Elektrikli
Porsche’nin Yüzde 100 Elektrikli İlk SUV Modeli Yeni Macan Türkiye’de
Porsche’nin tamamen elektrikli alt yapıya sahip ilk SUV modeli Yeni Macan Porsche Center’larda yerini aldı. Model, Macan 4 ve Macan Turbo olarak iki farklı seçenekle sunuluyor. Porsche’nin dünya çapında 800 binden fazla kullanıcıya ulaşan modeli Macan, tamamen elektrikli ikinci nesliyle Türkiye’deki Porsche Center’larda satışa sunuldu.

Leipzig’deki Porsche tesislerinde karbon-nötr olarak üretilen yeni Macan 4 ve Macan Turbo, modern tasarımı, karakteristik Porsche performansı, uzun menzili ve günlük kullanım kolaylığı ile lüks SUV beklentilerini karşılamayı hedefliyor.

Yüksek Menzil: 800 Volt Altyapısı ve Gelişmiş Aerodinami
Yeni Macan, 270 kW hızlı şarj kapasitesi, 800 Volt mimarisi ve 100 kWh kapasiteli bataryasıyla dikkat çekiyor. 21 dakikada yüzde 80’e kadar şarj olabilen model, rejenerasyon sırasında 240 kW’a kadar enerji geri kazanılabiliyor. Porsche Aktif Aerodinamizm (PAA) sayesinde 0,25’lik bir hava sürtünme katsayısına sahip olan Macan’da yer alan aktif arka spoiler ve soğutma kapakları aerodinamik performansı artırıyor. Tüm bu geliştirmeler sayesinde şehir içinde Macan 4 782 km; Macan Turbo ise 762 km’ye kadar menzile ulaşabiliyor.

Yeni Premium Elektrik Platformu
Yeni Macan, Porsche’nin Premium Elektrik Platformu’nda yükselen ilk modeli olarak dikkat çekiyor. Bu yeni platform, aracın artan boyutları, daha keskin hatları ve Porsche Tasarım DNA’sı ile dinamik bir görünüm sunmasını sağlıyor. Coupe tarzı tavan tasarımı, çerçevesiz kapılar ve genişleyen boyutlarıyla sportif bir duruş sergiliyor. 20 ila 22 inç jant seçenekleri, LED gündüz farları ve 3 boyutlu Porsche logosu da öne çıkan detaylar arasında yer alıyor. Artan boyutları sayesinde Yeni Macan, 540 litrelik arka bagaj ve 84 litrelik ön bagaj (‘frunk’) ile toplamda eskisine oranla 127 litre daha fazla bagaj hacmi sunuyor.

Her Koşulda Yüksek Performans
Yeni Macan’ın sürüş dinamizmi ve direksiyon hassasiyetine büyük önem verilmiş. 4 tekerlekten çekiş sistemine sahip Macan 4 ve Macan Turbo’da, hızlı tepki veren Elektronik Porsche Çekiş Yönetimi (ePTM) teknolojisi kullanılıyor. Macan Turbo, Porsche Tork Dağıtımı Plus (PTV Plus) ile yol tutuşunu ve sürüş keyfini daha da artırıyor.

Yenilenmiş Porsche Aktif Süspansiyon Yönetimi (PASM), konfor ve performans arasında geniş bir denge sunuyor. İlk kez sunulan arka aks yönlendirme sistemi, 5 derecelik dönüş açısıyla manevra kabiliyetini ve yüksek hızda sürüş stabilitesini geliştiriyor. Macan 4, 408 PS; Macan Turbo ise 639 PS gücüyle her türlü zemin koşulunda ve günlük kullanımda üstün performans sağlıyor.

Daha Yüksek Teknoloji
Yeni Macan, kavisli bir tasarıma sahip 12,6 inç dijital gösterge paneli, 10,9 inç merkezi ekran ve opsiyonel olarak alınabilen yolcu ekranıyla birlikte yeni üç ekran ile donatıldı. Yeni Macan ilk kez, artırılmış gerçeklik teknolojisine sahip bir HUD (Head Up Display) ekranı içeriyor. Navigasyon okları gibi sanal görseller, akıcı bir şekilde gerçek dünyaya entegre ediliyor.

