Connect with us

Genel

Yeni Opel Cascada

İlk kez Opel’in yeni convertible Cascada modeliyle sunulan ve ürün yelpazesindeki diğer orta sınıf ve kompakt modellerde de kullanılacak olan yeni nesil 1.6 SIDI Turbo ECOTEC motor performansıyla oldukça dikkat çekiyor. 125kW/170 HP güç ve 280 Nm’ye kadar tork üreten motor bu güç kategorisindeki bir 1.6 Turbo motor için en iyi tork değerine sahip.

Bu motor, Start/Stop sistemli, 6 vitesli otomatik şanzımanla mayıs ayı ortalarında sadece Cosmo modeliyle Türkiye pazarına sunulacak. Satış fiyatı 94.000TL olacak. Aynı zamanda pazara sunulacak dizel motor 121 kW/165 HP 2.0 CDTI, 6 vitesli otomatik şanzımana sahip ve 350 Nm’ye kadar tork üretiyor. Sadece Cosmo model seçeneği ile satışa sunulacak bu modelin fiyatı 117.500 TL olarak açıklandı.

50 km/s’e kadar hızlarda 17 saniyede açılan sofistike kumaş tavan sistemine sahip Opel Cascada üst sınıf convertible özellikleri ve zengin donanıma sahip.

Tavan kapalı iken 280 litre olan bagaj hacmi kumaş tavan açıldığında 380 litreye çıkıyor. Bu rakamlar Cascada’yı bagaj alanı anlamında en başarılı convertible modelleri arasında konumlandırıyor.

Opel Cascada’yı tanıtan, Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik “Cascada, mevcut ürün yelpazemizin en yeni üyesi. Elektrikli Ampera, sub-compact SUV Mokka, şık, şehirli ADAM ve şimdi bu zarif orta sınıf convertible ile portföyümüzü genişletiyor ve tümüyle yeni segmentlere adım atıyoruz. Bugüne dek yalnızca üst sınıf üreticilerin pahalı otomobillerinin yer aldığı orta sınıf cabriolet segmentine girmekten gurur duyuyoruz. Cascada ile Opel artık açık hava düşkünlerine, bir orta sınıf convertible otomobile özgü tüm özellikleri ve üst sınıf donanımları ulaşılabilir bir fiyatla sunuyor” dedi.

Mayıs ayından itibaren Opel bayilerinde satışa sunulacak yeni dört mevsim convertible modeli Cascada, zarif, uzatılmış bir siluete ve yüksek kaliteli bir kumaş tavana sahip, şık bir dört kişilik otomobil. Opel’in model yelpazesinin son üyesi olan Cascada, yalnızca boyutlarıyla (uzunluk: yaklaşık 4.696 mm; genişlik: 2.020 mm, aynalar dahil) değil aynı zamanda cazibesi, üst sınıf teknolojiler ve sunduğu pek çok özellikle de rakiplerinden ayrılan bir orta sınıf convertible.

Opel Cascada’nın, burulma direnci rijiditesi oldukça etkileyici, gelişmiş HiPerStrut ön süspansiyon (ilk olarak yüksek performanslı Insignia OPC için geliştirilmiştir) ve FlexRide adaptif sönümleme sistemiyle keskin bir sürüş deneyimi sunuyor. 50 km/s’e kadar olan hızlarda sürüş esnasında veya araç park halindeyken uzaktan kumanda vasıtasıyla tek bir dokunuşla 17 saniyede açılan üst sınıf kumaş tavanı sayesinde tüm yolcular açık havada otomobille yolculuk yapmanın keyfine varabiliyorlar. Elektrikli emniyet kemeri uzatıcılar, elektrikli Kolay Giriş sistemi, özel Napa deri döşeme, havalandırmalı ergonomik tasarımlı koltuklar ve görünmez güvenlik sistemleri gibi gerçek anlamda üst sınıf özellikler, hayatı konforlu ve güvenli hale getirmek üzere bir araya getirilmişlerdir.

Duruş: Kumaş tavan zarafeti, eksiksiz bir açık hava keyfi sunuyor
Geniş duruşu ve Opel’e özgü, heykelsi biçimlerin akıcı sürekliliğiyle Cascada’nın tasarımı, göz kamaştırıcı ve mazide kalmış bir çağa ait “Grandes Routières”in klasik ve modası geçmeyen zarafetini yansıtıyor. Açık hava sürüşü için tavanı açık halde Cascada, kesinlikle düzgün bir profile sahip. Hızlı ve zarif biçimde eğimlenen A direklerinin ardında, bu pürüzsüz silueti bozacak hiçbir görünür tavan örtüsü ya da devrilme koruması yok. Bu basit hatlara bir miktar görsel canlılık katacak şekilde, alt gövde kısmındaki ince bir Opel bıçak çizgisi, gövdeyi saran arka lambalara uzanan keskin bir kıvrıma yansıyor. Nazikçe yukarı kıvrılan bel çizgisi, zarif biçimde kokpite uzanan bir krom şeritle vurgulanıyor. Bu şerit, tavanla gövde arasındaki sınırı akıcı ve zarif biçimde belirliyor.

“Cascada’nın gövdesine bu canlılığı, onu tüm diğer convertible otomobillerden farklı kılması için ekledik,” diyor Opel Baş Tasarımcısı Malcolm Ward. “Ve çoğu convertible otomobil yalnızca tavanı açık halde şık görünüp tavanları kapatıldığında biçimsiz görünürken, Cascada her zaman zarif bir görüntüye sahip. Tavan kapalıyken bile kusursuz, kesintisiz bir profili var.”

Amaca yönelik olarak zarif biçimde tasarlanmış bombeli motor kaputu, cesur krom uygulamalarına sahip derin bir ızgaradan geriye doğru uzanıyor. Sis lambaları, krom insertlerle görsel olarak vurgulanan ters çevrilmiş “köpek balığı yüzgeci” elemanlara yerleştirilmiştir. Hem farların içinde bulunan ve LED teknolojisini kullanan gündüz farları hem de arka lambalar, Opel’in imzası haline gelen kanat biçimini taşıyorlar. Arka taraftaki yeni nesil 3D homojen LED modüller, üst sınıf otomobillere özgü keskin, yoğun bir aydınlatma sağlıyorlar. Bagaj kapağına yerleştirilen aydınlatma ünitelerini bağlayan belirgin bir krom çubuk, ön taraftaki cesur krom trimi yansıtıyor.

