Genel
Gelmiş geçmiş en hızlı Subaru: WRX STI
Subaru yeni WRX STI’ı Detroit’te düzenlenen 2014 Kuzey Amerika Uluslararası Auto Show’da (NAIAS) görücüye çıkardı. 305 HP gücündeki motoruyla WRX serisinin en hızlısı olan yeni WRX STI, “Kontrolünüz Altındaki Saf Güç” sloganını hakkını son noktasına kadar veriyor.
Subaru’nun efsanevi modeli WRX STI’ın yenilenmiş ve daha da güçlenmiş hali Detroit’te düzenlenen 2014 Kuzey Amerika Uluslararası Auto Show’da (NAIAS) görücüye çıktı. WRX serisinin en üst modeli olan yeni WRX STI, Nisan ayından itibaren WR mavisi renkli, altın kaplamalı BBS® alüminyum jantlara sahip 1000 adetlik sınırlı Lansman Serisi olarak satışa sunulacak.
Temel WRX modellerinden bazı özellikler ile farklılaşan WRX STI; motor sporlarına uygun 305 HP gücünde, 2.5 litrelik Boxer turbo motoru, daha iyi bir rijitlik için özel olarak ayarlanan süspansiyon yapısı ve çok modlu DCCD (Sürücü Kontrol Merkezi Diferansiyeli) ile hayranlarına daha fazlasını sunuyor.
Rijitliği artırılan özel gövde yapısı:
Geliştirme aşamasında birçok ülkede farklı iklim ve yol koşullarında test edilen WRX STI, Almanya’nın Nürburgring pistinde tamamlanan ultra-yüksek hızlı yol testleri ile gövdenin, şasinsin ve diğer araç bölümlerinin performansını en üst sınıra kadar yükseltti.
Simetrik AWD tabanlı şasi ve gövde performansı, Boxer turbo motorun gücünden son damlasına kadar faydalanmak için kapsamlı şekilde geliştirildi. İşte “Kontrolünüz Altındaki Saf Güç” konseptini mümkün kılan en önemli gelişme bu oldu. Süspansiyon geometrisi optimize edilirken, bir yandan da hem gövde hem de süspansiyonun sağlamlaştırılması için yapılan çalışmalar, aracın sürücünün hareketlerine verdiği tepkiyi hızlandırdı ve viraj alma konusunda performans sınırını en üst seviyede yükseltti. Ek olarak, daha keyifli bir sürüş için Çok Modlu Araç Dinamikleri Kontrolü (VDC) ve Aktif Tork Vektörleme sistemleri ilave edildi.
Efsane motora yeni dokunuşlar:
Yeni WRX STI, 2.5 litrelik Boxer turbo motor ile donatıldı. Bu motor, motor sporlarında mükemmelleştirildiği hali ile Subaru’nun yüksek performansının ve güvenilirliğinin bir sembolü haline geldi.Hassas ayarlamalar sayesinde, motor etkileyici düzeyde 6000 devirde 305 hp güç ve 4000 devirde 393 nm tork üretir hale getirildi. Boxer motorun diğer ucunda ise, WRX STI’ın güçlendirilmiş altı vitesli manuel şanzımanı eşlik eder hale geldi. Yeni manuel şanzıman güçlü ve hassah vites geçişlerini sağlayabilmek için yeniden tasarlandı.
Pratik detaylar ile sağlanan günlük kullanıma uygunluk:
Rallli parkurlarından fırlamışçasına teknik detaylara sahip bir spor otomobilin günlük kullanımda dezavantajları olduğu algısı Subaru WRX STI için geçerli değil. Art arda gelen nesillerin rakipsiz WRX STI karakteri bir kez daha geliştirildi ve dört kapılı bir performans sedan modeli olarak aracın pratikliği artırıldı. 25 mm genişletilen aks mesafesinde ulaşılan yeni boyutlar tamamen arka bacak mesafesini artırmak için kullanıldı. Bu durum, yeni WRX STI’a toplam gövde genişliğini değiştirmeden daha geniş bir dirsek ve omuz alanı sağlamış oldu. Daha iyi bir görüş ve şık tasarım algısı için A direğinin alt kısmı 200 mm öne ve kapı panellerine monte edilmiş olan yan aynalara kadar uzatıldı. Ön ve arka kapı açıklık boyutları genişletildi ve araca giriş ve çıkış kolaylaştırıldı. Geniş açıklığa sahip 60:40 oranında katlanır arka koltuklar adapte edilerek bagaj alanı genişletildi ve kullanımı kolaylaştırıldı.
Efsaneyi efsane yapan tasarım öğeleri:
