Connect with us

SUV

Makyajlı Cupra Formentor ve Leon şimdi daha güçlü

İki model VW ile pek çok parçayı paylaşmaya devam ederken, her zamankinden daha agresif görünüyorlar.

Cupra’nın yenilenen Formentor ve Leon modelleri, her zamanki cesur duruşlarını koruyarak şimdi daha da güçlü bir şekilde karşımıza çıkıyor. Yenilenen ön tasarımları, Terramar SUV’den esinlenen “köpekbalığı burunlu” ön kısımlarıyla dikkat çekiyor. Yeniden tasarlanmış üçgen matris LED farlar ve geniş ızgaralar, araçların sportif ve dinamik bir görünüm kazanmasını sağlıyor. Arka tasarımlarda da değişiklikler var; revize edilmiş arka lambalar ve aydınlatılmış Cupra logolarıyla estetik bir arka sinya görünümü sunuluyor.

Her iki model de VW Grubu’nun MQB Evo platformunu temel alıyor ve en güçlü versiyonlar, 2.0 litrelik turboşarjlı dört silindirli motora sahip. Bu motor, artık 328 beygir güç üretebiliyor ve yalnızca Formentor ve Leon Sportstourer modellerinde sunuluyor. Ayrıca, bu modellerde özel bir ‘Cupra’ sürüş modu ve performans odaklı özellikler bulunuyor.

VW Golf R gibi performanslı modellere alternatif olarak Cupra ve Leon da farklı güç aktarma organları arasından seçim yapabiliyorlar. Bunlar arasında 48 voltluk bir marş jeneratörü içeren 1.5 litrelik yarı hibrit turbo motor ve 19.7 kWh bataryaya sahip iki adet 1.5 litrelik plug-in hibrit bulunuyor. Ayrıca  2.0 litrelik motor da seçenekler arasında yer alıyor.

İç mekanda da önemli değişiklikler var. Yeniden tasarlanmış orta konsol, yeni malzemeler ve çevre dostu kaplamalar, kullanıcıların konforunu artırıyor. Dijital gösterge paneli ve büyük bir bilgi-eğlence ekranı da modern bir iç mekan sunuyor. Ayrıca, Sennheiser tarafından geliştirilen 12 hoparlörlü bir ses sistemi de opsiyonlar arasında yer alıyor.

Cupra CEO’su Wayne Griffiths, markanın başarısını vurgulayarak, Formentor ve Leon’un markanın küresel varlığını genişletmede önemli bir rol oynadığını belirtti. Yenilenen modellerin, Cupra’nın tutkulu ve güçlü bir tasarım felsefesini yansıttığını ve markanın tutkulu hayranlarıyla daha derin bir bağ kurduğunu vurguladı.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli

Volvo EX60: Yeni ve tamamen elektrikli

Volvo Cars, D-SUV segmentinde yeni bir dönemi temsil eden tamamen elektrikli EX60’ı tanıttı. Volvo EX60, menzil, şarj hızı ve performansı ile kendi sınıfında oyunun kurallarını değiştirmeyi hedefliyor. EX60; menzil kaygısını geride bırakırken, çığır açan bir kullanıcı deneyimi sunarak güvenlik alanında da yeni bir dönüşümü temsil ediyor. Aynı zamanda Volvo Cars’ın dünyada en çok elektrikli payına sahip segmente sunacağı EX60, Volvo Cars’ı bu alanda güçlü bir oyuncu olarak konumlandırıyor.

Volvo Cars CEO’su Håkan Samuelsson, “Yeni, tamamen elektrikli EX60; menzil, şarj ve performans açısından oyunun kurallarını değiştirirken hem Volvo Cars hem de müşterilerimiz için yeni bir başlangıcı temsil ediyor. Bu otomobille, müşterilerimizin elektrikli otomobile geçiş önündeki kaygılarını ortadan kaldırıyoruz. EX60, aynı zamanda Volvo Cars olarak neler yapabileceğimizin güçlü bir göstergesi. Mega casting (büyük ölçekli tek döküm), cell-to-body (hücreden gövdeye batarya entegrasyonu) ve core computing (merkezi bilgi işlem) gibi yeni temel teknolojileri bir araya getiren tamamen yeni bir ürün mimarisinin sonucu” değerlendirmesini yaptı.

