Connect with us

Sektörel

Toyota Dakar Rallisi’nde 2. Etabı Kazanarak Tempo Yükseltti

TOYOTA GAZOO RACING dünyanın en zorlu yarışlarından biri olan Dakar
Rallisi’nde sıra dışı bir mücadele daha ortaya koyuyor. Dakar’ın ikinci
gününde temposunu artıran Toyota, Al Wajh-Neom arasında etabı 3 dakika
57 saniye farkla lider tamamladı.

Toyota’nın Dakar için özel olarak hazırladığı Hilux ile yarışan Giniel de
Villiers ve Alex Haro, riskli etapları lastik patlatmadan ve sorun yaşamadan
tamamladılar. Kariyerinde ilk kez böyle bir yarışa katılan çifte Formula 1
Dünya Şampiyonu Fernando Alonso ise, hasar sebebiyle yaşadığı 2.5 saat
civarında zaman kaybına rağmen hızını artırmaya başladı.

Hilux ile son Dakar şampiyonu olan Nasser Al-Attiyah ve Matthieu Baumel
ise üç kez lastik patlatmasına karşın en iyi beşinci zamana imza atmayı
başardı. Toyota’nın dördüncü Hilux’ı ile yarışan Bernhard ten Brinke ise,
etapta dört kez lastik patlatsa da ilk 10’a yakın bir konumda etabı
tamamladı.

Dakar Rallisi’nin üçüncü gününde pilotlar Neom şehri etrafındaki 427
kilometresi özel, toplamda 504 kilometrelik etabı geçecekler. Suudi
Arabistan ve Ürdün sınırına yakın yerlerde yarışacak ekipler, kanyonlardan
ve dağlardan geçecekler. Kum ise, yine en zorlayıcı etken olacak. Bununla
birlikte Üçüncü Etap, 1400 metre ile 2020 Dakar Rallisi’nin en yüksek
rakımlı etabı olacak.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Maserati, ikonik tasarımı ve son teknolojiye sahip Yeni GranCabrio’yu tanıttı

Maserati, ürün yelpazesinin ikonik üyesi GranCabrio’yu sundu. Benzersiz konfor arayan sürüş tutkunları için tasarlanan, yepyeni ve zarif üstü açık bir model olan GranCabrio, ödüllü coupe ikizi GranTurismo’yu tamamlıyor. Maserati GranCabrio, Trident serisindeki en yüksek performansa sahip otomobillerin gücünü aldığı 542 hp 3.0 litrelik çift turbolu 6 silindirli içten yanmalı Nettuno motora sahip, Trofeo donanım seviyesinde sunuluyor.

GranCabrio’da, Maserati GranTurismo için şimdiye kadar üretilmiş en güçlü motor olan Nettuno’nun olağanüstü performansı, uzun mesafelerde seyahat etmek için gerçek optimum konforla bir araya geliyor. Araç, yolculuğun tüm güzelliklerinden ve her açıdan olağanüstü bir otomobilin benzersiz özelliklerinden en iyi şekilde yararlanmak için açık hava sürüş deneyimi ile daha da zenginleşiyor.

%100 İtalya’da üretilen Trident’in yeni üstü açılabilir modeli GranTurismo’nun izinden giderek lüks, performans, sürüş konforu ve sportiflikten ödün vermeden grand tourer’ın yeni ve büyüleyici bir versiyonunu sunuyor.

50 km/saat hıza kadar hareket halindeyken bile bagaj alanına otomatik olarak 14 saniye gibi kısa sürede yerleştirilen tavanı, mümkün olduğunca az yer kaplıyor. Dört yolcunun rahatça oturabildiği GranCabrio, saçları uçuşturan rüzgarla seyahat etmek ve sıra dışı bir sürüş ve otantik İtalyan tarzını solumak için ideal. Maserati GranCabrio’nun zarafeti, tavanı açıkken ve motorun sesi her yeri sararken dışardan daha da fazla hissediliyor. Maserati’nin ilk yol spor otomobili olan 3500 GT’nin üstü açılabilir versiyonu ilk kez 1959 Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılmıştı.

