Connect with us

Genel

Dacia’da Dönüşümün Öncüsü: Bigster Concept

Renault Grubu’nun Renaulution stratejisi kapsamında Dacia, 5 yıllık planını duyurdu. Dacia-Lada iş biriminin oluşturulmasıyla verimliliğini ve rekabetçiliğini artıran marka, ürün tarafında da sınıf atlayacak. Bigster Consept’in tanıtımı Dacia’ya C segmentinde yeni ufuklar açıyor.
Dacia ve Lada markalarının CEO’su Denis Le Vot, “Dacia markası, tüketicilere güvenilir, özgün ve en iyi fiyat-performans oranına sahip araçları sunmaya devam edecek. Dacia-Lada iş biriminin oluşturulması sayesinde, üretimde CMF-B platformundan yararlanarak verimliliğimizi daha üst noktalara taşırken, ürünün rekabet gücünü, kalitesini ve çekiciliğini daha da artıracağız. Bigster Concept’in öncülüğünde marka algımızı daha da yukarıya taşımak için ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahip olacağız” dedi.
Geçtiğimiz 15 yıl boyunca Dacia, her zaman modern, sade ve çekici araçları kullanıcılarıyla buluşturdu. Dacia, Renault Grubu ve Renault Nissan Mitsubishi İttifak’ının bilgi birikiminden ve en iyi teknik çözümlerinden faydalanarak yoluna emin adımlarla devam ediyor. Akıllı bir dağıtım modeli sayesinde Dacia, bugüne kadar 7 milyon satış adetine ulaştı. Bugün bazı ülkelerde segmentinin en çok satan modellerine sahip olan Dacia, 44 ülkede hizmet veriyor. Sandero ve Duster, yıllardır Avrupa’da perakende pazarında en çok satılan otomobil ve SUV modelleri olma başarısını sürdürüyor.
Tüketicisinin nabzını yakalayan Dacia, bu doğrultuda her zaman en doğru aksiyonları alıyor. Konumunu güçlendirmek, tüketicilerin ve değişim içindeki sektörün ihtiyaçlarını karşılamak için markanın en büyük kozları şunlar olacak: Ürün geliştirme maliyeti konusunda Renault Grubu’nun tecrübesinden ve bilgi birikiminden faydalanan akıllı bir yaklaşım.
Sinerjiyi artıracak ve gelişme sağlayacak teknolojik desteğe sahip Dacia & Lada iş birimi Dacia ve Lada’ya 4 platformdan 1 platforma, 18 şasi tipinden 11 şasi tipine geçme imkânı sağlayan fiyat-performans oranı yüksek yeni CMF-B üretim platformu.

Değişen regülasyonlara ve araç kullanım alışkanlıklarına uyum sağlayan, aynı zamanda alternatif enerji ve hibrit motor üretimine olanak sağlayan esnek CMF-B platformu. Bu yıl lanse edilecek olan yeni Sandero ve Sandero Stepway’in yanı sıra, Avrupa’nın en erişilebilir elektrikli aracı Dacia Spring ve 2025’e kadar gelmesi planlanan 3 yeni model ile rekabetçi bir ürün gamı.
Dacia tarzına sadık kalınarak geliştirilen Bigster Concept, geniş iç hacimli, dayanıklı ve her türlü yol tipinde keyifle kullanım için yaratılmış kimliğiyle yeni ufuklara göz kırpıyor. 4,6 metrelik uzunluğuyla Bigstar Consept, Dacia’nın SUV segmentini erişilebilir kılma başarısını devam ettiriyor. Dacia Tasarım Direktörü Alejandro Mesonero-Romanos, “Bigster Consept, markanın geçirdiği evrimi özetliyor: Çekici, modern dokunuşlar ve ‘outdoor’ ruhu. Dacia olarak, erişilebilirliğin hiçbir şekilde çekicilik ile zıt kavramlar olmadığına inanıyoruz ve Bigster Concept bunun en net kanıtı” dedi.
Dacia’nın, müşterilerinin nabzını her zaman yakalıyor olması ve onlardan gelen talepleri gerçekleştirmedeki başarısı sayesinde oluşturduğu güçlü değerler Bigster Concept’in DNA’sına da nüfuz ediyor: Sadelik, güvenilirlik ve özgünlük.
Bigster Concept’in mesajı net: Dayanıklı, sağlam ve güven verici. Cömert dış boyutları, iç kabinde de son derece geniş bir yaşama alanı vaat ediyor. Boyutları artan Y formundaki ışık imzası, cesur ve iddialı tarzını öne çıkarıyor. Koyu yeşil rengi ise içinde yatan maceracıyı herkese gösteriyor.
Çevreye duyarlılık konusunda da öncü olan Bigster Concept’te tüm dış koruyucu panellerde geri dönüşümlü plastikler kullanıldı. Bigster Concept’in hem alternatif enerji hem de hibrit motorlarla sunulabilecek olması, Dacia’nın değişen regülasyonlara uyumlu olması ve tüketici beklentilerine kusursuz bir şekilde cevap verebilmesini sağlayacak. Bigster Concept’i ile birlikte, Dacia, müşterilerine benzersiz, özgün ve keyifli deneyim sunan bir marka olmaya devam edecek.
Bigster Concept ile her zamankinden daha fazla hareket özgürlüğü sunacak olan Dacia markası, müşterilerin temel ihtiyaç ve beklentilerine odaklanmaya ve artık daha çekici tasarımlı ürünler sunmaya devam edecek.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Renault Clio 4, bayrağı Yeni Clio ve Yeni Clio Hibrit’e devretti