Elektrikli
Volvo EX60: Yeni ve tamamen elektrikli
Volvo Cars, D-SUV segmentinde yeni bir dönemi temsil eden tamamen elektrikli EX60’ı tanıttı. Volvo EX60, menzil, şarj hızı ve performansı ile kendi sınıfında oyunun kurallarını değiştirmeyi hedefliyor. EX60; menzil kaygısını geride bırakırken, çığır açan bir kullanıcı deneyimi sunarak güvenlik alanında da yeni bir dönüşümü temsil ediyor. Aynı zamanda Volvo Cars’ın dünyada en çok elektrikli payına sahip segmente sunacağı EX60, Volvo Cars’ı bu alanda güçlü bir oyuncu olarak konumlandırıyor.

Volvo Cars CEO’su Håkan Samuelsson, “Yeni, tamamen elektrikli EX60; menzil, şarj ve performans açısından oyunun kurallarını değiştirirken hem Volvo Cars hem de müşterilerimiz için yeni bir başlangıcı temsil ediyor. Bu otomobille, müşterilerimizin elektrikli otomobile geçiş önündeki kaygılarını ortadan kaldırıyoruz. EX60, aynı zamanda Volvo Cars olarak neler yapabileceğimizin güçlü bir göstergesi. Mega casting (büyük ölçekli tek döküm), cell-to-body (hücreden gövdeye batarya entegrasyonu) ve core computing (merkezi bilgi işlem) gibi yeni temel teknolojileri bir araya getiren tamamen yeni bir ürün mimarisinin sonucu” değerlendirmesini yaptı.

Sınıfının lideri, tek şarjla 810 km menzil Volvo EX60, dört tekerlekten çekişli versiyonuyla tek şarjla 810 kilometreye kadar menzil sunarak sınıfının en iyileri arasında yer alıyor. Bu değer Volvo Cars’ın şimdiye kadar ürettiği tüm elektrikli otomobillerin ötesine geçerken, aynı zamanda yeni tanıtılan rakiplerini de geride bırakarak segmentinde yeni bir standart belirliyor.

Standarttan ödün vermeyen yaklaşımı, şarj hızında da kendini gösteriyor. EX60, 400 kW hızlı şarj istasyonlarında yalnızca 10 dakikada, 340 kilometreye kadar menzil elde ediyor. Başka bir deyişle EX60, menzil kaygısını konfora dönüştürüyor. Yeni model tasarım, mühendislik, donanım ve yazılım; sürüş menzilini en üst düzeye taşıyan ve konforlu bir sürüş deneyimi sunan bütüncül bir yapı içinde birlikte çalışıyor.
EX60, üç farklı güç-aktarma seçeneğiyle sunuluyor. Model, P12 AWD Electric versiyonu 810 kilometreye kadar sınıfının en iyi menzilini sunarken, P10 AWD Electric versiyonu 660 kilometreye kadar sürüş mesafesi sağlıyor. Arkadan itişli P6 Electric versiyonu ise 620 kilometreye kadar menzil sunuyor. Ölçümlenen menzil performansları 10 yıl batarya garantisi ile desteklenerek elektrikli sürüşe uzun vadeli güven katıyor. EX60’ın üretimi bu bahar İsveç’teki Volvo Cars fabrikasında başlıyor. P6 ve P10 versiyonlarının müşteri teslimatları yaz aylarında, P12 versiyonu ise kısa süre sonra başlayacak.