Maserati’nin en son modeli olan bu lüks otomobil, üstü açılabilir yeni görünümüyle Maserati’nin bilinen stilistik detaylarını geliştirerek, GranCabrio meraklılarına özgü panorama ve seyahat ruhuyla tam bir uyum içinde, yolculuğu zenginleştirerek sürüş keyfini en üst düzeye çıkarıyor. Tasarıma gösterilen özen ve özel detaylar yanı sıra, teknoloji, performans ve eğlenceden de ödün verilmiyor. Direksiyonda maksimum güvenlik ve sürücü destek hizmetleri sunuluyor.

“Açık hava deneyimi” olağanüstü termal ve akustik konforla daha da üst düzeye çıkıyor. Beş renk seçeneği bulunan açılır tavan, merkezi ekrandaki bir dokunmatik düğme aracılığıyla kontrol ediliyor ve sürücülere tam kontrol ve özgürlük sağlıyor. Açık havada sürüşünden hoşlananlar için Maserati her ayrıntıyı düşünmüş. GranCabrio, standart bir özellik olarak sürücü ve yolcuların boyunlarını sıcak tutmak için üç farklı ısı seviyesi sunan son teknoloji bir boyun ısıtıcı ile birlikte geliyor.

İsteğe bağlı olarak sunulan özellikler arasında, iki yolcu tarafından kullanılmak üzere tasarlanan ve manuel olarak katlanabilen rüzgar durdurucu da yer alıyor. Üst kısım açıkken, kabin içindeki türbülansı en aza indirerek yolcuların aracın aerodinamik performansını sonuna kadar kullanmalarına olanak tanıyor.

GranTurismo ile birlikte geliştirilen yeni GranCabrio, geçen zamana rağmen kimliğine sadık kalan bir otomobilin kusursuz verimliliğinin ve doğal güzelliğinin birleşimini özetliyor: Maserati’nin Modena merkezli mirasının karakterini öne çıkaran klasik özellikleri ile sınıfının en iyisini en son teknolojiyle sunan bir stil örneği.

Continue Reading

Genel

Alfa Romeo’nun üç modeline ödül

İsviçre’nin en büyük otomotiv dergisi Auto Illustrierte’nin düzenlediği “En İyi Otomobiller” (Best Cars) yarışmasında 13 kategoride 455 otomobil yer aldı. Alfa Romeo; Giulia, Stelvio ve Tonale modelleri üstün bir başarı ortaya koyarak kendi kategorilerinde ödüllerin sahibi oldular.

Alfa Romeo, ‘En İyi Otomobiller’ ödüllerinin yanı sıra, “Tasarım/Stil” kategorisinde birinci olurken, “Reklam” ve “Popülerlik” kategorilerinde de podyumda yer almayı başardı.

İsviçre’nin en büyük otomotiv dergisi Auto Illustrierte’nin 30.kez düzenlediği “En İyi Otomobiller” yarışmasında, 13 kategori altında yarışan 455 otomobil arasından, Alfa Romeo; Giulia, Stelvio ve Tonale modelleri üstün bir başarı ortaya koyarak kendi kategorilerinde ödüllerin sahibi oldular.

Alfa Romeo, bu yıl İsviçreli otomobil severlerin kalbini bir kez daha fethetti. Okuyucular, markanın sunduğu değerleri kendi değerleriyle özdeşleştirerek, Alfa Romeo’yu çeşitli kategorilerde ödüllendirdiler. Giulia, “Orta Boy Sedanlar” kategorisinde üst üste yedinci kez birinci olurken, Stelvio “Büyük SUV/Off-Road” kategorisinde altıncı zaferini kazandı. Tonale ise “Kompakt SUV/Off-Road” kategorisinde ikinci kez rakiplerini geride bıraktı.

Yılın Otomobili oylamasında elde edilen bu başarıların yanı sıra, Alfa Romeo, “Tasarım/Stil” kategorisinde birinci olurken, “Reklam” ve “Popülerlik” kategorilerinde de podyumda yer almayı başardı.

Continue Reading

Genel

İstanbul’a yeni şehir içi seyahat uygulaması: TaksiM

Türkiye’nin önde gelen yatırım işletme şirketlerinden 1000 Yatırımlar Holding A.Ş., yatırımlarına bir yenisini daha ekleyerek Taksim uygulamasını bünyesine kattı. BinBin, GO Sharing, Q Charge, Algoritma gibi başarılı markalarıyla hizmet sunan holding, Taksim uygulamasıyla şehir içi ulaşımı daha konforlu ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

İstanbul’da faaliyet gösteren Taksim uygulaması İstanbul’un hem Avrupa hem de Asya Yakası içerisinde kullanıcıların en yakın ve en uygun taksileri bulmalarını sağlayarak seyahat deneyimini büyük ölçüde kolaylaştırmayı hedefliyor. Uygulama, güvenilir ve etkili bir şekilde seyahat edilmesini sağlayarak kullanıcıların zamanlarını daha verimli kullanmalarına olanak tanıyacak.

