Connect with us

Genel

Togg ABD’de dünya sahnesine çıktı

Türkiye’ye ait küresel bir marka ortaya çıkarmak ve Türk mobilite ekosisteminin çekirdeğini oluşturmak amacıyla kurulan Togg, teknoloji dünyasının önemli buluşma noktası CES 2022’de dünya marka lansmanını gerçekleştirdi. ABD’nin Las Vegas şehrinde 5-7 Ocak tarihleri arasında düzenlenen CES’e vizyon otomobiliyle katılan Togg, yeniliklerini ve ilklerini bir basın toplantısıyla dünya kamuoyuna duyurdu. Küresel olarak tescil ettirdiği farklılaştırıcı yaklaşımı UseCaseMobility kavramı ile “Veri Bazlı İş Modelleri”, “Yeni Mobilite Servisleri”, “Akıllı Yaşam” ve “Akıllı Şarj” gibi teknolojik çözümlerini paylaşan Togg, geleceğe bakışını vurgulayan “Transition Concept Smart Device” adını verdiği konsept otomobilini de tanıttı.
“Klasik bir otomobil şirketi değiliz”
Açıklamada toplantıdaki konuşmasına yer verilen Togg Üst Yöneticisi (CEO) Gürcan Karakaş, klasik bir otomobil şirketi olmadıklarını belirterek, “Kendimizi bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyoruz. O nedenle teknolojideki en son yeniliklerin ve ilklerin buluşma noktası olan CES’teyiz. Doğu ile Batı’nın, akıl ve duygunun buluştuğu bir coğrafyada kurulmuş, mobilite alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketiyiz. Otomotiv endüstrisinin hızla mobilite ekosistemine dönüştüğü yeni dünyada kullanıcıyı ve veriyi merkezimize alarak, mobilite çözümleri üretiyoruz.” ifadelerini kullandı. Otomotiv endüstrisinin büyük bir hızla mobilite ekosistemine dönüştüğünü aktaran Karakaş, “Değişen kullanıcı beklentileri doğrultusunda telefonda yaşanan dönüşüm, bugün otomotivde yaşanıyor. Yakın gelecekte büyük olan değil daha çevik, yaratıcı, iş birliğine açık, kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Bu alandaki yarış da henüz başlıyor ve bu yarışın içinde biz de varız. Üstelik avantajlıyız çünkü biz bu dünyanın içine doğduk.” açıklamasında bulundu. Togg’u tamamen kullanıcı odaklı bir yaklaşımla oluşturduklarını belirten Gürcan Karakaş, önceliklendirdikleri konseptlere bağlı olarak bir “Kullanıcı Yolculuğu Haritası” çıkardıklarını dile getirdi.
“Konforlu bir mobilite deneyimi yaşatacak çözümler üzerinde çalışıyoruz”
“Togg Akıllı Yaşam” adını verdikleri hizmetlerle bütünüyle bağlantılı bir otomobilden çok daha fazlasını sunduklarını ve Togg’u tamamen kullanıcı odaklı bir yaklaşımla oluşturduklarını bildiren Karakaş, şunları aktardı: “Geliştirdiğiniz bir ürün gücünü kullanıcıdan almıyor ise bu ürün ve hizmet ölmeye mahkumdur. Kullanıcıyı odağa aldığımız ve veri üzerine inşa ettiğimiz iş modelimizle mobilite çözümleri üretiyoruz. Akıllı cihazımızın etrafında oluşan ekosistemle konforlu bir mobilite deneyimi yaşatacak çözümler üzerinde çalışıyoruz. Akıllı enerji çözümleri, akıllı şehirlerde akıllı yaşam çözümleri ve yeni mobilite hizmetleri geliştiriyoruz. Farasis Energy ortaklığıyla kurduğumuz Siro Silk Road Temiz Enerji Çözümleri şirketiyle bataryamızı kendimiz üreteceğiz. İş planımız içinde batarya Ar-Ge’si yapıp, kimya geliştirmek de var. Mevcut ve geliştirilecek olan batarya ürün gamı ile hem her tür elektrikli araç için batarya temin etmeyi hem de otomotiv dışı sektörlerde de önemli bir batarya, enerji depolama sistemleri sağlayıcısı olmayı hedefliyoruz.”

