Connect with us

Otomotiv

Renault Taliant İlk Kez Türkiye’de Sahne Alıyor

Taliant modeliyle B-Sedan segmentine şık ve yenilikçi bir yaklaşım getiren Renault, ürün gamının yeni temsilcisi Taliant’ı hedef pazarlar arasında ilk kez Türk tüketicisinin beğenisine sunuyor. Renault Grubu’nun CMF-B modüler platformunda üretilen Taliant, X-Tronic şanzıman, kör nokta uyarı sistemi, kablosuz Apple Car Play, 8” dokunmatik multimedya ekranı ve elektrikli park freni gibi dikkat çeken özellikleri de beraberinde getiriyor. Model, Joy ve Touch donanım seviyeleriyle tüketicilerle buluşacak.
Renault Taliant’ın ilk kez Türkiye’de satışa sunulmasının altını çizen Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş, “Türkiye, Renault Grubu için çok büyük bir önem taşıyor. 2021 ilk çeyrek itibarıyla ülkemiz, grubun küresel çapta en büyük 7’nci pazarı konumunda bulunuyor. Renault Taliant modeli için Türk tüketicisinin önceliklendirilmesi, bu önemin göstergesi niteliğinde. Taliant modelimizin X-Tronic şanzıman ve LPG seçenekleriyle segmentteki en önemli 2 talebe cevap veriyoruz. Rekabetin kısıtlı olduğu bu segmentin yanı sıra Taliant, C sınıfından gelen tüketiciler için de cazip bir seçenek olacak. Türkiye’nin lider otomobil markası olarak, çok yönlülüğüyle öne çıkan yeni modelimizin satış performansımıza ciddi katkı vermesini öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.
Renault Taliant, dış tasarım öğeleri sayesinde modern kimliğini vurguluyor. Özellikle Renault markasıyla özdeşleşmiş olan C şeklinde farlarla tasarım imzasını ortaya koyuyor. Renault Taliant 4.396 mm uzunluğu ve 2.649 mm aks açıklığına eşlik eden eğimli ön camı ve toplam 1.501 mm yüksekliği ile zarif bir görünüme sahip. Akıcı tavan çizgisi, arka tarafta konumlandırılan radyo anteni ve tavan çizgisiyle birlikte küçülen arka camlar, modelin dinamik yapısını pekiştiriyor.
Otomobilin ağırlığı yaklaşık 1.100 kg olmasına rağmen ön camın daha eğimli olması, yan aynaların formu ve kaput çizgileri gibi tasarım öğeleri sayesinde aerodinamik direnç katsayısı 0,654 olarak gerçekleşiyor. Bu sayı, daha düşük yakıt tüketimi ve karbondioksit salınımını açısından avantaj sağlıyor.

