Genel
Türkiye’de Üretilecek Toyota C-HR’nin İç Tasarımı İlk Kez Görücüye Çıktı
2016 Cenevre Motor Show’da üretim versiyonu tanıtılan ve büyük beğeni toplayan Toyota C-HR’nin iç kabin tasarımı da, ilk kez modanın başkenti olarak nitelendirilen Milano’da düzenlenen etkinlikle tanıtıldı. Yeni iç tasarım mimarisi, Toyota’nın sadece dış tasarımda değil, aynı zamanda iç tasarımda da radikal bir değişikliğe gittiğini gösteriyor. Toyota, C-HR’nin tasarımı ile markanın yeni yüzünü de tüm dünyanın beğenisine sunuyor.
“Türkiye’de Satış Hedefi 12-15 bin bandı” Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Toyota’nın yeni tasarım anlayışının C-HR ile hayat bulduğunu belirterek “Gördük ki dış tasarımda olduğu kadar iç tasarımda da heyecan verici detaylar var. Toyota için yeni bir başlangıç olarak dikkat çeken bu yeni tasarım konsepti, yüksek teknolojiye sahip fonksiyonelliği duygulara hitap eden şık bir tarzla birleştiriyor” dedi.
Toyota C-HR modelinin de içinde bulunduğu segmentin son yıllarda büyümeye devam ettiğini ifade eden Bozkurt “2005 yılında bu segmentte 4 model varken, bu sayı 2015 yılında 14’e ulaştı. 2020 yılında ise 20’nin üzerinde modelin var olacağı öngörülüyor. Heyecanla beklediğimiz C-HR modelimiz Corolla’dan sonra satışlarımızı ivmelendirecek en önemli modelimiz olacaktır. Hem dış tasarımı hem de iç tasarımıyla büyük ilgi gören ve merakla beklenen Toyota C-HR için Avrupa’da da yılda 100 bin adetlik satış hedefleniyor. Avrupa’dan önce Kasım ayında Türkiye’de satışa sunacağımız yerli üretim Toyota C-HR için yıllık 12-15 bin bandında bir satış hedefimiz var” diye konuştu.
Toyota C-HR’ye Türk mühendisi dokunuşu İç tasarımın ilk defa gösterildiği toplantıda konuşan Toyota Avrupa’nın Kıdemli Mühendisi Mehmet Fatih Kale, “Toyota Avrupa’da bulunduğum 9 yıllık görev süremde öncelikle bir Türk olarak böyle büyük bir projede yer aldığım için çok mutluyum. Çünkü Toyota C-HR, Toyota için çok önemli bir model. Türkiye’de üretilecek olması ve sadece Avrupa için tasarlanan ancak tüm dünyanın beğenisini kazanarak global bir model haline gelmesi beni çok heyecanlandırıyor” dedi.
2014 yılında Paris’te ve 2015’te Frankfurt Motor Show’da büyük bir ilgi çeken konsept aracın üretim versiyonuyla aynı olması için büyük gayret sarf ettiklerini söyleyen Kale, “Mühendislik ekiplerinin büyük desteğiyle birlikte her detayın mükemmel olması sağlandı. Sonuç olarak Toyota’daki en iyi dokunsal kaliteyi yakaladığımıza inanıyoruz” diye konuştu. C-HR “Toyota’nın Yönü” Yeni Toyota C-HR, hem tasarım hem de teknolojik yenilikleriyle Toyota’nın gittiği yönü temsil ediyor. Toyota, C-HR modeliyle hedef müşteri kitlesini, yeniliklere açık, teknolojiyi takip eden, sosyal hayatına önem veren, şehirli kullanıcılar olarak tanımlıyor.