Subaru’nun amiral gemisi WRX STI’ın gövde tasarımı, agresif ve geliştirilmiş tarza sahip bir performans aracının güçlü duruşunu ifade etmektedir. Aracın ön kısmı, Subaru’nun bir örnek haline getirilen tasarım motifi ve altıgen ızgarası ile başlayarak, dinamik ve sağlam bir şekil elde etmek amacıyla bir koni kullanılarak oluşturuldu. Yeni kartal gözü ön farların cesur şekli, WRX STI’nın bilinen agresif geniş ve alçak tarzı ile özdeşleştirildi. Yan kısmın tasarımı için A-direğinin alt uç kısmı önceki modele nispeten 200 mm ileri uzatıldı ve C-direği ise, artık akışkan bir siluet elde etmek amacıyla bagaj yüzeyine doğru uzanır hale getirildi. Ön çamurluk kanalları ve özel sivri yan eşik spoylerleri, WRX STI’nın sportif doğasını yansıtır bir biçimde yerleştirildi. Arka tasarım, performans modeli olarak WRX STI’nın cazibesini daha da artırıyor. Difüzörün entegre edildiği tampon ve çift egzoz susturucu, aracın düşük yerçekimi merkezini ve sürüş performansını vurguluyor. Özel olarak tasarlanan arka kombine farlar da, aracın genişliğini vurgulaması için ince bir şekle büründü. Geniş arka spoyler de aracın aerodinamik performansını geliştirerek WRX serisinin en üst düzey modelini sunar hale getirildi. Yeni alaşımlı jantlar (18×8 1/2J) daha rijit ve daha hafif olacak şekilde tasarlandı. Güç tasarrufu yaparak yakıt verimliliğini artırmak amacıyla ön ve arka far ve fren lambaları ile yükseğe monte edilen fren lambası için LED aydınlatma kullanıldı. Tüm bu sportif detayları ortaya çıkarabilmek için WRX STI’da WR Mavi İnci ve Kristal Beyaz İnci isimli iki farklı gövde rengi belirlendi.
İç mekanda da devam eden sportif dokunuşlar:
WRX STI kabini, tamamen performans odaklı hale getirildi. Sürücü koltuğu, kokpit hissini verecek şekilde tasarlandı. Dekoratif karbon panelleri ve metal vurgular kabin içerisinde yerleştirildi ve kontrol elemanlarının üzerine merkezlendi. Yine koltukların, vites kolunun ve gösterge panelinin ortasının üzerindeki kırmızı vurgular, WRX STI’a özel dokunuşlar olarak kabinde yer aldı. WRX STI ilk kez daha sportif bir etki yaratmak için D şekilli bir direksiyona sahip hale getirildi. Tutuş şekli, daha iyi bir kullanım ve dokunsal geri bildirim için küçük çapa sahip olmakla birlikte kolay tutulabilir halde ayarlandı; böylece sürüş deneyimini daha çekici hale getirildi. Sayaçlar, daha geliştirilmiş bir işlevsellik ve kalite hissi için yatay ibreli çift kadran yapısına, 3.5 inç tam renkli sıvı kristal ekrana ve alüminyum halkalara sahiptir hale kavuştu. Göstergelerde kırmızı tabanlı aydınlatma, performans yarışı imajını yansıtır hale geldi ve beyaz ibrelerle oluşturulan kontrast, bunu daha da belirginleştirdi. Bir başka yarış sembolü olarak, çok fonksiyonlu ekran, basınç takviyesi görüntüleme ekranı ile donatılmıştır. WRX STI, akustik açıdan özel olarak ayarlanan harman/kardon ses sistemi ile donatıldı.
Teknik Özellikler:
Gövde boyutu (Toplam uzunluk / genişlik / yükseklik): 4,595 x 1,795 x 1,475 mm*3
Aks mesafesi: 2,650 mm
Motor: 2.5 litre Yatay Karşılıklı Boxer turbo motor
Motor hacmi: 2,457 cc
Şanzıman opsiyonları: altı vitesli, düz
Maksimum güç çıkışı: 305 hp / 6,000 dd
Maksimum tork: 393 nm / 4,000 dd
Lastik ebadı: 245/40 R18
You may like
Genel
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Toyota, altıncı nesil RAV4 ile cesur bir sayfa daha açmaya hazırlanıyor. Dikkat çekici premium tasarımı ve ileri teknolojileriyle yeni nesil RAV4’ün, 2026 yılı ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulması planlanıyor. 1994 yılında ortaya çıkan RAV4, otuz yılı aşkın sürede dünya genelinde 180’den fazla ülkede 15 milyondan fazla satış adedine ulaştı.