EX60, Volvo Cars’ın yeni elektrikli otomobil mimarisi SPA3 üzerine inşa edildi ve markanın yeni nesil bilgi işlem sistemi HuginCore tarafından destekleniyor. Bu altyapı; ölçeklenebilirlik, modülerlik, üretim verimliliği ve maliyet açısından yeni standartlar sunuyor. Cell-to-body (hücreden gövdeye batarya entegrasyonu) teknolojisi, şirket bünyesinde geliştirilen yeni nesil elektrik motorları, yeni batarya hücre tasarımı ve mega casting (büyük ölçekli tek döküm) uygulamaları; enerji verimliliğini ve menzili artırırken ağırlığı azaltıyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda EX60’ın tamamen elektrikli bir Volvo için bugüne kadarki en düşük karbon ayak izine sahip olmasını sağlıyor. Bu değer, daha kompakt modeli EX30 ile aynı seviyeye gelerek; EX60’ı çevresel açıdan da daha güçlü bir seçenek haline getiriyor.
Aerodinamik verimlilikle şekillenen İskandinav tasarım EX60, Volvo Cars’ın İskandinav tasarım anlayışını tamamen elektrikli bir geleceğe taşıyor. Kendinden emin ve aerodinamik dış tasarımı, iç tasarımda doğadan ilham alan rafine yüzeyler ve yalın detaylarla tamamlanıyor. Sakinlik ve işlevselliği buluşturan bu bütüncül yaklaşım, akıllı saklama alanı çözümleriyle birlikte EX60’ı zamansız ve sofistike bir tasarım ifadesine dönüştürüyor.

Yere yakın ön tasarımı, eğimli tavan çizgisi ve incelen yan yüzeyler aerodinamik verimliliği artırırken EX60 havada adeta süzülerek ilerliyor ve 0,26 gibi oldukça rekabetçi bir sürtünme katsayısıyla sınıfının lideri konumunda yer alıyor. EX60 iç mekânda ise çok yönlülük ve pratiklik açısından öne çıkıyor. Uzun aks mesafesi ile birleşen ferah taban mimarisi, arka koltuklarda çok daha geniş bir diz mesafesi, büyük bir bagaj alanı ve kişisel eşyalar için akıllı saklama alanları sunuyor. Müzik tutkunları için EX60, 28 hoparlörlü premium Bowers&Wilkins ses sistemiyle öne çıkıyor. Volvo tarihinde ilk kez, dört ana koltuğun tamamında koltuk başlıklarına entegre hoparlörlerle sunuluyor. EX60 aynı zamanda Dolby Atmos destekli Apple Music’in önceden yüklü olarak sunulduğu ilk Volvo modeli olacak,derin ve etkileyici bir ses deneyimi sağlayacak.

İletişimde yeni bir boyut: doğal, akıllı ve sizi anlayan otomobil Volvo Cars’ın bugüne kadarki en akıllı otomobili olan EX60, direksiyon başındaki yaşamı iyileştirmek için tasarlanmış en güncel teknolojilerle donatıldı. EX60, otomobilin düşünmesini, işlemesini ve harekete geçmesini sağlayan HuginCore’un en yeni versiyonu tarafından destekleniyor. Bu yapı; Volvo Cars’ın, kendi bünyesinde geliştirdiği teknolojileri Google, NVIDIA ve Qualcomm Technologies gibi liderlerle yaptığı iş birlikleriyle birleştiren yaklaşımını yansıtıyor. EX60, Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini ile piyasaya çıkan ilk Volvo modeli olma özelliğini taşıyor. Gemini, otomobile derinlemesine entegre olarak, özel komutlar ezberlemenize gerek kalmadan doğal ve kişiselleştirilmiş bir diyalog kurmanızı sağlıyor. Aynı zamanda EX60 bugüne kadar üretilen tüm Volvo modelleri arasında en hızlı ve en akıcı kullanıcı deneyimini sunuyor. Bu akıcı ve anında tepki veren bilgi-eğlence sisteminde ekranlar hızlı yanıt veriyor, haritalar anında yükleniyor, sesli asistanlar yolcuları daha iyi anlayarak temel fonksiyonlara gecikme olmadan erişim sağlıyor.

