Connect with us

Genel

Gerçek Sporcu: 280 beygirlik Seat Leon Cupra

“En güçlü Seat” olarak tanımlanan Leon Cupra, segmentinin kriterlerini değiştireceğe benziyor. 280 beygirlik Seat Leon Cupra’yı ntv.com.tr Otomotiv Editörü Onur Akçay test etti.

280 beygirlik “En güçlü Seat”280 beygirlik “En güçlü Seat”
Oldukça yüksek fiyatlara satılan süper spor otomobillere herkesin ulaşması imkansız. Hal böyle olunca, daha kısıtlı bütçelere hızlı bir araç sahibi olmak isteyen, spor otomobilleri andıran bir performans yeterli görenler için üretilen modeller devreye giriyor. “Bütçemi elimden geldiğince zorlarım!” diyorsanız işte size iyi bir alternatif; Seat Leon Cupra.

Normalde bir aracı anlatmaya ilk olarak tasarımdan başlarız, ama Leon Cupra performansıyla ünlü bir otomobil olduğu için isterseniz tasarımı daha sonraya bırakalım ve performanstan başlayalım. İşte detaylar…

Çok düşük devirlerde dahi çok istekli olan Seat Leon Cupra’da 4 silindirli 2.0 litre turbo beslemeli benzinli bir motor görev yapıyor. 280 beygir güç üreten motor, 1750 devirden itibaren 350nm tork açığa çıkarıyor. Bu rakamların performansa yansıması da oldukça keyifli olur; araç 5.8 saniyede 100 km/s hıza ulaşabiliyor.

6 ileri DSG otomatik şanzımana sahip Seat Leon Cupra’da yakıt tüketimi hakkında net bir şey söylemek gerçekten imkansız. Çünkü bu tamamen kullanıcısına bağlı diyebiliriz. Eğer aracı standart bir Leon gibi kullanırsanız, sabırlı davranabilirseniz 100 kilometrede ortalama 9-10 litrelik tüketim değerlerini görebiliyorsunuz. Ama emin olun bu çok uzun sürmüyor. Cupra sizi sürekli gaza basmaya teşvik ediyor ve bu tuzağa düşüyorsunuz. 300 kilometre karma kullanımda bizim yakaladığımız yakıt tüketim ortalaması 13,5 litre oldu.


Aracın performansını yorumlarken “Comfort” ve “Sport” modlarına ek olarak sunulan “Cupra” sürüş profilinden de bahsetmek gerekiyor. Bu tuşa basıldığında, gaz pedalının hassasiyeti artıyor, DSG şanzıman olabilecek sportif geçişleri saplıyor, aracın sesi biraz değişiyor ve progresif olarak adlandırılan direksiyon da en sportif ayarda çalışıyor. Kısacası “cupra” sürüş modunda aracın verdiği keyif birkaç daha artıyor.

Seat Leon Cupra, VW Golf ve Audi A3 ile platform kardeşi, ama tasarım açısından ailenin diğer bireylerine benzemediği çok açık. Standart bir Leon’la neredeyse aynı ölçülere sahip. Sadece tampon tasarımının farklı olması boyutlarda çok küçük bir fark yaratıyor.

Aracın burnunda Leon Cupra’ya özgü tampon, yeni ön ızgaradaki damalı bayrak göze çarpıyor. Yan bölümdeyse siyah aynalar, Cupra logolu kırmızı fren kalipleri, ön çamurluktan başlayan, arka kapıda yok olan ve daha sonra arkaya doğru uzanan tasarım çizgisi kendisini gösteriyor. Arka taraftaysa spoyler, çift egzoz çıkışı, difüzör ve tabii ki Cupra logosu yazısı dikkat çeken noktalar oluyor.

Tabii ki kişiye göre değişir, ama bir model ailesinin en güçlü versiyonunda diğer araçlardan daha agresif bir tasarım ve renk beklemek gerekir. Tıpkı Cupra’nın Almanya’nın ünlü Nürburgring pistindeki rekorunu egale eden Megane RS Trophy’de olduğu gibi. O aracın sıra dışı rengi ve tasarım detayları diğer modellerden kolaylıkla ayrılmasını sağlıyor. Cupra’da standart Leon’a göre birçok farklılık var tabii ki, ama açıkçası uzaktan yaklaşırken üst donanımlı bir Leon veya FR modeliyle Cupra’yı birbirinden ayırmak pek kolay olmuyor. Keşke biraz daha agresif detaylarla süslenseymiş diyoruz, çünkü bu otomobil performansıyla gerçekten bunu hak ediyor.