Arka farlarda, ön tarafta olduğu gibi C şeklindeki ışık imzası göze çarparken, tüm Renault modellerinde olduğu gibi logo altında model ismi “Taliant” yazısı konumlanıyor. Lansman rengi Ayışığı Gri olan Renault Taliant’ın altı farklı renk seçeneği daha bulunuyor. Donanım seviyesine ve opsiyona göre 15” çelik, 16” çelik ve 16” alüminyum olmak üzere 3 farklı jant seçeneğiyle birlikte geliyor.
Taliant’ın iç mekân detayları, dış tasarımın dinamik kimliğiyle örtüşüyor. Konsoldaki otomatik klima dizaynı, kumanda tuşlarıyla uyum içinde konumlanıyor. Konsolun hemen üzerinde yer alan 8” dokunmatik multimedya ekranı modern unsurlardan biri olarak öne çıkarken, şık havalandırma ızgaraları ve iç mekânda kullanılan dekoratif malzemeler Taliant’ı B-Sedan segmentinin bir adım ötesine taşıyor. Rahat okunabilir gösterge paneli, LPG tankı doluluk bilgisi de dahil olmak üzere sunduğu birçok özellikle sürücünün hayatını kolaylaştırıyor. Yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon elektrik takviyeli olması sayesinde kullanıcıya yüksek bir sürüş konforu sunuyor.
1364 mm arka sıra omuz mesafesi sunan Renault Taliant, arka koltukta seyahat eden yolculara 219 mm diz mesafesi sağlıyor. Ön koltukların arkasında bulunan katlanabilir masalar, arka koltuklarda seyahat edenler için özellikle uzun yolculuklarda büyük konforlu bir deneyim vadediyor. Ön ve arka kapı panelleri, orta konsol ve torpido gözünün yanı sıra kolçak altında da derin bir saklama alanı bulunan Renault Taliant, iç mekânda toplamda 21 litrelik bir depolama hacmi sağlıyor. 628 litrelik bagaj hacmi sunan model, bu alanda segment lideri olmanın yanı sıra, çoğu C Sedan modelinden daha fazla bagaj hacmi sunmasıyla dikkat çekiyor.
Renault Taliant, B-Sedan segmentinin standartlarını değiştirirken teknolojiden yararlanıyor. İhtiyaçlara göre dizayn edilmiş 3 farklı sistemden ilki USB ve Bluetooth bağlantısı, 2 hoparlör ve 3,5 inç TFT ekranlı radyo sistemi ile Joy versiyonunda standart olarak sunuluyor. Ücretsiz olarak sunulan R&Go aplikasyonu indirilerek, ön konsoldaki bölmeye yerleştirilen akıllı telefon otomobilin multimedya ekranı gibi kullanılabiliyor. Müzik, telefon, navigasyon ve araç bilgileri, bu uygulama üzerinden görüntülenebiliyor.
Tüm Touch versiyonlarında standart olarak sunulan multimedya sisteminde, 8 inç dokunmatik ekran, Apple CarPlay ve toplam 4 adet hoparlör yer alıyor. Direksiyon üzerindeki kontrol tuşları vasıtasıyla Siri üzerinden otomobille iletişim kurulabiliyor. Touch versiyonlarında opsiyonel olarak sunulan en üst seviye multimedya sistemi kablosuz Apple CarPlay, toplam 6 hoparlör ve navigasyon özelliğini de tüketicilerle buluşturuyor.
Renault Taliant, markanın Clio ve Captur modelleri gibi CMF-B platformu üzerinde yükseliyor. Bu modüler platform, modelin kullanıcılarına daha fazla kalite, konfor ve ADAS teknolojileriyle güvenlik sunmasını sağlıyor. Otomatik yanan farlar, yağmur sensörü, kör nokta uyarı sistemi, ön&arka park sensörleri, geri görüş kamerası, elektrikli park freni ve Start-Stop teknolojisi modelin yardımcı sistemleri olarak öne çıkıyor. Renault Taliant’ta ayrıca E-Call ve Eller Serbest Renault Kart Sistemi de bulunuyor.
Tüketicilere zengin ve verimli bir motor yelpazesi sunan Renault Taliant, X-Tronic şanzımanla sınıfının otomatik vites seçeneğine sahip olan tek modeli. Euro 6D-Full standardına uygun motorlardan 90 beygir güce sahip turbo beslemeli 1.0 litre TCe, 6 ileri manuel ya da X-Tronic şanzımanla sunuluyor. Renault Grubu tecrübesiyle kalitesini ve güvenilirliğini kanıtlamış olan 100 beygir gücündeki ECO LPG motorda ise 6 ileri manuel şanzıman mevcut. Segmentindeki tek fabrika çıkışlı LPG seçeneği olma özelliğini sürdüren bu motorla Taliant tüketicilere düşük yakıt tüketim maliyeti avantajını sunuyor. Giriş versiyonu olan 5 ileri manuel şanzımanla donatılmış 65 beygir gücündeki SCe motor ise yalnızca Joy ekipman seviyesinde sunuluyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Yeni Hyundai Tucson Işığıyla Fark Yaratmaya Geldi