1000 Yatırımlar Holding CEO’su Kadir Abdik, Taksim uygulaması satın alımından büyük bir memnuniyet duyduklarını belirterek şunları dile getirdi: “Ülkemizin en kalabalık şehri İstanbul’un karmaşık seyahat dinamikleri, şehir sakinlerinin günlük yaşamlarını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle, şehir içi ulaşımı daha sürdürülebilir ve keyifli hale getirmek için her alanda ciddi çözümler ortaya konması gerekiyor. Taksim uygulamamıza getireceğimiz yenilikler ile, İstanbul’da taksi ile seyahat deneyimini dönüştürmeyi ve iyileştirmeyi amaçlıyoruz. Mobilite alanında akıllı, sürdürebilir ve yenilikçi uygulamaları hayata geçiren bir şirket olarak yeni yatırımımızla kullanıcılarımıza hızlı, güvenli ve güvenilir seyahat seçenekleri sunmayı, günlük yaşamlarını kolaylaştırmayı ve seyahatlerini keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. Taksim uygulamamızla İstanbul’da yaşayan herkesin seyahat deneyimini iyileştirerek şehrimizin daha yaşanabilir bir yer olmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. 1000 Yatırımlar Holding olarak, şehir içi ulaşımın geliştirilmesi ve İstanbul’un ulaşım sorununa çözüm getirilmesi konusunda kararlıyız. Taksim uygulamamızın bünyemize katılmasıyla bu hedefe doğru önemli bir adım daha atmış bulunuyoruz.”

Continue Reading

Elektrikli

Xiaomi SU7: Elektrikli Araç Sektörüne Yeni Bir Soluk

Küresel teknoloji devi Xiaomi, merakla beklenen ilk elektrikli aracı Xiaomi SU7’yi duyurdu. Geçtiğimiz günlerde Elektrikli Araç Teknolojileri Lansmanı’nı gerçekleştiren Xiaomi, E-Motor, Batarya, Xiaomi Kalıp Döküm, Xiaomi Pilot Otonom Sürüş ve Akıllı Kabin olmak üzere beş temel teknolojisiyle ilgili yenilikleri tanıttı. Tasarımı, menzili, güvenliği ve diğer özellikleriyle dikkat çeken ve “tam boyutlu, yüksek performanslı eko-teknolojik sedan” olarak tanımlanan Xiaomi SU7, performans, ekosistem ve mobil akıllı dünyanın sınırlarını zorlamayı hedefliyor.

Xiaomi, dünyanın en büyük beş otomotiv üreticisinden biri olmayı hedefliyor

Bir Çin şiirinden alıntı yaparak “Sağlam adımlarla zirveye ulaşıyoruz” diyen Xiaomi Grup Kurucusu, Başkanı ve CEO’su Lei Jun, Xiaomi’nin otomotiv sektörüne girişinin akıllı telefon sektöründen başka bir sektöre önemli bir geçiş olduğunu ve “İnsan x Otomobil x Ev” stratejisi açısından büyük bir adıma işaret ettiğini belirtti. Lei Jun ” Önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde dünyanın en büyük ilk beş otomotiv üreticisi arasında yer almayı amaçlıyoruz” dedi.

 

Xiaomi elektrikli araç alanında, ilk araştırma ve geliştirme aşamasında 10 milyar CNY’nin üzerinde yatırım gerçekleştirdi. Ar-Ge ekibi, hem Çin’de hem de yurtdışında kritik alanlarda 3.400’den fazla mühendis ve binden fazla teknik uzmandan oluşuyor. Etkinlikte Xiaomi’nin elektrikli aracının temelini oluşturan beş teknolojinin geliştirilmesine ilişkin çığır açıcı yenilikler tanıtıldı. E-Motor, Batarya, Xiaomi Kalıp Döküm, Xiaomi Pilot Otonom Sürüş ve Akıllı Kabin gibi kritik alanlarda Xiaomi’nin kendi geliştirdiği çeşitli teknolojiler türünün ilk örneği olarak hem yerel hem de küresel çapta ilklere imza attı. Bu, Xiaomi’nin kuruluşundan bu yana edindiği 13 yıllık kapsamlı teknolojik birikimi ortaya koyuyor.

