Connect with us

Genel

Hidrojen Yakıtlı Toyota Mirai’nin 2. Nesli Yollarda

Toyota, otomotiv endüstrisinde devrim niteliğindeki hibrit motor teknolojisinin ardından sıfır emisyon hedefiyle başlattığı ikinci dönemin simgesi hidrojen yakıt hücreli Mirai modelinin yeni neslini dünyaya tanıttı. Sürdürülebilir hidrojen geleceği vizyonuyla geleceğe bir pencere açan Toyota, ikinci nesil yakıt hücreli Mirai sedan ile otomotiv sektöründe yeni bir başlangıcın da ilk adımı atmış oldu.
1992 yılında hidrojen yakıt hücreli araçlar üzerinde çalışmaya başlayan Toyota, Mirai sedanı ilk kez 2014 yılında dünya pazarına sunmuş ve hayranlık uyandıran bu benzersiz otomobille vizyonunu ortaya koymuştu. Çevreci yakıt teknolojileri konusunda 50 yılı aşkın bir süredir çalışmalarını aralıksız sürdüren Toyota, hidrojeni elektrik enerjisine çevirerek yalnızca su buharı salımı ve havayı temizleme özelliğiyle yeni bir çığır açan yeni nesil Mirai ile hibrit teknolojisinde olduğu gibi yakıt hücreli araç teknolojisini de yeni bir seviyeye taşıyor.

Emisyon değerlerinin sıkça konuşulduğu ve bir çok ülke tarafından çeşitli önlemlerin hayata geçirildiği bu günlerde sıfır emisyon salımı olan Yeni Mirai, yeni teknolojileriyle çevreye zarar vermemesinin yanında sürüş yaptıkça çevreyi temizleyen “negatif emisyon” etkisine de sahip bulunuyor. Japonca “gelecek” anlamını taşıyan adıyla Mirai, aynı zamanda yüzde 20 civarında daha uygun fiyatıyla da çevreci otomobil teknolojisine herkesin kolayca ulaşabilir olmasının da önünü açıyor.
Teknolojisiyle birlikte tasarımıyla da etkileyici görünen yeni Mirai, modüler GA-L platformu üzerine yapıldı. Daha verimli bir teknik yerleşime sahip yeni Mirai, daha geniş yaşam alanı ve beş kişilik oturma kapasitesi sunuyor. Daha modern ve çekici bir tasarıma sahip olan yeni Mirai, aynı zamanda daha dinamik bir sürüş performansı da sağlıyor.

Mirai’nin menzili yüzde 30 arttı
Toyota yeni Mirai’yi geliştirirken tasarımından sürüşe, performanstan konfora kadar tüm beklentileri kapsayacak çok yönlü bir çalışma gerçekleştirdi. Verimliliğe öncelik verilerek Mirai tipik bataryalı elektrikli otomobillerin menzilinin ötesine geçmeyi başardı. Güç ve hidrojen yakıt kapasitesi, artan verimlilik ile birlikte sağlanan daha iyi aerodinamik menzili yüzde 30 artırdı. Ekstra hidrojen tankının eklenmesi sayesinde yapılan geliştirmelerle sadece su buharı salan sıfır emisyonlu Mirai, 650 kilometre civarında menzile uygun hale getirildi.
Toyota’nın modüler GA-L platformu ve yeni yakıt hücresi güç ünitesiyle birlikte, yakıt hücresi sisteminin yerleşimiyle kabinde beş kişi için daha geniş bir yaşam alanı da elde edildi.
Mirai aynı zamanda ölçüleriyle de dikkat çekiyor. Yüksekliği 1,470 mm ile 65 mm azaltılan aracın dingil mesafesi 140 mm artırılarak 2,920 mm oldu. Uzunluğu 4,975 mm olan aracın iz açıklığı 75 mm artırıldı. Önde ve arkada 19-20 inç jantların kullanılmasıyla birlikte daha dinamik bir görünüm elde edildi.
T şeklinde yerleştirilen yakıt hücresi tankıyla birlikte 5.6 kg hidrojen taşıyabilecek kapasiteye sahip yeni Mirai, optimize edilen 50:50 ağırlık dağılımıyla birlikte dengeli ve dinamik bir sürüş sunuyor.
Yeni yakıt hücresi sistemi Toyota’ yeni yakıt hücresi sistemi ve yakıt hücresi güç konvertörü özel olarak GA-L platformuna göre geliştirildi. Daha küçük ve daha hafif tasarlanan parçalar, aynı zamanda performansına ileriye taşıyor. Güç yoğunluğu artan araçla birlikte Mirai bu konuda da rekor kırıyor.
Yenilikçi yaklaşımla parçalarda yüzde 50 hafifleyen araç, bir önceki nesline göre yüzde 12 daha güçlü oldu. Yeni nesil Mirai, 5.4 kW/l güç yoğunluğuyla birlikte 174 HP güç üretirken, geliştirilen yapısıyla birlikte -30˚C gibi soğuk koşullar için dahi yüksek performans sunuyor.
Yeni Mirai aynı zamanda mevcut Mirai’nin nikel metal hibrit bataryası yerine lityum iyon yüksek voltajlı batarya ile donatıldı. Batarya daha küçük boyutlarına rağmen daha fazla enerji yoğunluğuna, daha düşük ağırlığa ve daha fazla verimliliğe sahip bulunuyor.