Hyundai Tucson, Güney Koreli üretici tarafından ilk kez 2004 yılında satışa sunuldu ve o tarihten bu yana üretilmeye devam etti. Adını Arizona’nın Tucson şehrinden alan otomobilin ikinci nesli ise 2009 yılında tanıtıldı. Avrupa, Avustralya ve hatta Çin pazarına ix35 model adıyla giriş yapan otomobil, Kore ve Amerika gibi güçlü pazarlarda ise Tucson adıyla satılmaya devam etti. Türkiye’de de başarılı satış adetlerine ulaşan ix35, 2015 yılına kadar satılmaya devam etti.
Aldığı global bir kararla “Tucson” adını tüm pazarlarda kullanmaya başlayan Hyundai, özellikle üçüncü jenerasyon ile satışlarında büyük bir ivme yakaladı. 2018 yılında geçirdiği makyaj operasyonuyla 1.6 litre dizel üniteye de kavuşan Tucson, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok pazarda satış rekorları kırarak tüm dikkatleri üzerine çekti. Tucson, 2004 yılında piyasaya sürülmesinden bu yana dünya çapında 7 milyondan fazla satılarak en çok satan Hyundai SUV modeli unvanını elinde bulundurmaya başladı. Avrupa’da 1.4 milyon adet satılan Tucson, bu başarısını dördüncü nesliyle sürdürmek ve hatta segmentinde zirveye yerleşmek istiyor.

Yeni Tucson, markanın yeni “Sensuous Sportiness” yani “Duygusal Sportiflik” tasarım kimliğine göre geliştirilen ilk Hyundai SUV modeli olarak öne çıkıyor. Bu tasarım felsefesinde, dört temel unsur arasındaki uyum karakterize ediliyor. Yani; oran, mimari, stil ve teknoloji. Yenilikçi teknoloji ve çözümlerle üretilen Hyundai modelleri, kullanıcılara duyusal ve duygusal bir dokunuş sunmayı amaçlıyor.
Güçlü bir ilk izlenim sağlayan ön farlar, aracın ızgarasına yerleştirilmiş. Farlar kapatıldığında da aracın önü tamamen siyah ve koyu bir hale dönüşüyor. Geometrik desenlerle ızgaraya entegre edilen LED Gündüz Farları (DRL) ile Parametrik Farlar arasında hiçbir fark yok. En son teknolojiye sahip, yarım aynalı aydınlatma teknolojisi sayesinde DRL’ler açıldığında ızgaranın koyu krom görünümü, mücevher benzeri şekillere dönüşerek göz alıcı bir hale dönüşüyor.

Parametrik detaylar, aracın yan tarafında da belirgin bir tasarım öğesi olarak yer alıyor. Yontulmuş yüzeyler, şık bir siluet ile oldukça kaslı ve maskülen bir yapıya bürünüyor. Sert ve keskin çizgiler, gövde boyunca çarpıcı bir kontrast oluşturarak hareketsiz dururken bile ileriye doğru hareketi anımsatıyor. Gergin atletik şekiller, jantların güçlü ve dinamik bir duruş sağladığı köşeli plastik çamurluk üstü koruyucuları ile kusursuz bir şekilde birleşiyor. Tucson’un sportif tasarım hatları, yan aynalardan başlayıp C sütununa kadar devam ederken, kenarlı, parabolik şekle sahip krom cam çerçevesiyle de iyice vurgulanıyor.
Tucson’un en güçlü bölümü, kesinlikle yan tarafı. Çünkü, yandan bakıldığında etrafı saran kapılar, dinamik ve açılı tekerlek yuvalarıyla beraber oldukça sağlam bir karakter çizgisi oluşturuyor. Arkadaysa parametrik gizli detaylara sahip geniş arka lambalar, tasarım temasını devam ettiriyor. Yeni Tucson’un arka tamponu da parametrik desen ayrıntılarını sportif bir süslemeyle birlikte üç boyutlu bir efektle bütünleştiriyor Spoylerin altına yerleştirilmiş, gizli arka sileceklerin uygulandığı ilk Hyundai modeli olan Tucson, yüksek teknoloji tasarım öğelerini logosunda da devam ettiriyor. Geleneksel marka amblemlerinden farklı olarak, Hyundai logosu üç boyutlu bir şekilde sunuluyor. Dış yüzeyden çıkıntı yapmayan bu pürüzsüz cam Hyundai logosu, aslında aracın teknolojisini ve dinamizmini en iyi şekilde simgeleyen bir detay.
Hyundai Tucson’da donanıma bağlı olarak 18 ve 19 inç jantlara yer veriliyor. Sürüş dinamikleri kadar görselliği de oldukça pekiştiren bu jantlar, özellikle yan taraftaki cesur hatları destekleyen önemli bir ayrıntı.
Yeni Tucson’un sofistike ve ferah iç mekanı, düzenli şekilde organize edilmiş bir evin odasına benziyor. İç mekanda teknoloji ve konfor uyumlu bir şekilde kesişirken, şelalelerden ilham alınmış. Orta ön panodan arka kapılara kadar sürekli akıcı, ikiz gümüş renkli çizgiler, birinci sınıf plastik ve deri kaplamalarla birleştirilmiş. Yeni Tucson, kullanıcılara gelişmiş ve tamamen özelleştirilebilir bir dijital deneyim sağlarken özellikle 10,25 inç dokunmatik multimedya ekranıyla konsolun merkezini belirgin şekilde dolduruyor. Donanım seviyesine bağlı olarak 6 ve 8 hoparlörle desteklenen sistemde müzik dinlemek oldukça keyif verici.

