Genel
Subaru Legacy Concept ve sportif sedan WRX
Subaru, markanın gelecekteki tasarım çizgisi hakkında ipuçları veren Legacy Concept modelini ve sportif sedan WRX’i dünya otomotiv sektörünün en önemli fuarları arasında yer alan Los Angeles Fuarı’nda sergiledi. 20 Kasım’da ziyaretçilere kapılarını açan fuarda Legacy’nin agresif ve çarpıcı dizaynı öne çıkarken, WRX Sedan da sahip olduğu özellikleriyle rakipsiz bir sportif sedan olarak dikkatleri üzerinde topladı.
Pazara sunulduğu 1989 yılından bu yana markaya özgü simetrik 4 çeker teknolojisi (Symmetrical AWD) ve orijinal boxer motor ile sportif kullanım ve güvenlik teknolojilerini öne çıkaran Subaru Legacy yeni nesli ile daha sportif ve daha dinamik. Subaru’nun altıgen ön ızgarasında başlayan ve gövdenin tümüne devam eden üç boyutlu yapı, otomobilde dinamik ve sağlam bir görünüm yaratıyor. İkon haline gelen ızgara aynı zamanda, 2013 Cenevre Otomobil Fuarı’nda beğeniye sunulan Subaru Vızıv Konsepti’nde de kullanıldı. Ön farların veaksesuarın belirgin silüeti Legacy’e agresif bir ifade veriyor.
Fuarda gün yüzüne çıkan diğer önemli bir model ise Subaru’nun performans modeli WRX Sedan oldu. 2.0 litrelik 270 Hp gücünde direk turbo enjeksiyonlu Boxer motora ve AWD Sport Lineartronic şanzımana sahip WRX Sedan, Subaru’nun performans ikonu olmaya devam edecek.
Sportif sedanda son nokta: Subaru Legacy
Subaru Legacy, beşinci nesilde ilk kez ortaya çıktığından bu yana, pazara yeni teknolojiler sunarak bu ilerlemesini sportif sedan olarak edindiği prestijle geliştirdi. 2009 yılında global orta sınıf sedan haline dönüşen Legacy modeli, 25 yaşına girdiği 2014 yılında daha dinamik ve sportif bir tasarıma bürünüyor. Dinamik ve sağlam stil, S-AWD’nin sağladığı güvenli ve güvenilir sürüşle birlikte, tüm yolculara konforlu bir kabin sunuyor.
“Çevik ve sağlam” yeni gövde tasarımı
Subaru Legacy konseptin tasarımında öne çıkan büyük jantlar ve kalın çamurluk genişleticiler S-AWD’nin dengesini ve performansını vurguluyor. Üç boyutlu tasarımı ise yüksek güvenliğe sahip performansı ve dinamik sürüşü açığa çıkartıyor. Kabin içerisinde geniş alana sahip olan atletik gövde, aracın sağlam görünümünü ve çevik kontrolünü ifade ediyor. Konsept Legacy’nin gövde rengi; açık mavi metalik gümüş rengini metalik bir parlaklık ve hisle bir araya getiren özel bir renk olan “Okyanus Gümüş Metalik” olarak belirlendi. Bu özel metalik renk Legacy konsept aracının sağlam stilini daha da ön plan çıkartıyor.
İkonik gövdenin altındaki konfor
Konsept Legacy’de konforlu bir kabin için kabin hacmi korunurken, akıcı tavan hattı ve yan pencere ile şık bir yan profil oluşturuldu.
Ön pencere, cam tavan ve arka pencereden oluşan tavan hattı daha konforlu ve heyecan verici bir kabin sunuyor. Önden arkaya kadar uzanan dinamik karakter çizgisine sahip kapı paneli ve alüminyum gümüş renkli yan eşik süslemesi gövde yüzeyini vurguluyor ve aerodinamik bir siluet oluşturuyor. Büyük lastiklerle bir araya getirilen güçlü çamurluk aracın ön plana çıkan karakteristik özellikleri arasında yer alıyor. Bu benzersiz tasarım ayrıca aracın görsel bakımdan S-AWD dengesini vurguluyor.
Ön farda kullanılan aynı tasarım motifinin arka kombinasyonda da uygulandığı modelde, hem ön ızgarada hem bagajda altıgen tasarıma sahip ikonik bir görünüm yaratılıyor. Bu tasarım ile aracın derinliği ve dinamizmi de vurgulanmış oluyor. Arka tamponun kenarına yerleştirilen çift egzoz borusu ön tamponda bulunan hava girişlerinden başlayan dikey olarak uzun bir şekli yansıtıyor. Arka tamponun alt kısmında, aracın aerodinamik özelliklerine ve kalite hissine sahip tasarıma yönelik olarak arka difüzör ve alüminyum gümüş süslemeler yer alıyor.
Dinamik ve sağlam kabin tasarımı ile ferah bir iç mekana sahip araç, dört yolcu kapasiteli işlevsel bir yapıya sahip. Mavi vurgulara ve kahverengi temel tona sahip olan sportif kabinde kaliteli deri koltuklar kullanılıyor. Gösterge paneli ise sürücüye, gönül rahatlığı ile aracı kullanma hissi sunuyor. Gösterge panelinin ortasında ise bir akıllı telefona veya tablete benzer şekilde kullanılabilecek olan çok fonksiyonlu bir ekran yer alıyor. Kabinin önünden arkasına kadar uzanan büyük zemin kontrolü, bilgi ekranı sunarak arka koltuk yolcularına konforlu bir sürüş sağlıyor. Silindir şekilli ve üç kollu direksiyona sahip konsept araç, sportif sürüş hissi vermek amacıyla sürücünün oturma konumu ile bir araya getirilmesi için açılı hale getiriliyor.
Subaru’nun en gelişmiş sürüş destek sistemi EyeSight ile güvenli sürüş
Subaru’nun gelişmiş sürüş destek sistemi olan “EyeSight” sistemi, tavan döşemesinin ön kenarında konumlandırılıyor. EyeSight sisteminin çalışmasını ön pencerede gösteren göz hizası ekranının kullanımıyla, sürücülerin odaklanmasını sağlayan bir ortam sağlanıyor.
Tamamen sportif ve dinamik bir sedan olarak tasarlanan Legacy Konsept ölçüleri ile orta sınıf sınırlarını zorluyor. (Uzunluk x Genişlik x Yükseklik): (4.930 X 1.940 X 1.500mm), Dingil mesafesi: (2.880 mm), lastik ölçüsü ise 265/40 ZR21.
You may like
Elektrikli
Porsche’den Yeni Tam Elektrikli Cayenne Coupe
Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupe; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupe Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupe, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupe modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupe, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupe, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupe’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Cayenne Coupe Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.
Cayenne S Coupe Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.
Cayenne Turbo Coupe Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupe Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupe’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.
Elektrikli
Türkiye’de üretilen Hyundai IONIQ 3, Milano’da Tanıtıldı
Hyundai, elektrikli mobiliteyi Avrupa’daki günlük ihtiyaçlara daha uygun, sezgisel ve konforlu hale getirmek üzere geliştirilen tamamen elektrikli kompakt hatchback modeli IONIQ 3’ü İtalya’da tanıttı.
IONIQ 3; Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesinden ilham alan güçlü tasarımı, sade ve kullanıcı dostu teknolojileri ile geniş ve konforlu iç mekânı bir araya getiriyor. Türkiye’de üretilecek ikinci elektrikli model olan IONIQ 3, sadelik, hassasiyet ve malzeme doğallığını dengeleyen yaklaşımıyla, insan odaklı modern elektrikli mobilite vizyonunu yansıtıyor.
IONIQ 3; şehir içi kullanım ağırlıklı olmak üzere genç aileler ve fonksiyonelliğe önem veren kullanıcılar için geliştirildi. Hyundai Motor Grubu’nun Elektrik-Global Modüler Platformu (E-GMP) üzerine inşa edilen model, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik, menzil ve şarj performansını dengeli şekilde sunuyor.
Yeni modelde iki farklı batarya seçeneği sunuluyor. Standart menzilli batarya, 344 km’nin üzerinde (WLTP) bir değer sunarken uzun menzilli batarya ise 496 km’nin üzerinde (WLTP) bir menzile sahip olacak. 42.2 kWh standard versiyon LFP tip batarya, 61 kWh (Long range) ise NCM batarya kullanacak. Her iki model de önde konumlu elektrik motora ve önden çekiş sistemine sahip olacak. Üç farklı sürüş modu ve diğer IONIQ modellerinde olduğu gibi geri kazanım özellikli rejenerasyon sistemiyle donatılacak.
Piksel aydınlatma imzası ve “H” harfine mors koduyla gönderme yapan dört nokta detayı, modelin karakteristik tasarımını güçlendiriyor. Yaklaşık 0.263 sürtünme katsayısı, aerodinamik verimliliği desteklerken modern tasarım kimliğini pekiştiriyor. Model; 11 farklı dış renk, farklı iç mekân kombinasyonları ve 16,17,18 ve 19 inç jant seçenekleri ile kişiselleştirilebiliyor. Ayrıca, daha fazla sportiflik ve N ruhunu yaşamak isteyenler için geliştirilen IONIQ 3 N Line ise dinamik detaylarıyla daha çarpıcı bir görünüm sunuyor.
IONIQ 3, Avrupa’da ilk kez sunulan Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle donatılıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem; 12,9 inç veya 14,6 inç ekran ve araç fonksiyonlarına ve bağlantıya sezgisel erişim sunuyor. Güvenlik için “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesine sadık kalarak hız ve anlık sürüş parametreleri gibi bilgiler ise direksiyonun üst kısmına denk gelecek şekilde kokpitteki ayrı bir dijital ekrandan takip edilebilecek.
Öne çıkan diğer özellikler: Hyundai Digital Key 2, Plug & Charge, Entegre EV rota planlayıcı ve İç ve dış V2L (Vehicle-to-Load). Hızlı şarj ile batarya, optimum koşullarda %10’dan %80’e 29 dakikada dolabiliyor. AC şarj kapasitesi ise 22 kW’a kadar çıkıyor.
IONIQ 3, kompakt boyutlarına rağmen ferah ve esnek bir iç mekân sunuyor. “Furnished Space” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, unsurlar bir yaşam alanı hissi verecek şekilde konumlandırılıyor. Uzun aks mesafesi ve düz zemin yapısı; geniş diz ve baş mesafesi sağlarken, bagaj hacmi günlük kullanım için pratik çözümler sunuyor. Bagajın altına doğru gizli bir depolama alanı sunan Megabox, ek kullanım kolaylığı sağlıyor. 441 litrelik cömert bagaj kapasitesinin segmentte standartları belirlemesi ve günlük kullanım kolaylığını desteklemesi bekleniyor. Böylelikle iki adet büyük tip bavul rahatlıkla bagaja aynı anda sığabiliyor. Bu ekstra hacim, normal bir B segmenti aracın böylesine geniş bir yükleme kapasitesine sahip olamayacağı anlamına geliyor.
IONIQ 3, Avrupa’da tasarlanarak Hyundai’nin Türkiye’deki İzmit fabrikasında Ağustos ayında üretilecek. Aracın Avrupa ile aynda Türkiye’deki satışına ise Eylül ayında başlanacak. 147 PS (107,8 kW) ve 135 PS (99.5 kW) güç üreten iki motor seçeneği ve iki seçenekte de 250 Nm tork sunacak olan model, 170 km/s maksimum hız ile modern Avrupa yaşamına uyum sağlayacak şekilde geliştirildi.
Genel
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Toyota, altıncı nesil RAV4 ile cesur bir sayfa daha açmaya hazırlanıyor. Dikkat çekici premium tasarımı ve ileri teknolojileriyle yeni nesil RAV4’ün, 2026 yılı ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulması planlanıyor. 1994 yılında ortaya çıkan RAV4, otuz yılı aşkın sürede dünya genelinde 180’den fazla ülkede 15 milyondan fazla satış adedine ulaştı.