Oyak Renault, 2011’de üretimine başladığı Clio modelinin dördüncü neslinin üretimini bitirdi. Oyak Renault, Clio serisine, üretimine 2019 yılında başladığı Yeni Clio ve 2020 yılında başladığı Yeni Clio Hibrit ile devam edecek.

Türkiye’nin en büyük entegre otomobil fabrikası Oyak Renault, Kasım 2011’de üretmeye başladığı Türkiye’nin en popüler aracı olan Bursalı Clio 4’ün üretimine son verdi. Oyak Renault, Clio serisine Yeni Clio ve Yeni Clio Hibrit üretimi ile devam edecek. Oyak Renault, 11 Mayıs’ta sonlandırdığı Clio 4 modelinden geçen 10 yıl içinde toplam 2.011.881 adet üretti.

Sadece Türkiye’de değil, uluslararası pazarda da önemli bir başarıya imza atmış olan Clio 4, Fransa’nın en çok, Avrupa’nın ise en çok satan ikinci aracı unvanını taşıyor. Bu ikonik model, ilk üretildiği 1990 yılından bu yana 15 milyonluk adetle dünyada en fazla satılan Renault markalı araç unvanını da taşıyor. Türkiye’de üretilen Clio 4 modeli başta Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya olmak üzere 52’den fazla ülkede ihraç edildi.

Clio 4’ün üretimine son verilmesi ile ilgili yapılan törende konuşan Oyak Renault Araç Fabrika Direktörü Murat Taşdelen şunları söyledi: “Türkiye’de ve dünyada satış rekorları kıran Clio’nun dördüncü neslinin üretimini sonlandırıyoruz. Yerini tamamen yeni nesline bırakan Clio 4, yıllar boyunca hem Renault Grubu’nun hem de Oyak Renault’nun yüz akı oldu. Ülkemizde de en çok satılan modeller içinde hep en üst sıralarda yer aldı. Kasım 2011’de fabrikamızda üretime başladığımız ve 10 yıla yakın aralıksız sürdürerek iki milyondan fazla adete ulaştığımız Clio 4 üretimini sonlandırırken, Renault Grubu’nun elektrikli araçlara geçiş stratejisi doğrultusunda, yüksek teknoloji barındıran Clio 5 ve Clio 5 Hibrit’in üretimine başarıyla devam ediyoruz. ”

Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda şu anda Yeni Clio, Yeni Clio Hibrit, Yeni Megane Sedan modelleri yanında bu modellerde de kullanılan motor ve mekanik aksamlar üretilip ihraç ediliyor.

Continue Reading

Genel

Toyota Yeni Proace City’nin Elektrikli Versiyonu Sahnede

Toyota, hibrit başta olmak üzere çevreci ve alternatif yakıt enerji kaynaklarını otomobillerine taşırken, hafif ticari araç segmentinde de sıfır emisyonlu seçeneklerini artırıyor. Yeni Toyota Proace CITY Electric, Avrupa’da yüksek satış adetleri olan kompakt van segmentinde güçlü bir model olarak öne çıkacak. 2021’in son çeyreğinde ilk olarak Avrupa’da; Norveç, Fransa, Hollanda, İsviçre ve İngiltere’de satışa sunulacak Proace CITY Electric daha sonra kademeli olarak diğer pazarlardaki yerini de alacak.

Yeni elektrik motorlu hafif ticari araç, hem panel van hem de 5 ya da 7 kişilik Proace CITY versiyonlarıyla sunulacak. Kullanıcının tercihine göre 4.4 metrelik standart ve 4.75 metrelik uzun dingil mesafeli versiyonlar da model ürün
gamı içinde yerini alacak.

