka koltuklardan çıkarmalarını sağlamak için görsel ve işitsel uyarılar sürücüye iletiliyor. Küçük çocukların veya evcil hayvanların araçta unutulması halinde olası tehlikelerin yaşanması önlenmiş oluyor. Araç Kalkış Uyarısı (LVDA) da trafik ışıklarında harekette gecikme olduğu durumlarda önündeki araç ilerlemeye başladığında sürücüyü uyarıyor.

Arka Çapraz Trafik Çarpışma Uyarısı (RCCW) ise sesli ve görsel uyarı ile uyarı vererek, düşük görüşe sahip dar alanlardan geri geri giderken yaklaşan trafikle çarpışma riskini azaltıyor. Arka Çapraz Trafik Çarpışma Yardımı (RCCA) sistemi de geri giderken karşıdan karşıya geçen araçların arkadan çarpma riski olması durumunda fren uyguluyor. Tucson’da donanıma bağlı olarak 360 derece Çevre Görüş Monitörü (SVM) var. Bu sistem, sürücülerin 360 derecelik kamera sistemiyle park esnasında dört bir yanı aynı anda kontrol etmesini sağlıyor. Sürücü Dikkat Uyarısı (DAW) da özellikle uzun süreli sürüşlerde yorgun sürüşü tespit etmek ve olası kazaları önlemek için geliştirilen bir koruma özelliği.
Uzun Far Yardımı (HBA) ise hem yaklaşan araçları hem de geceleri aynı şeritte ileride olanları algılıyor ve uygun şekilde kısa fara geçerek diğer sürücüler üzerindeki rahatsız edici etkileri azaltıyor. Yeni Tucson, Avrupa’da geliştirilmiş ve Avrupalı kullanıcılar için yine bu bölgede özel olarak test edilmiş bir model. Dünyanın en zorlu yarış pisti olan ünlü Nürburgring Nordschleife’de dayanıklılık testleri ve dinamik testlerden geçirilen Tucson, aynı zamanda İsveç’teki en soğuk kış testlerinden Alpler’deki treyler testlerine ve İspanya’nın güneyindeki sıcak hava testlerine kadar Avrupa çapında sıkı bir üretim öncesi süreçten geçirildi.

Hyundai mühendisleri yol şartlarına ve sürücü tercihine bağlı olarak çok yönlü bir sürüş modu geliştirdiler. Normal veya Eco mod günlük kullanım için uygun olurken aynı zamanda en zorlu yollarda bile konforlu, düz ve dengeli bir sürüşe odaklanıyor. Sport modundaysa ekstra bir tepki verilerek daha dinamik ve daha rijit bir sürüş imkanı sunuluyor.Bu arada, amortisörler daha iyi bir sürüş için daha fazla ayar esnekliği sunan yeni bir valf teknolojisi kullanıyor. Önde MacPherson gergi kolu ve arkada da çok bağlantılı süspansiyon bulunuyor. Bu sistem, sürücüye en iyi düzeyde konfor ve kullanım imkanı sağlıyor.

Hyundai’nin kendi geliştirdiği HTRAC dört tekerlekten çekiş teknolojisi, donanım ve motor tipine göre Yeni Tucson’da sunuluyor. Bu çekiş sistemi, yol tutuşu ve araç hızına bağlı olarak çevik kullanım ve daha iyi tork uygulaması sağlıyor. Farklı sürüş modlarına ek olarak, üç tip arazi modu var. Çamur, Kum ve Kar olarak çeşitli yol koşullarında gelişmiş bir sürüş deneyimi sunan Tucson, sürüş performansını ve HTRAC ayarlarını optimize ederek güvenliğe destek oluyor.

Hyundai Tucson, Türkiye’de ilk etapta benzinli ve dizel Hyundai SmartStream motor seçeneğiyle sunuluyor. Bu motorlar, donanım seviyesine bağlı olarak 4×2 ve 4×4 HTRAC çekiş sistemiyle optimize ediliyor. Tüm motor tipleri ve donanım seviyeleri 7 ileri çift kavramalı DCT ile sunulurken kompakt SUV segmentindeki en en ideal ve en verimli güç aktarma organları yelpazesini sunuyor. Güç aktarma organı seçenekleri, sürüşün eğlenceli olmasından ödün vermeden emisyonları da azaltmak için geliştirilmiş.

