Connect with us

Genel

Porsche, Taycan model yelpazesini genişletti

Porsche, tamamen elektrikli ilk spor otomobil modeli Taycan’ın arkadan itişli versiyonunu pazara sundu. İki farklı batarya seçeneği bulunan yeni versiyonun standart performans bataryası 300 kW (408 PS) güç sağlarken, performans plus bataryası seçeneği 350 kW’a (476 PS) kadar güç üretebiliyor. 79,2 kWh ve 93,4 kWh olmak üzere iki farklı batarya kapasitesine sahip otomobil, her iki kapasitede de sıfırdan 100 km/sa hıza 5.4 saniyede çıkabiliyor ve 230 km/sa maksimum hıza ulaşıyor. Taycan’ın bu yeni versiyonu batarya kapasitesine göre, 431 ila 484 kilometreye kadar menzil sunuyor. Her iki batarya da yüzde 5 şarj seviyesinden yüzde 80’e 22,5 dakikada ulaşabiliyor. Yani yaklaşık 100 kilometrelik menzil için gerekli enerjiye sadece 5 dakikada ulaşılabiliyor.
Yenilikçi elektrik motoru ve dinamik performans
Taycan’ın yeni versiyonu ailenin diğer üyeleri gibi etkileyici hızlanma, spor otomobillere özgü çekiş gücü sunuyor. Arka aksı üzerinde, aynen Taycan 4S modelinde olduğu gibi 130 mm’lik bir uyarımlı senkron motor bulunan yeni modelde, 600 amperlik darbe kontrollü bir invertör de bulunuyor. Arka aksta ayrıca iki vitesli bir şanzıman da yer alıyor. Öne çıkan özellikleri arasında aerodinamik yapısı ile yeni modelin 0,22’den başlayan sürtünme katsayısı değeri, düşük enerji tüketimi ve dolayısıyla uzun mesafe menzil konularında önemli katkı sağlıyor. Model bu sayede 265 kW değerinde bir enerjiyi geri kazanabiliyor.
Porsche DNA’sı ile sade dış tasarım
Porsche tasarım DNA’sı Taycan ailesinin yeni üyesinde de karşımıza çıkıyor. Yeni Taycan, yüksek konturlu kanatları sayesinde önden bakıldığında alçak ve geniş görünüyor. Silüeti, arkaya doğru eğimli sportif tavan çizgisiyle şekillenirken, çok iyi detaylandırılmış yan bölümleri de karakteristik özellikler barındırıyor. Yeni arkadan itişli Taycan’ın ayırt edici özellikleri arasında aerodinamik olarak optimize edilmiş 19 inç Taycan Aero jantları ve siyah fren kaliperleri bulunuyor. LED farlar standart olarak sunulurken siyah renkteki ön alt panelin, yan eşiklerin ve arka difüzörün Taycan 4S modeli ile aynı olduğu görülüyor.
Geleceğe yönelik bir iç tasarım
Taycan’ın yepyeni bir mimariyle tasarlanan ve tasarımda yeni bir dönemin başlangıcının sinyallerini veren kokpiti, ailenin yeni üyesinde de göze çarpıyor. Gösterge panelinin kavisli hattı, ön paneldeki en yüksek noktayı oluşturuyor. Kokpitteki diğer unsurlar arasında, merkezi bir 10,9 inç bilgilendirme ve eğlence ekranı ve ön yolcu için opsiyonel olarak sunulan yolcu ekranı yer alıyor. Kısmi deri iç mekan ve sekiz yönlü ayarlanabilir elektrikli ön koltuklar ise Taycan’da standart olarak sunulabiliyor. Otomobilde önde 84 litre ve arkada 407 litreye varan iki bagaj bölmesi bulunuyor. Taycan aynı zamanda geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılan yenilikçi iç mekan sunarak, elektrikli spor otomobilin sürdürülebilir konseptinin de altını çiziyor.
Merkezi ağ bağlantılı şasi sistemleri
Porsche, Taycan şasisi için merkezi olarak ağa bağlı bir kontrol sistemi kullanıyor. Porsche, 4D Şasi Kontrolü entegre edilmiş tüm şasi sistemlerini eş zamanlı olarak analiz ve senkronize ediyor. Taycan’ın hem standart çelik yaylı süspansiyonu hem de üç odacıklı teknolojiye sahip isteğe bağlı uyarlanabilir havalı süspansiyonu, PASM (Porsche Aktif Süspansiyon Yönetimi) elektronik amortisör kontrol sistemi ile destekleniyor. Adaptif havalı süspansiyon ayrıca bir Smartlift işlevi ile sunuluyor. Bu, Taycan’ın yol tümsekleri veya garaj yolları gibi belirli yinelenen yerlerde sürüş yüksekliğini otomatik olarak yükseltecek şekilde programlanmasına imkan sağlıyor. Smartlift, ayrıca otoyol yolculuklarında otomobilin yüksekliğini, verimlilik ve sürüş konforu arasındaki mümkün olan en iyi uyum için ayarlayabiliyor.
Taycan model ailesi büyüyor
Taycan model ailesine yeni katılan modelin Mart ayı sonunda Türkiye’de de satışa sunulacağını belirten Porsche Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Selim Eskinazi, “2020 yılında 303 adet Taycan aracın teslimatını gerçekleştirdik. Bu sayede 2020 yılı Ekim ayında Türkiye’de satışa sunulan Porsche Taycan, 3 ay gibi kısa bir sürede en çok satılan tamamen elektrikli spor otomobil olmuştur. 2021 yılının ilk çeyreğinde Taycan’ın aileye katılan yeni modelini de Türkiye’de satışa sunmayı planlıyoruz.” dedi.
Taycan modeline hizmet verebilmek için tüm Porsche yetkili satıcıları ve servislerinde eğitim ve yatırım hazırlıklarını tamamladıklarını, Porsche müşterilerinin evinde ve iş yerlerinde araçlarını şarj etmelerine olanak sağlayacak şarj istasyonu kurulumları için 280 adet lokasyona ön kontrol işlemleri gerçekleştirdiklerini aktaran Eskinazi, “Ayrıca, Porsche Orta ve Doğu Avrupa bölgesine hizmet verecek olan Batarya Onarım Merkezi’nin Doğuş Oto Kartal’da hizmet vermesi için gerekli hazırlıklar tamamlandı. Kullanıcılarımızın şarj noktalarına ulaşımlarını kolaylaştırmak için de şarj istasyonu kurulumlarına yönelik yatırımlarımıza devam ediyoruz. 2021 yılında marka olarak hedefimiz Türkiye’de toplam 190 adet şarj cihazına ulaşmak olacak.” diye konuştu.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli

Cumhurbaşkanı Erdoğan Togg’un sedan modeli T10F’i inceledi

Togg’un yeni modeli Türkiye’de ilk kez sergilendi: Cumhurbaşkanı Erdoğan T10F’i inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
Togg’un yeni modeli T10F Türkiye’de ilk defa Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB), 80. Genel Kurulu’nda sergilendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada T10F’i inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Geçtiğimiz yıl Ces’e damga vuran T10F, Türkiye’de en uzun menzile sahip elektrikli otomobillerden birisi olacak. Tasarımıyla büyük ilgi gören yeni model piyasaya çıkmak için gün sayıyor. İşte, T10F’in özellikleri.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB), İkiz Kuleler’de düzenlenen 80. Genel Kuruluna katıldı.
Erdoğan, milletin emanetini taşıyan bir siyasetçi olarak Türk ekonomisinin nabzının attığı TOBB Genel Kurullarına iştirak etmeye her zaman önem verdiğini belirterek, burada dile getirilen yapıcı eleştirilerden faydalanmaya gayret ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Togg’un yeni modeli T10F’i inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
Togg T10F, tıpkı T10X gibi kullanıcıyı merkeze koyan, akıllı yaşam çözümleriyle sürekli internetin içinde olan ve uzaktan güncellemelerle sürekli gelişen ve yeni kalan bir cihaz. 2025 yılı içerisinde önce Türkiye’de sonra Avrupa pazarında kullanıcılarla buluşacak olan T10F, RWD (standart menzil arkadan itiş), RWD (uzun menzil arkadan itiş) ve çift motorlu olmak üzere üç farklı teknik ve iki farklı donanım özelliğiyle pazara çıkacak.
160 kW / 217 Beygir güç ve 350 Nm tork üreten T10F RWD (arkadan itiş), iki farklı batarya seçeneğiyle 350+ ve 600 (*) kilometreye varan menzillere sahip olacak. T10F’in 0-100 km/s hızlanması 4,6 saniye olan, 700 Nm tork üreten çift motorlu AWD (dört çeker) versiyonu ise 530 kilometreye varan bir menzil (*) sunmayı hedefliyor. Standart menzilli model 52,4 kWh batarya kapasitesine sahipken, uzun menzilli modelde bu kapasite 88,5 kWh’e çıkacak.
T10F, aynı zamanda harici bir güç kaynağı olarak kullanılmasına olanak tanıyan cihazdan elektrikli aletlere enerji aktarımı (V2L) teknolojisine sahip olacak. Bu teknoloji sayesinde Togg kullanıcıları akıllı cihazlarını tam anlamıyla üçüncü bir yaşam alanı olarak kullanabilecekler.