Pratiklik konusunda da iddialı olan Proace CITY Electric, konvansiyonel Proace CITY modellerinin yükleme kapasitesine ulaşıyor. Buna göre elektrikli versiyonlarda 800 kg yükleme ve 750 kg çekme kapasitesini müşterilerinin kullanımına sunacak.

Tüm Proace CITY Electric modelleri 136 HP güç (100 kW) üreten elektrik motoruna ve önden çekişli sürüşe sahip. 50 kWh kapasiteli batarya ile birlikte tek şarjla 280 km civarında menzile ulaşılırken aracın maksimum hızı ise 135 km/s olarak açıklandı. Güç modu açık olduğunda 0-100 km/s performansı 11.2 saniye olan Proace CITY Electric, hafif ticari araç sınıfında performans beklentilerini de karşılamayı başarıyor.

Filolar ve küçük ölçekli işletmeler için güvenilir bir tercih olarak öne çıkan Proace CITY Electric, aynı zamanda Avrupa genelinde giderek artan düşük ve sıfır emisyonlu bölgelerde kullanılabilmesiyle de ideal bir çözüm sunacak. Proace CITY Electric, Toyota’nın 2025’te Avrupa’da sıfır emisyonlu araç satış oranını marka içerisinde yüzde 10’dan fazlaya çıkarma hedefinin de bir parçası olacak.

Continue Reading

Genel

Yeni MINI John Cooper Works Yüksek Performansı Konforlu Sürüşle Birleştiriyor

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, yüksek performans modeli MINI John Cooper Works’ü yeniledi. Yeni MINI John Cooper Works, heyecan veren yüksek performans sürüş dinamiklerini lüks ve konforla birleştiriyor.
Yarış pistlerinden aldığı mirası şehrin caddelerine taşıyan MINI’nin ikonik modeli MINI John Cooper Works, farklı tasarımı ve lüks donanımıyla artık çok daha iddialı. Yeni MINI John Cooper Works genlerinden gelen yarışçı karakterini korurken, yüksek standart donanımlarıyla aynı zamanda çok daha konforlu şehir sürüşü vadediyor.
Standart Donanımda Yeni Bir Eşik
Yeni MINI John Cooper Works yenilenen tasarımı ve sürücü asistanı donanımlarıyla yüksek performansın yanı sıra son derece güvenli bir sürüş deneyimi sunuyor. Direksiyon ısıtması, Şeritten Ayrılma Uyarısı, Fren Fonksiyonlu Hız Sabitleyici ve Park Mesafe Kontrolü, Yeni MINI John Cooper Works’ün standart donanımları arasında yer alıyor.

Yeni MINI John Cooper Works standart olarak gelen siyah panel tasarımına sahip 8,8 inç dokunmatik bilgi-eğlence ekranıyla da dikkat çekiyor. Yeniden tasarlanan orta gösterge ekranı araç ayarlarının, ses işlevlerinin ve navigasyonun kontrolünü yapan yeni bir işletim sistemine sahip. Uygulamaları daha da sezgisel hale getiren yeni işletim sistemiyle dokunmatik ekranda bir kaydırma hareketi ile seçilebilen Canlı Pencere Öğeleri de ilk kez sunuluyor.
Bilgi-eğlence ve gösterge ekranı iki farklı renkte kişiselleştirilebiliyor. “Lounge” modunda, ekran yüzeyleri rahatlatıcı mavi ve turkuaz tonlarında görünürken, “Sport” modunda ekran arka planları kırmızı ve antrasit renge geçiyor. Ekranların renk seçenekleri Yeni MINI John Cooper Works’te standart olan MINI Sürüş Modlarına bağlanabiliyor. Bu sayede “Sport” sürüş modu etkinleştirildiğinde, gaz pedalı, direksiyon özellikleri, amortisör ve vites seçim özellikleriyle aynı anda ekran rengi de değişebiliyor.

Çarpıcı ve Sportif Tasarım
MINI’nin güncel tasarım diliyle şekillenen Yeni MINI John Cooper Works, ön tarafta yuvarlak LED farlar ve aşağıya doğru uzanan altıgen radyatör ızgarasıyla dikkat çekiyor. Genişletilmiş motor soğutma kanalları, otomobilin sportif görünümüne katkı sağlarken, aynı zamanda fren sisteminin optimum sıcaklıkta kalmasına yardımcı oluyor. Yeniden tasarlanan difüzör ve arka rüzgarlık hava akışını kontrol ederek, Yeni MINI John Cooper Works’ün yere daha sağlam basmasını sağlıyor.
Saf Performans Sunan TwinPower Turbo Motor
Yeni MINI John Cooper Works’ün yarış uzmanlığıyla geliştirilen 2,0 litrelik motoru TwinPower Turbo teknolojisiyle, 231 hp güç ve 320 Nm tork sunuyor. 8-ileri Steptronic Sport şanzımanlı Yeni MINI John Cooper Works 0-100 km/sa hızlanması için sadece 6,1 saniyeye ihtiyaç duyuyor.

