Genel
Hyundai Yeni SANTA FE Türkiye’de satışa sunuldu
Hyundai’nin bundan 24 yıl önce satışa sunduğu Santa Fe modeli, beşinci nesliyle tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Markanın global olarak en çok satılan SUV modellerinden biri olan Santa Fe adını Amerika’daki Santa Fe şehrinden alıyor. Dış ve iç tasarımda radikal bir dönüşüm sergileyen Santa Fe, bagaj kapasitesini artırdığı gibi bunu yeni bir iç mekan, teknolojik donanımlar ve güvenlik asistanlarıyla da bir SUV otomobildeki beklentileri fazlasıyla karşılıyor.
Santa Fe’nin yeni tasarımı, kare şeklindeki oranlarıyla karakterize edilen rafine ve sağlam bir tasarım olarak tanımlanabilir. Yeni otomobilin dış görünümü, daha uzun dingil mesafesi ve daha geniş bagaj kapağı alanı sayesinde sınıfının sınırlarını aşmış durumda. Aracın iddialı ön kısmı, genel olarak tasarımda baskın bir şekilde öne çıkıyor. H şeklindeki tasarım öğeleri, krom radyatör ızgarası deseni ve geniş bir görüntü yansıtan yatay bir düzen ile harmanlanıyor.

Geleceğe yönelik aydınlatmanın bir örneği olan H-light LED lambalar, birleşik bir çizgide birleşirken aynı zamanda aracın özenle tamamlanmış krom radyatör ızgarasıyla uyum sağlıyor. Arttırılmış uzunluk ve yükseklik, daha uzun dingil mesafesi ve kısaltılmış ön çıkıntı gibi ferah unsurlarla yeniden tanımlanan Santa Fe’nin benzersiz stili, tamamlayıcı bir tavan ve kemer çizgisiyle daha da güçlendiriliyor. Buna ek olarak; 20 inçlik alaşım jant tasarımı, genel olarak sofistike ve aynı zamanda şık görünüme katkıda bulunuyor.

Arka tasarım ise uzatılmış bagaj kapağını tamamlayacak şekilde hazırlanmış. Ön taraf ile aynı H-ışık konseptini içeren arka, burada da yatay bir şekilde uzatılmış ve ayırt edici lambalarla öne çıkıyor. Arka stop lambalarında da H şekline yer verilerek tasarımda bütünlük sağlanıyor. Gizli tip arka silecekle desteklenen arka bagaj kapağı, tamamen açıldığında da üstün bir yükleme alanı sunuyor. Arka tampondaki sinyaller ve geri vites lambalarını birleştirerek rafine bir sofistike görüntü sunan otomobil, gri renkli logo ve yeni Santa Fe yazısıyla da lüks dokuyu destekliyor. Kısacası, Santa Fe’nin arka tasarımı, Hyundai’nin yenilikçiliğini ve tasarımdaki farkındalığını temsil ediyor. Bu arada Santa Fe, Türkiye’de 7 farklı gövde rengiyle satışa sunuluyor.

Yeni Santa Fe, dört farklı renk seçeneğine sahip geniş iç mekanında çok sayıda depolama ve saklama gözü seçeneği sunarak yolcu rahatlığını ön planda tutuyor. Birinci sıradan üçüncü sıraya kadar yolcular, stil ve işlevsellik arasında uyumlu bir denge sağlayan, özenle hazırlanmış bir ortamla ağırlanıyor. Gösterge panelinden başlayarak ön ve arka kapılara kadar sorunsuz bir şekilde uzanan bu aydınlatma, kokpitte yer alan 12,3 inçlik çift panoramik kavisli ekran, kokpitin altına doğru yerleştirilen 6,6 inçlik klima kontrolü de kendine özel bir dijital ekrana sahip.

Direksiyon koluna entegre elektronik vites kolu yani shift by wire ise sürüş sırasında sezgisel ve hızlı vites değiştirme olanağı sağlıyor. Aşırı ısınmayı önlemek için dahili bir soğutma fanıyla donatılmış çift kablosuz akıllı telefon şarj pedi, iki akıllı telefonun aynı anda şarj edilmesini sağlıyor. Dijital Dikiz Aynası (DCM) ise bir kamera sensörü aracılığıyla gerçek zamanlı arka görüntüleri aynaya yansıtarak görüşü optimize ediyor. Bu gelişmiş dikiz aynası, altındaki bir buton ile dilendiği zaman geleneksel cam ayna şeklinde de kullanılabiliyor. Santa Fe, 12 inçlik Head-Up Display (HUD) yani sanal gösterge paneliyle de güvenlik ve rahatlık sunmaya devam ediyor.