Mirai havayı da temizliyor
Toyota Mirai’nin çevresel faydaları sıfır emisyonun ötesine geçerek “negatif emisyon” gibi önemli faydalar da sağlıyor. Mirai hareket halindeyken havayı da temizliyor. Toyota’nın bir yeniliği olarak aracın hava girişine katalizör tipi bir filtre eklendi. Yakıt hücresi sistemini beslemek için araca hava çekilirken, dokunmamış kumaş filtre elemanı üzerindeki bir elektrik yükü, kükürt dioksit (SO2), nitrit oksitler (NOx) ve PM 2.5 parçacıklar dahil olmak üzere çevreyi kirleten mikroskobik parçacıkları yakalıyor. Sistem, hava yakıt hücresi sistemine geçerken 0 ile 2.5 mikron çapındaki partiküllerin % 90-100’ünün uzaklaştırılmasında etkili oluyor.
Satışlarda 10 kat artış hedefleniyor
Toyota yeni Mirai’yi tanıtmasıyla birlikte satış adetlerinde 10 kat artış ile daha büyük bir pazar payı hedefliyor. Bu büyüme yeni modelin daha güçlü performansı ve daha çekici tasarımıyla desteklenecek. Bununla birlikte satış fiyatının yüzde 20 düşmesiyle daha ulaşılabilir bir otomobil olacak. Hidrojen altyapısının ve istasyonların çoğalması ile birlikte hükümetler ve yerel otoritelerin çevreci yeni teşvikler sunması, hidrojen yakıt hücreli araçların kullanımının giderek artış göstermesinin önünü açıyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Yeni Audi A6 allroad 

Yeni Audi A6 allroad, çok yönlü premium otomobil anlayışını, beşinci neslinde daha iddialı bir noktaya taşıyor. Günlük kullanımda konforlu ve rafine bir Audi karakteri sunan model, yol koşulları zorlaştığında allroad kimliğini öne çıkaran teknik özellikleriyle fark yaratıyor.

Audi’nin ilk olarak 1999 yılında sunduğu ve zaman içinde kendi segmentinin ikonlarından biri haline gelen A6 allroad modeli, Avant gövde tipinin zarafetini SUV modellerin yükseltilmiş sürüş karakteri ve çok yönlülüğüyle bir araya getiriyor. Audi’ye özgü bu efsaneleşmiş gövde konsepti, uzun yıllardır konforu, pratikliği ve farklı yol koşullarına uyum sağlayan sürüş kabiliyetini tek bir otomobilde buluşturuyor. Yeni nesilde ise A6 allroad’un karakteristik yaklaşımı; daha güçlü bir tasarım, elektriklendirilmiş motor seçenekleri ve gelişmiş şasi teknolojileriyle geleceğe taşınıyor.

Daha geniş gövde, daha güçlü duruş
Yeni Audi A6 allroad, bu nesilde ilk kez A6 Avant’a göre 11 santimetre daha geniş gövdesiyle yola çıkıyor. Bu fark, modele daha güçlü, daha dengeli ve yere daha sağlam basan bir görünüm kazandırıyor. 21 inçe kadar sunulan alaşım jantlar ve allroad’a özgü tasarım detayları da bu duruşu tamamlıyor.

