Genel
Skoda’nın ‘1 Numara’sı Octavia Yenilendi
Skoda’nın Türkiye ve dünyada en çok satan modeli Octavia kapsamlı bir değişiklik geçirdi.
Yenilenen tasarımı, iç mekanı ve dikkat çeken teknolojik donanımlarıyla daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen Skoda, yeni Octavia’yı Mart ayından itibaren Türkiye’de satışa sunacak.
3 nesil Octavia ile dünya genelinde toplamda 5 milyon
un üzerinde satış rakamlarına ulaşan Skoda bu alanda rekor hedefliyor. Yüzde 33 büyüme ile geçtiğimiz yılı 28 bin 876 adetlik satışla kapatan Skoda bunun 12 bin 853 adedini Octavia ile gerçekleştirdi.
İlk nesli 1996 yılında sunulduğundan bu yana 5 milyon adetten fazla satılan Skoda Octavia ve Octavia Combi, üçüncü neslinde gerek görsel gerekse de teknolojik olarak tamamen yenilenmişti.
Octavia, standartların üzerinde geniş iç mekanının yanı sıra üst sınıf sayılabilecek konfor ve güvenlik donanımları sunarak, orta sınıfta yerini sağlamlaştırma amacında.
Kapsamlı tasarım yenilikleri arasında otomobilin ön kısmında geniş radyatör ızgarasının yanı sıra çift parçalı farlar, ön far grubuna eklenen kristalize görünümlü ek ünite ve geniş petekli radyatör ızgarası, yeni geliştirilen Full LED teknolojili farlar, “Style” donanım seviyesinde standart olarak yer almakta.
Octavia ve Octavia Combi’nin yandan görünümleri ise, arkaya kadar uzanan hassas ve belirgin çizgilerle şekillendirildi.
Yeniden tasarlanan arka tampon, ince konturlarıyla güçlü ve cesur bir görünüm sergiliyor. Arka stop lambaları ise LED teknolojisiyle güçlendirildi ve karakteristik “C” şekilli görüntüsüyle dikkati çekiyor.
Octavia’nın yenilenmesinin bir parçası olarak, Octavia ailesinin dış boyutlarında da değişimler yaşandı. Octavia’nın sedan versiyonunun boyu 11 mm daha uzayarak 4,670 mm’ye, Combi versiyonu da 8 mm uzatılarak 4,667 mm’ye yükseldi
Skoda Octavia’da yolcular, aracın önde ve arkada sunduğu muhteşem diz, baş ve omuz mesafesinin tadını çıkarabilecek. Yine aynı şekilde Sedanın bagaj kapasitesi 568 lt, olurken, bu miktar, Combi versiyonunda 588 lt’yi buluyor. Ayrıca her iki aracın arka koltuklarının yatırılmasıyla bu alan, sedan versiyonda 1.558, Combi’deyse 1.718 lt’ye ulaşabiliyor.
İç mekanda değişim
Yeniden gözden geçirilen iç mekanda sadece boyutlar anlamında değil, aynı zamanda yüksek kaliteli malzemeler ve yeni donanımlarla farklı bir atmosfer yaratıldı. Elden geçirilen çok fonksiyonlu göstergeler daha okunur ve belirgin bir hale getirildi. Bu değişim, donanım paketlerine göre farklılıklar gösteriyor. Ayrıca klima kontrol düğmeleri de görsel olarak yenilendi. Kapı içlerine, ambiyansın farklılaşması amacıyla isteğe bağlı alınabilen ışıklandırma seçenekleri eklendi. LED teknolojili ışıklandırma sistemi, aracın içinde farklı atmosferler yaratılabilmesi amacıyla 10 değişik renk seçeneği sunuyor.