“Logo tasarımındaki iki ok, Doğu ve Batı’nın bir araya gelmesini simgeliyor”
Togg logosunun seçim sürecine de değinen Karakaş, global bir marka oluştururken doğum yerinin Türkiye olduğu bilinciyle hareket ettiklerini belirterek, “Logo tasarımındaki iki ok, ortasında değerli taş şeklini oluşturacak şekilde kaynaşarak, Doğu ve Batı’nın bir araya gelmesini simgeliyor. Markamız ‘duygusal’ Doğu ve ‘rasyonel’ Batı kültürlerinin harmanlanmasını temsil ediyor, Doğu ve Batı’nın kesişim noktasında Togg var. Logomuzdaki dualite teması hem dış hem de iç tasarımda Doğu ve Batı arasında rasyonel ve duygusal bir denge yaratma fikrini besliyor. Logomuz aynı zamanda Togg’un yaşamı kolaylaştıran mobilite çözümleri sayesinde teknolojiyi ve insanı bugünün ve yarının kesişim noktasında bir araya getiren bir teknoloji şirketi olduğunu vurguluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Togg’un vizyon otomobili dinamik ve yenilikçi bir fastback
Öte yandan, Togg’un CES 2022’de dünyaya tanıttığı Transition Concept Smart Device olarak isimlendirilen vizyon otomobili, Murat Günak liderliğinde Pininfarina stratejik ortaklığıyla tasarlanıp, Turkish Cargo uçağıyla ABD’ye getirildi. Ziyaretçilerin büyük ilgi gösterdiği otomobil, Togg DNA’sında bulunan stilistik özelliklerin korunduğu, dinamik ve yenilikçi bir fastback (bir gövde tipi) olarak görülüyor. Togg’un akıllı cihaz olarak tanımladığı otomobilin stil konseptinin temelini, kaslı arka tasarım ve ön farlardan başlayıp akıllı cihazın profilini güçlendirerek arkaya kadar uzayan omuz çizgisi oluşturuyor. Bu modele özgü bir tasarım özelliği olarak araç üzerinde bulunan aydınlatmalı Togg logosu, Doğu ve Batı kültürlerinin birlikteliğini simgeliyor. Otomobildeki ön cam, doğuştan elektrikli mimariyle uyumlu olacak şekilde neredeyse baştan tasarlanırken, jantlar Togg DNA’sına ait çok kollu stilize edilmiş lale özelliğini taşımaya devam ediyor.
İç tasarımda da kullanıcı deneyimi üst seviyeye taşındı
Pininfarina, dış tasarımın yanı sıra iç tasarımı ve yolcuların kabin deneyimini de bir üst seviyeye taşıyor. Otomobilin içinde C SUV’un iç tasarımına sadık bir yaklaşım izlenmesine rağmen direksiyon simidi, sportif ve zarif bir tasarımla baştan yaratılmış durumda. İç mekanlarda entegre emniyet kemerlerine sahip 4 adet tekli koltuk yer alıyor ve orta sütunu ortadan kaldıran tasarımla kapılar bir kitap gibi açılıyor. Otomobil menekşe ve çivit mavisinin karışımına çalan metalik gri renkte tasarlandı. Ön koltuklarda açık renk deri kullanılırken, arka koltuklarda koyu renk tercihi göze çarpıyor. Emniyet kemerlerinde ise özgünlüğü vurgulamak için açık mavi renk tercihi dikkati çekiyor.

Mobilite ekosisteminin 4 temel taşı ekranlardan yansıtıldı
CES’teki standın girişinde Togg logosu şeklinde yerleştirilen 4 ekrandan, şirketin vizyonu da yansıtıldı. Her bir ekranda Togg ekosistemini oluşturan temel özelliklere vurgu yapıldı. Togg’un veriye dayalı iş modeli, bir teknoloji şirketi olarak geliştirdiği mobilite çözümleri, akıllı enerji ve akıllı yaşam çözümleri alanındaki yenilikleri, hikayesiyle birlikte ekranlardan ziyaretçilerle paylaşıldı.