E-motor

Etkinlikte Xiaomi, bağımsız olarak geliştirdiği ve ürettiği E-motorları olan HyperEngine V6/V6s ve HyperEngine V8s’i sergiledi. Çift Yönlü Tam Yağ Soğutma Teknolojisi, S-şekilli yağ devresi tasarımı ve kademeli silikon çelik laminasyon tasarımı gibi yenilikçi teknolojileri kullanan bu üç e-motor, içten yanmalı motorlar döneminden kalma geleneksel büyük V8 ve V6 güç aktarma organlarının performansına rakip olarak sektörün performans sınırlarını yeni zirvelere taşıyor.

 

Özellikle, 27.200 rpm maksimum hız, 425kW güç ve 635N-m tepe torku ile HyperEngine V8s, elektrikli motor alanında küresel bir rekor kırıyor. HyperEngine V8s, 27.200 rpm’lik sektör standardını aşmak için, 960MPa gerilme direncine sahip sektörün ilk ultra yüksek dirençli silikon çelik plakasını kullanıyor. Ana akım sektör ürünleriyle kıyaslandığında iki katın üzerinde bir dirence sahip olarak ortaya çıkıyor. Şu an geliştirme aşamasında olan HyperEngine V8s’in 2025 yılında seri üretime geçmesi ve Xiaomi elektrikli araçlarda kullanılması planlanıyor. Xiaomi’nin kendi geliştirdiği HyperEngine V6/V6s E-motorları, 21.000 rpm’lik sektör lideri dönme hızıyla dünya genelinde en güçlü seri üretim elektrik motorunu geride bırakıyor. HyperEngine V6 süper motor 299PS maksimum güce ve 400N-m maksimum torka sahipken, HyperEngine V6s süper motor 374PS maksimum güce ve 500N-m maksimum torka ulaşıyor.

Batarya

Xiaomi, çığır açan Ters Hücre Teknolojisi, çok yönlü bir elastik ara katman ve aerodinamik bir kablolama sisteminden yararlanarak CTB Entegre Batarya Teknolojisi’ne bağımsız olarak öncülük ediyor. %77,8 gibi etkileyici bir pil entegrasyonu verimliliğine sahip olan bu teknoloji dünya genelinde CTB bataryalar arasında en yüksek verimliliğe ulaşıyor. Ayrıca, %24,4’lük kayda değer bir genel performans artışı ve 17 mm’lik azaltılmış yükseklik sergiliyor. Maksimum batarya kapasitesi 150 kWh’ye ulaşan CLTC’nin teorik şarj menzili 1200 km’yi aşıyor.

Xiaomi Pilot Otonom Sürüş

Xiaomi, otomotiv ve tüketici elektroniği sektörlerinin akıllı ekosistemlerle entegrasyonunu sağlayan küresel bir teknoloji lideri olarak akıllı yazılım alanındaki benzersiz avantajlarının tümünü kullanıyor. Şirket, otonom sürüşü bir sonraki aşamaya taşıyan Adaptive BEV, Road-Mapping Foundational Model ve Super-Res Occupancy Network teknolojileriyle sektöre öncülük ediyor. Adaptive BEV Teknolojisi, senaryoya göre farklı algılama algoritmalarını devreye sokan sektör lideri bir inovasyon olarak öne çıkıyor. Algılama alanı minimum 5 cm ve maksimum 20 cm olup, tanıma aralığı 5 cm’den 250 m’ye kadar çıkabiliyor. Bu teknoloji şehir içi kullanımda daha geniş görünürlük, yüksek hızda daha uzak görüş ve park ederken daha fazla hassasiyet sağlıyor.

Xiaomi, Road-Mapping Foundational Model teknolojisine ek olarak, otomatik park için dünyanın ilk üretime hazır “Uçtan Uca Algılama ve Karar Verme Yapay Zeka Modelini” de kendi bünyesinde geliştirdi. Bu model, asansör içeren park tesisleri gibi zorlu senaryolarda park ederken gerçek zamanlı gözlem ve dinamik ayarlamalara olanak tanıyor.

 

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com