Yeni RAV4 hem dış tasarımda hem de kabinde kapsamlı geliştirmeler yapıldı. Ön bölümde yer alan üç boyutlu keskin tasarım dili, kaslı detaylara sahip kaput ve güçlü duruşu, modern bir ilk izlenim sunan RAV4, sunuyor. Yeni RAV4, dış boyutlarını koruyarak şehir içi manevra kabiliyeti ve park kolaylığını da sürdürüyor.

Yeni RAV4’te sezgisel kullanımıyla dikkat çeken shift-by-wire elektronik vites sistemi, daha sade ve modern bir orta konsol tasarımına katkı sağlıyor. Kabin tasarımında yatay hatların hakim olduğu gösterge paneli, sürücü odaklı dijital kokpit, direksiyon üzerinden rahatça görülebilen yeni 12.3 inçlik dijital gösterge paneli ile destekleniyor.

Standart olarak sunulan elektrikli bagaj kapağı ise genişletilmiş algılama alanına sahip ayak sensörüyle eller serbest kullanım kolaylığı sunuyor. 514 litreye kadar bagaj hacmi ise, tüm ihtiyaçları karşılayacak alanı sağlıyor. Yeni RAV4, teknolojiyi, konforu ve pratik SUV kullanımını bir araya getiren özellikleriyle günlük yaşamdan macera dolu yolculuklara kadar her senaryoya uyum sağlayan bir sürüş deneyimi vadediyor.

Modelde ilk kez kullanılan yeni “Arene” yazılım geliştirme platformu, yeni nesil multimedya sistemi araç içi dijital ortamı yeniden tanımlıyor. Avrupa’daki kullanıcı ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan yeni ana ekran konsepti, tüm önemli bilgileri tek bir görünümde birleştirirken kişisel kullanıcı profilleri, özelleştirilebilir kısayollar ve hızlı ayar menüsü sayesinde araç içi dijital deneyimi kolaylaştırıyor.

Markanın yeni 6. nesil plug-in hibrit teknolojisi ve 5. nesil tam hibrit teknolojisine sahip versiyonlarıyla RAV4, markanın çok yönlü mobilite anlayışını güçlendiriyor. Hem önden çekişli hem de dört çeker versiyonlarda sunulan yeni hibrit sistem, kompakt batarya tasarımıyla sürüş karakterini daha akıcı ve dinamik hale getiriyor. Bu modelin Türkiye’de tam hibrit ve dört çeker versiyonuyla müşterilerle buluşturulması planlanıyor.

Modelde kullanılan 2.5 litrelik hibrit güç ünitesi, artırılan 221 Nm tork sayesinde daha hızlı tepki veren kalkış performansı ve elektrikli araç hissi veren kesintisiz hızlanma sunuyor. Dört çeker versiyonda toplam sistem gücü 194 beygire ulaşırken, önden çekişli versiyonda bu değer 185 beygir güce sahip.

Yeni RAV4’ün tam hibrit versiyonu, performans artışının yanı sıra yakıt ekonomisiyle de dikkat çekiyor. Önden çekişli versiyonda 100 kilometrede sadece 4.9 lt yakıt tüketimi; dört çeker versiyonda 5.3 litre yakıt tüketimi ile verimlilik açısından da iddialı.
Genel
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Volkswagen’in dünyada Tiguan’dan sonra en başarılı, Avrupa’nın ise en çok tercih edilen SUV modeli T-Roc tamamen yenilendi. 2017’de pazara sunulmasından bu yana 2 milyon adetten fazla üretilen model, ikinci nesliyle standartları daha yukarı taşıyor.

Yeni tasarım detaylarıyla birlikte konfor ve kalite seviyesini daha da yükselten, Yeni T-Roc; IQ.LIGHT–LED Matrix farlar, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”, Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist” ve Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemiyle donatıldı.