Octavia ailesinde Swing (standard) ve Bolero ses sistemlerinin yanı sıra navigasyon özellikli Amundsen ve Columbus seçenekleri de bulunuyor. Tüm dört seçenek de, kullanıcıların komutlarına hızlı tepki verebiliyor ve akıllı fonksiyonlara sahip. Bolero, Amundsen ve Columbus, yüksek kapasiteli dokunmatik ekranları sayesinde hafif bir dokunuşla hızlı tepki verebiliyor. Bu sistemlerin ekran büyüklükleri ise 6.5 ile 9.2 inc arasında değişiyor.
Bununla birlikte yenilenen Octavia ailesinde, Apple CarPlay, Android Auto, MirrorLink ve hatta SmartGate sistemlerine uyumlu “SmartLink+” platformu da isteğe bağlı olarak satın alınabiliyor.
Octavia ailesinin eğlence sistemleri de yeni nesil teknolojilerle birlikte ciddi değişim yaşadı. Her bir eğlence sistemi, yeni fonksiyonlarla birlikte geleceğin bağlantı ihtiyaçlarına cevap verebilecek özelliklere kavuştu. Yeni Skoda Connect özelliği sayesinde yolcular, artık sürekli “online” kalabilme seçeneğine de kavuşuyor.
Octavia serisinde sunulan ve farklı donanım seviyelerinde satın alınabilen sistem, sürücüye araçla ilgili pek çok bilgiyi, “araç dışındayken” de sunabiliyor. Örneğin camlar ya da kapıların tam olarak kapalı olup olmadıkları. Aracın yakıt seviyesi gibi bilgiler, akıllı telefona indirilebilecek bir uygulama sayesinde sürücüye aktarılabiliyor.
Yine aynı yolla aracın sürücüye ne kadar uzaklıkta bulunduğu ya da aracın son park edildiği yer gibi bilgiler de öğrenilebiliyor. Akıllıca düşünülmüş zengin fikirler Tüm Skoda modellerinin karakteristiği haline gelen, konfor ve kullanışlılık için geliştirilmiş unsurlar, yenilenen Octavia ailesinde daha da zenginleştirildi.
Örneğin tabanı, pet şişenin kapağını tek elle açabilmeye olanak tanıyacak şekilde tasarlanmış yeni şişe tutucu, bunlardan biri. Ayrıca ısıtmalı direksiyon simidi, arka koltuktakiler için iki USB girişi, ön koltukların sırtlıklarında bulunan açılabilir sehpalar ve kişiselleştirilebilen anahtar da, Octavia’da bulunabilecek özelliklerden. Octavia combi’de ise bagajda bulunan ve araç çalışır durumdayken pilini şarj edebilen çıkarılabilir bir fener mevcut.
Octavia ailesinde kullanılan şasi teknolojisi, daha iyi bir yol tutuş ve sürüş için motor seçeneklerine göre farklılaşan arka süspansiyon sistemlerini de içeriyor. Octavia ailesinin yenilenmesi sırasında, bu özelliklerin daha da mükemmel hale getirilmesi amacıyla arka iz açıklıkları 20 ila 30 mm arasında artırıldı.
Verimlilik sağlayan elektro mekanik servo sistemle donatılmış direksiyon ise, farklı yardımcı sistemle uyum içinde çalışıyor. Fren diskleri ise, güvenilir bir duruş için büyütüldü. Uyarlanabilir Dinamik Şasi Kontrol (DCC) sistemi, Octavia ve Octavia Combi’de isteğe bağlı sunulabilen bir seçenek. Bu sistemde, amortisörlerin çalışması, elektrikli bir valflerle kontrol ediliyor. Sistem sayesinde amortisörlerin sertliği, “Konfor”, “Normal” ve “Spor” modlara ayarlanabiliyor. Bununla birlikte DCC, tehlikeli durumlarda daha iyi yol tutuş, lastiğin daha iyi yolu tutabilmesi ve fren mesafesinin kısalması amacıyla otomatik olarak “Spor” moduna geçiş yapabiliyor. DCC, 150 PS üzeri güçlerdeki motorlarda ve Ambition donanım seviyesinden itibaren alınabiliyor.