Uzaktan güncelleme ile sürekli güncel
T10F, uzaktan güncellemeler (OTA: over-the-air) ile sürekli kendini yenileyebilen sürücü destek sistemleri sayesinde sürüş güvenliği ve konforunu en üst seviyeye yükseltecek. Euro NCAP programının tüm testlerinden en yüksek seviye olan 5 yıldızı alacak şekilde tasarlanan T10F, yedi adet hava yastığı, dayanıklı ve sağlam altyapısı ile her türlü yol koşulunda güvenli bir sürüş sağlayacak. Trafik işareti algılama sistemiyle birlikte çalışan dur-kalk fonksiyonlu akıllı adaptif hız sabitleyici ve akıllı şerit takip sistemi & şeritten ayrılma ikazı gibi özellikler sunacak T10F, “yoğun trafik pilotu” asistan özelliğine de sahip olacak. Kullanıcılar bu özellikle 15km/saat hıza kadar olan yoğun trafikte ellerini direksiyondan ayırıp T10F’in kontrolünde ilerleyebilecek. Bu özellik V2 donanım seviyesine sahip olan akıllı cihazlarda aktif olacak. T10F, yine V2 donanım seviyesinde standart olarak bir çevre görüş kamerası, kör nokta asistanı, sürücü dikkat asistanı, gelişmiş elektronik denge kontrolü ve otomatik park asistanı özelliklerini de kullanıcılarla buluşturacak.

Dinamik, sportif ve modern
T10X gibi C platformunda tasarlanan T10F, Togg DNA’sında bulunan stilistik özelliklerin korunduğu bir görünüme sahip. Cihazın stil konseptinde, dinamik ve sportif bir çizgiyi modernlikle birleştiren hacimli arka tasarım dikkat çekiyor. Yan çizgilere dinamik bir şekilde bağlanan farlar da ön tarafa sportif bir görünüm kazandırıyor. T10F’in ön kısmında, sportif ön panele entegre edilmiş uzun, ince dönüş göstergeleri ile bir Togg imzası olan ‘bumerang’ şeklindeki gündüz farları yer alıyor. Ön kısımda bağımsız MacPherson ve arka kısımda tamamen bağımsız entegre çok bağlantılı süspansiyon, T10F’in sportif, dinamik bir tutuşla uyumlu zarif bir sürüş deneyimine imkân sağlıyor.

Kullanıcılar T10X’de olduğu gibi T10F cihazında da Togg’un mobilite deneyimini yeniden tanımladığı Trumore mobil uygulamasıyla bağlantılı bir deneyim yaşayacak ve Trumore ile fintek, insurtek, blokzinciri, IoT, yapay zekâ gibi yeni nes

 

Continue Reading

Elektrikli

TOGG sahipleri Sapanca’da buluştu

Türkiye’nin yerli ve milli ilk elektrikli otomobili TOGG kullanıcıları Sapanca’da aile buluşması gerçekleştirdi.

TOGG Sahipleri adlı sosyal medya grubu yöneticisi Nazmi Eğret’in organize ettiği buluşma için Başta İstanbul olmak üzere çevre illerden 250 civarında TOGG Sapanca’daki Meşelik Parkı tesislerinde bir araya geldi.

TOGG kullanıcıları konvoylar oluşturarak bulundukları illerden Sapanca’ya doğru yola çıktı. Türk bayrakları ile süslenen araçlar Sapanca Meşelik Parkı tesislerinde buluştu.

Anneler Günü nedeniyle etkinliğe anneleri ve aileleri ile gelen yaklaşık 800 kişi, hem diğer TOGG kullanıcıları ile tanıştı hem de araçlar hakkında yaşadıkları tecrübeleri birbiri ile paylaştı.