Kusursuzluk: Cascada’nın kumaş tavanı için en iyi mühendislik çözümleri
Cascada’nın kumaş tavan sisteminde, prestijli üst sınıf convertible otomobillerin tedarikçilerinden seçilmiş en yüksek kalitede malzemeler ve mühendislik çözümleri kullanılıyor. Cascada’nın yapısında ağırlığını sınırlayan magnezyum parçalar kullanılıyor ve arka cam penceresi, bugüne dek yalnızca lüks roadster otomobillerde mevcut bir uygulama seviyesiyle, kumaşla neredeyse kusursuz biçimde birleşiyor. Cascada’nın üst sınıf kumaş tavanı ayrıca dış ve iç astarlar arasına yerleştirilen özel bir polyester muflon tabakasının sağladığı üstün akustik ve termal yalıtım özelliklerine sahip.

Ön koltukların arasındaki bir anahtarla çalıştırılan bir standart elektro hidrolik motor sistemi, 50 km/s’e kadar olan hızlarda tavanı yalnızca 17 saniyede açıyor; bu özellik Cascada’yı kumaş tavanın çalışması bakımından pazar liderleri arasına koyuyor. Tavanı açmak ve kapatmak için anahtarlıkta bulunan bir uzaktan kumanda da tüm modeller için standart donanımdır. Black, Malbec-Red ve Sweet Mocca olmak üzere üç farklı renkte kumaş tavan sunuluyor. Bunlar, sportif Blue Buzz’dan zarif Phantom Grey ve lüks Dark Mahagony renklerine uzanan 10 gövde rengiyle combine edilebiliyorlar.

Zevk: Olağanüstü konfor ve fonksiyonelliğe sahip sanat eseri kokpit
Cascada’nın heykelsi kabini ince, elle işlenmiş detaylarla vurgulanan çarpıcı ve sportif tasarım unsurlarına sahiptir. Kanat şeklindeki gösterge paneli (yumuşak, Morrocana sarılı yüzeylerinde otantik dikişler bulunuyor) kapılara uzanarak ön yolcuları dinamik biçimde sarıyor. Tüm koltuklar zengin zengin biçimde işlenmiş olup, zarif kabartmalı kumaşlar ve derilerle sunuluyorlar. Üst düzey AGR belgeli ergonomik koltuklar, zengin kumaş veya iki farklı deri döşemeye sahiptir: siyah, perforeli döşeme daha sportif bir görüntü sağlarken yumuşak, gösterişli ve sıcak Napa deri konfor ve lüks görüntüsü veriyor. Koltuk ısıtma doğal olarak her iki ön koltukta da mevcut; deri koltuklar ayrıca ısı yansıtma korumasına ve bir havalandırma sistemine de sahip: sıcak, güneşli günlerde, ön yolcu konforunu optimize etmek üzere deliklerden temiz hava çekiliyor.

Cascada aynı zamanda yalnızca üst sınıf ve lüks convertible otomobillerde mevcut özellikler de sunuyor: elektrikli emniyet kemeri uzatıcılar ön emniyet kemeri tokasını kolayca erişilebilecek bir noktaya getirmek üzere bir teleskopik koldan faydalanırken, elektrikli bir Kolay Giriş sistemi arka koltuğa erişimi büyük ölçüde kolaylaştırıyor ve arka koltukta yolculuk edenler için daha fazla diz mesafesi sunuyor.

Opel Cascada, dört mevsim günlük kullanım için konforlu ve kullanışlı ve bir convertible için oldukça cömert bir saklama ve depolama kapasitesine sahip. Sürücünün etrafında pek çok kullanışlı, geniş saklama alanı bulunmakta: kapıda, gösterge panelinde ve altında ve, Elektrikli Park Freni (üst sınıf Cosmo donanımında standart) sayesinde orta konsolda; tam da saklama alanına en çok ihtiyaç duyduğunuz yerlerde.

Tavan kapalı iken 280 litre olan bagaj hacmi kumaş tavan açıldığında 380 litreye çıkıyor. Bu rakamlar Cascada’yı bagaj alanı anlamında en başarılı convertible modelleri arasında konumlandırıyor. Yük hacmini artırmak veya olağandışı uzun nesneleri (örn. snowboard veya kayak takımları) taşımak için Opel Cascada, 50:50 bölünmüş arka koltuk sırtlıklarını elektrikli olarak çözen ve aşağı katlayan FlexFold sisteminden faydalanıyor. Metal tavanlı convertible otomobillerde sunulamayan bu özellik, bagaj bölmesinin kapasitesinin 750 litreye çıkarılabilmesine ve 1.818 mm uzunluğunda nesnelerin bile taşınabilmesine imkan sağlıyor.

Her tür havada dört mevsim kullanılabilecek bir convertible olan Opel Cascada, kış mevsiminde bile hiçbir kısıtlama olmaksızın günlük kullanıma imkan tanıyan tüm özelliklere sahip. Kumaş tavanının kusursuz termal yalıtımına ek olarak Cascada aynı zamanda ısıtmalı bir direksiyon simidi, önceden ısıtma ve hızlı ısıtma sistemleri ile otomobilin günlük kullanışlılığını ortaya koyan diğer özellikleri sunuyor.

Mükemmellik: Olağanüstü şasi teknolojisiyle bir araya getirilmiş burulma direnci rijiditesi

Sürüş dinamikleri, direksiyon hassasiyeti, akustik, güvenlik ve konfor üzerinde büyük bir etkiye sahip olan burulma direnci rijiditesi, üstü açık araçlar için kilit öneme sahip bir gereklilik. Yüksek rijidite aynı zamanda gerçek bir kalite ve güvenilirlik hissi veriyor. Cascada’ya burulma be bükülme direnci arasında üstün bir denge kazandıran pek çok önlem bulunuyor. Gövde altındaki etkileyici çapraz çelik barlar ve güçlendirilmiş yan eşikler de bunlar arasında. Bu güçlü yapı, süspansiyon parçalarının çalışması için sağlam bir zemin sunuyor ve ses, titreşim ve sertlik bakımından önemli ölçüde bir azalmaya katkıda bulunuyor. Opel’in bir önceki nesil convertible modeli Astra TwinTop ile kıyaslandığında Cascada’nın gövdesi burulma anlamında %41 ve bükülme anlamında %27 daha sert.

Yeni orta sınıf Opel Cascadanın etkileyici ayakizi kontrol ve dengenin yanı sıra otomobilin görsel çekiciliğini de artırıyor. Dingil mesafesi (2.695 mm) Insignia’nın dingil mesafesinden yalnızca 40 mm kısa. Ön ve arka iz genişlikleri 1.587 mm. Ön iz genişliği Insignia’nın ön iz genişliğinden 2 mm daha geniş.