Yeni Seat Leon Cupra’da yenilikçi full-LED farların yanı sıra LED gündüz sürüş farları ve LED arka stop lambaları da standart olarak sunuluyor. Leon Cupra’nın saatte 110 km/s hızın üzerinde 30 saniyeden uzun bir süre seyretmesi halinde, far huzme açısı otomatik olarak yola en uygun düzeye yükseliyor. Bu da yoldaki diğer sürücüleri rahatsız etmeden yolun en iyi şekilde aydınlatılmasını iyileştiriyor.

Cupra’nın dış tasarımının daha agresif olmasını beklediğimizi söylemiştik, bu düşüncelerimizin iç mekan içinde geçerli olduğunu vurgulayalım. Cupra’nın kokpitinde her şey yerli yerinde, büyük bir eksiklik veya ergonomi problemi bulunmuyor. Ama Cupra gibi güçlü bir otomobilin içinde diğer Leon modellerinden çok daha fazla özellik bekliyorsunuz. Ne yazık ki güçlü bir otomobilin içinde olduğunuzu hissettiren en önemli detaylar vücudu saran, yan yükseltileri çok iyi spor koltuklar ve alüminyum kaplamalı pedallar oluyor. Bu detayların dışında 280 beygirlik gücün enerjisini iç mekan tasarımında bulmak zor oluyor.

Kokpitin ortasına yerleştirilen ekrandan telefon, müzik gibi sistemleri kontrol edebiliyor, araç hakkında bilgiler alabiliyorsunuz. Fakat sistemin menüleri biraz detaylı. Çok fazla seçenek ve alt menü barındırıyor. Sistem bu kadar detaylı olunca bazı ayarları sürüş esnasında yolda yapmak neredeyse imkansız. Gerçekten bu sistemi kullanmak biraz alışkanlık istiyor, ama en azından birçok markada olduğu gibi büyük bir hata yapılarak klima kontrolleri sisteme dahil edilmemiş, alışık olduğumuz bir yere konumlandırılarak kullanım kolaylığı sağlanmış.

139 bin TL’den başlayan fiyatlarla satılan Seat Leon Cupra ucuz bir araç değil, ama kardeşleri olarak belirtebileceğimiz 5 kapılı rakipleriyle kıyasladığımızda mantıklı kalan bir araç. Örneğin; Leon Cupra gibi 2.0 litre TSI motorlu quattro Audi S3’ün fiyatı 190.500 TL’den başlıyor. VW Golf GTI ise 2.0 litre motora sahip, ama 220 beygir güç üretiyor. Yani Leon Cupra ve Audi S3’ten yaklaşık 60 beygir daha zayıf. Fiyatıysa Cupra’ya neredeyse aynı 138.300 TL. Peki 3 kapı veya 5 kapı ayrımını bir kenara bırakırsak Leon Cupra’nın en yakın rakibi kim olabilir? Tabii ki 280 beygirlik Golf R. Fiyatıysa 178 bin TL, yani Cupra’dan 39 bin TL daha pahalı. Ezcümle; güç olarak eşit olduğu en yakın kardeşlerinden birinden yaklaşık 50 bin TL, diğerinden yaklaşık 40 bin TL daha ucuz olan Leon Cupra iyi bir alternatif olduğunu kanıtlıyor.

Test ve Yazı: Onur Akçay
Fotoğraflar: Murat Şahin

Seat Leon Cupra Teknik özellikler
2.0 litre benzinli
280 hp @ 5600-6500 d/d
350nm @ 1700-5600 d/d
Karma yakıt tüketimi 13.5 litre
0-100 km/s : 5.8 saniye
Maksimum hız: 250 km/s
Başlangıç fiyatı: 139.000 TL
Test aracı fiyatı: 148.800 TL

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Renault Clio 4, bayrağı Yeni Clio ve Yeni Clio Hibrit’e devretti

Oyak Renault, 2011’de üretimine başladığı Clio modelinin dördüncü neslinin üretimini bitirdi. Oyak Renault, Clio serisine, üretimine 2019 yılında başladığı Yeni Clio ve 2020 yılında başladığı Yeni Clio Hibrit ile devam edecek.