Modelin üst gövde tasarımı sportif ve zarif bir çizgi izlerken, alt bölümde kullanılan koruyucu detaylar A6 allroad’un daha dayanıklı ve fonksiyonel karakterini vurguluyor. Böylece otomobil, bir yandan premium Avant çizgisini korurken, diğer yandan farklı yol koşullarına hazır olduğunu net biçimde hissettiriyor.

Asfaltta rafine, zorlu zeminlerde kendinden emin
Yeni A6 allroad, A6 Avant’a göre 34 milimetre artırılan yerden yüksekliğiyle daha geniş bir kullanım alanı sunuyor. Standart olarak sunulan allroad’a özel adaptif havalı süspansiyon, optimize edilmiş dört tekerlekten yönlendirme sistemi ve daha geniş lastikler, otomobilin hem otoyolda hem de bozuk zeminlerde kontrollü ve güvenli ilerlemesine katkı sağlıyor.

55 milimetrelik ayar aralığına sahip adaptif havalı süspansiyon, sürüş koşullarına göre otomobilin karakterini değiştirebiliyor. Sistem, gerektiğinde yerden yüksekliği artırarak off-road kabiliyetini güçlendirirken, normal yol koşullarında ise konforlu ve dinamik bir sürüş sunabiliyor. Daha rijit bağlantılarla desteklenen progresif direksiyon sistemi, direksiyon hissiyatını daha doğrudan hale getiriyor ve sürücüye daha net geri bildirim sağlıyor. Tüm tekerlerden yönlendirme sistemi de bu yapıyı tamamlıyor. Düşük hızlarda arka tekerlekler ön tekerleklerin ters yönünde beş dereceye kadar dönebiliyor. Bu sayede dar alanlarda manevra kabiliyeti artıyor. Orta ve yüksek hızlarda ise arka tekerlekler ön tekerleklerle aynı yönde iki dereceye kadar dönerek stabiliteyi ve direksiyon hassasiyetini güçlendiriyor.

Dijital deneyim ve yüksek konfor bir arada
Yeni Audi A6 allroad’un iç mekânı, markanın dijital kullanıcı deneyimini yüksek konfor seviyesiyle bir araya getiriyor. Kokpitin merkezinde Audi MMI panoramik ekran yer alıyor. 11,9 inç Audi sanal kokpit ve 14,5 inç dokunmatik MMI ekranından oluşan bu yapı, 10,9 inç ön yolcu ekranıyla tamamlanabiliyor.

Dijital Matrix LED farlar, merkezi ekran üzerinden kişiselleştirilebiliyor. Sekiz farklı dijital gündüz farı imzası arasından seçim yapılabiliyor; arka aydınlatma imzası da seçilen ön far tasarımıyla uyumlu şekilde değişiyor. Mikro LED modülüne sahip farlar, şerit ve yönlendirme ışığının yanı sıra kaygan zemin uyarısını da yol yüzeyine yansıtabiliyor. Dijital OLED 2.0 arka farlar ise çevreyle iletişim kurabilen yapısıyla güvenliğe katkı sağlıyor.

Sessiz ve rafine kabin yapısı, konfor donanımlarıyla destekleniyor. Havalandırma ve masaj fonksiyonlarına sahip kişisel konturlu koltuklar, dört bölgeli otomatik klima ve hava kalitesi paketi, uzun yolculuklarda konfor seviyesini yükseltiyor. Şeffaflığı değiştirilebilir panoramik cam tavan ise kabinde istenildiğinde daha aydınlık, istenildiğinde daha gölgeli bir atmosfer yaratıyor.

Günlük kullanımın ötesine geçen pratiklik
Yeni A6 allroad, yalnızca sürüş özellikleriyle değil, sunduğu kullanım esnekliğiyle de çok yönlü karakterini ortaya koyuyor. Ayarlanabilir arka koltuklar, geniş bagaj alanı, V6 TDI motor seçeneğinde A6 Avant’a kıyasla artırılan römork çekme kapasitesi ve opsiyonel port bagaj ile kullanılabilen tavan rayları, modeli uzun yolculuklar ve açık hava aktiviteleri için güçlü bir yol arkadaşı haline getiriyor.