Yeni RAV4 hem dış tasarımda hem de kabinde kapsamlı geliştirmeler yapıldı. Ön bölümde yer alan üç boyutlu keskin tasarım dili, kaslı detaylara sahip kaput ve güçlü duruşu, modern bir ilk izlenim sunan RAV4, sunuyor. Yeni RAV4, dış boyutlarını koruyarak şehir içi manevra kabiliyeti ve park kolaylığını da sürdürüyor.

Yeni RAV4’te sezgisel kullanımıyla dikkat çeken shift-by-wire elektronik vites sistemi, daha sade ve modern bir orta konsol tasarımına katkı sağlıyor. Kabin tasarımında yatay hatların hakim olduğu gösterge paneli, sürücü odaklı dijital kokpit, direksiyon üzerinden rahatça görülebilen yeni 12.3 inçlik dijital gösterge paneli ile destekleniyor.

Standart olarak sunulan elektrikli bagaj kapağı ise genişletilmiş algılama alanına sahip ayak sensörüyle eller serbest kullanım kolaylığı sunuyor. 514 litreye kadar bagaj hacmi ise, tüm ihtiyaçları karşılayacak alanı sağlıyor. Yeni RAV4, teknolojiyi, konforu ve pratik SUV kullanımını bir araya getiren özellikleriyle günlük yaşamdan macera dolu yolculuklara kadar her senaryoya uyum sağlayan bir sürüş deneyimi vadediyor.

Modelde ilk kez kullanılan yeni “Arene” yazılım geliştirme platformu, yeni nesil multimedya sistemi araç içi dijital ortamı yeniden tanımlıyor. Avrupa’daki kullanıcı ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan yeni ana ekran konsepti, tüm önemli bilgileri tek bir görünümde birleştirirken kişisel kullanıcı profilleri, özelleştirilebilir kısayollar ve hızlı ayar menüsü sayesinde araç içi dijital deneyimi kolaylaştırıyor.