Yedi kişilik oturma kapasitesine sahip Santa Fe’de entegre Hafızalı Koltuk (IMS) özelliği, bel destekli sürücü koltuğu, elektrikli ön koltuklarda hem ısıtma hem de soğutma özelliği arka koltuklarda tek bir tuşla anında katlanabilme, Arka Yolcu Uyarısı (ROA) sistemi de var. Bu sistem, araçtan inerken herhangi bir yolcu, eşya ve evcil hayvan unutulmaması için sürücüyü görsel ve işitsel olarak uyarıyor.gibi özellikler bulunuyor. Geniş bir D segmenti SUV olarak tasarımda ve konforda öne çıkan Santa Fe, normal konumda 628 litre bagaj hacmi sağlıyor. Arka sıra koltuklar yatırıldığında da 2.253 litrelik bir hacim sunuyor. Müzik sisteminde de oldukça iddialı olan Yeni Santa Fe, Bose Premium ses teknolojisini kullanıyor. Subwoofer da dahil olmak üzere 12 adet yüksek performanslı hoparlörle üstün bir müzik keyfi sunan BOSE Premium ses sistemi, gerçek anlamda sürükleyici bir ses deneyimi sağlıyor.

Geliştirilmiş çarpışma sistemiyle listeye başlayan Yeni Santa Fe, üst düzey özellikleriyle güvenliğe öncelik veriyor. Yüksek mukavemetli çelikle üretilen gövde, güçlendirilmiş bağlantı noktaları ve gelişmiş ADAS adaptif sürüş sistemleriyle dikkat çekiyor. Sürücü sırası, merkez ve yan hava yastıkları dahil olmak üzere toplam 10 hava yastığı içeren güvenlik paketi, her yönden çarpışmalara karşı optimum koruma sağlıyor. Sürüş güvenliği özellikleri arasında yer alan FCA yani Ön Çarpışma Önleme Sistemi, Santa Fe’de ikinci jenerasyon olarak karşımıza çıkıyor. Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA) ise şerit değiştirme veya ileri sürüş sırasında kör noktadaki araçlarla çarpışma riski algılandığında otomatik olarak frenlemeyi devreye alıyor. Şeritte Kalma Asistanı (LKA), istem dışı şeritten çıkmaları önlemek için uyarılar ve otomatik direksiyon yardımı sağlarken, Güvenli Çıkış Asistanı (SEA) ise araç hareketsizken yaklaşan araçlarla çarpışma riski algıladığında kapıları kilitli tutuyor ve yolcuları uyarıyor. Akıllı Hız Sınırı Asistanı (ISLA) da ön görüş kamerası veya navigasyon bilgilerini kullanarak hız konusunda uyarı yapıyor. Sürücü Dikkat Uyarısı (DAW) sistemi de sürücünün dikkat seviyesini analiz ederek düşük dikkat seviyeleri için uyarı veriyor ve gerektiğinde sürücüye mola öneriyor. Ayrıca, öndeki araç hareket ettiğinde de sürücüyü uyarıyor. Kör Nokta Görüntüleme (BVM) ise sağ veya sol sinyal etkinleştirildiğinde yolun müsaitliğine göre uyarı veriyor.
Santa Fe, ön ve arka tekerleklerin sürüş gücünü akıllıca kontrol eden ve kar, yağmur ve keskin virajlar gibi çeşitli sürüş koşullarına uyum sağlayan gelişmiş bir Sürüş Çekiş Sistemi ile donatılmış. Bu sistemin bir parçası olan Arazi Modu, sürücülerin kar, çamur ve kum için belirli ayarları seçmesine olanak tanıyor. Bu seçim, gösterge panelinden anlık olarak takip edilebiliyor.