Proje aşamasından itibaren tasarım ve kalite algısı yüksek beklentileri karşılayacak şekilde geliştirilen Toyota C-HR, aynı zamanda Toyota’nın yeni altyapısı olan TNGA’yı (Toyota Yeni Global Mimari) kullanıyor. Bu altyapının kullanılması, tasarım, motor ve sürüş dinamikleri açısından araç geliştirilmesi sırasında büyük avantaj sağladı. Bu da C-HR’nin C SUV segmentinde yeni ve farklı bir sayfa açmasını sağlayacak. Sınıfında yeni bir tasarım anlayışı Toyota C-HR, SUV’un getirdiği güçlü ve sağlam duruşun yanında hatchback modellerin sürüş dinamikliğine sahip olacak. 4360 mm uzunluğa, 1795 mm genişliğe, 1555 mm yüksekliğe (hibrit versiyonu) ve 2640 mm dingil mesafesine sahip olacak.
“Elmas mimarisi” temasını kullanan araç, kaslı çamurluklarıyla güçlü ve sağlam bir duruş ortaya koyuyor. Güçlü bir alt gövdeye sahip ve yerden yüksek duruşunu akıcı ve coupe profiliyle tamamlıyor. Toyota C-HR’nin ön tasarımı ise Toyota’nın öncelikli (Under Priority) ve keskin bakış (Keen Look) felsefesini yansıtıyor. Toyota C-HR, ince üst ızgarası ve aracın yanlarına doğru devam eden agresif görünümlü farlarıyla tüm bakışları üzerinde topluyor. Tamamen LED aydınlatmaya sahip farlar, Toyota C-HR’ye eşsiz bir görünüm kazandırıyor.
Toyota CH-R’nin arka tasarımına bakıldığında ise eğimli bir çizgi hemen dikkat çekiyor. Bagaj alanının genişliği ve arka tasarımı ile yolda güçlü bir duruş sergileyen Toyota C-HR, LED stop lambalarıyla da sıra dışı bir görsellik sunuyor. Toyota C-HR’nin coupe tarzı tasarımı, C sütununu entegre edilmiş gizli arka kapı kollarıyla daha ileriye taşınıyor.
İç tasarımda sofistike kabin ve sıra dışı dokunsal kalite Toyota için yeni bir başlangıç olarak dikkat çeken yeni tasarım konsepti, yüksek teknolojiye sahip fonksiyonelliği, duygulara hitap eden şık bir tarzla birleştiriyor. Sürücü odaklı kabin, aynı zamanda ferah ve geniş bir yaşam alanı sağlıyor.
Toyota C-HR’nin dikkat çeken kabin tasarımı konsolda kesintisiz devam ediyor ve kapı içlerindeki zarif detaylara kadar uzanıyor. Aynı zamanda akıcı ve dikkat çekici çizgilere sahip kabin, sürücü ve yolcularına konforlu bir alan sağlıyor.
Sürücü odaklı kabinde birçok kullanışlı yüksek teknolojiye de yer verildi. Bu teknolojiler arasında, her şeyi kontrol edebilen döner düğme, 8 inç’lik dokunmatik multimedya ekranı yer alıyor. Bununla birlikte asimetrik orta konsol tasarımı, sürücünün tüm kontrollere kolayca ulaşmasını sağlıyor.
Yeni iki parçalı ön koltuk tasarımı, sportif üst kısım ile destek sağlayan alt kısmı birleştirerek kişiyi saran rahat bir kullanım sağlıyor. Ayrıca döşemelerde farklı tonlar ve desenler kullanılıyor.
İç ve dış tasarım arasındaki bağlantıyı güçlendirmek amacıyla “elmas tasarım çizgisi” kabin içinde de devam ediyor. Aynı elmas teması; kabin içi kontrol düğmelerinde, kapı içlerinde ve tavanda kullanılan desenlerde, hoparlör kapaklarında ve hatta sürücü analog gösterge ekranının iğnelerinde bile bulunuyor.