Yeni T-Roc, Türkiye’de 3 farklı donanım seviyesi ve Volkswagen’in en gelişmiş motor teknolojilerinden biri olan 48 V hafif hibrit (eTSI) sistemine sahip 1.5 litrelik turboşarjlı 150 PS (110 kW) güç seçeneğiyle sunuluyor.

Yeni T-Roc, önceki nesline kıyasla 12,2 cm daha uzun gövdesi ve 2,8 cm artan aks mesafesiyle çok daha geniş bir iç hacim ve diz mesafesi sunuyor. Uzayan gövde sayesinde bagaj hacmi 30 litre artarak 475 litreye ulaşırken, arka koltuklar yatırıldığında, Yeni T-Roc’ta 1.350 litrelik bagaj kapasitesine ulaşılıyor.

İkinci nesil T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş MQB platformu olan MQB Evo üzerine inşa edildi. Bu sayede model, sınıfında fark yaratan yeni nesil konfor ve sürüş destek sistemleriyle donatıldı. MQB Evo mimarisi, Yeni T-Roc’un, aynı platformu paylaşan Golf, Passat, Tiguan ve Tayron modellerinde yer alan en güncel teknolojilerle uyumlu hale gelmesini de sağlıyor.

Yeni T-Roc’ta sunulan bir diğer ileri teknoloji, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”. Bu sistem, arka taraftan, özellikle kör noktada kalabilecek, bisiklet, motosiklet veya scooter gibi küçük bir araç yaklaşırken, kapı açılmadan önce yolcuları uyararak risk oluşturan kazaların önlenmesine yardımcı oluyor.

Ayrıca T-Roc, ilk kez Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” sistemiyle de donatılıyor. Hafıza fonksiyonu sayesinde son 50 metre mesafeye kadar rotayı hafızaya alan bu sistem tam otomatik park etme olanağı sunuyor.

Volkswagen T-Roc Türkiye liste ve lansman fiyatları ise şu şekilde:
| Life | 2.734.000 TL | 2.395.000 TL |
| Style | 3.150.000 TL | 3.000.000 TL |
| R-Line | 3.287.000 TL | 3.100.000 TL |
Elektrikli
Audi A2, 25 yıl sonra yeniden geliyor
Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Yeni ve elektrikli A2, Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor.

Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

25 yıl önce piyasaya ilk çıktığında başta tasarımı olmak üzere, kompakt boyutları ve alüminyum gövdesi ile dikkat çeken A2, Türkiye de pek ilgi görmese de Avrupa pazarında başarılı sayılacak bir satış yakaladı. Zamanla rakip firmaların benzer üretimleri ile satışlar azaldı ve 2005 sonrası üretimden kaldırıldı.

Yeni tasarlanan A2 e-Tron ikonik A2’den esintiler taşıyor. Tamamen elektrikli güç ünitesiyle 240 beygir güce sahip olcak yeni model, şimdilik bir consept olarak üretilecek ancak aracın seri üretim aşamasına geçip geçmeyeceği net değil.

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Elektrikli
Ferrari, tam elektrikli Luce’nin iç tasarımını tanıttı
Türkiye’de Tofaş bünyesinde yer alan FerMas Oto’nun temsil ettiği İtalyan süper spor otomobil devi Ferrari, geleceğe uzanan vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olan yeni tam elektrikli spor otomobili Ferrari Luce’nin iç mekân ve arayüzü tasarımını tanıttı.
Yeni bir segmentin başlangıcını simgeleyen Luce, İtalyanca’da “ışık, aydınlanma” anlamlarına geliyor. Ferrari’nin ilk elektrikli modeli Luce’nin iç mekan tasarımı ortaya çıktı. iPhone tasarımcısı Jony Ive’ın yönetiminde yapılan radikal iç mekan tasarımı otomotiv dünyasının gündemine oturdu.

San Francisco’da gerçekleştirilen özel lansmanda tanıtılan modelin temel teknolojisi Ekim 2025’te Maranello’daki Ferrari e-binasında paylaşılmıştı. Projenin üçüncü ve son aşaması olan dış tasarım lansmanı ise Mayıs 2026’da İtalya’da gerçekleştirilecek.
Ferrari Luce’nin tasarım süreci, LoveFrom ile gerçekleştirilen 5 yıllık yakın iş birliğinin bir ürünü. San Francisco ve Londra merkezli LoveFrom, mimarlardan mühendislere, endüstriyel tasarımcılardan tipografi uzmanlarına kadar disiplinler arası bir ekip yapısıyla Ferrari’nin vizyonunu yeni bir tasarım diline dönüştürdü.