Yeni Santa Fe, Türkiye’de farklı kullanım tarzlarına da olanak sağlayan güçlü bir benzinli turbo hibrit motor seçeneğiyle sunuluyor. Verimli bir performansa ve aynı şekilde düşük yakıt tüketimine sahip 1.6 litrelik turbo beslemeli motor, 1.49 kWh’lık bataryaya sahip elektrik motoruyla kombine ediliyor. Böylelikle tam 215 beygir güç üreten hibrit otomobilin maksimum torku ise 367 Nm. Yeni Santa Fe, 0’dan 100 kilometre hıza 9.8 saniyede çıkarken ortalama olarak da 7.3 lt yakıt tüketiyor. Hyundai’nin üstün dört tekerden çekiş teknolojisi, Yeni Santa Fe modelinde de kullanılıyor. Tork konvertörlü 6 ileri otomatik şanzımanla desteklenen 1.6 litrelik motor, Hyundai’nin hibrit teknolojisine olan bağlılığını da kanıtlamış oluyor. Hibrit Marş Jeneratörü (HSG), genel performansı artırmak için yeni bir soğutma tasarımı ve yüksek verimli kalıcı mıknatıs içeriyor. Çekiş motoru, verimliliği ve performansı en üst düzeye çıkarmak için tasarlanmış olup pürüzsüz bir sürüş deneyimi sağlıyor.

Türkiye’de “Progressive” donanım seviyesi ile satışa sunulan Santa Fe 1.6 Hibrit, “ECO” veya “SMART” modu seçildiğinde sürücülerin direksiyon arkasına yerleştirilen vites kulakçıklarıyla rejeneratif frenleme yapmasına da olanak sağlıyor. EV modellerde olduğu gibi üç adımda ayarlama imkanı tanıyan Rejeneratif Denge Kontrolü (RSC), tekerleklerin zeminde kayma olasılığında bile rejeneratif frenlemenin sürdürülmesini sağlıyor. Akıllı Rejeneratif Frenleme özelliği, seyir halindeyken ileri trafik akışına ve navigasyon haritası bilgilerine göre rejeneratif frenleme aşamasını otomatik olarak ayarlayarak verimliliği ve rahatlığı bir üst seviyeye taşıyor. Kısacası, tamamen elektrikli modellerde olduğu gibi hibrit sistemi için gerekli olan enerjinin geri kazanımı daha çabuk ve daha fazla oluyor.

Satışa sundukları yeni modelle ilgili görüşlerini dile getiren Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel, “Bundan 24 yıl önce satışa sunduğumuz Santa Fe, dünya çapında 6 milyondan fazla satarak kendi segmentinde büyük bir başarı gösterdi. Tamamen yenilenen beşinci nesil Yeni Santa Fe’yi ülkemizde de satışa sunmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Yeni Santa Fe, lüks ve premium SUV modelleri tercih eden kullanıcılar için yüksek kalitesi, geliştirilmiş sürüş dinamikleri, verimli hibrit motoru ve artırılmış iç mekan konforuyla güçlü bir tercih sebebi olacak. Yeni Santa Fe, markamızın SUV segmentindeki performansıyla birlikte aynı zamanda marka imajına ve gelecek modellerimize de ışık tutacak” dedi.
Elektrikli
Lexus Efsanevi LFA’nın Ruhuna Elektrik Verdi
Premium otomobil markası Lexus, heyecan verici yeniliklerine bir yenisini daha ekledi. Lexus, efsanevi modeli LFA’dan ilham alan LFA Concept’in dünya prömiyerini gerçekleştirdi.

Bu konsept, elektrikli spor otomobil dünyasına tamamen yeni bir bakış açısı getiriyor.

Başkan Akio Toyoda’nın baş test pilotu olarak geliştirmelerinde yer aldığı LFA Concept, elektrikli spor otomobillerin potansiyelini de ortaya koyuyor. Lexus bu modelle hem sürüş performansının hem de tasarımda mükemmeliyetçiliğinin altını çiziyor.

Lexus LFA Concept, düşük ağırlık merkezi, yüksek gövde rijitliği ve aerodinamik performans olmak üzere üç temel unsur etrafında şekillendi. Lexus, hafif ve yüksek rijitliğe sahip tamamen alüminyum bir gövde ile konsepti tasarlarken, araç ile sürücünün bütünlük hissini artıran ideal bir sürüş pozisyonu ortaya çıkardı. Elektrifikasyonda bir lider olan Lexus, sürüş keyfi sunma ve elektrikli spor otomobillerinin potansiyelini gösterme hedefiyle elektrifikasyon çağına uygun bir spor otomobil geliştirdi. Bu üst düzey sürüş performansı, zamansız bir tasarımla bir araya getirildi.