Hyundai tasarımcıları, fiziksel düğmeler ve geleneksel butonlardan vazgeçerek multimedya, havalandırma ve klima gibi donanımları dokunarak kontrol edilir hale getirmiş. Tam dokunmatik ekranlı bir konsola sahip ilk Hyundai modeli olan Yeni Tucson, iç mekandaki yüksek kaliteli yumuşak dokunuşlu malzemeleriyle de görünümünü ve hissiyatını yeni bir seviyeye yükseltiyor. Havalandırma ızgaraları ise kapılardan başlayıp orta konsola doğru akıyor.
Ergonomik kol dayama, orta konsolda, iki kapı cebinde, kablosuz şarj pedinde ve harita gözünde ortam aydınlatması bulunuyor. Gece sürüşlerinde iç mekana farklı bir ambiyans kazandıran bu aydınlatma, 64 farklı renk ve 10 parlaklık seviyesi sunuyor. Yeni Tucson’da donanıma bağlı olarak, siyah ve gri renklerden oluşan kumaş ve deri döşemeli koltuklara yer veriliyor. Bu koltuklar, en üst donanım seviyesinde ön ve arkalarda ısıtmalı olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, yine en üst donanım seviyesinde elektrikli ön koltuklarda soğutma özelliği de bulunuyor.

Apple CarPlay ve Android Auto ise tıpkı diğer Hyundai modellerinde olduğu gibi Tucson’da da karşımıza çıkıyor. Bu teknolojik özellik ile akıllı telefonların işlevselliği, basitleştirilmiş ve kullanışlı bir şekilde multimedya ekranına aktarılıyor. Bu özellik, sadece sekiz inçlik ekran ile kablosuz olarak kullanılabiliyor. Orta konsolda ise kablosuz şarj özelliği bulunurken aynı zamanda uzun yolculuklarda daha fazla rahatlık için ön ve arka USB bağlantı noktaları da yolcular için düşünülmüş.
Yeni Tucson, segmentine özgü, yeni bir orta yan hava yastığıyla donatılmış. Toplamda yedi hava yastığına sahip araçta kullanılan yeni orta hava yastığı, olası bir çarpışma durumunda ön sıradaki yolcuların birbirleriyle çarpışmasını önlemek ve ciddi yaralanma riskini en aza indirmek için görev alıyor.

Yeni Tucson daha fazla koruma için en yeni Hyundai Smartsense aktif güvenlik ve sürüş yardımı özellikleriyle donatılmış durumda. Yeni özellikler arasında yer alan “Kavşak Dönüşlü Ön Çarpışma Önleme Yardımı (FCA)”, Kör Nokta İzleme Monitörü (BVM) ve Kör Nokta Çarpışma Engelleme Yardımcısı (BCA) sürücülerin günlük kullanımda olası tehlikelerden korunmasına yardımcı oluyor. Kavşak Dönüşlü Önden Çarpışma Önleme Yardımı (FCA), aslında bir nevi otonom fren işlevi demek. Yayaları ve bisikletlileri de algılayabilen bu sistem, sola dönerken kavşaklardaki olası çarpışmaları önlemeye yardımcı oluyor.

Şerit Takip Asistanı (LFA) ise aracın şeridinde ortalanmasına yardımcı olmak için direksiyonu otomatik olarak ayarlıyor. Bu sistem, yol kenarlarının yanı sıra çizgileri de algılayan geliştirilmiş bir Şeritte Kalma Asistanı (LKA) özelliğiyle birlikte çalışıyor. Kör Nokta Çarpışma Uyarısı (BCW) da arka köşeleri izliyor ve başka bir araç algılanırsa dış dikiz aynalarında görsel bir uyarı veriyor.