Yeni Adaptif Süspansiyon ile Hem Yolda Hem Pistte Üstün Yol Tutuş
Yeni MINI John Cooper Works’ün sportif süspansiyon ayarı, sadece yarış pistindeki hızlı sağ-sol kombinasyonlarında değil, aynı zamanda dolambaçlı şehir trafiğinde de heyecan veren çevik yol tutuşuna katkıda bulunuyor. Frekans seçimli amortisör teknolojisi ile sportiflik ve sürüş konforu arasında optimize edilmiş bir denge sağlayan Adaptif Süspansiyonun yeni bir versiyonu da artık bir seçenek olarak MINI tutkunlarına sunuluyor. Yeni MINI John Cooper Works’ün, yenilenen Adaptif Süspansiyonu eskisine göre yüzde ondan daha fazla sönümleme gücüyle çalışıyor.
İki adet 85 milimetre paslanmaz çelik egzoz borusuna sahip spor egzoz sistemi, heyecan verici sesiyle Yeni MINI John Cooper Works’ün yüksek performansına eşlik ediyor. Uzman fren üreticisi Brembo ile iş birliği içinde geliştirilen spor fren sistemi standart donanımın bir parçası olurken, ön tekerleklerde dahili havalandırmalı disklere sahip dört pistonlu Yeni MINI John Cooper Works logosunu taşıyan kırmızı fren kaliperleri, otomobili en kısa mesafede durdurma görevini başarıyla yerine getiriyor. Standart olarak sunulan 18 inç Circuit Spoke alaşım jantlar otomobilin dış tasarım ögelerini pekiştiriyor.

Continue Reading

Genel

Araç sahiplerinin hayalindeki otomobil markası: Mercedes

Değişen tüketici ihtiyaçları ve piyasa şartları, otomotiv firmalarının üretim politikalarının yanı sıra kullanıcıları da etkiliyor.
Arabam.com tüketicilerin ulaşım ve araç tercihlerini ortaya çıkaran bir araştırma yaptı.
2548 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma ilginç sonuçları da gözler önüne serdi. Ebeveynler, bekar kadın ve erkekler ve 50 yaş üstü bireyleri baz alan araştırmaya göre tüketicilerin otomobil sahibi olamamalarının en büyük nedeni %57,8 oran ile bütçe yetersizliği.
Kullanıcıların %64,4’ü imkan bulduğunda aracını değiştirmek istiyor. Aracını değiştirmek isteyenlerin çoğunun gerekçesi bir üst segment araç sahibi olmak istemeleri. Tüketicilerin hayallerindeki üst segment otomobiller içinde Mercedes %20,3 oran ile ilk sırada. Ankete katılanların %64,4’ü araç sahibi iken %35,6’sının aracı bulunmuyor. Otomobil sahibi olmama sebebi olarak %57,8 ile bütçe yetersizliği ön plana çıkıyor.
Katılımcıların %19,1’i toplu taşımanın ihtiyaçlarını karşıladığı için, %12,8’i otomobil almak yerine farklı yatırımlar yapmayı tercih ettiği için, %10,3’ü ise ehliyeti olmadığı için araç sahibi olmadığını belirtiyor.
Araç sahibi kullanıcıların sahip oldukları araçlarda sırasıyla Renault, Fiat, Ford, Hyundai ilk 4 sırada yer alıyor. Tüketicilerin %64,4’ü imkan bulduğunda aracını değiştirmek istiyor, tüketicilerin %35,6’sı ise aracından memnun.
Aracını değiştirmek isteyen tüketicilerin %24,1’i üst segment araca geçmek istiyor. Tüketicilerin %18,9’u daha güvenilir bir araç, %17,5’i yatırım amacı ile üst modele geçmek istiyor.
Tüketicilerin hayallerindeki araç sorulduğunda ise sırasıyla verilen yanıtlar şu şekilde: Mercedes, Volkswagen, BMW, Volvo, Lamborghini, Ferrari, Tesla, Toyota, Ford, Fiat, Audi, Honda ve Hyundai.
Kaynak: Arabam.com

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com