Efsanevi LFA modelinin ismini içten yanmalı motorla çalışan araçların ötesine taşıyan Lexus, spor otomobil üretme konusundaki bilgi birikimini geleceğe de aktarıyor. LFA Concept ile yeni bir sürüş heyecanı Lexus, her modelinde olduğu gibi elektrikli spor otomobilinde de sürüş heyecanını öne çıkarıyor. Lexus LFA Concept, sürücüyü daha önce benzeri olmayan bir sürüş deneyimi yaşatacak şekilde tasarlandı. İdeal sürüş pozisyonu merkeze alınarak tasarlanan kokpit, en ince ayrıntısına kadar rafine edildi. Genel tasarımda işlev ve güzellik arasındaki uyum, sürücüyü her zaman deneyimin içerisinde tutuyor.

Alçak ve akıcı ön tasarımdan arkaya uzanan silueti, Lexus LFA’nın heykelsi güzelliğini miras alıyor ve klasik coupe çizgilerini yansıtıyor. Lexus LFA Concept’I evrensel çekiciliğiyle ideal spor otomobil formunu sunarak, ilk bakışta kalplere dokunmayı başarıyor.

Lexus LFA Concept’in kabini de her detayıyla işlevselliği ve sadeliği bir arada sunuyor. Direksiyon, dönüş sırasında elleri bırakma ihtiyacını ortadan kaldıracak şekilde spor otomobil kullanımına uygun olarak tasarlandı. Kokpitteki kumanda ve düğmeler ise, performanslı sürüşlerde de sezgisel bir kontrol yapılmasına olanak tanıyacak şekilde yerleştirildi.

Teknik detayları ve performans verilerini henüz paylaşmayan Lexus, 2 kişilik LFA Concept’in 4,690 mm uzunluğa, 2,040 mm genişliğe, 1,195 mm yüksekliğe ve 2,725 mm aks aralığına sahip olduğunu açıkladı.
Elektrikli
Toyota, Hilux’ın Yeni neslini tanıttı
Toyota, efsanevi pick-up modeli Hilux’ın tamamen yenilenen 9. Neslinin dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Gücü, dayanıklılığı ve güvenilirliğiyle dünya çapında bir ikon haline gelen Hilux, yeni nesliyle birlikte iddiasını her açıdan artırdı. Toyota’nın Türkiye’de de uzun yıllardan beri en çok tercih edilen pick-up modeli olan Hilux’ın yeni nesli, 2026’nın ikinci yarısında ülkemizde satışa sunulması planlanıyor.

Toyota, yeni Hilux modelini de markanın çoklu mobilite stratejisi doğrultusunda geliştirdi. Böylece Hilux’ın yeni neslinde dizel, benzinli, 48V hibrit, tamamen elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli olmak üzere her ihtiyaca ve pazara uygun versiyonlar sunulacak. Böylece 9. nesil Hilux, farklı motor seçenekleriyle birlikte Toyota’nın bugüne kadarki en fazla motor seçeneğine sahip modeli olacak. Yeni Hilux, bu çeşitlilikle pazar erişimini daha da genişletirken, onu dünyanın en çok tercih edilen pick-up modeli haline getiren kalite, dayanıklılık ve güvenilirlik değerlerini korumayı sürdürecek.

Yeni Hilux tasarımıyla da gücü ve çevikliği bir araya getiriyor Toyota, tamamen yenilenen 9. nesil Hilux’ı güçlü ve çevik tasarımıyla ön plana çıkarıyor. Yeni Hilux, sağlamlığını korurken daha dinamik bir görünüm ve gelişmiş sürüş deneyimi sunuyor. Yeniden tasarlanan ön bölümde, ince ve keskin hatlı farlar, ortasında “TOYOTA” yazısı taşıyan yeni bir yüz ile birleşiyor. Tamamen elektrikli versiyonda ise aerodinamik tasarım ön plana çıkarken, geleneksel ızgaranın yerine farklı bir tasarım ve modele özel alaşım jantlar tercih edildi.

Yeni nesilde, müşteri tercihleri doğrultusunda Hilux artık yalnızca çift kabin gövde tipiyle sunulacak. İç mekan ise, yeni Toyota Land Cruiser’dan ilham alan üst düzey malzeme kalitesiyle yeniden tasarlandı. Yeni yatay tasarımlı orta konsol, 12.3 inçlik kişiselleştirilebilir dijital gösterge panelini ve 12.3 inçe kadar büyüklüğe sahip merkezi multimedya ekranını bir araya getiriyor. Tüm arazi ve dört çeker kontrol düğmeleri de orta konsolda toplanması, kullanım kolaylığı sağlayacak.