Güvenli Çıkış Uyarısı (SEW) ise sürücü veya yolcu araçtan inerken karşıdan gelen trafik varsa anında uyarı veriyor. Arka Yolcu Uyarısı (ROA) da Tucson’un en önemli özelliği. Hareketleri algılayan bir sensör aracılığıyla arka koltuklar izleniyor. Aracı terk etmeden ve kilitlemeden önce yolcuları arka koltuklardan çıkarmalarını sağlamak için görsel ve işitsel uyarılar sürücüye iletiliyor. Küçük çocukların veya evcil hayvanların araçta unutulması halinde olası tehlikelerin yaşanması önlenmiş oluyor. Araç Kalkış Uyarısı (LVDA) da trafik ışıklarında harekette gecikme olduğu durumlarda önündeki araç ilerlemeye başladığında sürücüyü uyarıyor.

Arka Çapraz Trafik Çarpışma Uyarısı (RCCW) ise sesli ve görsel uyarı ile uyarı vererek, düşük görüşe sahip dar alanlardan geri geri giderken yaklaşan trafikle çarpışma riskini azaltıyor. Arka Çapraz Trafik Çarpışma Yardımı (RCCA) sistemi de geri giderken karşıdan karşıya geçen araçların arkadan çarpma riski olması durumunda fren uyguluyor. Tucson’da donanıma bağlı olarak 360 derece Çevre Görüş Monitörü (SVM) var. Bu sistem, sürücülerin 360 derecelik kamera sistemiyle park esnasında dört bir yanı aynı anda kontrol etmesini sağlıyor. Sürücü Dikkat Uyarısı (DAW) da özellikle uzun süreli sürüşlerde yorgun sürüşü tespit etmek ve olası kazaları önlemek için geliştirilen bir koruma özelliği.
Uzun Far Yardımı (HBA) ise hem yaklaşan araçları hem de geceleri aynı şeritte ileride olanları algılıyor ve uygun şekilde kısa fara geçerek diğer sürücüler üzerindeki rahatsız edici etkileri azaltıyor. Yeni Tucson, Avrupa’da geliştirilmiş ve Avrupalı kullanıcılar için yine bu bölgede özel olarak test edilmiş bir model. Dünyanın en zorlu yarış pisti olan ünlü Nürburgring Nordschleife’de dayanıklılık testleri ve dinamik testlerden geçirilen Tucson, aynı zamanda İsveç’teki en soğuk kış testlerinden Alpler’deki treyler testlerine ve İspanya’nın güneyindeki sıcak hava testlerine kadar Avrupa çapında sıkı bir üretim öncesi süreçten geçirildi.

Hyundai mühendisleri yol şartlarına ve sürücü tercihine bağlı olarak çok yönlü bir sürüş modu geliştirdiler. Normal veya Eco mod günlük kullanım için uygun olurken aynı zamanda en zorlu yollarda bile konforlu, düz ve dengeli bir sürüşe odaklanıyor. Sport modundaysa ekstra bir tepki verilerek daha dinamik ve daha rijit bir sürüş imkanı sunuluyor.Bu arada, amortisörler daha iyi bir sürüş için daha fazla ayar esnekliği sunan yeni bir valf teknolojisi kullanıyor. Önde MacPherson gergi kolu ve arkada da çok bağlantılı süspansiyon bulunuyor. Bu sistem, sürücüye en iyi düzeyde konfor ve kullanım imkanı sağlıyor.

Hyundai’nin kendi geliştirdiği HTRAC dört tekerlekten çekiş teknolojisi, donanım ve motor tipine göre Yeni Tucson’da sunuluyor. Bu çekiş sistemi, yol tutuşu ve araç hızına bağlı olarak çevik kullanım ve daha iyi tork uygulaması sağlıyor. Farklı sürüş modlarına ek olarak, üç tip arazi modu var. Çamur, Kum ve Kar olarak çeşitli yol koşullarında gelişmiş bir sürüş deneyimi sunan Tucson, sürüş performansını ve HTRAC ayarlarını optimize ederek güvenliğe destek oluyor.