Cascada’nın ön aksı, ilk olarak Insignia OPC için geliştirilmiş olan bir HiPerStrut (Yüksek Performanslı Helezonlu Amortisör) süspansiyon düzeniyle, Opel’in en iyi şasi teknolojisine standart olarak sahip. HiPerStrut, sönümleme ve yönlendirme işlevlerini ayırarak optimum çekiş ve dönüş hassasiyetinin yanı sıra tüm yol koşullarında daha düşük tork kumandası ve daha iyi yol tutuş sağlıyor.

Opel Cascada, hız duyarlı yardım sistemine sahip elektrikle çalışan kremayer ve pinyonlu direksiyona sahip. Daha fazla doğrudan direksiyon hissi ve hassasiyeti için elektrik motoru direksiyon sütununun tabanı yerine kremayer üzerine monte edilmiştir.

Opel’in 3 farklı ayara (Standard, konfora yönelik Tour ve Sport modları) sahip tümüyle adaptif şasi kontrol sistemi FlexRide da elbette Cascada’da mevcut. Bu sistem, farklı sürüş koşulları ve sürüş tarzlarının yanı sıra sürücünün seçtiği tercihlere kendini otomatik olarak uyarlayarak sürüş kalitesini, kontrolü ve güvenliği artırıyor. Opel Cascada 17 inçten 20 inçe kadar jantlarla donatılabiliyor.

İncelik: Yeni nesil Doğrudan Püskürtmeli 1.6 SIDI Turbo ECOTEC benzinli motor

Opel Cascada convertible’da geniş bir güç aktarma organı yelpazesi mevcut. Motor portföyü 1.4 litrelik bir benzinli Turbo ile başlıyor. Bu motor altı vitesli bir şanzımanla birlikte ve 88kW/120bg veya 103kw/140bg güç değerleriyle sunuluyor. Her iki versiyon da overboost işleviyle 220 Nm’ye kadar tork üretebiliyor.

Lansmanda Cascada’nın 1.6 SIDI Turbo ECOTEC benzinli motoru test edildi. Bu orta sınıf, doğrudan püskürtmeli ünite, ilk kez Opel’in bu yeni convertible modeliyle sahneye çıkan ve ürün yelpazesindeki diğer orta sınıf ve kompakt modellerde de kullanılacak olan tümüyle yeni nesil motor yelpazesinin bir parçası. 1.6 SIDI Turbo ECOTEC motor, olağanüstü kusursuzlukta güç ve tork üretiminin yanı sıra çoğunlukla gezinti için kullanılan bir convertible otomobile mükemmel biçimde uyan yüksek düzeyde bir inceliğe sahip. 4.250 ila 6.000 devir arasında 125kW/170bg güç ve bir overboost işlevi sayesinde 280 Nm’ye kadar tork üretiyor; bu rakam, bu güç kategorisindeki bir 1.6 Turbo motor için en iyi tork değeri. Bu motor, Start/Stop sistemli, 6 vitesli bir düz şanzıman veya yeni nesil 6 vitesli otomatik şanzımanla tercih edilebiliyor. 1.6 SIDI Turbo ECOTEC motor aynı zamanda performans (son hız 222 km/s ve 0-100 km/s ivmelenme 9.6 saniye) ve yakıt ekonomisi (6.3 litre/100 km, 148 gr/km CO2) arasında mükemmel bir denge sunuyor.

Dizel tarafında ise, 143 kW/195 bg güç ve 400 Nm’lik yüksek torka sahip yeni, sofistike 2.0 CDTI BiTurbo motor, yazdan önce piyasada olacak. Son teknoloji ürünü, sıralı çift turbolu dizel teknolojisini kullanan bu motor, yüksek performans (en yüksek hız 230 km/s ve 0-100 km/s ivmelenme 9.4 saniye) ve mükemmel yakıt ekonomisinin (5.2 litre/100 km ve yalnızca 138 g/km CO2) olağanüstü bir kombinasyonunu sunuyor. Bu motora Start/Stop sistemli 6 vitesli düz bir şanzıman eşlik ediyor.

Tasarruflu 121 kW/165 bg’lik 2.0 CDTI, 6 vitesli düz ve otomatik şanzıman seçenekleriyle sunuluyor. Bu motor, overboost devreye girdiğinde 350 Nm’ye kadar tork üretebiliyor.

Cascada, Opel’in ürün yelpazesinde yeni nesil düşük sürtünmeli 6 vitesli otomatik şanzımanın kullanıldığı ilk model. Daha sportif bir sürüş deneyimi için manuel vites değişimine imkan tanıyan bir Active Select fonksiyonuna sahip.

Huzur: Sofistike teknoloji ve güvenlik özellikleri

Cascada, açık havada araç kullanma deneyimini Opel teknolojisinin en iyisiyle bir araya getiriyor. Bu, 10’a kadar otomatik işleve sahip akıllı AFL+ Adaptif İleri Aydınlatma sistemini, yeni geliştirilmiş işlevleriyle (geliştirilmiş Trafik İşareti Tanıma ve Şeritten Ayrılma Uyarısı, yeni bir Takip Mesafesi Göstergesi ve Önden Çarpma Uyarısı) ikinci nesil Opel Eye ön kamerayı, park manevralarını kolaylaştıran bir geri görüş kamerası ve bir Gelişmiş Park Yardımı sistemini, ultrasonik tabanlı bir Yan Kör Nokta Uyarı sistemini, ergonomik ön koltukları, ısıtmalı direksiyon simidini ve Yokuş Kalkış Desteğini içeriyor.

Cascada’nın son derece sağlam gövdesi, temelde yüksek dayanımlı çelikten üretilmiştir ve bir çarpışma durumunda mümkün olan en fazla yaşam alanını sağlamak üzere gövde deformasyonunu en düşük seviyeye indirir. Kapılarda köşeden köşeye monte edilmiş, ultra yüksek dayanımlı çelik kirişler ve bel çizgisinde takviyeler bulunuyor. Ön camı destekleyen A direkleri presle güçlendirilmiş çeliktir. Ve devrilme koruması için, arka koltukların arkasında bulunan ve piroteknik olarak çalışan yay yüklemeli yüksek dayanımlı çelik barlar otomatik olarak açılıyor. Bu açılır devrilme barları, devrilme dışındaki diğer ciddi çarpışma durumlarında da (hava yastıkları açıldığında) aracın devrilmesine yol açabilecek olası ikincil darbelere hazırlık olarak açılıyorlar. Her iki ön koltukta da aktif, iki yönlü kafalıklar ve ikili emniyet kemeri ön gergi mekanizması bulunuyor; ve arka emniyet kemerlerinde bile ön gergi mekanizmaları var.