Bagaj, spor ekipmanı veya seyahat aksesuarları için sunduğu alan, A6 allroad’un günlük kullanım ile macera odaklı ihtiyaçlar arasında doğal bir köprü kurmasını sağlıyor.

Elektriklendirilmiş motorlar, standart quattro
Yeni Audi A6 allroad’un tüm motor seçenekleri elektriklendirilmiş yapıya sahip. Modelde quattro dört tekerlekten çekiş sistemi standart olarak sunuluyor. Böylece güçlü performans, verimli sürüş ve güven veren yol tutuş aynı yapıda buluşuyor.

Üç litrelik V6 TDI motor 220 kW / 299 PS güç ve 580 Nm tork üretiyor. Bu motorda MHEV plus teknolojisi, kayış tahrikli marş jeneratörü, güç aktarım jeneratörü ve elektrikli kompresörle birlikte çalışıyor. Sistem, ihtiyaç anında 18 kW / 24 PS’ye kadar ek güç desteği sağlayabiliyor. Elektrikli kompresör, motorun daha hızlı tepki vermesine katkı sağlıyor; böylece V6 TDI motor kalkışta, ara hızlanmalarda, sollamalarda ve otoyol sürüşlerinde güçlü ve kesintisiz bir performans sunuyor. PHEV motor seçeneğinin ise 2027’nin sonuna doğru Türkiye’de sunulması planlanıyor.

Continue Reading

Genel

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli Karşınızda: Striker

OYAK ve Renault Group’un Türkiye’ye yönelik 400 milyon Euro’luk dev yatırım planının en stratejik halkası olan Dacia Striker, İtalya’nın Milano kentinde ilk kez dünyaya tanıtıldı. Bursa Oyak Renault Fabrikaları’nda üretilecek olan yeni C-segment crossover model, Türkiye’yi bu aracın tek küresel üretim merkezi haline getirecek. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulacak.

Gövde Tipi Tek Bir Crossover’da Birleşti
Dacia Striker; bir SUV’un yüksek sürüş pozisyonu ve arazi yeteneklerini, bir station wagonun geniş iç hacmi ve konforunu, bir sedanın ise verimlilik ve performansını tek bir gövdede buluşturuyor.

4,62 metre uzunluğa ve 1,53 metre yüksekliğe sahip olan araç, 600 litreye varan geniş bir bagaj hacmi sunuyor. Ayrıca araçta markanın yeni “T” formlu LED ışık imzası ilk kez hem ön hem arka far gruplarında standart olarak kullanılıyor.

%40 Yerlilik Oranı ve ÖTV Avantajı
Bursa’da Oyak Horse tarafından üretilen HR18 hibrit motor teknolojisini kalbinde taşıyan Striker’ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları, %40’ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak. Bu durum, araca Türkiye pazarında çok ciddi bir ÖTV muafiyeti ve fiyat avantajı sağlayacak.

3 Farklı Hibrit Motor Seçeneği
Dacia Striker, zengin ve çevreci bir motor ürün gamıyla yollara çıkıyor.

  • Mild Hybrid-G 140: Dünyada bir ilk olarak 48V yarı hibrit teknolojisini, çift yakıtlı (Benzin/LPG) motor ve 6 vitesli otomatik şanzımanla birleştiriyor.
  • Hybrid 155: 1,8 litrelik benzinli motor ve iki elektromotorun kombinasyonundan oluşuyor. Şehir içi kullanımlarda %80’e varan oranda tamamen elektrikli sürüş imkanı tanıyor.
  • Hybrid 150 4×4: Ön aksta 1.2 litrelik yarı hibrit, arka aksta ise bağımsız bir elektromotor barındırıyor. Otomatik, Eko, Kar, Çamur/Kum ve Arazi olmak üzere 5 farklı sürüş modu sunan bu gelişmiş 4×4 sistemi, ihtiyaç duyulmadığında yakıt tasarrufu için 4×2 moduna geçebiliyor.