Sınıfının lideri, tek şarjla 810 km menzil Volvo EX60, dört tekerlekten çekişli versiyonuyla tek şarjla 810 kilometreye kadar menzil sunarak sınıfının en iyileri arasında yer alıyor. Bu değer Volvo Cars’ın şimdiye kadar ürettiği tüm elektrikli otomobillerin ötesine geçerken, aynı zamanda yeni tanıtılan rakiplerini de geride bırakarak segmentinde yeni bir standart belirliyor.

Standarttan ödün vermeyen yaklaşımı, şarj hızında da kendini gösteriyor. EX60, 400 kW hızlı şarj istasyonlarında yalnızca 10 dakikada, 340 kilometreye kadar menzil elde ediyor. Başka bir deyişle EX60, menzil kaygısını konfora dönüştürüyor. Yeni model tasarım, mühendislik, donanım ve yazılım; sürüş menzilini en üst düzeye taşıyan ve konforlu bir sürüş deneyimi sunan bütüncül bir yapı içinde birlikte çalışıyor.
EX60, üç farklı güç-aktarma seçeneğiyle sunuluyor. Model, P12 AWD Electric versiyonu 810 kilometreye kadar sınıfının en iyi menzilini sunarken, P10 AWD Electric versiyonu 660 kilometreye kadar sürüş mesafesi sağlıyor. Arkadan itişli P6 Electric versiyonu ise 620 kilometreye kadar menzil sunuyor. Ölçümlenen menzil performansları 10 yıl batarya garantisi ile desteklenerek elektrikli sürüşe uzun vadeli güven katıyor. EX60’ın üretimi bu bahar İsveç’teki Volvo Cars fabrikasında başlıyor. P6 ve P10 versiyonlarının müşteri teslimatları yaz aylarında, P12 versiyonu ise kısa süre sonra başlayacak.

EX60, Volvo Cars’ın yeni elektrikli otomobil mimarisi SPA3 üzerine inşa edildi ve markanın yeni nesil bilgi işlem sistemi HuginCore tarafından destekleniyor. Bu altyapı; ölçeklenebilirlik, modülerlik, üretim verimliliği ve maliyet açısından yeni standartlar sunuyor. Cell-to-body (hücreden gövdeye batarya entegrasyonu) teknolojisi, şirket bünyesinde geliştirilen yeni nesil elektrik motorları, yeni batarya hücre tasarımı ve mega casting (büyük ölçekli tek döküm) uygulamaları; enerji verimliliğini ve menzili artırırken ağırlığı azaltıyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda EX60’ın tamamen elektrikli bir Volvo için bugüne kadarki en düşük karbon ayak izine sahip olmasını sağlıyor. Bu değer, daha kompakt modeli EX30 ile aynı seviyeye gelerek; EX60’ı çevresel açıdan da daha güçlü bir seçenek haline getiriyor.
Aerodinamik verimlilikle şekillenen İskandinav tasarım EX60, Volvo Cars’ın İskandinav tasarım anlayışını tamamen elektrikli bir geleceğe taşıyor. Kendinden emin ve aerodinamik dış tasarımı, iç tasarımda doğadan ilham alan rafine yüzeyler ve yalın detaylarla tamamlanıyor. Sakinlik ve işlevselliği buluşturan bu bütüncül yaklaşım, akıllı saklama alanı çözümleriyle birlikte EX60’ı zamansız ve sofistike bir tasarım ifadesine dönüştürüyor.

Yere yakın ön tasarımı, eğimli tavan çizgisi ve incelen yan yüzeyler aerodinamik verimliliği artırırken EX60 havada adeta süzülerek ilerliyor ve 0,26 gibi oldukça rekabetçi bir sürtünme katsayısıyla sınıfının lideri konumunda yer alıyor. EX60 iç mekânda ise çok yönlülük ve pratiklik açısından öne çıkıyor. Uzun aks mesafesi ile birleşen ferah taban mimarisi, arka koltuklarda çok daha geniş bir diz mesafesi, büyük bir bagaj alanı ve kişisel eşyalar için akıllı saklama alanları sunuyor. Müzik tutkunları için EX60, 28 hoparlörlü premium Bowers&Wilkins ses sistemiyle öne çıkıyor. Volvo tarihinde ilk kez, dört ana koltuğun tamamında koltuk başlıklarına entegre hoparlörlerle sunuluyor. EX60 aynı zamanda Dolby Atmos destekli Apple Music’in önceden yüklü olarak sunulduğu ilk Volvo modeli olacak,derin ve etkileyici bir ses deneyimi sağlayacak.