Volvo Cars Güvenlik Standardı’nın en ileri halini temsil eden EX60, pazardaki en güvenli otomobillerden biri. Yasal düzenlemelerin ve derecelendirme gerekliliklerinin ötesine geçen bu yaklaşım, HuginCore tarafından desteklenen geniş sensör ağı sayesinde çevreyi sürekli analiz ederek yeni bir güvenlik seviyesi sunuyor.Volvo Cars’ın dünyada seri üretimde bir ilk olan ve ödüllü çoklu adaptif emniyet kemeri, ön koltuklarda daha akıllı ve kişiselleştirilmiş koruma sağlıyor. Bor çeliğiyle güçlendirilmiş güvenlik kafesi ve gelişmiş koruma sistemleri ise yolcular için en üst düzey güvenliği hedefliyo EX60, zaman içinde gelişmek üzere tasarlandı. Uzaktan kablosuz güncellemeler (OTA) sayesinde, ilk günden itibaren güçlü olan bu otomobil, zamanla daha da ileri bir deneyim sunacak.

Volvo Car Türkiye Genel Müdürü Alican Emiroğlu, EX60’ın Türkiye’de satışa sunulmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Volvo EX60, elektrifikasyona geçişte tüm kaygıları ortadan kaldırdığımız bir noktaya geldiğimizi gösteriyor. Menzil, şarj hızı, performans, güvenlik ve kullanıcı deneyimi gibi başlıklarda yeni bir standart belirleyen bu model, Volvo’nun insan odaklı inovasyon anlayışının güçlü bir yansıması.

Dünya ile eş zamanlı olarak EX60’ı yılın ikinci yarısında Türkiye’de müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Güçlü olduğumuz premium D-SUV segmentine tamamen elektirkli yeni EX60 modelimizi sunarak, elektrifikasyon hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu modelle birlikte,Türkiye’de daha fazla kişinin elektrikli bir otomobil ile tanışacağına ve günlük hayatının doğal bir parçası haline geleceğine inanıyoruz”.
Elektrikli
Lexus Efsanevi LFA’nın Ruhuna Elektrik Verdi
Premium otomobil markası Lexus, heyecan verici yeniliklerine bir yenisini daha ekledi. Lexus, efsanevi modeli LFA’dan ilham alan LFA Concept’in dünya prömiyerini gerçekleştirdi.

Bu konsept, elektrikli spor otomobil dünyasına tamamen yeni bir bakış açısı getiriyor.

Başkan Akio Toyoda’nın baş test pilotu olarak geliştirmelerinde yer aldığı LFA Concept, elektrikli spor otomobillerin potansiyelini de ortaya koyuyor. Lexus bu modelle hem sürüş performansının hem de tasarımda mükemmeliyetçiliğinin altını çiziyor.

Lexus LFA Concept, düşük ağırlık merkezi, yüksek gövde rijitliği ve aerodinamik performans olmak üzere üç temel unsur etrafında şekillendi. Lexus, hafif ve yüksek rijitliğe sahip tamamen alüminyum bir gövde ile konsepti tasarlarken, araç ile sürücünün bütünlük hissini artıran ideal bir sürüş pozisyonu ortaya çıkardı. Elektrifikasyonda bir lider olan Lexus, sürüş keyfi sunma ve elektrikli spor otomobillerinin potansiyelini gösterme hedefiyle elektrifikasyon çağına uygun bir spor otomobil geliştirdi. Bu üst düzey sürüş performansı, zamansız bir tasarımla bir araya getirildi.

Efsanevi LFA modelinin ismini içten yanmalı motorla çalışan araçların ötesine taşıyan Lexus, spor otomobil üretme konusundaki bilgi birikimini geleceğe de aktarıyor. LFA Concept ile yeni bir sürüş heyecanı Lexus, her modelinde olduğu gibi elektrikli spor otomobilinde de sürüş heyecanını öne çıkarıyor. Lexus LFA Concept, sürücüyü daha önce benzeri olmayan bir sürüş deneyimi yaşatacak şekilde tasarlandı. İdeal sürüş pozisyonu merkeze alınarak tasarlanan kokpit, en ince ayrıntısına kadar rafine edildi. Genel tasarımda işlev ve güzellik arasındaki uyum, sürücüyü her zaman deneyimin içerisinde tutuyor.