Almanya’da tadarlanan ve geliştirilen Cascada, Opel’in Polonya’nın Gliwice kentindeki teknoloji harikası üretim tesisinde üretiliyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Türkiye’de Yılın Otomobili: Fiat Egea Cross

Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından 2016 yılından bu yana yapılan “Türkiye’de Yılın Otomobili” yarışması sonuçlandı. Bu yıl 6’ncı kez düzenlenen yarışma sonucunda OGD üyelerinin puanlarıyla birinciliği elde eden Fiat Egea Cross, 3290 puan alarak finale kalan 7 otomobil arasından birinci seçildi.
Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen ve tüm aşamalarında büyük heyecan yaşanan “Türkiye’de Yılın Otomobili” yarışmasının birincisi Fiat Egea Cross oldu. Pandemi önlemleri çerçevesinde geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da dijital mecralarda online olarak izlenebilen yarışmanın finalinde OGD üyesi 76 otomotiv
gazetecisinden toplamda 3290 puan alan Fiat Egea Cross birinciliğe ulaştı. OGD’nin bu yıl altıncı kez düzenlenen yarışmasında bir başka yeniliğe daha imza atıldı. “Yılın Otomobili” dışında, “Yılın Tasarımı” ödülü de Land Rover Defender’a verildi. OGD üyeleri, bu yıl aday olan 27 otomobil arasından tasarımını beğendikleri üç finalist arasından en fazla oyu alan Land Rover Defender “Yılın Tasarımı” ödülünü kazandı.
“Türkiye’de Yılın Otomobili” Yarışmasının ilk etabında; 27 aday otomobil arasından jüri üyelerinin oylarıyla en fazla puan alan 7 otomobil finalde yer almaya hak kazandı. Finale kalan modeller “tasarım, yol tutuş, ergonomi, yakıt tüketimi, emisyon oranları, güvenlik, donanım seviyesi, fiyat-değer oranı” kriterler açısından önemli bir sınavdan geçirildi. Yılın Otomobilini belirleyen ikinci etapta ise Dacia Sandero Stepway, Fiat Egea Cross, Hyundai i20, Peugeot 208, Renault Captur, Skoda Octavia ve Toyota Yaris finale kalmaya hak kazandı. Birinci seçilen Fiat Egea Cross “Yılın Otomobili” logosunu bir yıl boyunca basın bülteni ve reklamlarında kullanabilecek.

Türkiye’nin “Otomobil Oscarı” olarak adlandırılan Türkiye’de Yılın Otomobili ödülüne layık görülen Fiat Egea Cross’un açıklandığı, İstanbul Park’ta düzenlenen törende bir konuşma yapan OGD Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Sandık, Türkiye’de Yılın Otomobili yarışmasının tüketiciler için yol gösterici özelliğinin bulunduğuna bir kez daha dikkat çekti. Sandık, finalist
otomobiller arasında büyük bir rekabetin yaşandığını da belirterek “Bizler de tüm kriterleri detaylı bir şekilde ele alıp objektif bir seçim gerçekleştirdik. Aday otomobilleri değerlendirirken fiyat-donanım, tasarım, inovasyon, motor, yol tutuş gibi konuları göz önünde bulundurduk. Tüketicilerin otomobil satın alırken, yılın otomobili yarışmasını referans olarak görmesi bizler için çok önemli. Bu yıl da tüm otomobiller arasında zorlu bir rekabet yaşandı. Ve sonuçta hepsi birbirinden değerli otomobiller arasından bir otomobil ilk sırada yer aldı” dedi.
Egea Cross’un birinci olarak seçilmesinden sonra Fiat Marka Direktörü Altan Aytaç da yaptığı konuşmada otomotiv gazetecilerinin verdiği bu karardan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Aytaç, sözlerine şöyle devam etti; “Egea’nın hikayesi uzun ve bizim için çok değerli. Egea’nın arkasında cok büyük ve yetkin bir ekip var. İlk günden bu yana Egea ailesi olarak 300 bin adetlik satışa ulaştık. Egea Cross ile de ilk beş ayda 7 bin satış adedini geçtik. Bu başarıdan dolayı emeği geçen herkesi kutluyor ve teşekkür ediyorum.”
“Türkiye’de Yılın Otomobili 2021” ALJ Finans, Bridgestone, Intercity, Shell Helix Motor Yağları ve TÜVTÜRK sponsorluğunda gerçekleştirildi.

Hangi otomobil kaç puan aldı?
1. Fiat Egea Cross 3290 puan
2. Skoda Octavia 3240 puan
3. Peugeot 208 2980 puan
4. Hyundai i20 2760 puan
5. Toyota Yaris 2640 puan
6. Dacia Sandero 2150 puan
7. Renault Captur 1940 puan

Continue Reading

Genel

Yeni Duster yüzünü gösterdi

Konfor, tasarım ve güvenlik özellikleriyle ideal SUV arayanlar için cazip bir seçenek olan Duster yenileniyor. Türkiye’nin SUV lideri olan model, beklenen otomatik EDC şanzımana kavuşuyor. Yeni Duster, 8 inçlik multimedya ekranı, markanın yeni imzası olan Y şeklindeki LED ışık imzalı farlar ve Arizona Turuncu gövde rengi gibi öne çıkan yeni özellikleriyle Eylül ayında ülkemizde satışa sunulacak.
2010 yılından bu yana satışa sunulan Duster, SUV segmentinin dengelerini değiştirdi. Bugüne kadar 1.9 milyonun üzerinde satış adedine ulaşan Duster, 2019 yılından bu yana Avrupa’da perakende SUV satışlarında kendi sınıfının lideri konumunda bulunuyor. Günlük kullanımın yanı sıra outdoor maceralar için de ideal bir yol arkadaşı olan Duster, yeni yüzüyle bu başarısını daha da ileriye taşımayı hedefliyor.
Renk skalasına yeni Arizona Turuncuyu da ekleyen Duster, daha çağdaş bir tasarıma kavuştu. Tasarımdaki değişim, daha gelişmiş bir aerodinamik yapıyla verimliliğe katkı sağlıyor. Yeni Duster, ilk kez Sandero ailesinde kullanılan Dacia marka kimliğinin tasarım unsurlarından yararlanıyor. Ön ve arka farlarda bulunan Y şeklindeki LED ışık imzası, ilk bakışta dikkat çekiyor. Krom görünümlü ön ızgaradaki 3 boyutlu kabartmalar ise farlarla modern bir bütünlük sağlayarak Duster’ın güçlü karakterine katkıda bulunuyor.
Yeni Duster, LED ön sinyal farlarıyla donatılan ilk Dacia modeli olma özelliğini taşıyor. Bu teknoloji aynı zamanda kısa farlar ve plaka aydınlatmalarında da kullanılıyor. Yeni döşemeler, koltuk başlıkları ve hareketli ön kol dayamaya sahip yüksek orta konsol ile yolcu kabini çok daha çekici bir görünüm sunuyor. Ayrıca yeni 8 inçlik dokunmatik ekranıyla iki farklı bilgi-eğlence sistemi seçeneği bulunuyor.
Yeni Duster, tamamen yeni koltuk döşemelerini tüketicilerle buluşturuyor. Koltuk başlıklarının ince formu, hem arka koltuk yolcularının, hem de ön koltuk yolcularının görüşünü iyileştiriyor. 70 mm hareket alanına sahip kol dayamasıyla geniş orta konsol tasarımı, iç mekandaki yeniliklerden biri olarak öne çıkıyor. Orta konsol, kapaklı 1,1 litrelik saklama alanına ve arka yolcular için versiyona bağlı olarak iki adet USB şarj soketine ev sahipliği yapıyor.