Togg teknolojileri Güvenç Özel’le sanata dönüştü
Diğer yandan, “ABD’de Yaşayan En Etkili Türkler” arasında gösterilen ünlü mimar, tasarımcı ve sanatçı Güvenç Özel, CES kapsamında Togg için yapay zeka ile sanatı bir araya getirdi. Özel’in, “Kelimelerin Anlamlarının Görselleştirilmesi” temasıyla yaptığı dijital çalışma, insan ve teknolojiyi merkeze aldı.
Ekibe Arzu Kaprol dokunuşu
Moda ve teknoloji birlikteliğini yansıtan projelere imza atan dünyaca ünlü tasarımcı Arzu Kaprol ise Togg ekibinin kıyafetlerini tasarladı. Togg için sürdürülebilir tasarım ve üretim yöntemleriyle hazırlanan koleksiyon, Arzu Kaprol tarafından yeni giyim kodlarına uygun şekilde dizayn edildi. Tamamı Türkiye’de üretilen kumaşlardan tasarlanarak üretilen kıyafetlerde Togg mavisi ön plana çıkarıldı. Koleksiyonda yer alan unisex yaklaşımlarla kadın-erkek eşitliği vurgulanırken, sürdürülebilirlik yaklaşımı Togg’un gelecek vizyonunu yansıttı.

  • ABD’nin Las Vegas şehrinde düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı'nda (CES), TOGG otomobili ilk kez uluslararası sahnede yer aldı. ( Tayfun Coşkun - Anadolu Ajansı )

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Bursa’da üretilen yeni Renault Boreal satışa sunuluyor

Renault’un C segmentindeki aracı Boreal, modern tasarımı, gelişmiş teknolojileri, bağlantılı sürüş deneyimi ve geniş yaşam alanıyla Renault’un Türkiye’deki SUV ürün gamında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Renault Boreal, Türkiye pazarı için üretimin yanı sıra Bursa’dan Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika’daki ülkelere ihraç edilerek Türkiye’nin Renault’un küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik konumunu daha da pekiştiriyor.

Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, ÖTV muafiyeti kapsamına girerek kullanıcılara önemli bir avantaj sunuyor. Bu kapsamda kullanıcılar, 200.000 TL tutarında, 6 ay vadeli ve sıfır faizli kredi kampanyasından da yararlanabiliyor.

Renault Boreal, Türkiye’de 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motorun yanı sıra hibrit araçlara yönelik ÖTV teşvikinden yararlanabilen full hybrid E-Tech 160 hp motor seçeneğiyle de satışa sunuluyor.

4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran Boreal, geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor.

Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor.

Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor.

Verimlilik ve performansı bir araya getiren model, üç farklı donanım seviyesiyle 2.194.000 TL’den başlayan lansmana özel fiyatlarla kullanıcılarla buluşuyor. Renault Boreal, 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla satışa sunuluyor.

 

Continue Reading

Elektrikli

Audi’nin yeni süper otomobili: Audi Nuvolari

Audi, yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemine sahip ilk süper otomobili Nuvolari’yi tanıttı. 499 adetle sınırlı üretilecek Audi Nuvolari; markanın tarihindeki en güçlü ve en hızlı seri üretim modeli olacak.

Audi Nuvolari’nin güç-aktarma sistemi, 4.0 litrelik V8 biturbo motoru üç adet axial flux elektrik motoruyla birleştiriyor. Toplamda 736 kW / 1.001 PS sistem gücü sunan bu yapı, yüksek performansı elektrikli tork desteğiyle bir araya getiriyor. 588 kW / 800 hp güç üreten V8 motor, 10.000 d/d’ye kadar çıkabilen karakteriyle motor sporlarından gelen mühendislik yaklaşımını seri üretim otomobil dünyasına taşıyor.

 

Ön aksta yer alan iki elektrik motoru, quattro sisteminin değişken tork dağılımına destek verirken; V8 orta motor ile şanzıman arasındaki üçüncü elektrik motoru hibrit mimariyi tamamlıyor. Bu yapı, Nuvolari’ye yalnızca yüksek hızlanma performansı değil, aynı zamanda kontrollü ve öngörülebilir bir sürüş karakteri kazandırıyor.