Markanın yeni 6. nesil plug-in hibrit teknolojisi ve 5. nesil tam hibrit teknolojisine sahip versiyonlarıyla RAV4, markanın çok yönlü mobilite anlayışını güçlendiriyor. Hem önden çekişli hem de dört çeker versiyonlarda sunulan yeni hibrit sistem, kompakt batarya tasarımıyla sürüş karakterini daha akıcı ve dinamik hale getiriyor. Bu modelin Türkiye’de tam hibrit ve dört çeker versiyonuyla müşterilerle buluşturulması planlanıyor.

Modelde kullanılan 2.5 litrelik hibrit güç ünitesi, artırılan 221 Nm tork sayesinde daha hızlı tepki veren kalkış performansı ve elektrikli araç hissi veren kesintisiz hızlanma sunuyor. Dört çeker versiyonda toplam sistem gücü 194 beygire ulaşırken, önden çekişli versiyonda bu değer 185 beygir güce sahip.

Yeni RAV4’ün tam hibrit versiyonu, performans artışının yanı sıra yakıt ekonomisiyle de dikkat çekiyor. Önden çekişli versiyonda 100 kilometrede sadece 4.9 lt yakıt tüketimi; dört çeker versiyonda 5.3 litre yakıt tüketimi ile verimlilik açısından da iddialı.
Genel
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Volkswagen’in dünyada Tiguan’dan sonra en başarılı, Avrupa’nın ise en çok tercih edilen SUV modeli T-Roc tamamen yenilendi. 2017’de pazara sunulmasından bu yana 2 milyon adetten fazla üretilen model, ikinci nesliyle standartları daha yukarı taşıyor.

Yeni tasarım detaylarıyla birlikte konfor ve kalite seviyesini daha da yükselten, Yeni T-Roc; IQ.LIGHT–LED Matrix farlar, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”, Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist” ve Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemiyle donatıldı.

Yeni T-Roc, Türkiye’de 3 farklı donanım seviyesi ve Volkswagen’in en gelişmiş motor teknolojilerinden biri olan 48 V hafif hibrit (eTSI) sistemine sahip 1.5 litrelik turboşarjlı 150 PS (110 kW) güç seçeneğiyle sunuluyor.

Yeni T-Roc, önceki nesline kıyasla 12,2 cm daha uzun gövdesi ve 2,8 cm artan aks mesafesiyle çok daha geniş bir iç hacim ve diz mesafesi sunuyor. Uzayan gövde sayesinde bagaj hacmi 30 litre artarak 475 litreye ulaşırken, arka koltuklar yatırıldığında, Yeni T-Roc’ta 1.350 litrelik bagaj kapasitesine ulaşılıyor.

İkinci nesil T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş MQB platformu olan MQB Evo üzerine inşa edildi. Bu sayede model, sınıfında fark yaratan yeni nesil konfor ve sürüş destek sistemleriyle donatıldı. MQB Evo mimarisi, Yeni T-Roc’un, aynı platformu paylaşan Golf, Passat, Tiguan ve Tayron modellerinde yer alan en güncel teknolojilerle uyumlu hale gelmesini de sağlıyor.

Yeni T-Roc’ta sunulan bir diğer ileri teknoloji, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”. Bu sistem, arka taraftan, özellikle kör noktada kalabilecek, bisiklet, motosiklet veya scooter gibi küçük bir araç yaklaşırken, kapı açılmadan önce yolcuları uyararak risk oluşturan kazaların önlenmesine yardımcı oluyor.

Ayrıca T-Roc, ilk kez Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” sistemiyle de donatılıyor. Hafıza fonksiyonu sayesinde son 50 metre mesafeye kadar rotayı hafızaya alan bu sistem tam otomatik park etme olanağı sunuyor.

Volkswagen T-Roc Türkiye liste ve lansman fiyatları ise şu şekilde:
| Life | 2.734.000 TL | 2.395.000 TL |
| Style | 3.150.000 TL | 3.000.000 TL |
| R-Line | 3.287.000 TL | 3.100.000 TL |
Porsche’den Yeni Tam Elektrikli Cayenne Coupe
Türkiye’de üretilen Hyundai IONIQ 3, Milano’da Tanıtıldı
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Lexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
Motobike Istanbul 2019 Başladı
Toyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
Sektörel
-
Genel6 yıl agoLexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
-
Genel7 yıl agoMotobike Istanbul 2019 Başladı
-
Genel6 yıl agoToyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
-
Tasarım6 yıl agoElektrikli yerli otomobil, C-Sedan “coupe” ve “station wagon” olarak hayal edilirse…