Tüm donanım seviyelerinde; entegre yol bilgisayarı, otomatik uzun far etkinleştirme ve direksiyon simidinde aydınlatmalı kumandalara sahip hız sınırlandırma standart olarak sunuluyor. Donanım seviyesine bağlı olarak dijital ekranlı otomatik klima, direksiyonda aydınlatmalı kumandalara sahip hız sabitleme, ısıtmalı ön koltuklar ve eller serbest kart sistemi sunuluyor.
Yeni Duster’da Radyo, MP3, USB ve Bluetooth özelliklerine sahip radyo sistemi, kullanıcı dostu Media Display ve Media Nav bilgi-eğlence sistemleri 8 inç dokunmatik ekran ile sunuluyor. Media Display’de 6 hoparlör, Bluetooth bağlantısı, 2 USB girişi ve Apple CarPlay ile Android Auto gibi özellikler bulunuyor. Direksiyondaki özel kumandalar sesli komut özelliğini etkinleştirmek için kullanılıyor. Media Nav sistemi ise bunlara ek olarak entegre navigasyon ve kablosuz Apple CarPlay ile geliyor. Media Display ve Media Nav arayüzünde eko sürüş bilgilerinin yanı sıra 4×4 ekranından yan eğim ölçer, eğim açısı, pusula ve altimetre gibi özelliklere ulaşılıyor.

Standart olarak sunulan hız sınırlandırma, yeni nesil ESC’nin yanı sıra Yeni Duster’da birçok sürüş destek sistemi (ADAS) sunuluyor. Kör Nokta Uyarı Sistemi, Park Asistanı, Yokuş Kalkış ve 4×4 versiyonlar için Yokuş İniş Destek Sistemi gibi özellikler, bu sistemler arasında yer alıyor. Ayrıca önde bir, yanlarda birer ve arkada da bir adet olmak üzere toplamda 4 adet kameradan oluşan 360 derece kamera sürücünün işini kolaylaştırıyor.

Yeni Duster’ın yenilenen motor gamı sürüş keyfini daha düşük karbon emisyonlarıyla mümkün hale getiriyor. Tüketicilerin merakla beklediği otomatik EDC şanzıman ise TCe 150 bg motorla kombine ediliyor. Yenilenen yüzüyle birlikte bir diğer öne çıkan özellik ise LPG deposunun kapasitesi. ECO-G 100 bg seçeneğindeki LPG deposunun kapasitesi yüzde 50 artırılarak 49,8 litreye ulaştı.

Dizel:
dCi 115 bg (4×2 veya 4×4) ve 6 vitesli manuel şanzıman

Benzin:
TCe 90 bg (4×2) ve 6 vitesli manuel şanzıman
TCe 150 bg (4×2) ve 6 vitesli manuel şanzıman
TCe 150 bg (4×4) ve 6 vitesli manuel şanzıman
TCe 150 bg (4×2) ve 6 vitesli EDC otomatik şanzıman

Fabrika Çıkışlı Benzin&LPG
ECO-G 100 bg (4×2) ve 6 vitesli manuel şanzıman

 

Continue Reading

Genel

Toyota Camry Yenilendi

Toyota’nın E segmentindeki prestijli modeli Camry yenilenerek daha dinamik bir tasarıma sahip oldu ve yeni teknolojilerle donatıldı. Yenilenen Camry, 998 bin TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu.
İlk kez 1982 yılında satışa sunulan Toyota Camry, kısa zamanda büyük beğeni toplarken sayısız ödül kazanmayı da başardı. Global olarak 100’den fazla ülkede satılan Camry bugüne dek 19 milyon adedinde üzerinde bir satış rakamına ulaştı. Yıllık satışları 700 binin üzerinde olan Camry, dünyada en çok satan büyük sedan olmaya devam ediyor. Tasarımı, konforu, güvenliği ve hibrit teknolojisiyle güçlü bir konumda olan Camry, yenilenerek daha dinamik tasarıma ve güncellenmiş teknolojilerle mükemmeliyetçi çizgisini bir adım öteye taşıdı.

Camry Hybrid, Toyota Yeni Global Mimarisi (TNGA) tasarımı ve mühendislik felsefesinin bir ürünü olarak öne çıkıyor. TNGA eğlenceli sürüş karakterini ortaya koyarken aynı zamanda Camry modeli üstün üretim kalitesi, güvenilirlik ve güvenlikle tamamlanıyor. Camry Hybrid, güçlü 2.5 litrelik motorunu kendi kendini şarj eden hibrit elektrikli sistemle birleştirerek 218 HP güç üretiyor ve segmentinde eşsiz bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Yenilenen Camry Hybrid şu ana kadar temel değerleri olan segmentinin öncüsü kalite, sağlamlık ve güvenilirlik, sessiz ve sürüş kalitesi unsurlarını koruyarak, daha zarif ve dinamik bir ön tasarıma, revize edilmiş 18 inç çift renk alaşım jantlara ve yeni dış gövde renklerine sahip oldu. Camry Hybrid, Türkiye’de Passion donanım seçeneğiyle satışa sunulacak. Donanım seçeneklerinde ise öne çıkan özellikler arasında; navigasyon ve akıllı telefon entegrasyonuna (Apple CarPlay, Android Auto) sahip 9” Toyota Touch dokunmatik multimedya ekranı, tamamiyle elektrikli koltuk, direksiyon ve yan ayna ayarları, hafızalı sürücü bölümü, ısıtma/soğutma özellikli ön koltuklar, ısıtma özellikli arka yan koltuklar ile direksiyon, arka yolcuların klima, müzik ayarlarını yapmalarını sağlayan arka koltuk konfor modülü ve ön cama yansıtmalı gösterge ekranı bulunacak.
Yenilenen Camry Hybrid, yenilenen ön tamponu, üst ve alt panjurlarla birlikte dinamiklik ve çok daha prestijli bir tasarımla öne çıkıyor. Kaputtan tampona uzanan orta kısmın genişletilmesi ve tampon köşelerinde yapılan tasarım değişiklikleriyle daha alçak, daha geniş ve daha cesur bir ön bölüm elde edildi. Alt panjur çıtalarının yanlara doğru daha fazla uzatılmasıyla birlikte aracın daha geniş bir duruş sergilemesi sağlandı. Yeni tasarlanan çift renk 18 inç jantlarla birlikte aracın sportif hissi daha fazla vurgulandı. Ayrıca V şekilli detaylara sahip jantlardaki koyu renkli kollar, çevik ve dinamik duruşu destekliyor. Stop grubunda ise kapsamlı bir renk değişimiyle daha şık bir görünüm elde edildi. Yenilenen Camry Hybrid, Toyota ürün gamında ilk kez kullanılacak zarif Titanyum Gümüş-Gri ve metalik Egzotik Kırmızı renk seçenekleriyle de tercih edilebiliyor.