Sürüş Modu Seçicisi ile de sürücü, direksiyonun sertliğini, DSG şanzımanın vites geçiş zamanlarını ve diğer fonksiyonları da ayarlayabiliyor. Bu sistemde de “Normal”, “Eco”, “Sport” ve “Individual” (Kişisel) modunun yanı sıra DCC ile birlikte çalışan “Konfor” modunu seçilebiliyor. “Kişisel” modda yapılan seçimler. Yine istenirse, “kişiselleştirilebilen anahtar”da hafızaya alınabiliyor.
Güvenlikte çıta daha da yükseliyor
Yenilenme operasyonuyla birlikte, Skoda Octavia ve Octavia Combi modellerine 5 yeni güvenlik donanımı daha eklendi. Bu yeni donanımlar, şehiriçi trafikte, köy yollarında veya otobanda güvenliği artırırken, park manevralarında da ekstra konfor sağlıyor.
İsteğe bağlı olarak sunulacak ve Şehiriçi Acil Frenleme fonksiyonuna sahip Ön Bölge Frenleme Asistanı, Yaya Koruma sistemini de içeriyor. Sistem radar sensörleri kullanıyor ve artık karşıdan karşıya geçen yayalara karşı da tepki sağlıyor. Sistem, 10 ile 60 km/s hızlar arasında çalışırken, bu hızlarda bir kaza ihtimali sezdiğinde gerekirse acil frenleme yapıyor.
Yeni Kör Nokta Uyarı sistemi ise, şerit değiştirmelerde güvenliğe yardımcı oluyor ve 10 km/s’den sonraki tüm hızlarda devrede oluyor. Arkada bulunan iki radar sensörü, aracın arkasından gelen trafiği denetliyor. Şayet aracın arkasına aniden bir başka yaklaşırsa, yahut kör noktadaysa, yan aynadaki LED ışık aracılığıyla uyarıyor.
Arkadaki sensörler, aynı zamanda, yine yeni bir sistem olan “Arka Trafik Uyarısı” tarafından da kullanılıyor. Bu sistem de, sürücüye, bir park yerinden çıkarken gelen olup olmadığına ilişkin uyarıda bulunuyor. Sistem, trafikte gelen araç varsa önce görsel, ardından sesli uyarı yapıyor, son olarak da acil frenle müdahale ediyor.
Yeni Manevra Asistanı ise, geri park manevralarında, aracın arkasında bir engel algılaması halinde otomatik olarak frenlemeyi içeriyor. Bu yeni donanımlar, Octavia ailesinde sunulan zengin sürücü destek sistemlerine ek olarak katıldı. Nitekim Adaptif Hız Sabitleme (ACC), Şerit Takip Asistanı, Sürücü Yorgunluk Tespiti sistemi, Otomatik Far Yardımcısı, kamera destekli Trafik Levhası Tanıma sistemiyle entegre Yolculuk Asistanı, Park Yardımcısı gibi sistemler, Octavia’nın üçüncü neslinde halen bulunabilecek donanımlar arasında.
Farklı motor seçenekleri
Yenilenen Octavia ve Octavia Combi, Türkiye’de ilk etapta 1,0 TSI 115 PS ve 1,4 TSI 150 PS benzinli ve mevcut modele göre beş beygir güçlenen 1,6 TDI 115 PS dizel motor seçenekleri ve aynı zamanda hem manuel hem de DSG otomatik şanzıman ile satışa sunulacak.
You may like
Genel
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Toyota, altıncı nesil RAV4 ile cesur bir sayfa daha açmaya hazırlanıyor. Dikkat çekici premium tasarımı ve ileri teknolojileriyle yeni nesil RAV4’ün, 2026 yılı ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulması planlanıyor. 1994 yılında ortaya çıkan RAV4, otuz yılı aşkın sürede dünya genelinde 180’den fazla ülkede 15 milyondan fazla satış adedine ulaştı.