Teknolojik İç Mekan ve Üst Düzey Güvenlik
Striker’ın kabini, Dacia’nın “ekonomik ve ekolojik” felsefesini yansıtıyor. Araçta %80’e varan oranda geri dönüştürülmüş plastiklerden üretilen inovatif Starkle® malzemesi kullanıldı.

  • Ekranlar: Tüm versiyonlarda optik yansıma teknolojisine sahip 7 inç LightVisio dijital gösterge paneli ve 3 boyutlu ses sistemini destekleyen 10,1 inç merkezi dokunmatik ekran
  • GSR2 Güvenlik Standartları: Gelişmiş güvenlik yönetmeliğine tamamen uyumlu olan araçta; Otomatik Acil Durum Freni, Trafik İşareti Tanıma, Şerit Takip Asistanı, Adaptif Hız Sabitleme ve sürücülerin ADAS ayarlarını tek tuşla kişiselleştirebileceği “My Safety” sistemi standart olarak sunuluyor.

Her İhtiyaca Uygun 3 Donanım Seviyesi

  1. Expression: Çift bölgeli otomatik klima, Autohold özellikli elektrikli park freni, elektrikli katlanır aynalar ve 17 inç alaşım jantlar ile konfor odaklı başlangıç paketi.
  2. Extreme: Macera tutkunları için panoramik cam tavan, yıkanabilir Microcloud koltuk döşemeleri, eğim iniş kontrolü ve 18 inç jantlar sunan arazi odaklı paket.
  3. Journey: Elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar/direksiyon, kablosuz şarj ve eller serbest elektrikli akıllı bagaj kapağı ile konfor odaklı tepe paket.

 

Continue Reading

Elektrikli

Skoda’nın En Büyük ve En Gelişmiş SUV’u Peaq Tanıtıldı

Skoda, yeni amiral gemisi, tamamen elektrikli Peaq modelini tanıttı. Markanın bugüne kadarki en büyük ve en gelişmiş elektrikli SUV modeli olan Peaq, yedi kişilik oturma kapasitesi, 640 kilometrenin üzerindeki menzili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor.
Yeni nesil MEB+ platformu üzerine geliştirilen Peaq, Epiq modeliyle birlikte Skoda’nın elektrikli ürün gamını genişletirken, markanın elektrikli mobilite stratejisinde yeni bir dönemi temsil ediyor. 4.87 metrelik uzunluğu ve yaklaşık 3 metreye ulaşan aks aralığıyla Peaq, Skoda’nın bugüne kadarki en büyük SUV modeli olarak öne çıkıyor.

Elektrikli ürün gamının yeni zirvesi
Tamamen elektrikli olarak geliştirilen Peaq, geniş yaşam alanı, yüksek konfor seviyesi ve uzun menziliyle markanın yeni amiral gemisi konumunda yer alıyor.
Skoda, Peaq modelini iki farklı batarya seçeneğiyle yollarla buluşturacak. 63 kWh ve 91 kWh kapasiteli bataryalar arasından tercih yapılabilecek modelde, 91 kWh kapasitesindeki batarya şimdiye kadar Skoda elektrikli araçlarında kullanılan en büyük batarya olma özelliğini taşıyor. Versiyona göre 640 kilometrenin üzerinde menzil sunan Peaq, yeni nesil ısı pompası teknolojisiyle verimliliği artırıyor. Tek pedal sürüş özelliği ve çift yönlü şarj teknolojisi ise günlük kullanımda daha fazla pratiklik sağlıyor. 63 kWh batarya seçeneği yüzde 10’dan yüzde 80 doluluk seviyesine yalnızca 27 dakikada ulaşabilirken, 91 kWh kapasiteli büyük batarya aynı şarj seviyesine 28 dakikada erişebiliyor.

Arkadan itişli ve dört tekerlekten çekişli versiyonlarla sunulacak modelde üç farklı güç seçeneği tercih edilebilecek. Giriş seviyesindeki Peaq 60, 150 kW güç ve 350 Nm tork üreten arkadan itişli elektrik motoruna sahip. Peaq 90 versiyonu 210 kW güç ve 545 Nm tork üretiyor. Dört tekerlekten çekişli Peaq 90x ise 220 kW güç üreterek 100 km/s hıza 6.7 saniyede ulaşıyor.