Kabinde konforu, genişliği ve arka yolcu yaşam alanı ile zaten övülen bir iç mekana sahip olan Camry Hybrid, yeni renk ve döşemeleriyle de dikkat çekiyor. Bununla birlikte yenilenen Camry’nin kabininde daha büyük ve daha yukarıya yerleştirilmiş ve yeni bağlantı özellikleri sunan 9 inç merkezi ekran yer alıyor. Orta konsola yerleştirilmiş yeni dokunmatik bilgi-eğlence ekranı, daha iyi bir görünüm ve daha kolay bir kullanım sağlıyor.
Dokunmatik ekran, mekanik ve döner düğmelerle birlikte her sürüş şartında kolay kullanım sağlarken, güncellenmiş multimedya sistemi daha hızlı çalışan yazılımla birlikte daha hızlı ekran tepkileri sunuyor. Bununla birlikte Apple CarPlay ve Android Auto akıllı telefon bağlantı sistemleriyle telefonlar kolayca bağlanabiliyor. Camry Hybrid bu teknolojik güncellemelerle, yeni geliştirilen Bej ve Siyah Premium deri koltuk döşemeleriyle birlikte tercih edilebiliyor. Koltuklarda kullanılan balık sırtı desenleriyle birlikte koltuk havalandırması daha verimli bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Yenilenen Toyota Camry Hybrid, Toyota Safety Sense sistemlerinin son versiyonu ile donatıldı. Bir dizi aktif güvenlik teknolojisiyle birlikte birçok farklı durumda trafik kazalarını önlemeyi veya kazaların şiddetini azaltıyor. Bu yeni özelliklerle birlikte Camry Hybrid her zamankinden daha güvenli hale getirildi.
Camry Hybrid’de Ön Çarpışma Önleyici Sisteme (PCS) yeni özellikler eklendi. Bunlar arasında gündüz önden gelen aracı algılama, Acil Direksiyon Destek Sistemi (ESA) ve Kavşakta Çarpışma Önleyici Sistem gibi özellikler yer alıyor. Tam Menzilli Adaptif Hız Sabitleyici (ACC) ile birlikte çalışarak kolayca hızını trafik işaretlerine göre adapte edebiliyor. Bir diğer özellik olan Şerit Takip Sistemi (LTA) ise aracı yolda ve şeridin ortasında tutarak, gerektiği anda direksiyona güç uygulayarak Camry’nin yoldan çıkmamasını sağlıyor. Yapay zeka destekli LTA sisteminde şeritler daha hassas bir şekilde tespit edilebiliyor ve şerit değişiminin ardından daha hızlı bir şekilde yeniden aktif oluyor.

Continue Reading

Genel

Yeni Hyundai Tucson Işığıyla Fark Yaratmaya Geldi

Hyundai Tucson, Güney Koreli üretici tarafından ilk kez 2004 yılında satışa sunuldu ve o tarihten bu yana üretilmeye devam etti. Adını Arizona’nın Tucson şehrinden alan otomobilin ikinci nesli ise 2009 yılında tanıtıldı. Avrupa, Avustralya ve hatta Çin pazarına ix35 model adıyla giriş yapan otomobil, Kore ve Amerika gibi güçlü pazarlarda ise Tucson adıyla satılmaya devam etti. Türkiye’de de başarılı satış adetlerine ulaşan ix35, 2015 yılına kadar satılmaya devam etti.
Aldığı global bir kararla “Tucson” adını tüm pazarlarda kullanmaya başlayan Hyundai, özellikle üçüncü jenerasyon ile satışlarında büyük bir ivme yakaladı. 2018 yılında geçirdiği makyaj operasyonuyla 1.6 litre dizel üniteye de kavuşan Tucson, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok pazarda satış rekorları kırarak tüm dikkatleri üzerine çekti. Tucson, 2004 yılında piyasaya sürülmesinden bu yana dünya çapında 7 milyondan fazla satılarak en çok satan Hyundai SUV modeli unvanını elinde bulundurmaya başladı. Avrupa’da 1.4 milyon adet satılan Tucson, bu başarısını dördüncü nesliyle sürdürmek ve hatta segmentinde zirveye yerleşmek istiyor.

Yeni Tucson, markanın yeni “Sensuous Sportiness” yani “Duygusal Sportiflik” tasarım kimliğine göre geliştirilen ilk Hyundai SUV modeli olarak öne çıkıyor. Bu tasarım felsefesinde, dört temel unsur arasındaki uyum karakterize ediliyor. Yani; oran, mimari, stil ve teknoloji. Yenilikçi teknoloji ve çözümlerle üretilen Hyundai modelleri, kullanıcılara duyusal ve duygusal bir dokunuş sunmayı amaçlıyor.
Güçlü bir ilk izlenim sağlayan ön farlar, aracın ızgarasına yerleştirilmiş. Farlar kapatıldığında da aracın önü tamamen siyah ve koyu bir hale dönüşüyor. Geometrik desenlerle ızgaraya entegre edilen LED Gündüz Farları (DRL) ile Parametrik Farlar arasında hiçbir fark yok. En son teknolojiye sahip, yarım aynalı aydınlatma teknolojisi sayesinde DRL’ler açıldığında ızgaranın koyu krom görünümü, mücevher benzeri şekillere dönüşerek göz alıcı bir hale dönüşüyor.