Continue Reading

Genel

Motor sporlarında çevreci yeni konsept: Alpine alpenglow Hy4

Alpine, motor sporları tutkunlarını heyecanlandıracak hidrojenle çalışan içten yanmalı motora sahip konsept otomobili Alpenglow Hy4’ün dünya lansmanını gerçekleştirdi. 11 Mayıs tarihinde TotalEnergies 6 Hours of Spa – Francorchamps dayanıklılık yarışı için ilk kez piste çıkacak olan Alpine Alpenglow (Hy4) konsept otomobilinin sürüşe hazır ilk versiyonu, 10 Mayıs 2024 tarihinde Belçika’da bulunan Spa – Francorchamps pistinde tanıtıldı. Alpenglow ayrıca 15 – 16 Haziran 2024 tarihlerinde 92. kez düzenlenecek olan Le Mans 24 Saat yarışında gösteri turuna çıkacak.

Alpenglow Hy4, bir yarış pistinde performans ve sürdürülebilirliğin uyumu ile içten yanmalı bir motorun sesinin verdiği heyecanı gözler önüne seriyor. Ayrıca isminde bulunan ‘Hy’ ifadesi hidrojen, ‘4’ rakamı ise dört silindir kavramlarını birleştiriyor. Alpine, hidrojenle çalışan içten yanmalı motor teknolojisi ile çevresel yeniliği ve performansı bütünleştiriyor. Bu teknoloji, motor sporlarını karbondan arındırmak için yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor. Alpine, 2022 Paris Otomobil Fuarı’nda ilk kez sahneye çıkardığı Alpenglow Hy4, karbon monokok gövdesi ve 340 hp güç üreten turbo beslemeli 2,0 litrelik 4 silindirli motoru ile yarış otomobili olarak tasarlanan gerçek bir tekerlekli laboratuvar niteliği taşıyor.

Alpine Alpenglow Hy4, markanın gelecek modellerinin tasarımına ışık tutan bir konsept otomobil olarak üretildi. Yeniden tasarlanan çarpışma güvenliği kafesi ve iki koltuğu barındıracak şekilde genişletilen iç mekanı ile işlev odaklı bir tasarıma ve daha iyi gövde orantılarına sahip. Tasarımında ayrıca yan bölmelerde ve kokpitin arkasında bulunan hidrojen tanklarının yerleri de korundu. Model; iz genişliği 2,10 metre, genişliği 2,15 metre, uzunluğu 5,20 metre ve yüksekliği ise 1,10 metre ölçülerinde olacak şekilde tasarlandı. Sahip olduğu bu ölçülerle, Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın (WEC) prestijli Hypercar kategorisinde yarışan Alpine A424 ile görsel bağ da kuruyor.

Hidrojenle çalışan Alpenglow’un ön cephesi uzaydan gelen bir kuyruklu yıldız hissini uyandıracak şekilde tasarlandı. Ön kısmında bulunan dört fardaki “kozmik toz” ışık parçacıkları ve magenta renkli sırt vurgusu; kuyruklu yıldızın hızını ve atmosfere girişini canlandırıyor. Sırt vurgusu, konseptin arkasına ulaştığında maviye dönüyor ve dikey titanyum egzoz borularının yanındaki dikey ışıklar da içten yanmalı motorun yaydığı hidrojen ve su buharını simgeliyor.

Konseptin aerodinamik özellikleri tasarımın ayrılmaz bir parçası olup, mühendislik ve tasarım arasındaki uyumlu diyaloğu yansıtıyor. Hız ve bastırma kuvveti arasındaki dengede ön spoyler yeniden tasarlanarak geniş bir hava girişi oluşturuldu. Yeni NACA hava girişleri, yağ ve su radyatörlerini serinletecek şekilde entegre edilirken, arka difüzör daha fazla aerodinamik verimlilik için yeniden tasarlandı. Hareketsizken bile hızı çağrıştıran jantlardan, grafikleri jantların tasarımıyla uyumlu Michelin tarafından özel olarak üretilen lastiklere kadar her tasarım öğesi en ince ayrıntısına kadar düşünüldü. Karbon gövde, orta panel ve şnorkel; tipik bir Alpine unsuru olarak dağların mineral dünyasını çağrıştırıyor. Dışardan bakıldığında açıkça görülebilen teknik parçalar, kokpite açılan hava girişi ve konseptin tarzını daha fazla güçlendiren ışık üçgeni vurgusu da araç içi ambiyansa göz atma olanağı sağlıyor.