Dış tasarımda Audi’nin yeni imza rengi Titanium kullanılıyor. Audi Concept C ve Audi Formula 1 yarış otomobilinde de yer alan bu renk, karbon detaylarla birlikte Nuvolari’nin teknik ve performans odaklı karakterini güçlendiriyor.

Seri üretime çok yakın prototip olarak tanıtılan Audi Nuvolari, markanın Formula 1 ruhunu, yeni tasarım anlayışını ve teknolojik yenilenme sürecini yola aktaran en iddialı modellerinden biri olarak Audi’nin geleceğine yönelik güçlü bir gösterge niteliği taşıyor.

Continue Reading

Genel

Yeni Toyota Hilux Ağustos’ta Türkiye’de

Toyota, dünya genelinde 60 yıla yakın geçmişi ve 27 milyonu aşan satış adediyle pick-up segmentinin en ikonik modellerinden biri olan Hilux’ın 9. neslini Ağustos ayından itibaren Türkiye’de sunmaya başlıyor.

Dayanıklılık, kalite ve güvenilirlik denildiğinde akla gelen en güçlü modellerden biri olan Hilux, yeni nesliyle birlikte tasarım, teknoloji ve güç ünitelerinde önemli bir dönüşüm geçirerek pick-up segmentindeki iddiasını daha ileriye taşıyor. Güçlü ve premium tasarımı, gelişmiş teknolojileri, artırılan konfor seviyesi ve üstün arazi kabiliyetiyle dikkat çeken Yeni Hilux, efsanevi dayanıklılık DNA’sını modern bir karakterle buluşturuyor.

Yeni Hilux, standart 4×4 çekiş sistemi, 2.8 L Hybrid 48V motoruyla her koşulda yüksek performans sunarken güçlü ve modern çizgileri bir araya getiren yeni tasarım anlayışı ve ileri teknolojileriyle sürücüyle araç arasındaki bağı daha da güçlendiriyor. Yenilenen yapısıyla daha iddialı bir karakter ortaya koyan Hilux, yüksek arazi performansı ve çekme kapasitesiyle “yenilmez pick-up” karakterini yeni nesilde de sürdürüyor.

Yeni Hilux güçlü, premium ve teknolojik tasarımıyla öne çıkıyor
Toyota, tamamen yeni 9. nesil Hilux modelinde tasarım anlayışını daha ileri taşıyarak güçlü görünümü premium detaylar ve gelişmiş teknolojiyle bir araya getirdi. Yeni tasarım konseptiyle geliştirilen Hilux, dayanıklılığı vurgulayan karakterini korurken daha dinamik ve modern bir kimlik kazandı.

Yeni Hilux’ın ön tasarımı ilk bakışta güçlü duruşunu ortaya koyuyor. İnce far tasarımı, ortada klasik TOYOTA yazılı logonun yer aldığı yatay bir çizgi ile birleştirilirken, petek tasarımlı ön ızgara modern görünümüyle dikkat çekiyor. Gövde renginde tasarlanan ön panjur, aracın ön bölümünde bütünleşik ve güçlü bir ifade oluşturuyor. Sis farı çerçeveleri, kaslı tampon yapısı, çamurluk tasarımları, yan basamaklar ve yeni alaşım jantlar Hilux’ın sağlam karakterini destekliyor. Yeni Hilux, önceki nesille benzer boyutlarını koruyarak 5.320 mm uzunluğa, 3.085 mm aks mesafesine ve donanıma göre değişen 1.855-1.885 mm genişliğe sahip olacak.

Toyota, yeni Hilux’ın iç mekânını da baştan sona yeniledi. Yeni nesil Land Cruiser’dan ilham alan kabin, daha kaliteli malzemeler, modern detaylar ve artırılmış konfor özellikleriyle dikkat çekiyor. Deri dokusuna sahip kaplama ve dikiş detaylarıyla premium bir görünüm sunan yatay ön konsolun merkezinde 12.3 inç multimedya ekranı yer alırken, sürücü tarafında 12.3 inç tamamen dijital gösterge ekranı bulunuyor. JBL ses sistemi, Apple CarPlay ve Android Auto bağlantıları, çift bölgeli klima, ısıtmalı ön ve arka koltuklar ile deri döşeme seçenekleri yeni Hilux’ın premium karakterini güçlendiriyor. Daha alçak gösterge paneli tasarımı ise görüş açısını iyileştirerek sürüş konforuna katkı sağlıyor.