Parametrik detaylar, aracın yan tarafında da belirgin bir tasarım öğesi olarak yer alıyor. Yontulmuş yüzeyler, şık bir siluet ile oldukça kaslı ve maskülen bir yapıya bürünüyor. Sert ve keskin çizgiler, gövde boyunca çarpıcı bir kontrast oluşturarak hareketsiz dururken bile ileriye doğru hareketi anımsatıyor. Gergin atletik şekiller, jantların güçlü ve dinamik bir duruş sağladığı köşeli plastik çamurluk üstü koruyucuları ile kusursuz bir şekilde birleşiyor. Tucson’un sportif tasarım hatları, yan aynalardan başlayıp C sütununa kadar devam ederken, kenarlı, parabolik şekle sahip krom cam çerçevesiyle de iyice vurgulanıyor.
Tucson’un en güçlü bölümü, kesinlikle yan tarafı. Çünkü, yandan bakıldığında etrafı saran kapılar, dinamik ve açılı tekerlek yuvalarıyla beraber oldukça sağlam bir karakter çizgisi oluşturuyor. Arkadaysa parametrik gizli detaylara sahip geniş arka lambalar, tasarım temasını devam ettiriyor. Yeni Tucson’un arka tamponu da parametrik desen ayrıntılarını sportif bir süslemeyle birlikte üç boyutlu bir efektle bütünleştiriyor Spoylerin altına yerleştirilmiş, gizli arka sileceklerin uygulandığı ilk Hyundai modeli olan Tucson, yüksek teknoloji tasarım öğelerini logosunda da devam ettiriyor. Geleneksel marka amblemlerinden farklı olarak, Hyundai logosu üç boyutlu bir şekilde sunuluyor. Dış yüzeyden çıkıntı yapmayan bu pürüzsüz cam Hyundai logosu, aslında aracın teknolojisini ve dinamizmini en iyi şekilde simgeleyen bir detay.
Hyundai Tucson’da donanıma bağlı olarak 18 ve 19 inç jantlara yer veriliyor. Sürüş dinamikleri kadar görselliği de oldukça pekiştiren bu jantlar, özellikle yan taraftaki cesur hatları destekleyen önemli bir ayrıntı.
Yeni Tucson’un sofistike ve ferah iç mekanı, düzenli şekilde organize edilmiş bir evin odasına benziyor. İç mekanda teknoloji ve konfor uyumlu bir şekilde kesişirken, şelalelerden ilham alınmış. Orta ön panodan arka kapılara kadar sürekli akıcı, ikiz gümüş renkli çizgiler, birinci sınıf plastik ve deri kaplamalarla birleştirilmiş. Yeni Tucson, kullanıcılara gelişmiş ve tamamen özelleştirilebilir bir dijital deneyim sağlarken özellikle 10,25 inç dokunmatik multimedya ekranıyla konsolun merkezini belirgin şekilde dolduruyor. Donanım seviyesine bağlı olarak 6 ve 8 hoparlörle desteklenen sistemde müzik dinlemek oldukça keyif verici.

Hyundai tasarımcıları, fiziksel düğmeler ve geleneksel butonlardan vazgeçerek multimedya, havalandırma ve klima gibi donanımları dokunarak kontrol edilir hale getirmiş. Tam dokunmatik ekranlı bir konsola sahip ilk Hyundai modeli olan Yeni Tucson, iç mekandaki yüksek kaliteli yumuşak dokunuşlu malzemeleriyle de görünümünü ve hissiyatını yeni bir seviyeye yükseltiyor. Havalandırma ızgaraları ise kapılardan başlayıp orta konsola doğru akıyor.
Ergonomik kol dayama, orta konsolda, iki kapı cebinde, kablosuz şarj pedinde ve harita gözünde ortam aydınlatması bulunuyor. Gece sürüşlerinde iç mekana farklı bir ambiyans kazandıran bu aydınlatma, 64 farklı renk ve 10 parlaklık seviyesi sunuyor. Yeni Tucson’da donanıma bağlı olarak, siyah ve gri renklerden oluşan kumaş ve deri döşemeli koltuklara yer veriliyor. Bu koltuklar, en üst donanım seviyesinde ön ve arkalarda ısıtmalı olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, yine en üst donanım seviyesinde elektrikli ön koltuklarda soğutma özelliği de bulunuyor.

Apple CarPlay ve Android Auto ise tıpkı diğer Hyundai modellerinde olduğu gibi Tucson’da da karşımıza çıkıyor. Bu teknolojik özellik ile akıllı telefonların işlevselliği, basitleştirilmiş ve kullanışlı bir şekilde multimedya ekranına aktarılıyor. Bu özellik, sadece sekiz inçlik ekran ile kablosuz olarak kullanılabiliyor. Orta konsolda ise kablosuz şarj özelliği bulunurken aynı zamanda uzun yolculuklarda daha fazla rahatlık için ön ve arka USB bağlantı noktaları da yolcular için düşünülmüş.
Yeni Tucson, segmentine özgü, yeni bir orta yan hava yastığıyla donatılmış. Toplamda yedi hava yastığına sahip araçta kullanılan yeni orta hava yastığı, olası bir çarpışma durumunda ön sıradaki yolcuların birbirleriyle çarpışmasını önlemek ve ciddi yaralanma riskini en aza indirmek için görev alıyor.

Yeni Tucson daha fazla koruma için en yeni Hyundai Smartsense aktif güvenlik ve sürüş yardımı özellikleriyle donatılmış durumda. Yeni özellikler arasında yer alan “Kavşak Dönüşlü Ön Çarpışma Önleme Yardımı (FCA)”, Kör Nokta İzleme Monitörü (BVM) ve Kör Nokta Çarpışma Engelleme Yardımcısı (BCA) sürücülerin günlük kullanımda olası tehlikelerden korunmasına yardımcı oluyor. Kavşak Dönüşlü Önden Çarpışma Önleme Yardımı (FCA), aslında bir nevi otonom fren işlevi demek. Yayaları ve bisikletlileri de algılayabilen bu sistem, sola dönerken kavşaklardaki olası çarpışmaları önlemeye yardımcı oluyor.

Şerit Takip Asistanı (LFA) ise aracın şeridinde ortalanmasına yardımcı olmak için direksiyonu otomatik olarak ayarlıyor. Bu sistem, yol kenarlarının yanı sıra çizgileri de algılayan geliştirilmiş bir Şeritte Kalma Asistanı (LKA) özelliğiyle birlikte çalışıyor. Kör Nokta Çarpışma Uyarısı (BCW) da arka köşeleri izliyor ve başka bir araç algılanırsa dış dikiz aynalarında görsel bir uyarı veriyor.