Büyük bir özenle seçilen kabin materyalleri güzel bir uyumu yansıtıyor. Ana zeminler için üç farklı malzeme bulunuyor; tüm arka plan renkleri için deri benzeri döşeme, dokunma yüzeyindeki yerlerde pürüzsüz Nappa kaplamalar ve düğme gibi tüm fonksiyonel yerlerde teknolojiyi yansıtan detaylar var. İç kabin, versiyon bazında değişerek Koyu Gri, Mavi/Siyah ve Siyah/Kahverengi renk temalarıyla tercih edilebilecek. Tüm beklentilerini karşılayan donanım seviyesi Toyota C-HR, kullanıcıların beklentilerini karşılamak adına geniş özelliklere ve donanım seviyesine sahip. Toyota’nın gelişmiş güvenlik teknolojilerinin yanı sıra ısıtmalı koltuklar, akıllı giriş ve çalıştırma sistemi, karartılmış arka ve yan arka camlar, döşemeler ve koltuklarda parçalı deri seçeneği, Toyota’nın devrim yaratan S-IPA sistemi (Kolay Akıllı Park Destek Sistemi), 18 inç jantlar ve çift renkli metalik boya sunulacak.
Son teknoloji motor seçenekleri Toyota C-HR, müşterilerinin beklentilerini karşılayacak dinamik ve çevik bir sürüş sağlayacak motor seçenekleri sunacak. Hem hibrit motor hem de benzinli motor versiyonları sunan C-HR, hem düşük yakıt tüketimine sahip olacak hem de performansıyla dikkat çekecek. C-HR’de Toyota’nın yeni 1,2 litre turbo motoru yer alacak. 115 HP ve 185 Nm tork üreten motor, 128 g/km CO 2 emisyonuna ve ortalama 5,7 lt/100 km tüketime sahip. Müşterinin tercihine göre 6 ileri manuel şanzıman veya CVT şanzıman ile tercih edilebilecek. CVT versiyonlu Toyota C-HR, önden çekişli veya dört tekerlekten çekişli olarak tercih edilebiliyor. Son jenerasyon 1,8 litrelik yeni hibrit motor ise ürettiği 122 HP güç ünitesi ile daha yüksek performans ve verimlilik sağlıyor.
Toyota’nın sonjenerasyon hibrit teknolojisi sayesinde Toyota C-HR, 90 g/km emisyonuyla da rakipsiz olmayı başarıyor. Önceki sistemden hem daha hafif hem de daha verimli olan yeni hibrit ünite, daha yüksek performans sunuyor. Motorun detaylarında yapılan değişikliklerle birlikte termal verimlilik yüzde 40 geliştirildi. Hibrit sistem parçaları ise daha hafif ve daha küçük parçalarla oluşturulurken, aynı zamanda bu otomobilin ağırlık merkezini daha da alçaltarak sürüş dinamiklerine de olumlu katkı sağladı.
You may like
Genel
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Toyota, altıncı nesil RAV4 ile cesur bir sayfa daha açmaya hazırlanıyor. Dikkat çekici premium tasarımı ve ileri teknolojileriyle yeni nesil RAV4’ün, 2026 yılı ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulması planlanıyor. 1994 yılında ortaya çıkan RAV4, otuz yılı aşkın sürede dünya genelinde 180’den fazla ülkede 15 milyondan fazla satış adedine ulaştı.