Benzinli 1.6 litre T-GDI motor, dünyanın ilk Sürekli Değişken Valf Süresi (CVVD) teknolojisine sahip. CVVD, motor performansını ve yakıt verimliliğini optimize ederken aynı zamanda çevre dostu. Valf kontrol teknolojisi, sürüş koşullarına göre valf açma ve kapama süresini düzenliyor. Koşullara bağlı olarak sürüş sırasında valf açılma süresini değiştirebilen sistem, performansı yüzde 4, yakıt verimliliğini yüzde 5 arttırırken emisyonları da yüzde 12 azaltıyor. Daha fazla performans ve daha az emisyon için geliştirilen 1.6 litre turbo motor, Yeni Tucson’da 3 beygir artırılarak 180 beygire ulaşıyor.

Diğer bir seçenek olan 1,6 litrelik CRDi Smartstream dizel motor ise 136 beygir güç üretiyor. 7DCT ve dört veya iki tekerlekten çekiş ile sunulan bu motor, her zaman olduğu gibi C-SUV segmentindeki tüm beklentileri en iyi şekilde karşılıyor. Hem performans hem de ekonomi vaat eden bu seçenek, Tucson’un Türkiye pazarındaki en ideal kombinasyonu olarak da öne çıkıyor.

Hyundai Assan, Yeni Tucson modelinde 4 farklı donanım seviyesi ve iki tip motor seçeneğine yer veriyor. Benzinli motor, Comfort donanım seviyesi ve 4×2 çekiş seçeneği ile satın alınabiliyor. Dizel motor ise Prime donanım seviyesinden itibaren başlıyor ve konforu artıran Elite ve Elite Plus seçenekler zenginleştirilebiliyor. Dizel motor, 4×2 ve 4×4 HTRAC ile satışa sunulurken tüm motor ve donanım seviyelerinde 7DCT şanzımana yer veriliyor. Hyundai Tucson’un satış fiyatı, lansmana özel olarak 377.000 TL’den başlarken en üst donanım seviyesi olan dizel Elite Plus seçeneğinde ise 549.000 TL’ye kadar değişiyor.

Continue Reading

Genel

Renault Clio 4, bayrağı Yeni Clio ve Yeni Clio Hibrit’e devretti

Oyak Renault, 2011’de üretimine başladığı Clio modelinin dördüncü neslinin üretimini bitirdi. Oyak Renault, Clio serisine, üretimine 2019 yılında başladığı Yeni Clio ve 2020 yılında başladığı Yeni Clio Hibrit ile devam edecek.

Türkiye’nin en büyük entegre otomobil fabrikası Oyak Renault, Kasım 2011’de üretmeye başladığı Türkiye’nin en popüler aracı olan Bursalı Clio 4’ün üretimine son verdi. Oyak Renault, Clio serisine Yeni Clio ve Yeni Clio Hibrit üretimi ile devam edecek. Oyak Renault, 11 Mayıs’ta sonlandırdığı Clio 4 modelinden geçen 10 yıl içinde toplam 2.011.881 adet üretti.

Sadece Türkiye’de değil, uluslararası pazarda da önemli bir başarıya imza atmış olan Clio 4, Fransa’nın en çok, Avrupa’nın ise en çok satan ikinci aracı unvanını taşıyor. Bu ikonik model, ilk üretildiği 1990 yılından bu yana 15 milyonluk adetle dünyada en fazla satılan Renault markalı araç unvanını da taşıyor. Türkiye’de üretilen Clio 4 modeli başta Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya olmak üzere 52’den fazla ülkede ihraç edildi.