İletişimde yeni bir boyut: doğal, akıllı ve sizi anlayan otomobil Volvo Cars’ın bugüne kadarki en akıllı otomobili olan EX60, direksiyon başındaki yaşamı iyileştirmek için tasarlanmış en güncel teknolojilerle donatıldı. EX60, otomobilin düşünmesini, işlemesini ve harekete geçmesini sağlayan HuginCore’un en yeni versiyonu tarafından destekleniyor. Bu yapı; Volvo Cars’ın, kendi bünyesinde geliştirdiği teknolojileri Google, NVIDIA ve Qualcomm Technologies gibi liderlerle yaptığı iş birlikleriyle birleştiren yaklaşımını yansıtıyor. EX60, Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini ile piyasaya çıkan ilk Volvo modeli olma özelliğini taşıyor. Gemini, otomobile derinlemesine entegre olarak, özel komutlar ezberlemenize gerek kalmadan doğal ve kişiselleştirilmiş bir diyalog kurmanızı sağlıyor. Aynı zamanda EX60 bugüne kadar üretilen tüm Volvo modelleri arasında en hızlı ve en akıcı kullanıcı deneyimini sunuyor. Bu akıcı ve anında tepki veren bilgi-eğlence sisteminde ekranlar hızlı yanıt veriyor, haritalar anında yükleniyor, sesli asistanlar yolcuları daha iyi anlayarak temel fonksiyonlara gecikme olmadan erişim sağlıyor.

Volvo Cars Güvenlik Standardı’nın en ileri halini temsil eden EX60, pazardaki en güvenli otomobillerden biri. Yasal düzenlemelerin ve derecelendirme gerekliliklerinin ötesine geçen bu yaklaşım, HuginCore tarafından desteklenen geniş sensör ağı sayesinde çevreyi sürekli analiz ederek yeni bir güvenlik seviyesi sunuyor.Volvo Cars’ın dünyada seri üretimde bir ilk olan ve ödüllü çoklu adaptif emniyet kemeri, ön koltuklarda daha akıllı ve kişiselleştirilmiş koruma sağlıyor. Bor çeliğiyle güçlendirilmiş güvenlik kafesi ve gelişmiş koruma sistemleri ise yolcular için en üst düzey güvenliği hedefliyo EX60, zaman içinde gelişmek üzere tasarlandı. Uzaktan kablosuz güncellemeler (OTA) sayesinde, ilk günden itibaren güçlü olan bu otomobil, zamanla daha da ileri bir deneyim sunacak.

Volvo Car Türkiye Genel Müdürü Alican Emiroğlu, EX60’ın Türkiye’de satışa sunulmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Volvo EX60, elektrifikasyona geçişte tüm kaygıları ortadan kaldırdığımız bir noktaya geldiğimizi gösteriyor. Menzil, şarj hızı, performans, güvenlik ve kullanıcı deneyimi gibi başlıklarda yeni bir standart belirleyen bu model, Volvo’nun insan odaklı inovasyon anlayışının güçlü bir yansıması.

Dünya ile eş zamanlı olarak EX60’ı yılın ikinci yarısında Türkiye’de müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Güçlü olduğumuz premium D-SUV segmentine tamamen elektirkli yeni EX60 modelimizi sunarak, elektrifikasyon hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu modelle birlikte,Türkiye’de daha fazla kişinin elektrikli bir otomobil ile tanışacağına ve günlük hayatının doğal bir parçası haline geleceğine inanıyoruz”.

Continue Reading

Elektrikli

Toyota, Hilux’ın Yeni neslini tanıttı

Toyota, efsanevi pick-up modeli Hilux’ın tamamen yenilenen 9. Neslinin dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Gücü, dayanıklılığı ve güvenilirliğiyle dünya çapında bir ikon haline gelen Hilux, yeni nesliyle birlikte iddiasını her açıdan artırdı. Toyota’nın Türkiye’de de uzun yıllardan beri en çok tercih edilen pick-up modeli olan Hilux’ın yeni nesli, 2026’nın ikinci yarısında ülkemizde satışa sunulması planlanıyor.