Modern Solid tasarım anlayışının yeni temsilcisi
Skoda, yeni elektrikli amiral gemisi Peaq ile markanın tasarım anlayışında da yeni bir dönemi temsil ediyor. Modern Solid tasarım dilini en kapsamlı şekilde yansıtan model, yalın çizgileri ve güçlü duruşuyla dikkat çekiyor. Peaq’in tasarımı, Vision 7S konseptinden ilham alan Modern Solid tasarım anlayışı üzerine şekillendirildi.
Ön bölümde ince T şeklindeki farlar ve parlak siyah Tech-Deck ön yüz tasarımı yer alırken, yeni ışık imzası modelin güçlü görünümünü tamamlıyor. Yüksek omuz çizgisi ve geniş D sütunları, aracın güçlü duruşunu vurguluyor. Arka bölümde de ön tasarımla uyumlu T şeklindeki aydınlatmalar, tasarım bütünlüğü yansıtıyor.

Peaq, aynı zamanda Skoda’nın gövdeyle bütünleşik gizli kapı kollarına sahip ilk modeli olarak öne çıkıyor. Araç hareket halindeyken veya kilitliyken kapı kolları tamamen gövde içerisine gizleniyor. Sürücü araca yaklaştığında ise elektrikli olarak dışarı çıkıyor. Bu çözüm yalnızca modern bir görünüm sunmakla kalmıyor, aynı zamanda aerodinamik verimliliğe de katkı sağlıyor.
Yeni Peaq, Dynamic Shade Control teknolojisine sahip panoramik cam tavanla donatılan ilk Skoda modeli olarak öne çıkıyor. 2.1 metrekarenin üzerindeki cam yüzeyiyle bu sistem, markanın şimdiye kadar kullandığı en büyük panoramik tavan olma özelliğini taşıyor. Peaq’in ön camında markanın köklü geçmişine gönderme yapan özel bir detay da yer alıyor.
Yolcu tarafında konumlandırılan üç bisiklet figürü, Skoda’nın ilk ürünü olan Slavia bisikletine ve markanın bisiklet dünyasıyla devam eden güçlü bağlarına atıfta bulunuyor.

Lounge atmosferine sahip geniş kabin
Skoda’nın yeni elektrikli amiral gemisi Peaq, boyutlarının yanı sıra sunduğu yaşam alanı ve konfor özellikleriyle de markanın yeni referans noktası olmaya hazırlanıyor. Yedi kişilik oturma kapasitesine sahip model, geniş iç mekanı ve sınıfının üzerinde bagaj hacmiyle yolculukları daha konforlu hale getiriyor.
Yaklaşık 3 metreye ulaşan aks mesafesi sayesinde Peaq, Skoda tarihinin en geniş yaşam alanlarından birini sunuyor. Model, ikinci ve üçüncü sıra koltuklarda oturan yolcular için de ferah bir oturma alanı sağlarken, yedi koltuklu kullanımda dahi günlük ihtiyaçlara cevap verecek bagaj kapasitesini koruyor.
Peaq, beş koltuklu kullanım düzeninde 935 litrelik bagaj hacmi sunarak bugüne kadar üretilen en büyük bagaj kapasitesine sahip Skoda modeli olarak öne çıkıyor. Yedi koltuklu kullanımda ise 299 litrelik bagaj alanı sunan model, 37 litrelik ön bagaj alanıyla da pratikliği artırıyor.

Peaq ile birlikte ilk kez sunulan Relax Paketi, modeli tekerlekler üzerinde bir lounge deneyimine dönüştürüyor. Paket kapsamında AGR sertifikalı ergonomik ön koltuklar, havalandırma ve masaj fonksiyonları, elektrikli ayarlanabilir bacak destekleri ve özel başlık yastıkları yer alıyor. Merkezi konsola entegre edilen katlanabilir masa da yolculuk sırasında kullanım kolaylığı sağlıyor. Relax Paketi ayrıca Peaq için özel olarak geliştirilen Sonos premium ses sistemini de içeriyor. Toplam 16 hoparlör ve 755 Watt çıkış gücüne sahip sistem, kabin içerisinde üst düzey bir ses deneyimi sunuyor.