Yeni RAV4 hem dış tasarımda hem de kabinde kapsamlı geliştirmeler yapıldı. Ön bölümde yer alan üç boyutlu keskin tasarım dili, kaslı detaylara sahip kaput ve güçlü duruşu, modern bir ilk izlenim sunan RAV4, sunuyor. Yeni RAV4, dış boyutlarını koruyarak şehir içi manevra kabiliyeti ve park kolaylığını da sürdürüyor.

Yeni RAV4’te sezgisel kullanımıyla dikkat çeken shift-by-wire elektronik vites sistemi, daha sade ve modern bir orta konsol tasarımına katkı sağlıyor. Kabin tasarımında yatay hatların hakim olduğu gösterge paneli, sürücü odaklı dijital kokpit, direksiyon üzerinden rahatça görülebilen yeni 12.3 inçlik dijital gösterge paneli ile destekleniyor.

Standart olarak sunulan elektrikli bagaj kapağı ise genişletilmiş algılama alanına sahip ayak sensörüyle eller serbest kullanım kolaylığı sunuyor. 514 litreye kadar bagaj hacmi ise, tüm ihtiyaçları karşılayacak alanı sağlıyor. Yeni RAV4, teknolojiyi, konforu ve pratik SUV kullanımını bir araya getiren özellikleriyle günlük yaşamdan macera dolu yolculuklara kadar her senaryoya uyum sağlayan bir sürüş deneyimi vadediyor.

Modelde ilk kez kullanılan yeni “Arene” yazılım geliştirme platformu, yeni nesil multimedya sistemi araç içi dijital ortamı yeniden tanımlıyor. Avrupa’daki kullanıcı ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan yeni ana ekran konsepti, tüm önemli bilgileri tek bir görünümde birleştirirken kişisel kullanıcı profilleri, özelleştirilebilir kısayollar ve hızlı ayar menüsü sayesinde araç içi dijital deneyimi kolaylaştırıyor.

Markanın yeni 6. nesil plug-in hibrit teknolojisi ve 5. nesil tam hibrit teknolojisine sahip versiyonlarıyla RAV4, markanın çok yönlü mobilite anlayışını güçlendiriyor. Hem önden çekişli hem de dört çeker versiyonlarda sunulan yeni hibrit sistem, kompakt batarya tasarımıyla sürüş karakterini daha akıcı ve dinamik hale getiriyor. Bu modelin Türkiye’de tam hibrit ve dört çeker versiyonuyla müşterilerle buluşturulması planlanıyor.

Modelde kullanılan 2.5 litrelik hibrit güç ünitesi, artırılan 221 Nm tork sayesinde daha hızlı tepki veren kalkış performansı ve elektrikli araç hissi veren kesintisiz hızlanma sunuyor. Dört çeker versiyonda toplam sistem gücü 194 beygire ulaşırken, önden çekişli versiyonda bu değer 185 beygir güce sahip.

Yeni RAV4’ün tam hibrit versiyonu, performans artışının yanı sıra yakıt ekonomisiyle de dikkat çekiyor. Önden çekişli versiyonda 100 kilometrede sadece 4.9 lt yakıt tüketimi; dört çeker versiyonda 5.3 litre yakıt tüketimi ile verimlilik açısından da iddialı.
Genel
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Volkswagen’in dünyada Tiguan’dan sonra en başarılı, Avrupa’nın ise en çok tercih edilen SUV modeli T-Roc tamamen yenilendi. 2017’de pazara sunulmasından bu yana 2 milyon adetten fazla üretilen model, ikinci nesliyle standartları daha yukarı taşıyor.

Yeni tasarım detaylarıyla birlikte konfor ve kalite seviyesini daha da yükselten, Yeni T-Roc; IQ.LIGHT–LED Matrix farlar, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”, Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist” ve Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemiyle donatıldı.

Yeni T-Roc, Türkiye’de 3 farklı donanım seviyesi ve Volkswagen’in en gelişmiş motor teknolojilerinden biri olan 48 V hafif hibrit (eTSI) sistemine sahip 1.5 litrelik turboşarjlı 150 PS (110 kW) güç seçeneğiyle sunuluyor.

Yeni T-Roc, önceki nesline kıyasla 12,2 cm daha uzun gövdesi ve 2,8 cm artan aks mesafesiyle çok daha geniş bir iç hacim ve diz mesafesi sunuyor. Uzayan gövde sayesinde bagaj hacmi 30 litre artarak 475 litreye ulaşırken, arka koltuklar yatırıldığında, Yeni T-Roc’ta 1.350 litrelik bagaj kapasitesine ulaşılıyor.