Toyota, yeni Hilux modelini de markanın çoklu mobilite stratejisi doğrultusunda geliştirdi. Böylece Hilux’ın yeni neslinde dizel, benzinli, 48V hibrit, tamamen elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli olmak üzere her ihtiyaca ve pazara uygun versiyonlar sunulacak. Böylece 9. nesil Hilux, farklı motor seçenekleriyle birlikte Toyota’nın bugüne kadarki en fazla motor seçeneğine sahip modeli olacak. Yeni Hilux, bu çeşitlilikle pazar erişimini daha da genişletirken, onu dünyanın en çok tercih edilen pick-up modeli haline getiren kalite, dayanıklılık ve güvenilirlik değerlerini korumayı sürdürecek.

Yeni Hilux tasarımıyla da gücü ve çevikliği bir araya getiriyor Toyota, tamamen yenilenen 9. nesil Hilux’ı güçlü ve çevik tasarımıyla ön plana çıkarıyor. Yeni Hilux, sağlamlığını korurken daha dinamik bir görünüm ve gelişmiş sürüş deneyimi sunuyor. Yeniden tasarlanan ön bölümde, ince ve keskin hatlı farlar, ortasında “TOYOTA” yazısı taşıyan yeni bir yüz ile birleşiyor. Tamamen elektrikli versiyonda ise aerodinamik tasarım ön plana çıkarken, geleneksel ızgaranın yerine farklı bir tasarım ve modele özel alaşım jantlar tercih edildi.

Yeni nesilde, müşteri tercihleri doğrultusunda Hilux artık yalnızca çift kabin gövde tipiyle sunulacak. İç mekan ise, yeni Toyota Land Cruiser’dan ilham alan üst düzey malzeme kalitesiyle yeniden tasarlandı. Yeni yatay tasarımlı orta konsol, 12.3 inçlik kişiselleştirilebilir dijital gösterge panelini ve 12.3 inçe kadar büyüklüğe sahip merkezi multimedya ekranını bir araya getiriyor. Tüm arazi ve dört çeker kontrol düğmeleri de orta konsolda toplanması, kullanım kolaylığı sağlayacak.

Yeni Hilux ile her ihtiyaca uygun farklı motor seçenekleri Toyota, efsanevi pick-up modeli Hilux’ı yeni nesliyle birlikte farklı güç üniteleriyle sunacak. Böylece çoklu mobilite stratejisiyle farklı pazarların ihtiyaçlarına uygun çözümler getirmeye devam edecek. Bu kapsamda, yeni nesil Hilux’un ürün gamında içten yanmalı, hibrit ve sıfır emisyonlu versiyonlar tercih edilebilecek.

Toyota, efsanevi Hilux’ın dayanıklılığını elektrifikasyonla da buluşturuyor. İlk kez 2025’te tanıtılan Hilux Hybrid 48V sistemi, tamamen yeni nesille birlikte Avrupa’da modelin en çok tercih edilen versiyonu haline gelecek. Hilux Hybrid 48V sistemi, arka koltukların altına yerleştirilen 48V lityum-iyon batarya ve elektrik motoru ile jeneratörden oluşuyor. Toyota’nın dünya lideri hibrit teknolojisinden yararlanan bu sistem, 2.8 litrelik dizel motorla entegre çalışarak hem asfalt hem de arazi koşullarında sessiz, akıcı ve rafine bir sürüş deneyimi sunacak.

Özellikle kalkış ve hızlanma anlarında elektrik motorunun desteği, sürüş konforunu belirgin biçimde artıracak. Aynı zamanda 48V hibrit versiyon da Hilux’ın üstün taşıma ve arazi kabiliyetinden ödün vermeyecek. Yeni Hilux Hybrid 48V, Toyota’nın elektrifikasyon vizyonunu arazi dayanıklılığıyla birleştirerek pick-up segmentinde performans, verimlilik ve çok yönlülükte yeni bir dönemi başlatacak. Yeni nesil Hilux modelinde, 2.8 litrelik dizel motor, mevcut 2.4 litrelik ünitenin yerini alacak. Bu motor, yüksek tork ve dayanıklılığıyla hem zorlu arazi koşullarında hem de ticari kullanımlarda güçlü bir performans sunacak. Ayrıca Hilux ürün gamında, kendini kanıtlamış 2.7 litrelik benzinli motor da sunulmaya devam edecek. Dizel ve benzinli konvensiyonel motor seçenekleri Doğu Avrupa pazarlarında satışa sunulacak.