Yeni Hilux ile her ihtiyaca uygun farklı motor seçenekleri Toyota, efsanevi pick-up modeli Hilux’ı yeni nesliyle birlikte farklı güç üniteleriyle sunacak. Böylece çoklu mobilite stratejisiyle farklı pazarların ihtiyaçlarına uygun çözümler getirmeye devam edecek. Bu kapsamda, yeni nesil Hilux’un ürün gamında içten yanmalı, hibrit ve sıfır emisyonlu versiyonlar tercih edilebilecek.

Toyota, efsanevi Hilux’ın dayanıklılığını elektrifikasyonla da buluşturuyor. İlk kez 2025’te tanıtılan Hilux Hybrid 48V sistemi, tamamen yeni nesille birlikte Avrupa’da modelin en çok tercih edilen versiyonu haline gelecek. Hilux Hybrid 48V sistemi, arka koltukların altına yerleştirilen 48V lityum-iyon batarya ve elektrik motoru ile jeneratörden oluşuyor. Toyota’nın dünya lideri hibrit teknolojisinden yararlanan bu sistem, 2.8 litrelik dizel motorla entegre çalışarak hem asfalt hem de arazi koşullarında sessiz, akıcı ve rafine bir sürüş deneyimi sunacak.

Özellikle kalkış ve hızlanma anlarında elektrik motorunun desteği, sürüş konforunu belirgin biçimde artıracak. Aynı zamanda 48V hibrit versiyon da Hilux’ın üstün taşıma ve arazi kabiliyetinden ödün vermeyecek. Yeni Hilux Hybrid 48V, Toyota’nın elektrifikasyon vizyonunu arazi dayanıklılığıyla birleştirerek pick-up segmentinde performans, verimlilik ve çok yönlülükte yeni bir dönemi başlatacak. Yeni nesil Hilux modelinde, 2.8 litrelik dizel motor, mevcut 2.4 litrelik ünitenin yerini alacak. Bu motor, yüksek tork ve dayanıklılığıyla hem zorlu arazi koşullarında hem de ticari kullanımlarda güçlü bir performans sunacak. Ayrıca Hilux ürün gamında, kendini kanıtlamış 2.7 litrelik benzinli motor da sunulmaya devam edecek. Dizel ve benzinli konvensiyonel motor seçenekleri Doğu Avrupa pazarlarında satışa sunulacak.

Yeni nesil ile birlikte Toyota, tamamen elektrikli Hilux’ı da sunmaya başlayacak. Elektrikli Hilux, modelin efsanevi sağlamlığını geleceğin sıfır emisyonlu dünyasına taşıyacak. Model, şasi üzerine gövde mimarisini koruyor ve arazi performansı için özel olarak güçlendirilmiş batarya koruma sistemine sahip. Su geçirmezlik önlemleri sayesinde aracın su geçiş derinliği mevcut içten yanmalı versiyonla aynı seviyede tutuldu.

Hilux BEV, farklı arazi koşullarına uyum sağlayan Çoklu Arazi Seçimi’yle donatıldı. Bu sistem, fren ve tork kontrolünü optimize ederek aracın zemin yapısına göre sürüş karakterini ayarlıyor. Bu özellik, geleneksel bir aracın L4 modunda sunduğu performansa eşdeğer bir arazi kabiliyeti sağlayacak. Yeni Hilux BEV, 59.2 kWh lityum-iyon batarya ve ön-arka eAkslar sayesinde sürekli dört çeker sürüş sunacak. Ön aksta 205 Nm, arka aksta ise 268.6 Nm tork üretiliyor. Homologasyon öncesi verilere göre modelin 715 kg taşıma kapasitesi, 1.600 kg çekme kapasitesi ve yaklaşık 240 km WLTP menzili bulunuyor. Toyota ayrıca, sınıfının en iyi şarj sürelerini hedefleyen yüksek hızlı şarj özelliğiyle elektrikli Hilux’ın kullanım verimliliğini artırmayı amaçlıyor.

Yeni Hilux’ın gelişmiş güvenlik özellikleri
Yeni Hilux, her neslinde olduğu gibi son teknoloji güvenlik donanımlarıyla geliştirildi. Bu kapsamda Toyota T-Mate gelişmiş güvenlik ve sürüş destek paketiyle donatıldı. Toyota Safety Sense özellikleri Proaktif Sürüş Desteği ve Acil Durum Sürüş Durdurma Sistemi gibi yeni fonksiyonlarla genişletildi.