Peaq’in yeni wellbeing uygulaması, yolculuk sırasında farklı ihtiyaçlara yönelik özel modlar sunuyor. Rahatlama, esneme ve enerji artırma gibi farklı seçeneklere sahip uygulama, klima sistemi, ambiyans aydınlatması ve koltuk masaj fonksiyonlarını otomatik olarak ayarlayarak istenilen atmosferi oluşturuyor.
Peaq, markanın Simply Clever yaklaşımını yeni çözümlerle geliştirmeye devam ediyor. Ön bagaj, entegre su püskürtme sistemine sahip silecekler, şarj kablosu temizleyicisi, tablet tutucu, ön yolcu kapısına yerleştirilen şemsiye ve katlanabilir masa gibi detaylar günlük kullanımda pratikliği artırıyor.

Skoda’da bir ilk: Dikey bilgi-eğlence ekranı
Skoda’nın yeni elektrikli amiral gemisi Peaq, gelişmiş dijital teknolojileri ve premium ses deneyimiyle markanın şimdiye kadarki en gelişmiş modellerinden biri olarak dikkat çekiyor. İlk kez dikey yerleştirilmiş bilgi-eğlence ekranına sahip olan model, Android tabanlı yeni nesil bilgi-eğlence sistemi, kullanıcı deneyimini yeni bir seviyeye taşıyor. 13.6 inç boyutundaki dikey bilgi-eğlence ekranı, yenilenen kullanıcı arayüzü ve sadeleştirilmiş menü yapısıyla daha hızlı ve kolay kullanım sunuyor.

Peaq güvenlikte de zirvede
Yeni Skoda Peaq, markanın şimdiye kadarki en kapsamlı aktif ve pasif güvenlik teknolojilerini bir araya getiriyor. Standart olarak sunulan Ön Bölge Frenleme Asistanı, Ön Çapraz Trafik Asistanı, Şerit Değiştirme Asistanı ve Trafik İşareti Tanıma Sistemi araçları, motosikletleri, bisikletlileri ve diğer yol kullanıcılarını algılayarak sürüş güvenliğini artırıyor. Peaq ayrıca arka yan hava yastıkları ve orta hava yastığı dahil toplam 10 hava yastığıyla yüksek seviyede koruma sunuyor.
Travel Assist 3.0 ise Skoda’nın bugüne kadarki en gelişmiş sürüş destek sistemi olarak öne çıkıyor. Trafik sıkışıklığı asistanı, acil durum desteği ve trafik ışıklarını algılayabilen gelişmiş fonksiyonları bir araya getiriyor. Yeni Kamp Modu özelliği, araç içinde konaklayan kullanıcılar için gece boyunca ideal sıcaklık ve sürekli temiz hava sağlayarak kullanım konforunu artırıyor.

Continue Reading

Genel

Bursa’da üretilen yeni Renault Boreal satışa sunuluyor

Renault’un C segmentindeki aracı Boreal, modern tasarımı, gelişmiş teknolojileri, bağlantılı sürüş deneyimi ve geniş yaşam alanıyla Renault’un Türkiye’deki SUV ürün gamında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Renault Boreal, Türkiye pazarı için üretimin yanı sıra Bursa’dan Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika’daki ülkelere ihraç edilerek Türkiye’nin Renault’un küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik konumunu daha da pekiştiriyor.

Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, ÖTV muafiyeti kapsamına girerek kullanıcılara önemli bir avantaj sunuyor. Bu kapsamda kullanıcılar, 200.000 TL tutarında, 6 ay vadeli ve sıfır faizli kredi kampanyasından da yararlanabiliyor.

Renault Boreal, Türkiye’de 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motorun yanı sıra hibrit araçlara yönelik ÖTV teşvikinden yararlanabilen full hybrid E-Tech 160 hp motor seçeneğiyle de satışa sunuluyor.

4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran Boreal, geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor.

Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor.

Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor.

Verimlilik ve performansı bir araya getiren model, üç farklı donanım seviyesiyle 2.194.000 TL’den başlayan lansmana özel fiyatlarla kullanıcılarla buluşuyor. Renault Boreal, 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla satışa sunuluyor.

 

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com