Türkiye’nin en büyük entegre otomobil fabrikası Oyak Renault, Kasım 2011’de üretmeye başladığı Türkiye’nin en popüler aracı olan Bursalı Clio 4’ün üretimine son verdi. Oyak Renault, Clio serisine Yeni Clio ve Yeni Clio Hibrit üretimi ile devam edecek. Oyak Renault, 11 Mayıs’ta sonlandırdığı Clio 4 modelinden geçen 10 yıl içinde toplam 2.011.881 adet üretti.

Sadece Türkiye’de değil, uluslararası pazarda da önemli bir başarıya imza atmış olan Clio 4, Fransa’nın en çok, Avrupa’nın ise en çok satan ikinci aracı unvanını taşıyor. Bu ikonik model, ilk üretildiği 1990 yılından bu yana 15 milyonluk adetle dünyada en fazla satılan Renault markalı araç unvanını da taşıyor. Türkiye’de üretilen Clio 4 modeli başta Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya olmak üzere 52’den fazla ülkede ihraç edildi.

Clio 4’ün üretimine son verilmesi ile ilgili yapılan törende konuşan Oyak Renault Araç Fabrika Direktörü Murat Taşdelen şunları söyledi: “Türkiye’de ve dünyada satış rekorları kıran Clio’nun dördüncü neslinin üretimini sonlandırıyoruz. Yerini tamamen yeni nesline bırakan Clio 4, yıllar boyunca hem Renault Grubu’nun hem de Oyak Renault’nun yüz akı oldu. Ülkemizde de en çok satılan modeller içinde hep en üst sıralarda yer aldı. Kasım 2011’de fabrikamızda üretime başladığımız ve 10 yıla yakın aralıksız sürdürerek iki milyondan fazla adete ulaştığımız Clio 4 üretimini sonlandırırken, Renault Grubu’nun elektrikli araçlara geçiş stratejisi doğrultusunda, yüksek teknoloji barındıran Clio 5 ve Clio 5 Hibrit’in üretimine başarıyla devam ediyoruz. ”

Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda şu anda Yeni Clio, Yeni Clio Hibrit, Yeni Megane Sedan modelleri yanında bu modellerde de kullanılan motor ve mekanik aksamlar üretilip ihraç ediliyor.

Continue Reading

Genel

Toyota Yeni Proace City’nin Elektrikli Versiyonu Sahnede

Toyota, hibrit başta olmak üzere çevreci ve alternatif yakıt enerji kaynaklarını otomobillerine taşırken, hafif ticari araç segmentinde de sıfır emisyonlu seçeneklerini artırıyor. Yeni Toyota Proace CITY Electric, Avrupa’da yüksek satış adetleri olan kompakt van segmentinde güçlü bir model olarak öne çıkacak. 2021’in son çeyreğinde ilk olarak Avrupa’da; Norveç, Fransa, Hollanda, İsviçre ve İngiltere’de satışa sunulacak Proace CITY Electric daha sonra kademeli olarak diğer pazarlardaki yerini de alacak.

Yeni elektrik motorlu hafif ticari araç, hem panel van hem de 5 ya da 7 kişilik Proace CITY versiyonlarıyla sunulacak. Kullanıcının tercihine göre 4.4 metrelik standart ve 4.75 metrelik uzun dingil mesafeli versiyonlar da model ürün
gamı içinde yerini alacak.

Pratiklik konusunda da iddialı olan Proace CITY Electric, konvansiyonel Proace CITY modellerinin yükleme kapasitesine ulaşıyor. Buna göre elektrikli versiyonlarda 800 kg yükleme ve 750 kg çekme kapasitesini müşterilerinin kullanımına sunacak.

Tüm Proace CITY Electric modelleri 136 HP güç (100 kW) üreten elektrik motoruna ve önden çekişli sürüşe sahip. 50 kWh kapasiteli batarya ile birlikte tek şarjla 280 km civarında menzile ulaşılırken aracın maksimum hızı ise 135 km/s olarak açıklandı. Güç modu açık olduğunda 0-100 km/s performansı 11.2 saniye olan Proace CITY Electric, hafif ticari araç sınıfında performans beklentilerini de karşılamayı başarıyor.