Yeni Hilux 2.8 L Mild Hybrid Power: Daha verimli ve daha güçlü Toyota, tamamen yeni 9. nesil Hilux modelinde 2.8 L Mild Hybrid Power güç ünitesini ürün gamının merkezine yerleştirdi. Yeni Hilux 2.8 L Mild Hybrid Power; güçlü performansı, düşük yakıt tüketimi, geliştirilmiş sürüş konforu ve arazi kabiliyetiyle dikkat çekiyor. Toyota’nın mild hibrit teknolojisi sayesinde model, özellikle hızlanma ve dur-kalk sürüşlerinde daha sessiz ve daha akıcı bir karakter sunuyor. Otomatik şanzımanla eşleştirilen 4×4 çekiş sistemine sahip 2.8 litrelik dört silindirli dizel motor, 204 HP güç ve 500 Nm tork üretiyor. Yeni Hilux, yüksek taşıma kapasitesinden de ödün vermiyor. Model, 3.500 kg çekme kapasitesiyle kullanıcıların beklentilerini karşılamayı sürdürüyor.

Hilux’ın arazi performansı her zamanki gibi kusursuz
Arazi performansı konusunda da Hilux iddiasını sürdürüyor. Yeni Hilux, 310 mm yerden yükseklik, 29 derecelik yaklaşma ve 24 derecelik uzaklaşma açılarıyla zorlu arazi koşullarında yüksek performans sunuyor. 700 mm derinliğindeki sudan geçiş kabiliyetine sahip model, dayanıklılık ve arazi yeteneklerini yeni nesilde de koruyor. Hilux, bu koşullarda 10 dakikaya kadar sabit kalabiliyor.

Gelişmiş arazi teknolojileriyle donatılan Hilux, Çoklu Arazi Modu Seçimi ve Arazi Monitörü sistemleri sayesinde sürücüye daha fazla kontrol sağlıyor. Çamur, kum, kar ve kaya gibi farklı zeminlere uygun sürüş modları sunan sistem, dört tekerlekten çekiş altyapısıyla optimum çekiş performansı elde edilmesine yardımcı oluyor. Dört kameralı Arazi Monitörü ise 360 derece görüş sağlayarak özellikle zorlu parkurlarda manevra kabiliyetini artırıyor.

Yeni Hilux ileri seviye güvenlik ve sürüş destek sistemleriyle geliyor
Toyota, tamamen yeni 9. nesil Hilux modelini şimdiye kadarki en kapsamlı güvenlik ve sürüş destek teknolojileriyle donattı. Yeni Hilux’ta üçüncü nesil Toyota Safety Sense sistemi standart olarak sunulurken, elektrik destekli direksiyon sistemiyle birlikte birçok yeni özellik ilk kez modele eklendi. Bununla birlikte Şerit Takip Sistemi, Ön Çarpışma Önleyici Sistem ve Acil Durum Direksiyon Desteği gibi özellikler sürüş güvenliğini artırırken, system yayaları, bisikletlileri, motosikletleri ve diğer araçları daha gelişmiş şekilde algılayabiliyor. Yeni Hilux’ta ayrıca Adaptif Hız Sabitleme Sistemi, Acil Durum Sürüş Durdurma Sistemi ve Proaktif Sürüş Desteği gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı ve Park Destek Fren Sistemi gibi özellikler ise hem şehir içinde hem de uzun yolculuklarda daha güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor.

Continue Reading

Elektrikli

Porsche’den Yeni Tam Elektrikli Cayenne Coupe

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupe; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupe Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupe, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupe modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupe, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupe, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupe’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Cayenne Coupe Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.
Cayenne S Coupe Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.
Cayenne Turbo Coupe Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupe Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupe’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

 

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com