Yeni nesil ile birlikte Toyota, tamamen elektrikli Hilux’ı da sunmaya başlayacak. Elektrikli Hilux, modelin efsanevi sağlamlığını geleceğin sıfır emisyonlu dünyasına taşıyacak. Model, şasi üzerine gövde mimarisini koruyor ve arazi performansı için özel olarak güçlendirilmiş batarya koruma sistemine sahip. Su geçirmezlik önlemleri sayesinde aracın su geçiş derinliği mevcut içten yanmalı versiyonla aynı seviyede tutuldu.

Hilux BEV, farklı arazi koşullarına uyum sağlayan Çoklu Arazi Seçimi’yle donatıldı. Bu sistem, fren ve tork kontrolünü optimize ederek aracın zemin yapısına göre sürüş karakterini ayarlıyor. Bu özellik, geleneksel bir aracın L4 modunda sunduğu performansa eşdeğer bir arazi kabiliyeti sağlayacak. Yeni Hilux BEV, 59.2 kWh lityum-iyon batarya ve ön-arka eAkslar sayesinde sürekli dört çeker sürüş sunacak. Ön aksta 205 Nm, arka aksta ise 268.6 Nm tork üretiliyor. Homologasyon öncesi verilere göre modelin 715 kg taşıma kapasitesi, 1.600 kg çekme kapasitesi ve yaklaşık 240 km WLTP menzili bulunuyor. Toyota ayrıca, sınıfının en iyi şarj sürelerini hedefleyen yüksek hızlı şarj özelliğiyle elektrikli Hilux’ın kullanım verimliliğini artırmayı amaçlıyor.

Yeni Hilux’ın gelişmiş güvenlik özellikleri
Yeni Hilux, her neslinde olduğu gibi son teknoloji güvenlik donanımlarıyla geliştirildi. Bu kapsamda Toyota T-Mate gelişmiş güvenlik ve sürüş destek paketiyle donatıldı. Toyota Safety Sense özellikleri Proaktif Sürüş Desteği ve Acil Durum Sürüş Durdurma Sistemi gibi yeni fonksiyonlarla genişletildi.

Ayrıca modelde Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı ve Sürücü Takip Kamerası gibi yenilikçi donanımlar da yer alacak. Yeni Toyota Hilux, sağlamlığını ileri teknoloji, konfor ve güvenlik özellikleriyle birleştirerek pick- up segmentinde yeni standartlar belirlemeye hazırlanıyor.

Continue Reading

Genel

Yeni Nesil Audi Q3 Türkiye’de

Yeni Audi Q3, Audi’nin kompakt SUV sınıfındaki güçlü varlığını üçüncü nesil versiyonuyla daha da ileriye taşıyor. Tasarım, dijitalleşme, konfor ve sürdürülebilirlik ekseninde baştan aşağı yenilenen model; markanın en güncel teknolojilerini kompakt SUV formunda bir araya getiriyor. Türkiye pazarında SUV gövde tipiyle satışa sunulan yeni Q3, TFSI 110 kW (150 PS) motor seçeneğiyle 4.018.796 TL’den başlayan fiyatlarla Audi yetkili satıcılarında yerini aldı.

Yeni Audi Q3. Eskisinden 4,6 cm daha büyük.
Yeni Audi Q3, bir önceki nesline göre büyüyen boyutlarıyla daha iddialı bir SUV karakteri sergiliyor. Uzunluğu 46 mm artarak, genişliği 10 mm büyüyerek iç mekânda daha fazla yaşam alanı sunarken, yüksekliğin 10 mm azalması sayesinde ağırlık merkezi yere biraz daha yaklaşıyor. Bu da aracın sürüş dinamiklerini ve yol tutuş dengesini güçlendirerek, sportif sürüş karakterini destekliyor. Audi’nin modern SUV kimliğini yansıtan yeni Q3, güçlü oranları ve keskin hatlarıyla dikkat çekiyor. Geniş, altıgen Singleframe ön ızgara ve yatay hava girişleri araca atletik bir duruş kazandırırken, ince far yapısı aerodinamik çizgilerle bütünleşerek dinamik bir ön yüz oluşturuyor.