Ayrıca modelde Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı ve Sürücü Takip Kamerası gibi yenilikçi donanımlar da yer alacak. Yeni Toyota Hilux, sağlamlığını ileri teknoloji, konfor ve güvenlik özellikleriyle birleştirerek pick- up segmentinde yeni standartlar belirlemeye hazırlanıyor.
Genel
Yeni Nesil Audi Q3 Türkiye’de
Yeni Audi Q3, Audi’nin kompakt SUV sınıfındaki güçlü varlığını üçüncü nesil versiyonuyla daha da ileriye taşıyor. Tasarım, dijitalleşme, konfor ve sürdürülebilirlik ekseninde baştan aşağı yenilenen model; markanın en güncel teknolojilerini kompakt SUV formunda bir araya getiriyor. Türkiye pazarında SUV gövde tipiyle satışa sunulan yeni Q3, TFSI 110 kW (150 PS) motor seçeneğiyle 4.018.796 TL’den başlayan fiyatlarla Audi yetkili satıcılarında yerini aldı.

Yeni Audi Q3. Eskisinden 4,6 cm daha büyük.
Yeni Audi Q3, bir önceki nesline göre büyüyen boyutlarıyla daha iddialı bir SUV karakteri sergiliyor. Uzunluğu 46 mm artarak, genişliği 10 mm büyüyerek iç mekânda daha fazla yaşam alanı sunarken, yüksekliğin 10 mm azalması sayesinde ağırlık merkezi yere biraz daha yaklaşıyor. Bu da aracın sürüş dinamiklerini ve yol tutuş dengesini güçlendirerek, sportif sürüş karakterini destekliyor. Audi’nin modern SUV kimliğini yansıtan yeni Q3, güçlü oranları ve keskin hatlarıyla dikkat çekiyor. Geniş, altıgen Singleframe ön ızgara ve yatay hava girişleri araca atletik bir duruş kazandırırken, ince far yapısı aerodinamik çizgilerle bütünleşerek dinamik bir ön yüz oluşturuyor.

Yandan bakıldığında belirgin omuz çizgisi ve geniş çamurluk kemerleri, quattro genlerinden izler taşıyan kaslı bir görünüm ortaya koyuyor. Arka bölümdeki dijital OLED farlar ve yatay ışık çizgisi ise modern ve karakteristik bir görünüm sağlıyor. Yeni Q3, 10 farklı gövde rengi ve 18 ila 20 inç arasında değişen jant seçenekleriyle kişiselleştirme imkânı sunuyor. Türkiye’de satışa sunulan versiyonlarda Advanced paketiyle 18 inç, S line paketiyle 19 inç jantlar opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Ayrıca S line paketinde yer alan sportif tampon tasarımı ve siyah dış kaplama detayları, Q3’ün dinamik ve güçlü duruşunu daha da vurguluyor.

Aydınlatma Teknolojisi: Kompakt Segmentte Bir İlk
Yeni Audi Q3, kompakt SUV segmentinde ilk kez opsiyonel olarak dijital Matrix LED farlarla donatılabiliyor. Üst segment modellerden aktarılan bu teknoloji, 25.600 mikro LED’den oluşan mikro modüller sayesinde yol koşullarına göre aydınlatmayı dinamik biçimde uyarlıyor. Far sistemi, sürüş esnasında şerit takibi ve yönlendirme ışıklarını optimize ederken, kötü hava koşullarında da otomatik uyarı fonksiyonlarıyla güvenliği artırıyor. Arka bölümde 36 segmentli opsiyonel dijital OLED farlar, kişiselleştirilebilir ışık imzalarıyla öne çıkıyor. Kullanıcılar MMI ekranı üzerinden dört farklı ön ve arka far imzası arasında seçim yapabiliyor. Ayrıca “eve geliş” ve “evden ayrılış” senaryolarında farklı ışık animasyonlarıyla görsel bir deneyim yaşatıyor.