Güvenli Çıkış Uyarısı (SEW) ise sürücü veya yolcu araçtan inerken karşıdan gelen trafik varsa anında uyarı veriyor. Arka Yolcu Uyarısı (ROA) da Tucson’un en önemli özelliği. Hareketleri algılayan bir sensör aracılığıyla arka koltuklar izleniyor. Aracı terk etmeden ve kilitlemeden önce yolcuları arka koltuklardan çıkarmalarını sağlamak için görsel ve işitsel uyarılar sürücüye iletiliyor. Küçük çocukların veya evcil hayvanların araçta unutulması halinde olası tehlikelerin yaşanması önlenmiş oluyor. Araç Kalkış Uyarısı (LVDA) da trafik ışıklarında harekette gecikme olduğu durumlarda önündeki araç ilerlemeye başladığında sürücüyü uyarıyor.

Arka Çapraz Trafik Çarpışma Uyarısı (RCCW) ise sesli ve görsel uyarı ile uyarı vererek, düşük görüşe sahip dar alanlardan geri geri giderken yaklaşan trafikle çarpışma riskini azaltıyor. Arka Çapraz Trafik Çarpışma Yardımı (RCCA) sistemi de geri giderken karşıdan karşıya geçen araçların arkadan çarpma riski olması durumunda fren uyguluyor. Tucson’da donanıma bağlı olarak 360 derece Çevre Görüş Monitörü (SVM) var. Bu sistem, sürücülerin 360 derecelik kamera sistemiyle park esnasında dört bir yanı aynı anda kontrol etmesini sağlıyor. Sürücü Dikkat Uyarısı (DAW) da özellikle uzun süreli sürüşlerde yorgun sürüşü tespit etmek ve olası kazaları önlemek için geliştirilen bir koruma özelliği.
Uzun Far Yardımı (HBA) ise hem yaklaşan araçları hem de geceleri aynı şeritte ileride olanları algılıyor ve uygun şekilde kısa fara geçerek diğer sürücüler üzerindeki rahatsız edici etkileri azaltıyor. Yeni Tucson, Avrupa’da geliştirilmiş ve Avrupalı kullanıcılar için yine bu bölgede özel olarak test edilmiş bir model. Dünyanın en zorlu yarış pisti olan ünlü Nürburgring Nordschleife’de dayanıklılık testleri ve dinamik testlerden geçirilen Tucson, aynı zamanda İsveç’teki en soğuk kış testlerinden Alpler’deki treyler testlerine ve İspanya’nın güneyindeki sıcak hava testlerine kadar Avrupa çapında sıkı bir üretim öncesi süreçten geçirildi.

Hyundai mühendisleri yol şartlarına ve sürücü tercihine bağlı olarak çok yönlü bir sürüş modu geliştirdiler. Normal veya Eco mod günlük kullanım için uygun olurken aynı zamanda en zorlu yollarda bile konforlu, düz ve dengeli bir sürüşe odaklanıyor. Sport modundaysa ekstra bir tepki verilerek daha dinamik ve daha rijit bir sürüş imkanı sunuluyor.Bu arada, amortisörler daha iyi bir sürüş için daha fazla ayar esnekliği sunan yeni bir valf teknolojisi kullanıyor. Önde MacPherson gergi kolu ve arkada da çok bağlantılı süspansiyon bulunuyor. Bu sistem, sürücüye en iyi düzeyde konfor ve kullanım imkanı sağlıyor.

Hyundai’nin kendi geliştirdiği HTRAC dört tekerlekten çekiş teknolojisi, donanım ve motor tipine göre Yeni Tucson’da sunuluyor. Bu çekiş sistemi, yol tutuşu ve araç hızına bağlı olarak çevik kullanım ve daha iyi tork uygulaması sağlıyor. Farklı sürüş modlarına ek olarak, üç tip arazi modu var. Çamur, Kum ve Kar olarak çeşitli yol koşullarında gelişmiş bir sürüş deneyimi sunan Tucson, sürüş performansını ve HTRAC ayarlarını optimize ederek güvenliğe destek oluyor.

Hyundai Tucson, Türkiye’de ilk etapta benzinli ve dizel Hyundai SmartStream motor seçeneğiyle sunuluyor. Bu motorlar, donanım seviyesine bağlı olarak 4×2 ve 4×4 HTRAC çekiş sistemiyle optimize ediliyor. Tüm motor tipleri ve donanım seviyeleri 7 ileri çift kavramalı DCT ile sunulurken kompakt SUV segmentindeki en en ideal ve en verimli güç aktarma organları yelpazesini sunuyor. Güç aktarma organı seçenekleri, sürüşün eğlenceli olmasından ödün vermeden emisyonları da azaltmak için geliştirilmiş.

Benzinli 1.6 litre T-GDI motor, dünyanın ilk Sürekli Değişken Valf Süresi (CVVD) teknolojisine sahip. CVVD, motor performansını ve yakıt verimliliğini optimize ederken aynı zamanda çevre dostu. Valf kontrol teknolojisi, sürüş koşullarına göre valf açma ve kapama süresini düzenliyor. Koşullara bağlı olarak sürüş sırasında valf açılma süresini değiştirebilen sistem, performansı yüzde 4, yakıt verimliliğini yüzde 5 arttırırken emisyonları da yüzde 12 azaltıyor. Daha fazla performans ve daha az emisyon için geliştirilen 1.6 litre turbo motor, Yeni Tucson’da 3 beygir artırılarak 180 beygire ulaşıyor.

Diğer bir seçenek olan 1,6 litrelik CRDi Smartstream dizel motor ise 136 beygir güç üretiyor. 7DCT ve dört veya iki tekerlekten çekiş ile sunulan bu motor, her zaman olduğu gibi C-SUV segmentindeki tüm beklentileri en iyi şekilde karşılıyor. Hem performans hem de ekonomi vaat eden bu seçenek, Tucson’un Türkiye pazarındaki en ideal kombinasyonu olarak da öne çıkıyor.

Hyundai Assan, Yeni Tucson modelinde 4 farklı donanım seviyesi ve iki tip motor seçeneğine yer veriyor. Benzinli motor, Comfort donanım seviyesi ve 4×2 çekiş seçeneği ile satın alınabiliyor. Dizel motor ise Prime donanım seviyesinden itibaren başlıyor ve konforu artıran Elite ve Elite Plus seçenekler zenginleştirilebiliyor. Dizel motor, 4×2 ve 4×4 HTRAC ile satışa sunulurken tüm motor ve donanım seviyelerinde 7DCT şanzımana yer veriliyor. Hyundai Tucson’un satış fiyatı, lansmana özel olarak 377.000 TL’den başlarken en üst donanım seviyesi olan dizel Elite Plus seçeneğinde ise 549.000 TL’ye kadar değişiyor.

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com