Hyundai Tucson, Türkiye’de ilk etapta benzinli ve dizel Hyundai SmartStream motor seçeneğiyle sunuluyor. Bu motorlar, donanım seviyesine bağlı olarak 4×2 ve 4×4 HTRAC çekiş sistemiyle optimize ediliyor. Tüm motor tipleri ve donanım seviyeleri 7 ileri çift kavramalı DCT ile sunulurken kompakt SUV segmentindeki en en ideal ve en verimli güç aktarma organları yelpazesini sunuyor. Güç aktarma organı seçenekleri, sürüşün eğlenceli olmasından ödün vermeden emisyonları da azaltmak için geliştirilmiş.

Benzinli 1.6 litre T-GDI motor, dünyanın ilk Sürekli Değişken Valf Süresi (CVVD) teknolojisine sahip. CVVD, motor performansını ve yakıt verimliliğini optimize ederken aynı zamanda çevre dostu. Valf kontrol teknolojisi, sürüş koşullarına göre valf açma ve kapama süresini düzenliyor. Koşullara bağlı olarak sürüş sırasında valf açılma süresini değiştirebilen sistem, performansı yüzde 4, yakıt verimliliğini yüzde 5 arttırırken emisyonları da yüzde 12 azaltıyor. Daha fazla performans ve daha az emisyon için geliştirilen 1.6 litre turbo motor, Yeni Tucson’da 3 beygir artırılarak 180 beygire ulaşıyor.

Diğer bir seçenek olan 1,6 litrelik CRDi Smartstream dizel motor ise 136 beygir güç üretiyor. 7DCT ve dört veya iki tekerlekten çekiş ile sunulan bu motor, her zaman olduğu gibi C-SUV segmentindeki tüm beklentileri en iyi şekilde karşılıyor. Hem performans hem de ekonomi vaat eden bu seçenek, Tucson’un Türkiye pazarındaki en ideal kombinasyonu olarak da öne çıkıyor.

Hyundai Assan, Yeni Tucson modelinde 4 farklı donanım seviyesi ve iki tip motor seçeneğine yer veriyor. Benzinli motor, Comfort donanım seviyesi ve 4×2 çekiş seçeneği ile satın alınabiliyor. Dizel motor ise Prime donanım seviyesinden itibaren başlıyor ve konforu artıran Elite ve Elite Plus seçenekler zenginleştirilebiliyor. Dizel motor, 4×2 ve 4×4 HTRAC ile satışa sunulurken tüm motor ve donanım seviyelerinde 7DCT şanzımana yer veriliyor. Hyundai Tucson’un satış fiyatı, lansmana özel olarak 377.000 TL’den başlarken en üst donanım seviyesi olan dizel Elite Plus seçeneğinde ise 549.000 TL’ye kadar değişiyor.

Continue Reading

Genel

Toyota Yeni Proace City’nin Elektrikli Versiyonu Sahnede

Toyota, hibrit başta olmak üzere çevreci ve alternatif yakıt enerji kaynaklarını otomobillerine taşırken, hafif ticari araç segmentinde de sıfır emisyonlu seçeneklerini artırıyor. Yeni Toyota Proace CITY Electric, Avrupa’da yüksek satış adetleri olan kompakt van segmentinde güçlü bir model olarak öne çıkacak. 2021’in son çeyreğinde ilk olarak Avrupa’da; Norveç, Fransa, Hollanda, İsviçre ve İngiltere’de satışa sunulacak Proace CITY Electric daha sonra kademeli olarak diğer pazarlardaki yerini de alacak.

Yeni elektrik motorlu hafif ticari araç, hem panel van hem de 5 ya da 7 kişilik Proace CITY versiyonlarıyla sunulacak. Kullanıcının tercihine göre 4.4 metrelik standart ve 4.75 metrelik uzun dingil mesafeli versiyonlar da model ürün
gamı içinde yerini alacak.

Pratiklik konusunda da iddialı olan Proace CITY Electric, konvansiyonel Proace CITY modellerinin yükleme kapasitesine ulaşıyor. Buna göre elektrikli versiyonlarda 800 kg yükleme ve 750 kg çekme kapasitesini müşterilerinin kullanımına sunacak.