Yandan bakıldığında belirgin omuz çizgisi ve geniş çamurluk kemerleri, quattro genlerinden izler taşıyan kaslı bir görünüm ortaya koyuyor. Arka bölümdeki dijital OLED farlar ve yatay ışık çizgisi ise modern ve karakteristik bir görünüm sağlıyor. Yeni Q3, 10 farklı gövde rengi ve 18 ila 20 inç arasında değişen jant seçenekleriyle kişiselleştirme imkânı sunuyor. Türkiye’de satışa sunulan versiyonlarda Advanced paketiyle 18 inç, S line paketiyle 19 inç jantlar opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Ayrıca S line paketinde yer alan sportif tampon tasarımı ve siyah dış kaplama detayları, Q3’ün dinamik ve güçlü duruşunu daha da vurguluyor.

Aydınlatma Teknolojisi: Kompakt Segmentte Bir İlk
Yeni Audi Q3, kompakt SUV segmentinde ilk kez opsiyonel olarak dijital Matrix LED farlarla donatılabiliyor. Üst segment modellerden aktarılan bu teknoloji, 25.600 mikro LED’den oluşan mikro modüller sayesinde yol koşullarına göre aydınlatmayı dinamik biçimde uyarlıyor. Far sistemi, sürüş esnasında şerit takibi ve yönlendirme ışıklarını optimize ederken, kötü hava koşullarında da otomatik uyarı fonksiyonlarıyla güvenliği artırıyor. Arka bölümde 36 segmentli opsiyonel dijital OLED farlar, kişiselleştirilebilir ışık imzalarıyla öne çıkıyor. Kullanıcılar MMI ekranı üzerinden dört farklı ön ve arka far imzası arasında seçim yapabiliyor. Ayrıca “eve geliş” ve “evden ayrılış” senaryolarında farklı ışık animasyonlarıyla görsel bir deneyim yaşatıyor.

İç Mekân: Dijitalleşme, Fonksiyonellik ve Premium Konfor
Yeni nesil Q3’ün iç mekânı, tamamen dijital bir sürüş ortamı sunacak şekilde yeniden tasarlandı. Sürücü odaklı kokpitte 12,8 inçlik MMI Touch ekran ve 11,9 inç Audi sanal kokpit plus standart olarak yer alıyor. Yeni direksiyon mimarisi sayesinde vites kolunun direksiyonun sağ tarafına taşınması, orta konsolda daha geniş bir alan yaratıyor. Kabin genelinde kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, ambiyans aydınlatma paketinde sunulan 30 farklı renk seçeneğiyle modern bir atmosfer oluşturuyor. Kapı panellerinde lazer kesimli ışıklı kumaş detayları, iç mekâna özgün bir karakter katıyor. Q3’te konforu artıran bir diğer unsur, yüksek akustik izolasyon. İlk kez ön yan camlarda ses yalıtımlı cam teknolojisi sunuluyor ve bu sayede otoyol sürüşlerinde iç mekân sessizliği önemli ölçüde artırılıyor.

Opsiyonel SONOS Premium ses sistemi, 12 hoparlör ve 420 watt amfi gücüyle dört farklı ses profili (Konser, Lounge, Nötr, Podcast) arasında seçim imkânı sağlıyor. Sürdürülebilirlik konusunda da önemli adımlar atan Audi, Q3’te zemin kaplamalarında ve döşemelerde geri dönüştürülmüş materyallere yer veriyor. Döşemelerde kullanılan kumaşların yaklaşık yüzde 45’i geri dönüştürülmüş PET şişelerden üretiliyor; paspaslarda ise geri dönüştürülmüş balık ağlarından elde edilen Econyl lifleri kullanılıyor.

Motor ve Sürüş Dinamikleri: Güç, Verimlilik ve Esneklik
Yeni Audi Q3, Türkiye’de 1.5 litrelik TFSI 110 kW (150 PS) motor seçeneğiyle satışa sunuluyor. 250 Nm tork üreten bu motor, 7 ileri S tronic otomatik şanzımanla kombine ediliyor ve önden çekişli sürüş sistemiyle dengeli bir performans sunuyor. Q3 SUV 0’dan 100 km/s hıza 9,1 saniyede ulaşıyor ve azami 209 km/s hıza çıkabiliyor.
Sönümleme kontrollü süspansiyon sistemi, sürüş moduna göre süspansiyon sertliğini otomatik olarak ayarlayarak hem şehir içi konforu hem de sportif sürüş dinamiklerini destekliyor. Audi drive select sistemi Efficiency, Comfort, Dynamic, Balanced / Individual olmak üzere beş farklı sürüş modu sunuyor.