Sürüşü merkezine alan yalın ve tek hacimli kabin Ferrari Luce’nin kabini, sürüş deneyimini odağa alan yalın ve tek hacimli bir mimariyle tasarlandı. Yenilikçi modelde donanım ve yazılım birlikte geliştirildi. Böylece fiziksel yapı ile arayüz davranışı kusursuz bir bütünlük oluşturdu. Gösterge ünitesi, kontrol paneli ve orta konsol gibi temel unsurlar, girişler (mekanik kontroller) ve çıkışlar (dijital ekranlar) etrafında net bir organizasyonla konumlandırıldı.

Günümüzde büyük dokunmatik ekranların hâkim olduğu elektrikli otomobil anlayışına alternatif bir yaklaşım benimseyen Ferrari Luce’de, fiziksel kontroller önceliklendirildi. Hassas mühendislikle üretilen mekanik butonlar, kadranlar ve anahtarlar, dijital ekranlarla dengeli biçimde bir araya getirildi. Bu yaklaşım, sürücü ile otomobil arasında güçlü ve sezgisel bir bağ kurulmasını sağlıyor.

Ferrari Luce’de kullanılan malzemeler; %100 geri dönüştürülmüş özel alüminyum alaşım, ileri seviye 3 ve 5 eksenli CNC teknolojisiyle masif bloklardan işleniyor. Ardından uygulanan son teknoloji anodizasyon süreci sayesinde yüzeyde ultra ince altıgen hücre yapısı oluşturularak yüksek sertlik, dayanıklılık ve rafine bir mikro doku elde ediliyor. Cam yüzeylerde ise yüksek çizilme direnci ve optik netlik sunan Corning® Gorilla® Glass tercih ediliyor. Sonuç olarak, modern olduğu kadar zamanın ötesinde bir his, lüksün ötesinde gerçek bir özgünlük ve Ferrari’nin kalite ile zanaatkârlığa olan bağlılığının güçlü bir ifadesi ortaya çıkıyor.

Ferrari Luce’nin direksiyon simidi, markanın yarış DNA’sına güçlü bir gönderme niteliği taşıyor. 1950’ler ve 60’ların ikonik üç kollu Nardi direksiyonlarından ilham alan bu sade üç kollu form, modern mühendislikle yeniden yorumlandı. %100 geri dönüştürülmüş alüminyumdan üretilen ve 19 CNC işlenmiş parçadan oluşan direksiyon simidi, standart bir Ferrari direksiyonuna göre 400 gram daha hafif yapısıyla dikkat çekiyor.

Ferrari Luce’de sürücü gösterge ünitesi, kontrol paneli ve arka kontrol panelinden oluşan üç ekranlı yapı yer alıyor. Direksiyonla birlikte hareket eden ve direksiyon kolonuna monte edilen gösterge ünitesi, Ferrari seri üretim modelleri için bir ilk olma özelliği taşıyor. Samsung Display mühendisleriyle geliştirilen ultra ince panel yapısı, hafiflik ve görsel netliği bir arada sağlıyor. Orta ekrana entegre edilen multigraf ise saat, kronograf, pusula ve launch control göstergelerini tek bir yapıda bir araya getirerek ileri düzey mühendisliğin şık ve işlevsel bir yansımasını sunuyor.

Ferrari Luce, titiz işçilik, geleneğe saygı ve bilinçli inovasyonun sentezi olarak konumlanıyor. Elektrifikasyonun performans ruhunu gölgelemediği; aksine yeni bir ifade biçimine dönüştüğü bu model, Ferrari’nin kalite, performans ve kültürel değer anlayışını geleceğe taşıyor. Ferrari için liderlik, yolu aydınlatmak anlamına geliyor. Luce ise bu zihniyetin somut karşılığı olarak markanın tarihinde yeni bir sayfa açıyor.
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Skoda’nın Yeni Amiral Gemisi SUV Modeli Peaq olacak
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Lexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
Motobike Istanbul 2019 Başladı
Toyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
Sektörel
-
Genel6 yıl agoLexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
-
Genel7 yıl agoMotobike Istanbul 2019 Başladı
-
Genel6 yıl agoToyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
-
Tasarım6 yıl agoElektrikli yerli otomobil, C-Sedan “coupe” ve “station wagon” olarak hayal edilirse…