Tüm Proace CITY Electric modelleri 136 HP güç (100 kW) üreten elektrik motoruna ve önden çekişli sürüşe sahip. 50 kWh kapasiteli batarya ile birlikte tek şarjla 280 km civarında menzile ulaşılırken aracın maksimum hızı ise 135 km/s olarak açıklandı. Güç modu açık olduğunda 0-100 km/s performansı 11.2 saniye olan Proace CITY Electric, hafif ticari araç sınıfında performans beklentilerini de karşılamayı başarıyor.

Filolar ve küçük ölçekli işletmeler için güvenilir bir tercih olarak öne çıkan Proace CITY Electric, aynı zamanda Avrupa genelinde giderek artan düşük ve sıfır emisyonlu bölgelerde kullanılabilmesiyle de ideal bir çözüm sunacak. Proace CITY Electric, Toyota’nın 2025’te Avrupa’da sıfır emisyonlu araç satış oranını marka içerisinde yüzde 10’dan fazlaya çıkarma hedefinin de bir parçası olacak.

Continue Reading

Genel

Yeni MINI John Cooper Works Yüksek Performansı Konforlu Sürüşle Birleştiriyor

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, yüksek performans modeli MINI John Cooper Works’ü yeniledi. Yeni MINI John Cooper Works, heyecan veren yüksek performans sürüş dinamiklerini lüks ve konforla birleştiriyor.
Yarış pistlerinden aldığı mirası şehrin caddelerine taşıyan MINI’nin ikonik modeli MINI John Cooper Works, farklı tasarımı ve lüks donanımıyla artık çok daha iddialı. Yeni MINI John Cooper Works genlerinden gelen yarışçı karakterini korurken, yüksek standart donanımlarıyla aynı zamanda çok daha konforlu şehir sürüşü vadediyor.
Standart Donanımda Yeni Bir Eşik
Yeni MINI John Cooper Works yenilenen tasarımı ve sürücü asistanı donanımlarıyla yüksek performansın yanı sıra son derece güvenli bir sürüş deneyimi sunuyor. Direksiyon ısıtması, Şeritten Ayrılma Uyarısı, Fren Fonksiyonlu Hız Sabitleyici ve Park Mesafe Kontrolü, Yeni MINI John Cooper Works’ün standart donanımları arasında yer alıyor.

Yeni MINI John Cooper Works standart olarak gelen siyah panel tasarımına sahip 8,8 inç dokunmatik bilgi-eğlence ekranıyla da dikkat çekiyor. Yeniden tasarlanan orta gösterge ekranı araç ayarlarının, ses işlevlerinin ve navigasyonun kontrolünü yapan yeni bir işletim sistemine sahip. Uygulamaları daha da sezgisel hale getiren yeni işletim sistemiyle dokunmatik ekranda bir kaydırma hareketi ile seçilebilen Canlı Pencere Öğeleri de ilk kez sunuluyor.
Bilgi-eğlence ve gösterge ekranı iki farklı renkte kişiselleştirilebiliyor. “Lounge” modunda, ekran yüzeyleri rahatlatıcı mavi ve turkuaz tonlarında görünürken, “Sport” modunda ekran arka planları kırmızı ve antrasit renge geçiyor. Ekranların renk seçenekleri Yeni MINI John Cooper Works’te standart olan MINI Sürüş Modlarına bağlanabiliyor. Bu sayede “Sport” sürüş modu etkinleştirildiğinde, gaz pedalı, direksiyon özellikleri, amortisör ve vites seçim özellikleriyle aynı anda ekran rengi de değişebiliyor.

Çarpıcı ve Sportif Tasarım
MINI’nin güncel tasarım diliyle şekillenen Yeni MINI John Cooper Works, ön tarafta yuvarlak LED farlar ve aşağıya doğru uzanan altıgen radyatör ızgarasıyla dikkat çekiyor. Genişletilmiş motor soğutma kanalları, otomobilin sportif görünümüne katkı sağlarken, aynı zamanda fren sisteminin optimum sıcaklıkta kalmasına yardımcı oluyor. Yeniden tasarlanan difüzör ve arka rüzgarlık hava akışını kontrol ederek, Yeni MINI John Cooper Works’ün yere daha sağlam basmasını sağlıyor.
Saf Performans Sunan TwinPower Turbo Motor
Yeni MINI John Cooper Works’ün yarış uzmanlığıyla geliştirilen 2,0 litrelik motoru TwinPower Turbo teknolojisiyle, 231 hp güç ve 320 Nm tork sunuyor. 8-ileri Steptronic Sport şanzımanlı Yeni MINI John Cooper Works 0-100 km/sa hızlanması için sadece 6,1 saniyeye ihtiyaç duyuyor.