Elitra şeklindeki kapı açma mekanizması, mümkün olduğunca fazla alan açmak ve kokpite erişimi kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Sürücü ve yolcu, kokpite doğru eğimli olan yan bölmelerin üzerinden kayarak kavisli koltuklara ulaşabiliyor. Kokpitin önündeki üçgen de dağları çağrıştıran tipik bir Alpine özelliği oluşturmakla birlikte, sürücü için belirli görsel işlevler de sağlıyor. Bir uyarı ve yön bilgisi verebiliyor, aynı video oyununda olduğu gibi gerçek zamanlı olarak; yanal G seviyesi, motor hızı veya seyahat hızı hakkında da bilgi vermek için renk değiştirebiliyor.

Ön konsol, uçak kanadı şeklindeki bir bölümle, kısmen gizlenen magenta renginde enlemesine bir boruya sahip. 3 boyutlu motiflerle süslenen karbon fiber, alüminyum ve Alcantara gibi malzemeler; spor otomobil dünyasına gönderme yapıyor. Ayrıca magenta renginde bir marş düğmesi, Alpine A110’dan alınan kumanda düğmeleri ve doğrudan Alpine’in yarış otomobillerinden aktarılan bir yarış direksiyonu da bulunuyor. Yanlarda bulunan tanklara uygulanan karbon kaplama, tankların şeklini yansıtıyor. Ayrıca Alpine Alpenglow’un hidrojenle çalışan sürüşe hazır versiyonuna, pist etrafındaki turların sesini ve görüntülerini kaydetmek üzere mini aksiyon kameraları yerleştirmek için özel alanlar da entegre edildi.

Hidrojenle çalışan tekerlekli laboratuvar Alpenglow, LMP3 karbon şasili bir yarış otomobili gibi tasarlandı. Alpine Alpenglow Hy4’ün karbon kaputunun altında, 340 bhp (250 kW) güç üreten 2,0 litre hacimli sıralı 4 silindirli turbo beslemeli motor bulunuyor. NOx emisyonlarını azaltmak için 40 bar basınçlı direkt enjeksiyonlu H2 dihidrojen ve su enjeksiyonu ile besleniyor ve 270 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. Alpenglow’un tasarımında güvenliği maksimum seviyeye çıkartmak için çok sayıda önlem alındı. 700 barın altındaki kompozit silindirler Yönetmelik 134 (Hidrojenle çalışan araçların güvenliği için Avrupa tip onayı standardı) sertifikalıdır. Yangın durumunda hızlı tahliye için vanalar monte ediliyor, hidrojen sensörlerle sürekli olarak izleniyor, çok sayıda kontrolle titiz bir çalıştırma prosedürü uygulanıyor. Renk kodlu bir sistem, her olayın aciliyet derecesine göre sürücüyü ve acil durum hizmetlerini uyarıyor.

Alpine, yeni konsept modelinde özellikle motorun sürücüye vermiş olduğu his ile Alpine’in yarışçı felsefesine uygun olan motor sesini bir arada sunmak için doğrudan hidrojenle çalışan içten yanmalı motor kullanmayı seçti. Bu motor türü güç üretimi, ağır yük altında mükemmel verimlilik ve düşük soğutma gereksinimleri gibi önemli avantajlar sağlıyor. Çevreci özelliklere sahip olan bu sistem CO2 emisyonlarını oldukça düşük düzeyde tutuyor; kurum, CO veya yanmamış hidrokarbon üretmiyor ve NOx emisyonları fosil yakıtlı motorlar için ulaşılamayacak seviyelere düşürülebiliyor.

Alpine Racing, yarış yönetmeliklerindeki değişiklikleri dikkate alıyor ve ACO’nun 2027 yılında gerçekleşecek Le Mans 24 Saat yarışından itibaren hidrojenle çalışan otomobillere izin vereceğini belirtiyor. Formula 1 motorlarının da 2031 yılına kadar hidrojene geçebileceği konuşuluyor.