İkinci nesil T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş MQB platformu olan MQB Evo üzerine inşa edildi. Bu sayede model, sınıfında fark yaratan yeni nesil konfor ve sürüş destek sistemleriyle donatıldı. MQB Evo mimarisi, Yeni T-Roc’un, aynı platformu paylaşan Golf, Passat, Tiguan ve Tayron modellerinde yer alan en güncel teknolojilerle uyumlu hale gelmesini de sağlıyor.

Yeni T-Roc’ta sunulan bir diğer ileri teknoloji, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”. Bu sistem, arka taraftan, özellikle kör noktada kalabilecek, bisiklet, motosiklet veya scooter gibi küçük bir araç yaklaşırken, kapı açılmadan önce yolcuları uyararak risk oluşturan kazaların önlenmesine yardımcı oluyor.

Ayrıca T-Roc, ilk kez Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” sistemiyle de donatılıyor. Hafıza fonksiyonu sayesinde son 50 metre mesafeye kadar rotayı hafızaya alan bu sistem tam otomatik park etme olanağı sunuyor.

Volkswagen T-Roc Türkiye liste ve lansman fiyatları ise şu şekilde:
| Life | 2.734.000 TL | 2.395.000 TL |
| Style | 3.150.000 TL | 3.000.000 TL |
| R-Line | 3.287.000 TL | 3.100.000 TL |
Elektrikli
Audi A2, 25 yıl sonra yeniden geliyor
Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Yeni ve elektrikli A2, Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor.

Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

25 yıl önce piyasaya ilk çıktığında başta tasarımı olmak üzere, kompakt boyutları ve alüminyum gövdesi ile dikkat çeken A2, Türkiye de pek ilgi görmese de Avrupa pazarında başarılı sayılacak bir satış yakaladı. Zamanla rakip firmaların benzer üretimleri ile satışlar azaldı ve 2005 sonrası üretimden kaldırıldı.

Yeni tasarlanan A2 e-Tron ikonik A2’den esintiler taşıyor. Tamamen elektrikli güç ünitesiyle 240 beygir güce sahip olcak yeni model, şimdilik bir consept olarak üretilecek ancak aracın seri üretim aşamasına geçip geçmeyeceği net değil.

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Elektrikli
Ferrari, tam elektrikli Luce’nin iç tasarımını tanıttı
Türkiye’de Tofaş bünyesinde yer alan FerMas Oto’nun temsil ettiği İtalyan süper spor otomobil devi Ferrari, geleceğe uzanan vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olan yeni tam elektrikli spor otomobili Ferrari Luce’nin iç mekân ve arayüzü tasarımını tanıttı.
Yeni bir segmentin başlangıcını simgeleyen Luce, İtalyanca’da “ışık, aydınlanma” anlamlarına geliyor. Ferrari’nin ilk elektrikli modeli Luce’nin iç mekan tasarımı ortaya çıktı. iPhone tasarımcısı Jony Ive’ın yönetiminde yapılan radikal iç mekan tasarımı otomotiv dünyasının gündemine oturdu.

San Francisco’da gerçekleştirilen özel lansmanda tanıtılan modelin temel teknolojisi Ekim 2025’te Maranello’daki Ferrari e-binasında paylaşılmıştı. Projenin üçüncü ve son aşaması olan dış tasarım lansmanı ise Mayıs 2026’da İtalya’da gerçekleştirilecek.
Ferrari Luce’nin tasarım süreci, LoveFrom ile gerçekleştirilen 5 yıllık yakın iş birliğinin bir ürünü. San Francisco ve Londra merkezli LoveFrom, mimarlardan mühendislere, endüstriyel tasarımcılardan tipografi uzmanlarına kadar disiplinler arası bir ekip yapısıyla Ferrari’nin vizyonunu yeni bir tasarım diline dönüştürdü.

Sürüşü merkezine alan yalın ve tek hacimli kabin Ferrari Luce’nin kabini, sürüş deneyimini odağa alan yalın ve tek hacimli bir mimariyle tasarlandı. Yenilikçi modelde donanım ve yazılım birlikte geliştirildi. Böylece fiziksel yapı ile arayüz davranışı kusursuz bir bütünlük oluşturdu. Gösterge ünitesi, kontrol paneli ve orta konsol gibi temel unsurlar, girişler (mekanik kontroller) ve çıkışlar (dijital ekranlar) etrafında net bir organizasyonla konumlandırıldı.