Filolar ve küçük ölçekli işletmeler için güvenilir bir tercih olarak öne çıkan Proace CITY Electric, aynı zamanda Avrupa genelinde giderek artan düşük ve sıfır emisyonlu bölgelerde kullanılabilmesiyle de ideal bir çözüm sunacak. Proace CITY Electric, Toyota’nın 2025’te Avrupa’da sıfır emisyonlu araç satış oranını marka içerisinde yüzde 10’dan fazlaya çıkarma hedefinin de bir parçası olacak.

Continue Reading

Genel

Yeni MINI John Cooper Works Yüksek Performansı Konforlu Sürüşle Birleştiriyor

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, yüksek performans modeli MINI John Cooper Works’ü yeniledi. Yeni MINI John Cooper Works, heyecan veren yüksek performans sürüş dinamiklerini lüks ve konforla birleştiriyor.
Yarış pistlerinden aldığı mirası şehrin caddelerine taşıyan MINI’nin ikonik modeli MINI John Cooper Works, farklı tasarımı ve lüks donanımıyla artık çok daha iddialı. Yeni MINI John Cooper Works genlerinden gelen yarışçı karakterini korurken, yüksek standart donanımlarıyla aynı zamanda çok daha konforlu şehir sürüşü vadediyor.
Standart Donanımda Yeni Bir Eşik
Yeni MINI John Cooper Works yenilenen tasarımı ve sürücü asistanı donanımlarıyla yüksek performansın yanı sıra son derece güvenli bir sürüş deneyimi sunuyor. Direksiyon ısıtması, Şeritten Ayrılma Uyarısı, Fren Fonksiyonlu Hız Sabitleyici ve Park Mesafe Kontrolü, Yeni MINI John Cooper Works’ün standart donanımları arasında yer alıyor.

Yeni MINI John Cooper Works standart olarak gelen siyah panel tasarımına sahip 8,8 inç dokunmatik bilgi-eğlence ekranıyla da dikkat çekiyor. Yeniden tasarlanan orta gösterge ekranı araç ayarlarının, ses işlevlerinin ve navigasyonun kontrolünü yapan yeni bir işletim sistemine sahip. Uygulamaları daha da sezgisel hale getiren yeni işletim sistemiyle dokunmatik ekranda bir kaydırma hareketi ile seçilebilen Canlı Pencere Öğeleri de ilk kez sunuluyor.
Bilgi-eğlence ve gösterge ekranı iki farklı renkte kişiselleştirilebiliyor. “Lounge” modunda, ekran yüzeyleri rahatlatıcı mavi ve turkuaz tonlarında görünürken, “Sport” modunda ekran arka planları kırmızı ve antrasit renge geçiyor. Ekranların renk seçenekleri Yeni MINI John Cooper Works’te standart olan MINI Sürüş Modlarına bağlanabiliyor. Bu sayede “Sport” sürüş modu etkinleştirildiğinde, gaz pedalı, direksiyon özellikleri, amortisör ve vites seçim özellikleriyle aynı anda ekran rengi de değişebiliyor.

Çarpıcı ve Sportif Tasarım
MINI’nin güncel tasarım diliyle şekillenen Yeni MINI John Cooper Works, ön tarafta yuvarlak LED farlar ve aşağıya doğru uzanan altıgen radyatör ızgarasıyla dikkat çekiyor. Genişletilmiş motor soğutma kanalları, otomobilin sportif görünümüne katkı sağlarken, aynı zamanda fren sisteminin optimum sıcaklıkta kalmasına yardımcı oluyor. Yeniden tasarlanan difüzör ve arka rüzgarlık hava akışını kontrol ederek, Yeni MINI John Cooper Works’ün yere daha sağlam basmasını sağlıyor.
Saf Performans Sunan TwinPower Turbo Motor
Yeni MINI John Cooper Works’ün yarış uzmanlığıyla geliştirilen 2,0 litrelik motoru TwinPower Turbo teknolojisiyle, 231 hp güç ve 320 Nm tork sunuyor. 8-ileri Steptronic Sport şanzımanlı Yeni MINI John Cooper Works 0-100 km/sa hızlanması için sadece 6,1 saniyeye ihtiyaç duyuyor.