Clio 4’ün üretimine son verilmesi ile ilgili yapılan törende konuşan Oyak Renault Araç Fabrika Direktörü Murat Taşdelen şunları söyledi: “Türkiye’de ve dünyada satış rekorları kıran Clio’nun dördüncü neslinin üretimini sonlandırıyoruz. Yerini tamamen yeni nesline bırakan Clio 4, yıllar boyunca hem Renault Grubu’nun hem de Oyak Renault’nun yüz akı oldu. Ülkemizde de en çok satılan modeller içinde hep en üst sıralarda yer aldı. Kasım 2011’de fabrikamızda üretime başladığımız ve 10 yıla yakın aralıksız sürdürerek iki milyondan fazla adete ulaştığımız Clio 4 üretimini sonlandırırken, Renault Grubu’nun elektrikli araçlara geçiş stratejisi doğrultusunda, yüksek teknoloji barındıran Clio 5 ve Clio 5 Hibrit’in üretimine başarıyla devam ediyoruz. ”

Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda şu anda Yeni Clio, Yeni Clio Hibrit, Yeni Megane Sedan modelleri yanında bu modellerde de kullanılan motor ve mekanik aksamlar üretilip ihraç ediliyor.

Continue Reading

Genel

Toyota Yeni Proace City’nin Elektrikli Versiyonu Sahnede

Toyota, hibrit başta olmak üzere çevreci ve alternatif yakıt enerji kaynaklarını otomobillerine taşırken, hafif ticari araç segmentinde de sıfır emisyonlu seçeneklerini artırıyor. Yeni Toyota Proace CITY Electric, Avrupa’da yüksek satış adetleri olan kompakt van segmentinde güçlü bir model olarak öne çıkacak. 2021’in son çeyreğinde ilk olarak Avrupa’da; Norveç, Fransa, Hollanda, İsviçre ve İngiltere’de satışa sunulacak Proace CITY Electric daha sonra kademeli olarak diğer pazarlardaki yerini de alacak.

Yeni elektrik motorlu hafif ticari araç, hem panel van hem de 5 ya da 7 kişilik Proace CITY versiyonlarıyla sunulacak. Kullanıcının tercihine göre 4.4 metrelik standart ve 4.75 metrelik uzun dingil mesafeli versiyonlar da model ürün
gamı içinde yerini alacak.

Pratiklik konusunda da iddialı olan Proace CITY Electric, konvansiyonel Proace CITY modellerinin yükleme kapasitesine ulaşıyor. Buna göre elektrikli versiyonlarda 800 kg yükleme ve 750 kg çekme kapasitesini müşterilerinin kullanımına sunacak.

Tüm Proace CITY Electric modelleri 136 HP güç (100 kW) üreten elektrik motoruna ve önden çekişli sürüşe sahip. 50 kWh kapasiteli batarya ile birlikte tek şarjla 280 km civarında menzile ulaşılırken aracın maksimum hızı ise 135 km/s olarak açıklandı. Güç modu açık olduğunda 0-100 km/s performansı 11.2 saniye olan Proace CITY Electric, hafif ticari araç sınıfında performans beklentilerini de karşılamayı başarıyor.

Filolar ve küçük ölçekli işletmeler için güvenilir bir tercih olarak öne çıkan Proace CITY Electric, aynı zamanda Avrupa genelinde giderek artan düşük ve sıfır emisyonlu bölgelerde kullanılabilmesiyle de ideal bir çözüm sunacak. Proace CITY Electric, Toyota’nın 2025’te Avrupa’da sıfır emisyonlu araç satış oranını marka içerisinde yüzde 10’dan fazlaya çıkarma hedefinin de bir parçası olacak.

Continue Reading

Genel

Yeni MINI John Cooper Works Yüksek Performansı Konforlu Sürüşle Birleştiriyor

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, yüksek performans modeli MINI John Cooper Works’ü yeniledi. Yeni MINI John Cooper Works, heyecan veren yüksek performans sürüş dinamiklerini lüks ve konforla birleştiriyor.
Yarış pistlerinden aldığı mirası şehrin caddelerine taşıyan MINI’nin ikonik modeli MINI John Cooper Works, farklı tasarımı ve lüks donanımıyla artık çok daha iddialı. Yeni MINI John Cooper Works genlerinden gelen yarışçı karakterini korurken, yüksek standart donanımlarıyla aynı zamanda çok daha konforlu şehir sürüşü vadediyor.
Standart Donanımda Yeni Bir Eşik
Yeni MINI John Cooper Works yenilenen tasarımı ve sürücü asistanı donanımlarıyla yüksek performansın yanı sıra son derece güvenli bir sürüş deneyimi sunuyor. Direksiyon ısıtması, Şeritten Ayrılma Uyarısı, Fren Fonksiyonlu Hız Sabitleyici ve Park Mesafe Kontrolü, Yeni MINI John Cooper Works’ün standart donanımları arasında yer alıyor.