İç Mekân: Dijitalleşme, Fonksiyonellik ve Premium Konfor
Yeni nesil Q3’ün iç mekânı, tamamen dijital bir sürüş ortamı sunacak şekilde yeniden tasarlandı. Sürücü odaklı kokpitte 12,8 inçlik MMI Touch ekran ve 11,9 inç Audi sanal kokpit plus standart olarak yer alıyor. Yeni direksiyon mimarisi sayesinde vites kolunun direksiyonun sağ tarafına taşınması, orta konsolda daha geniş bir alan yaratıyor. Kabin genelinde kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, ambiyans aydınlatma paketinde sunulan 30 farklı renk seçeneğiyle modern bir atmosfer oluşturuyor. Kapı panellerinde lazer kesimli ışıklı kumaş detayları, iç mekâna özgün bir karakter katıyor. Q3’te konforu artıran bir diğer unsur, yüksek akustik izolasyon. İlk kez ön yan camlarda ses yalıtımlı cam teknolojisi sunuluyor ve bu sayede otoyol sürüşlerinde iç mekân sessizliği önemli ölçüde artırılıyor.

Opsiyonel SONOS Premium ses sistemi, 12 hoparlör ve 420 watt amfi gücüyle dört farklı ses profili (Konser, Lounge, Nötr, Podcast) arasında seçim imkânı sağlıyor. Sürdürülebilirlik konusunda da önemli adımlar atan Audi, Q3’te zemin kaplamalarında ve döşemelerde geri dönüştürülmüş materyallere yer veriyor. Döşemelerde kullanılan kumaşların yaklaşık yüzde 45’i geri dönüştürülmüş PET şişelerden üretiliyor; paspaslarda ise geri dönüştürülmüş balık ağlarından elde edilen Econyl lifleri kullanılıyor.

Motor ve Sürüş Dinamikleri: Güç, Verimlilik ve Esneklik
Yeni Audi Q3, Türkiye’de 1.5 litrelik TFSI 110 kW (150 PS) motor seçeneğiyle satışa sunuluyor. 250 Nm tork üreten bu motor, 7 ileri S tronic otomatik şanzımanla kombine ediliyor ve önden çekişli sürüş sistemiyle dengeli bir performans sunuyor. Q3 SUV 0’dan 100 km/s hıza 9,1 saniyede ulaşıyor ve azami 209 km/s hıza çıkabiliyor.
Sönümleme kontrollü süspansiyon sistemi, sürüş moduna göre süspansiyon sertliğini otomatik olarak ayarlayarak hem şehir içi konforu hem de sportif sürüş dinamiklerini destekliyor. Audi drive select sistemi Efficiency, Comfort, Dynamic, Balanced / Individual olmak üzere beş farklı sürüş modu sunuyor.

Kompakt SUV Segmentinde Yeni Standart
Yeni Audi Q3, güçlü ve dengeli oranları, yüksek teknolojiye sahip aydınlatma sistemleri, dijitalleşme odaklı iç mekân mimarisi, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve verimli motor yapısıyla premium kompakt SUV segmentinde standartları yeniden belirliyor. Şehir içi çevikliğini uzun yol konforuyla birleştirerek, Audi’nin “Daha Dinamik, Daha Dijital, Daha Audi“ felsefesini somutlaştırıyor.
Yeni Audi Q3, 4.018.796 TL’den başlayan fiyatlarla Kasım ayı itibarıyla Türkiye’deki Audi yetkili satıcılarında satışa sunuluyor.
Genel
Yeni Audi A6 ailesi Türkiye’de satışta
Audi A6 Sedan, güçlü motoru, gelişmiş dijital gösterge sistemleri ve birinci sınıf konforuyla premium sedan deneyimini yeniden tanımlıyor. A6 Avant ise fonksiyonelliği ve geniş iç hacmiyle bu deneyimi tamamlıyor.