Yeni Adaptif Süspansiyon ile Hem Yolda Hem Pistte Üstün Yol Tutuş
Yeni MINI John Cooper Works’ün sportif süspansiyon ayarı, sadece yarış pistindeki hızlı sağ-sol kombinasyonlarında değil, aynı zamanda dolambaçlı şehir trafiğinde de heyecan veren çevik yol tutuşuna katkıda bulunuyor. Frekans seçimli amortisör teknolojisi ile sportiflik ve sürüş konforu arasında optimize edilmiş bir denge sağlayan Adaptif Süspansiyonun yeni bir versiyonu da artık bir seçenek olarak MINI tutkunlarına sunuluyor. Yeni MINI John Cooper Works’ün, yenilenen Adaptif Süspansiyonu eskisine göre yüzde ondan daha fazla sönümleme gücüyle çalışıyor.
İki adet 85 milimetre paslanmaz çelik egzoz borusuna sahip spor egzoz sistemi, heyecan verici sesiyle Yeni MINI John Cooper Works’ün yüksek performansına eşlik ediyor. Uzman fren üreticisi Brembo ile iş birliği içinde geliştirilen spor fren sistemi standart donanımın bir parçası olurken, ön tekerleklerde dahili havalandırmalı disklere sahip dört pistonlu Yeni MINI John Cooper Works logosunu taşıyan kırmızı fren kaliperleri, otomobili en kısa mesafede durdurma görevini başarıyla yerine getiriyor. Standart olarak sunulan 18 inç Circuit Spoke alaşım jantlar otomobilin dış tasarım ögelerini pekiştiriyor.

Continue Reading

Genel

Araç sahiplerinin hayalindeki otomobil markası: Mercedes

Değişen tüketici ihtiyaçları ve piyasa şartları, otomotiv firmalarının üretim politikalarının yanı sıra kullanıcıları da etkiliyor.
Arabam.com tüketicilerin ulaşım ve araç tercihlerini ortaya çıkaran bir araştırma yaptı.
2548 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma ilginç sonuçları da gözler önüne serdi. Ebeveynler, bekar kadın ve erkekler ve 50 yaş üstü bireyleri baz alan araştırmaya göre tüketicilerin otomobil sahibi olamamalarının en büyük nedeni %57,8 oran ile bütçe yetersizliği.
Kullanıcıların %64,4’ü imkan bulduğunda aracını değiştirmek istiyor. Aracını değiştirmek isteyenlerin çoğunun gerekçesi bir üst segment araç sahibi olmak istemeleri. Tüketicilerin hayallerindeki üst segment otomobiller içinde Mercedes %20,3 oran ile ilk sırada. Ankete katılanların %64,4’ü araç sahibi iken %35,6’sının aracı bulunmuyor. Otomobil sahibi olmama sebebi olarak %57,8 ile bütçe yetersizliği ön plana çıkıyor.
Katılımcıların %19,1’i toplu taşımanın ihtiyaçlarını karşıladığı için, %12,8’i otomobil almak yerine farklı yatırımlar yapmayı tercih ettiği için, %10,3’ü ise ehliyeti olmadığı için araç sahibi olmadığını belirtiyor.
Araç sahibi kullanıcıların sahip oldukları araçlarda sırasıyla Renault, Fiat, Ford, Hyundai ilk 4 sırada yer alıyor. Tüketicilerin %64,4’ü imkan bulduğunda aracını değiştirmek istiyor, tüketicilerin %35,6’sı ise aracından memnun.
Aracını değiştirmek isteyen tüketicilerin %24,1’i üst segment araca geçmek istiyor. Tüketicilerin %18,9’u daha güvenilir bir araç, %17,5’i yatırım amacı ile üst modele geçmek istiyor.
Tüketicilerin hayallerindeki araç sorulduğunda ise sırasıyla verilen yanıtlar şu şekilde: Mercedes, Volkswagen, BMW, Volvo, Lamborghini, Ferrari, Tesla, Toyota, Ford, Fiat, Audi, Honda ve Hyundai.
Kaynak: Arabam.com

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com