Yeni Adaptif Süspansiyon ile Hem Yolda Hem Pistte Üstün Yol Tutuş
Yeni MINI John Cooper Works’ün sportif süspansiyon ayarı, sadece yarış pistindeki hızlı sağ-sol kombinasyonlarında değil, aynı zamanda dolambaçlı şehir trafiğinde de heyecan veren çevik yol tutuşuna katkıda bulunuyor. Frekans seçimli amortisör teknolojisi ile sportiflik ve sürüş konforu arasında optimize edilmiş bir denge sağlayan Adaptif Süspansiyonun yeni bir versiyonu da artık bir seçenek olarak MINI tutkunlarına sunuluyor. Yeni MINI John Cooper Works’ün, yenilenen Adaptif Süspansiyonu eskisine göre yüzde ondan daha fazla sönümleme gücüyle çalışıyor.
İki adet 85 milimetre paslanmaz çelik egzoz borusuna sahip spor egzoz sistemi, heyecan verici sesiyle Yeni MINI John Cooper Works’ün yüksek performansına eşlik ediyor. Uzman fren üreticisi Brembo ile iş birliği içinde geliştirilen spor fren sistemi standart donanımın bir parçası olurken, ön tekerleklerde dahili havalandırmalı disklere sahip dört pistonlu Yeni MINI John Cooper Works logosunu taşıyan kırmızı fren kaliperleri, otomobili en kısa mesafede durdurma görevini başarıyla yerine getiriyor. Standart olarak sunulan 18 inç Circuit Spoke alaşım jantlar otomobilin dış tasarım ögelerini pekiştiriyor.

Continue Reading

Genel

Araç sahiplerinin hayalindeki otomobil markası: Mercedes

Değişen tüketici ihtiyaçları ve piyasa şartları, otomotiv firmalarının üretim politikalarının yanı sıra kullanıcıları da etkiliyor.
Arabam.com tüketicilerin ulaşım ve araç tercihlerini ortaya çıkaran bir araştırma yaptı.
2548 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma ilginç sonuçları da gözler önüne serdi. Ebeveynler, bekar kadın ve erkekler ve 50 yaş üstü bireyleri baz alan araştırmaya göre tüketicilerin otomobil sahibi olamamalarının en büyük nedeni %57,8 oran ile bütçe yetersizliği.
Kullanıcıların %64,4’ü imkan bulduğunda aracını değiştirmek istiyor. Aracını değiştirmek isteyenlerin çoğunun gerekçesi bir üst segment araç sahibi olmak istemeleri. Tüketicilerin hayallerindeki üst segment otomobiller içinde Mercedes %20,3 oran ile ilk sırada. Ankete katılanların %64,4’ü araç sahibi iken %35,6’sının aracı bulunmuyor. Otomobil sahibi olmama sebebi olarak %57,8 ile bütçe yetersizliği ön plana çıkıyor.
Katılımcıların %19,1’i toplu taşımanın ihtiyaçlarını karşıladığı için, %12,8’i otomobil almak yerine farklı yatırımlar yapmayı tercih ettiği için, %10,3’ü ise ehliyeti olmadığı için araç sahibi olmadığını belirtiyor.
Araç sahibi kullanıcıların sahip oldukları araçlarda sırasıyla Renault, Fiat, Ford, Hyundai ilk 4 sırada yer alıyor. Tüketicilerin %64,4’ü imkan bulduğunda aracını değiştirmek istiyor, tüketicilerin %35,6’sı ise aracından memnun.
Aracını değiştirmek isteyen tüketicilerin %24,1’i üst segment araca geçmek istiyor. Tüketicilerin %18,9’u daha güvenilir bir araç, %17,5’i yatırım amacı ile üst modele geçmek istiyor.
Tüketicilerin hayallerindeki araç sorulduğunda ise sırasıyla verilen yanıtlar şu şekilde: Mercedes, Volkswagen, BMW, Volvo, Lamborghini, Ferrari, Tesla, Toyota, Ford, Fiat, Audi, Honda ve Hyundai.
Kaynak: Arabam.com

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com