Audi’nin 1994 yılından bu yana sportif ve şık tasarımı, üstün işlevselliği ve sıra dışı sürüş dinamiklerini bir araya getiren modellerini temsil eden A6 ailesi, her zamankinden daha dinamik, verimli ve dijital bir kimlikle yeniden yollarda. Yeni A6, Sedan ve Avant gövde tipleriyle modern teknolijiyi, üstün konforu ve dijital kullanıcı deyimini aynı potada buluşturuyor. Yeni A6’nın iç mekanında 11,9 inç Audi sanal kokpit plus ve 14,5 inç MMI touch display’den oluşan kavisli ‘Audi MMI panoramik ekran‘ yer alıyor. Ayrıca ön yolcuya özel 10,9 inç opsiyonel MMI ön yolcu ekranı, navigasyon desteği, video ve internet erişimi gibi işlevlerle dijital deneyimi artırıyor.
Panoramik cam tavan, iç mekânın ferahlığını vurgularken, opsiyonel Bang & Olufsen 3D ses sistemi ve dört bölgeli otomatik klima sistemi konfor seviyesini daha da yükseltiyor. Gelişmiş ses yalıtımı ve aeroakustik tasarım, her yolculuğu sessiz ve keyifli bir deneyime dönüştürüyor. Audi, premium üst sınıf segmentteki liderliğini yeni A6 Sedan ve A6 Avant modelleriyle güçlendiriyor. Zarif çizgiler, gelişmiş aerodinamik yapı ve ileri teknoloji sürüş sistemleriyle birleşerek, sürücülere benzersiz bir deneyim sunuyor. Yeni A6 ailesi, güçlü motor seçenekleri, geliştirilmiş mild hibrit (MHEV plus) teknolojisi ve konfor odaklı iç mekân özellikleriyle sürüş keyfini bir üst seviyeye taşıyor. Audi mühendisliğinin sonucu olarak geliştirilen bu iki model, verimlilik ve performansı en ince detayına kadar birleştiriyor.

Yeni A6 Sedan ve Avant, quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, opsiyonel uyarlanabilir havalı süspansiyon ve opsiyonel tüm tekerlerden yönlendirme gibi gelişmiş teknolojilerle hem sportif hem de konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor. Uyarlanabilir havalı süspansiyon, sürüş moduna göre aracın yüksekliğini ve darbe emilimini ayarlarken, quattro spor diferansiyel yol tutuşu artırıyor. Tüm tekerlerden yönlendirme sistemi ise düşük hızlarda manevra kabiliyetini artırırken, yüksek hızlarda daha stabil bir sürüş sağlıyor. A6 Avant, geniş bagaj kapasitesi ve çok yönlülüğüyle uzun yolculuklarda öne çıkarken; A6 Sedan, alçak gövde yapısı sayesinde daha dinamik bir sürüş karakteri sunuyor.

Yeni Audi A6 Sedan ve Avant, Türkiye pazarında şu an itibarıyla 2.0 litrelik TDI 150 kW (204 PS) quattro motor seçeneğiyle satışa sunuluyor. MHEV plus mild hibrit teknolojisi, üstün sürüş deneyiminde önemli bir rol oynuyor. Sistem, tamamen elektrikli park ve manevra kabiliyeti sunarken, düşük hızlarda saf elektrikli sürüşe de olanak tanıyor. Ayrıca hızlanma anlarında 230 Nm ek tork ve 18 kW (24 PS) ekstra güç sağlıyor. Yavaşlama sırasında 25 kW’a kadar enerji geri kazanımı gerçekleştiriliyor.

Audi, A6 model serisini klasik bir business sedan ve Avant modeliyle bir üst seviyeye taşıyor. Yeni A6 Sedan, 0.23 Cd’lik sürtünme katsayısı ile Audi tarihinde içten yanmalı motora sahip seri üretim bir model için elde edilen en düşük değeri sunuyor. Yeni A6 Avant ise 0.25 Cd’lik değeriyle segmentinde referans noktası haline geliyor. Ön kısımdaki geniş hava perdeleri, tavan spoyleri ve aerodinamik arka paneller hava akışını optimize ederken, omuz çizgisinden yükselen quattro çıkıntıları ve geniş iz açıklığı modelin güçlü duruşunu vurguluyor. Uzatılmış motor kaputu ve uzun aks mesafesi ise hem Sedan’ın zarif oranlarını hem de Avant’ın fonksiyonel yapısını ön plana çıkarıyor.

Yeni Audi A6 Sedan ve A6 Avant, 7.669.287 TL’den başlayan fiyatlarla, 2.0 litrelik TDI 150 kW (204 PS) quattro motor seçeneğiyle Audi yetkili satıcılarında satışa sunuluyor.
Lexus Efsanevi LFA’nın Ruhuna Elektrik Verdi
Toyota, Hilux’ın Yeni neslini tanıttı
Yeni Nesil Audi Q3 Türkiye’de
Lexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
Motobike Istanbul 2019 Başladı
Toyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
Sektörel
-
Genel6 yıl agoLexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
-
Genel7 yıl agoMotobike Istanbul 2019 Başladı
-
Genel5 yıl agoToyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
-
Tasarım6 yıl agoElektrikli yerli otomobil, C-Sedan “coupe” ve “station wagon” olarak hayal edilirse…