Yeni RAV4 hem dış tasarımda hem de kabinde kapsamlı geliştirmeler yapıldı. Ön bölümde yer alan üç boyutlu keskin tasarım dili, kaslı detaylara sahip kaput ve güçlü duruşu, modern bir ilk izlenim sunan RAV4, sunuyor. Yeni RAV4, dış boyutlarını koruyarak şehir içi manevra kabiliyeti ve park kolaylığını da sürdürüyor.

Yeni RAV4’te sezgisel kullanımıyla dikkat çeken shift-by-wire elektronik vites sistemi, daha sade ve modern bir orta konsol tasarımına katkı sağlıyor. Kabin tasarımında yatay hatların hakim olduğu gösterge paneli, sürücü odaklı dijital kokpit, direksiyon üzerinden rahatça görülebilen yeni 12.3 inçlik dijital gösterge paneli ile destekleniyor.

Standart olarak sunulan elektrikli bagaj kapağı ise genişletilmiş algılama alanına sahip ayak sensörüyle eller serbest kullanım kolaylığı sunuyor. 514 litreye kadar bagaj hacmi ise, tüm ihtiyaçları karşılayacak alanı sağlıyor. Yeni RAV4, teknolojiyi, konforu ve pratik SUV kullanımını bir araya getiren özellikleriyle günlük yaşamdan macera dolu yolculuklara kadar her senaryoya uyum sağlayan bir sürüş deneyimi vadediyor.

Modelde ilk kez kullanılan yeni “Arene” yazılım geliştirme platformu, yeni nesil multimedya sistemi araç içi dijital ortamı yeniden tanımlıyor. Avrupa’daki kullanıcı ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan yeni ana ekran konsepti, tüm önemli bilgileri tek bir görünümde birleştirirken kişisel kullanıcı profilleri, özelleştirilebilir kısayollar ve hızlı ayar menüsü sayesinde araç içi dijital deneyimi kolaylaştırıyor.

Markanın yeni 6. nesil plug-in hibrit teknolojisi ve 5. nesil tam hibrit teknolojisine sahip versiyonlarıyla RAV4, markanın çok yönlü mobilite anlayışını güçlendiriyor. Hem önden çekişli hem de dört çeker versiyonlarda sunulan yeni hibrit sistem, kompakt batarya tasarımıyla sürüş karakterini daha akıcı ve dinamik hale getiriyor. Bu modelin Türkiye’de tam hibrit ve dört çeker versiyonuyla müşterilerle buluşturulması planlanıyor.

Modelde kullanılan 2.5 litrelik hibrit güç ünitesi, artırılan 221 Nm tork sayesinde daha hızlı tepki veren kalkış performansı ve elektrikli araç hissi veren kesintisiz hızlanma sunuyor. Dört çeker versiyonda toplam sistem gücü 194 beygire ulaşırken, önden çekişli versiyonda bu değer 185 beygir güce sahip.

Yeni RAV4’ün tam hibrit versiyonu, performans artışının yanı sıra yakıt ekonomisiyle de dikkat çekiyor. Önden çekişli versiyonda 100 kilometrede sadece 4.9 lt yakıt tüketimi; dört çeker versiyonda 5.3 litre yakıt tüketimi ile verimlilik açısından da iddialı.
Genel
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Volkswagen’in dünyada Tiguan’dan sonra en başarılı, Avrupa’nın ise en çok tercih edilen SUV modeli T-Roc tamamen yenilendi. 2017’de pazara sunulmasından bu yana 2 milyon adetten fazla üretilen model, ikinci nesliyle standartları daha yukarı taşıyor.

Yeni tasarım detaylarıyla birlikte konfor ve kalite seviyesini daha da yükselten, Yeni T-Roc; IQ.LIGHT–LED Matrix farlar, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”, Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist” ve Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemiyle donatıldı.

Yeni T-Roc, Türkiye’de 3 farklı donanım seviyesi ve Volkswagen’in en gelişmiş motor teknolojilerinden biri olan 48 V hafif hibrit (eTSI) sistemine sahip 1.5 litrelik turboşarjlı 150 PS (110 kW) güç seçeneğiyle sunuluyor.

Yeni T-Roc, önceki nesline kıyasla 12,2 cm daha uzun gövdesi ve 2,8 cm artan aks mesafesiyle çok daha geniş bir iç hacim ve diz mesafesi sunuyor. Uzayan gövde sayesinde bagaj hacmi 30 litre artarak 475 litreye ulaşırken, arka koltuklar yatırıldığında, Yeni T-Roc’ta 1.350 litrelik bagaj kapasitesine ulaşılıyor.