Günümüzde büyük dokunmatik ekranların hâkim olduğu elektrikli otomobil anlayışına alternatif bir yaklaşım benimseyen Ferrari Luce’de, fiziksel kontroller önceliklendirildi. Hassas mühendislikle üretilen mekanik butonlar, kadranlar ve anahtarlar, dijital ekranlarla dengeli biçimde bir araya getirildi. Bu yaklaşım, sürücü ile otomobil arasında güçlü ve sezgisel bir bağ kurulmasını sağlıyor.

Ferrari Luce’de kullanılan malzemeler; %100 geri dönüştürülmüş özel alüminyum alaşım, ileri seviye 3 ve 5 eksenli CNC teknolojisiyle masif bloklardan işleniyor. Ardından uygulanan son teknoloji anodizasyon süreci sayesinde yüzeyde ultra ince altıgen hücre yapısı oluşturularak yüksek sertlik, dayanıklılık ve rafine bir mikro doku elde ediliyor. Cam yüzeylerde ise yüksek çizilme direnci ve optik netlik sunan Corning® Gorilla® Glass tercih ediliyor. Sonuç olarak, modern olduğu kadar zamanın ötesinde bir his, lüksün ötesinde gerçek bir özgünlük ve Ferrari’nin kalite ile zanaatkârlığa olan bağlılığının güçlü bir ifadesi ortaya çıkıyor.

Ferrari Luce’nin direksiyon simidi, markanın yarış DNA’sına güçlü bir gönderme niteliği taşıyor. 1950’ler ve 60’ların ikonik üç kollu Nardi direksiyonlarından ilham alan bu sade üç kollu form, modern mühendislikle yeniden yorumlandı. %100 geri dönüştürülmüş alüminyumdan üretilen ve 19 CNC işlenmiş parçadan oluşan direksiyon simidi, standart bir Ferrari direksiyonuna göre 400 gram daha hafif yapısıyla dikkat çekiyor.

Ferrari Luce’de sürücü gösterge ünitesi, kontrol paneli ve arka kontrol panelinden oluşan üç ekranlı yapı yer alıyor. Direksiyonla birlikte hareket eden ve direksiyon kolonuna monte edilen gösterge ünitesi, Ferrari seri üretim modelleri için bir ilk olma özelliği taşıyor. Samsung Display mühendisleriyle geliştirilen ultra ince panel yapısı, hafiflik ve görsel netliği bir arada sağlıyor. Orta ekrana entegre edilen multigraf ise saat, kronograf, pusula ve launch control göstergelerini tek bir yapıda bir araya getirerek ileri düzey mühendisliğin şık ve işlevsel bir yansımasını sunuyor.

Ferrari Luce, titiz işçilik, geleneğe saygı ve bilinçli inovasyonun sentezi olarak konumlanıyor. Elektrifikasyonun performans ruhunu gölgelemediği; aksine yeni bir ifade biçimine dönüştüğü bu model, Ferrari’nin kalite, performans ve kültürel değer anlayışını geleceğe taşıyor. Ferrari için liderlik, yolu aydınlatmak anlamına geliyor. Luce ise bu zihniyetin somut karşılığı olarak markanın tarihinde yeni bir sayfa açıyor.
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Skoda’nın Yeni Amiral Gemisi SUV Modeli Peaq olacak
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Lexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
Motobike Istanbul 2019 Başladı
Toyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
Sektörel
-
Genel6 yıl agoLexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
-
Genel7 yıl agoMotobike Istanbul 2019 Başladı
-
Genel6 yıl agoToyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
-
Tasarım6 yıl agoElektrikli yerli otomobil, C-Sedan “coupe” ve “station wagon” olarak hayal edilirse…