Yeni MINI John Cooper Works standart olarak gelen siyah panel tasarımına sahip 8,8 inç dokunmatik bilgi-eğlence ekranıyla da dikkat çekiyor. Yeniden tasarlanan orta gösterge ekranı araç ayarlarının, ses işlevlerinin ve navigasyonun kontrolünü yapan yeni bir işletim sistemine sahip. Uygulamaları daha da sezgisel hale getiren yeni işletim sistemiyle dokunmatik ekranda bir kaydırma hareketi ile seçilebilen Canlı Pencere Öğeleri de ilk kez sunuluyor.
Bilgi-eğlence ve gösterge ekranı iki farklı renkte kişiselleştirilebiliyor. “Lounge” modunda, ekran yüzeyleri rahatlatıcı mavi ve turkuaz tonlarında görünürken, “Sport” modunda ekran arka planları kırmızı ve antrasit renge geçiyor. Ekranların renk seçenekleri Yeni MINI John Cooper Works’te standart olan MINI Sürüş Modlarına bağlanabiliyor. Bu sayede “Sport” sürüş modu etkinleştirildiğinde, gaz pedalı, direksiyon özellikleri, amortisör ve vites seçim özellikleriyle aynı anda ekran rengi de değişebiliyor.

Çarpıcı ve Sportif Tasarım
MINI’nin güncel tasarım diliyle şekillenen Yeni MINI John Cooper Works, ön tarafta yuvarlak LED farlar ve aşağıya doğru uzanan altıgen radyatör ızgarasıyla dikkat çekiyor. Genişletilmiş motor soğutma kanalları, otomobilin sportif görünümüne katkı sağlarken, aynı zamanda fren sisteminin optimum sıcaklıkta kalmasına yardımcı oluyor. Yeniden tasarlanan difüzör ve arka rüzgarlık hava akışını kontrol ederek, Yeni MINI John Cooper Works’ün yere daha sağlam basmasını sağlıyor.
Saf Performans Sunan TwinPower Turbo Motor
Yeni MINI John Cooper Works’ün yarış uzmanlığıyla geliştirilen 2,0 litrelik motoru TwinPower Turbo teknolojisiyle, 231 hp güç ve 320 Nm tork sunuyor. 8-ileri Steptronic Sport şanzımanlı Yeni MINI John Cooper Works 0-100 km/sa hızlanması için sadece 6,1 saniyeye ihtiyaç duyuyor.

Yeni Adaptif Süspansiyon ile Hem Yolda Hem Pistte Üstün Yol Tutuş
Yeni MINI John Cooper Works’ün sportif süspansiyon ayarı, sadece yarış pistindeki hızlı sağ-sol kombinasyonlarında değil, aynı zamanda dolambaçlı şehir trafiğinde de heyecan veren çevik yol tutuşuna katkıda bulunuyor. Frekans seçimli amortisör teknolojisi ile sportiflik ve sürüş konforu arasında optimize edilmiş bir denge sağlayan Adaptif Süspansiyonun yeni bir versiyonu da artık bir seçenek olarak MINI tutkunlarına sunuluyor. Yeni MINI John Cooper Works’ün, yenilenen Adaptif Süspansiyonu eskisine göre yüzde ondan daha fazla sönümleme gücüyle çalışıyor.
İki adet 85 milimetre paslanmaz çelik egzoz borusuna sahip spor egzoz sistemi, heyecan verici sesiyle Yeni MINI John Cooper Works’ün yüksek performansına eşlik ediyor. Uzman fren üreticisi Brembo ile iş birliği içinde geliştirilen spor fren sistemi standart donanımın bir parçası olurken, ön tekerleklerde dahili havalandırmalı disklere sahip dört pistonlu Yeni MINI John Cooper Works logosunu taşıyan kırmızı fren kaliperleri, otomobili en kısa mesafede durdurma görevini başarıyla yerine getiriyor. Standart olarak sunulan 18 inç Circuit Spoke alaşım jantlar otomobilin dış tasarım ögelerini pekiştiriyor.

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com