İkinci nesil T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş MQB platformu olan MQB Evo üzerine inşa edildi. Bu sayede model, sınıfında fark yaratan yeni nesil konfor ve sürüş destek sistemleriyle donatıldı. MQB Evo mimarisi, Yeni T-Roc’un, aynı platformu paylaşan Golf, Passat, Tiguan ve Tayron modellerinde yer alan en güncel teknolojilerle uyumlu hale gelmesini de sağlıyor.

Yeni T-Roc’ta sunulan bir diğer ileri teknoloji, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”. Bu sistem, arka taraftan, özellikle kör noktada kalabilecek, bisiklet, motosiklet veya scooter gibi küçük bir araç yaklaşırken, kapı açılmadan önce yolcuları uyararak risk oluşturan kazaların önlenmesine yardımcı oluyor.

Ayrıca T-Roc, ilk kez Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” sistemiyle de donatılıyor. Hafıza fonksiyonu sayesinde son 50 metre mesafeye kadar rotayı hafızaya alan bu sistem tam otomatik park etme olanağı sunuyor.

Volkswagen T-Roc Türkiye liste ve lansman fiyatları ise şu şekilde:
| Life | 2.734.000 TL | 2.395.000 TL |
| Style | 3.150.000 TL | 3.000.000 TL |
| R-Line | 3.287.000 TL | 3.100.000 TL |
Elektrikli
Audi A2, 25 yıl sonra yeniden geliyor
Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Yeni ve elektrikli A2, Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor.

Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

25 yıl önce piyasaya ilk çıktığında başta tasarımı olmak üzere, kompakt boyutları ve alüminyum gövdesi ile dikkat çeken A2, Türkiye de pek ilgi görmese de Avrupa pazarında başarılı sayılacak bir satış yakaladı. Zamanla rakip firmaların benzer üretimleri ile satışlar azaldı ve 2005 sonrası üretimden kaldırıldı.

Yeni tasarlanan A2 e-Tron ikonik A2’den esintiler taşıyor. Tamamen elektrikli güç ünitesiyle 240 beygir güce sahip olcak yeni model, şimdilik bir consept olarak üretilecek ancak aracın seri üretim aşamasına geçip geçmeyeceği net değil.

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Elektrikli
Ferrari, tam elektrikli Luce’nin iç tasarımını tanıttı
Türkiye’de Tofaş bünyesinde yer alan FerMas Oto’nun temsil ettiği İtalyan süper spor otomobil devi Ferrari, geleceğe uzanan vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olan yeni tam elektrikli spor otomobili Ferrari Luce’nin iç mekân ve arayüzü tasarımını tanıttı.
Yeni bir segmentin başlangıcını simgeleyen Luce, İtalyanca’da “ışık, aydınlanma” anlamlarına geliyor. Ferrari’nin ilk elektrikli modeli Luce’nin iç mekan tasarımı ortaya çıktı. iPhone tasarımcısı Jony Ive’ın yönetiminde yapılan radikal iç mekan tasarımı otomotiv dünyasının gündemine oturdu.

San Francisco’da gerçekleştirilen özel lansmanda tanıtılan modelin temel teknolojisi Ekim 2025’te Maranello’daki Ferrari e-binasında paylaşılmıştı. Projenin üçüncü ve son aşaması olan dış tasarım lansmanı ise Mayıs 2026’da İtalya’da gerçekleştirilecek.
Ferrari Luce’nin tasarım süreci, LoveFrom ile gerçekleştirilen 5 yıllık yakın iş birliğinin bir ürünü. San Francisco ve Londra merkezli LoveFrom, mimarlardan mühendislere, endüstriyel tasarımcılardan tipografi uzmanlarına kadar disiplinler arası bir ekip yapısıyla Ferrari’nin vizyonunu yeni bir tasarım diline dönüştürdü.