Kompakt SUV Segmentinde Yeni Standart
Yeni Audi Q3, güçlü ve dengeli oranları, yüksek teknolojiye sahip aydınlatma sistemleri, dijitalleşme odaklı iç mekân mimarisi, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve verimli motor yapısıyla premium kompakt SUV segmentinde standartları yeniden belirliyor. Şehir içi çevikliğini uzun yol konforuyla birleştirerek, Audi’nin “Daha Dinamik, Daha Dijital, Daha Audi“ felsefesini somutlaştırıyor.
Yeni Audi Q3, 4.018.796 TL’den başlayan fiyatlarla Kasım ayı itibarıyla Türkiye’deki Audi yetkili satıcılarında satışa sunuluyor.

Continue Reading

Elektrikli

Çift motorlu Togg T10X ve T10F “4More” siparişe açıldı

Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, daha fazla performans sunan çift motorlu dört tekerlekten çekişli 4More serisini kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Togg’un dijital platformu Trumore üzerinden 7 Ekim’de siparişe açılan T10F 4More 3 milyon 133 bin 640 TL, T10X 4More Obsidiyen özel serisi ise 3 milyon 233 bin 640 TL anahtar teslim fiyata sahip. 435 beygir gücündeki cihazlardan T10F 4More 0’dan 100 km/s hıza 4,1 saniyede, T10X 4More ise 4,8 saniyede çıkıyor.

‘Bir otomobilden fazlası için’ yola çıkan Togg, Euro NCAP’ten en yüksek seviye olan 5 yıldız alan T10X ve T10F cihazlarını, şimdi de güç, güvenlik, konfor ve tasarımı bir araya getiren 4More versiyonlarıyla yollara çıkarıyor. Togg’un dijital platformu Trumore üzerinden 7 Ekim’de siparişe açılan T10X 4More Obsidiyen ve T10F 4More, 435 beygir güç ve 700 Nm tork üreten çift motorlu yapısıyla üstün bir performans sunuyor. T10F 4More 0’dan 100 km/s hıza 4,1 saniyede, T10X 4More ise 4,8 saniyede çıkıyor. T10X 4More Obsidiyen 468 km’ye, T10F 4More ise 523 km’ye varan menziliyle dikkat çekiyor. Panoramik cam tavan ve Meridian ses sisteminin standart olarak sunulduğu T10X ve T10F 4More anahtar teslim fiyatları ise şöyle:

T10F 4More                                           3 milyon 133 bin 640 TL
T10X 4More Obsidiyen                        3 milyon 233 bin 640 TL
T10X 4More, Obsidiyen özel serisiyle kullanıcılarla buluşuyor

T10X 4More, Ayder, Anadolu, Oltu ve Kula renklerinde obsidiyen taşının siyah tonundan ilham alan detaylarıyla güçlü ve sofistike bir görünüm sergiliyor. Binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu’nun bilinen ilk değerli taşlarından obsidiyen, Togg’un doğallık, güç ve köklülük değerleriyle bütünleşiyor. Bu özel seri, adını aldığı taşın karakterini tasarıma taşıyarak, piano black detaylar, derin siyah tonlar ve yüksek kontrastlı yüzeylerle markanın en sofistike yorumunu sunuyor. T10X 4More’da obsidiyen detaylar jantlar, ön panjur, logo, tavan rayları, yan aynalar ve cam çerçeveleri, arka difüzör, anten kapağı gibi tasarımın her noktasında yer alıyor. İç tasarımda ise DINAMICA kumaş ve deri karışımı koltuklar ile karbon fiber görünümlü dekoratif parça, dış tasarımdaki obsidiyen detaylarla bütünleşerek, şıklığı ve dinamizmi iç mekâna taşıyor.

T10F 4More ise Oltu, Urla, Mardin, Gemlik ve Kula renk seçenekleriyle kullanıcıların beğenisine sunuluyor. 523 km’ye varan menziliyle dikkat çeken cihaz, yüksek performansını üstün çekiş kabiliyetiyle birleştiriyor. 2025 yılı için T10F 4More ve T10X 4More Obsidiyen sınırlı sayıda üretilecek. Her iki model de Togg’un performans, güvenlik ve tasarım odağının en güçlü ifadesi olarak markanın premium segmentteki konumunu pekiştiriyor.

Continue Reading

Sektörel

Copyright © Carturk - carturk@gmail.com