Alpine Alpenglow Hy4, 10 Mayıs’ta pist sınırları içinde tanıtıldıktan sonra 11 Mayıs 2024 tarihinde TotalEnergies 6 Saat Spa – Francorchamps Dayanıklılık Yarışı (FIA WEC) için piste çıkarak 70.000’in üzerinde izleyici ile buluşacak. Bu, motorsporları meraklılarına, hidrojenle çalışan bir içten yanmalı motorun bir yarış otomobilinin en heyecan verici yönü olan sesi ve canlılığı nasıl sağladığını göstermek için mükemmel bir fırsat olacak. Ayrıca Alpine Alpenglow Hy4, 14 ve 15 Haziran 2024 tarihlerinde 92. kez düzenlenecek olan 24 Saat Le Mans’ta bir gövde gösterisi de yapacak.

Continue Reading

Genel

Mercedes-Benz Travego ve Tourismo yeni özelliklerle konfor ve güvenlik özelliklerini artırdı

Mercedes-Benz Türk, en üst seviye sürüş ve güvenlik teknolojileriyle donattığı Mercedes-Benz Travego ve Tourismo model otobüslerindeki yenilikleri gerçekleştirdiği basın toplantısı ile tanıttı.

Basın toplantısında konuşan Mercedes-Benz Türk Otobüs Ürün Yönetimi Grup Müdürü Cem Demirel, “Mercedes-Benz Türk olarak, otobüslerimizde yaptığımız geliştirmeler ve yeniliklerle en üst düzeyde güvenlik, konfor, ekonomik performans ve benzersiz bir seyahat deneyimi sunuyoruz. Yenileme stratejimizi belirlerken en büyük yardımcımız yolcu, kaptan ve müşterilerimizden aldığımız geri bildirimler oluyor. Her geri dönüşü çok önemsiyor ve titizlikle değerlendiriyoruz. Hoşdere Fabrikamız ve Ar-Ge Merkezimizin yüksek yetkinlikleri ve destekleriyle bu değişiklikleri hayata geçiriyoruz. Bildiğiniz gibi AB Genel Güvenlik Yönetmeliği (GSR-B), sürüş ve yaya güvenliğini artırmak amacıyla devreye girecek. Bu yönetmelik, Türkiye’de Ocak 2025’ten itibaren tescil edilecek otobüslerde bir dizi yardımcı güvenlik sistemini zorunlu kılıyor. Biz de bu yönetmeliğin gereksinimlerini fazlasıyla karşılayan teknolojilerimizi araçlarımıza 2024 Nisan ayı itibariyle entegre ederek ve mevcut güvenlik sistemlerimizi geliştirerek, kaptanlarımıza ve yolcularımıza maksimum güvenlik sağlamayı hedefliyoruz, sektörde öncü üretici ve marka olmaya devam ediyoruz. Yenilikçi güvenlik sistemleri ve yardımcı teknolojilerle donatılmış otobüslerimiz, sürücü hatalarını minimize ederken, çevresel algılamayı artırarak kazaları önlemede önemli bir rol üstleniyor” dedi.

2024 Model Yılı Donanım Değişiklikleri:

Mercedes-Benz Türk’ün Travego ve Tourismo seyahat otobüslerinde sunduğu 2024 model yılı değişikliklerinden öne çıkanlar:
Estetik ve Dayanıklılık Sağlayan Yeni Jantlar
Koridor ve Zemin Aydınlatmaları
Kokpitte İlave Göz
Koltuk Arkası Masalarda Telefon ve Tablet Tutucu
Kaptan Dinlenme Tesislerine Yeni Donanımlar
Hostes Hava Nozülü
Premium Ayırma Duvarı
Arka Aks Bölgesi Aydınlatmaları
Travego’da Yeni Sürücü Koltuğu (Tourismo model otobüslerde opsiyonel)

Turizm Özellikleri
Bu özellikler sadece Travego 15 model otobüslere eklenmiştir.
2 Adet Katlanabilir 19 inç Monitör
Kablolu Rehber Mikrofonu

AB Genel Güvenlik Yönetmeliği (GSR-B)’ne Göre Eklenen Yeni ve Geliştirilmiş Güvenlik Kapsamları:
Geri Sürüş Kamerası
Yeni Nesil Sensör Seti
Ön Koruma Asistanı ve Yan Koruma Asistanları
Siber Saldırılara Karşı Korunma Sistemi
Acil Frenleme Sinyali – ESS
Trafik İşareti Asistanı –ISA (TSA)
Aktif Fren Asistanı 6 (ABA6)
Lastik Basınç İzleme Sistemi
Alkol Kilidi Hazırlığı
Sürücü Yorgunluk ve Dikkat Uyarısı

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com