Sürüşü merkezine alan yalın ve tek hacimli kabin Ferrari Luce’nin kabini, sürüş deneyimini odağa alan yalın ve tek hacimli bir mimariyle tasarlandı. Yenilikçi modelde donanım ve yazılım birlikte geliştirildi. Böylece fiziksel yapı ile arayüz davranışı kusursuz bir bütünlük oluşturdu. Gösterge ünitesi, kontrol paneli ve orta konsol gibi temel unsurlar, girişler (mekanik kontroller) ve çıkışlar (dijital ekranlar) etrafında net bir organizasyonla konumlandırıldı.

Günümüzde büyük dokunmatik ekranların hâkim olduğu elektrikli otomobil anlayışına alternatif bir yaklaşım benimseyen Ferrari Luce’de, fiziksel kontroller önceliklendirildi. Hassas mühendislikle üretilen mekanik butonlar, kadranlar ve anahtarlar, dijital ekranlarla dengeli biçimde bir araya getirildi. Bu yaklaşım, sürücü ile otomobil arasında güçlü ve sezgisel bir bağ kurulmasını sağlıyor.

Ferrari Luce’de kullanılan malzemeler; %100 geri dönüştürülmüş özel alüminyum alaşım, ileri seviye 3 ve 5 eksenli CNC teknolojisiyle masif bloklardan işleniyor. Ardından uygulanan son teknoloji anodizasyon süreci sayesinde yüzeyde ultra ince altıgen hücre yapısı oluşturularak yüksek sertlik, dayanıklılık ve rafine bir mikro doku elde ediliyor. Cam yüzeylerde ise yüksek çizilme direnci ve optik netlik sunan Corning® Gorilla® Glass tercih ediliyor. Sonuç olarak, modern olduğu kadar zamanın ötesinde bir his, lüksün ötesinde gerçek bir özgünlük ve Ferrari’nin kalite ile zanaatkârlığa olan bağlılığının güçlü bir ifadesi ortaya çıkıyor.

Ferrari Luce’nin direksiyon simidi, markanın yarış DNA’sına güçlü bir gönderme niteliği taşıyor. 1950’ler ve 60’ların ikonik üç kollu Nardi direksiyonlarından ilham alan bu sade üç kollu form, modern mühendislikle yeniden yorumlandı. %100 geri dönüştürülmüş alüminyumdan üretilen ve 19 CNC işlenmiş parçadan oluşan direksiyon simidi, standart bir Ferrari direksiyonuna göre 400 gram daha hafif yapısıyla dikkat çekiyor.

Ferrari Luce’de sürücü gösterge ünitesi, kontrol paneli ve arka kontrol panelinden oluşan üç ekranlı yapı yer alıyor. Direksiyonla birlikte hareket eden ve direksiyon kolonuna monte edilen gösterge ünitesi, Ferrari seri üretim modelleri için bir ilk olma özelliği taşıyor. Samsung Display mühendisleriyle geliştirilen ultra ince panel yapısı, hafiflik ve görsel netliği bir arada sağlıyor. Orta ekrana entegre edilen multigraf ise saat, kronograf, pusula ve launch control göstergelerini tek bir yapıda bir araya getirerek ileri düzey mühendisliğin şık ve işlevsel bir yansımasını sunuyor.

Ferrari Luce, titiz işçilik, geleneğe saygı ve bilinçli inovasyonun sentezi olarak konumlanıyor. Elektrifikasyonun performans ruhunu gölgelemediği; aksine yeni bir ifade biçimine dönüştüğü bu model, Ferrari’nin kalite, performans ve kültürel değer anlayışını geleceğe taşıyor. Ferrari için liderlik, yolu aydınlatmak anlamına geliyor. Luce ise bu zihniyetin somut karşılığı olarak markanın tarihinde yeni bir sayfa açıyor.
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Skoda’nın Yeni Amiral Gemisi SUV Modeli Peaq olacak
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Lexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
Motobike Istanbul 2019 Başladı
Toyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
Sektörel
-
Genel6 yıl agoLexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
-
Genel7 yıl agoMotobike Istanbul 2019 Başladı
-
Genel6 yıl agoToyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
-
Tasarım6 yıl agoElektrikli yerli otomobil, C-Sedan “coupe” ve “station wagon” olarak hayal edilirse…