Alçak ve akıcı ön tasarımdan arkaya uzanan silueti, Lexus LFA’nın heykelsi güzelliğini miras alıyor ve klasik coupe çizgilerini yansıtıyor. Lexus LFA Concept’I evrensel çekiciliğiyle ideal spor otomobil formunu sunarak, ilk bakışta kalplere dokunmayı başarıyor.

Lexus LFA Concept’in kabini de her detayıyla işlevselliği ve sadeliği bir arada sunuyor. Direksiyon, dönüş sırasında elleri bırakma ihtiyacını ortadan kaldıracak şekilde spor otomobil kullanımına uygun olarak tasarlandı. Kokpitteki kumanda ve düğmeler ise, performanslı sürüşlerde de sezgisel bir kontrol yapılmasına olanak tanıyacak şekilde yerleştirildi.

Teknik detayları ve performans verilerini henüz paylaşmayan Lexus, 2 kişilik LFA Concept’in 4,690 mm uzunluğa, 2,040 mm genişliğe, 1,195 mm yüksekliğe ve 2,725 mm aks aralığına sahip olduğunu açıkladı.
Elektrikli
Toyota, Hilux’ın Yeni neslini tanıttı
Toyota, efsanevi pick-up modeli Hilux’ın tamamen yenilenen 9. Neslinin dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Gücü, dayanıklılığı ve güvenilirliğiyle dünya çapında bir ikon haline gelen Hilux, yeni nesliyle birlikte iddiasını her açıdan artırdı. Toyota’nın Türkiye’de de uzun yıllardan beri en çok tercih edilen pick-up modeli olan Hilux’ın yeni nesli, 2026’nın ikinci yarısında ülkemizde satışa sunulması planlanıyor.

Toyota, yeni Hilux modelini de markanın çoklu mobilite stratejisi doğrultusunda geliştirdi. Böylece Hilux’ın yeni neslinde dizel, benzinli, 48V hibrit, tamamen elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli olmak üzere her ihtiyaca ve pazara uygun versiyonlar sunulacak. Böylece 9. nesil Hilux, farklı motor seçenekleriyle birlikte Toyota’nın bugüne kadarki en fazla motor seçeneğine sahip modeli olacak. Yeni Hilux, bu çeşitlilikle pazar erişimini daha da genişletirken, onu dünyanın en çok tercih edilen pick-up modeli haline getiren kalite, dayanıklılık ve güvenilirlik değerlerini korumayı sürdürecek.

Yeni Hilux tasarımıyla da gücü ve çevikliği bir araya getiriyor Toyota, tamamen yenilenen 9. nesil Hilux’ı güçlü ve çevik tasarımıyla ön plana çıkarıyor. Yeni Hilux, sağlamlığını korurken daha dinamik bir görünüm ve gelişmiş sürüş deneyimi sunuyor. Yeniden tasarlanan ön bölümde, ince ve keskin hatlı farlar, ortasında “TOYOTA” yazısı taşıyan yeni bir yüz ile birleşiyor. Tamamen elektrikli versiyonda ise aerodinamik tasarım ön plana çıkarken, geleneksel ızgaranın yerine farklı bir tasarım ve modele özel alaşım jantlar tercih edildi.

Yeni nesilde, müşteri tercihleri doğrultusunda Hilux artık yalnızca çift kabin gövde tipiyle sunulacak. İç mekan ise, yeni Toyota Land Cruiser’dan ilham alan üst düzey malzeme kalitesiyle yeniden tasarlandı. Yeni yatay tasarımlı orta konsol, 12.3 inçlik kişiselleştirilebilir dijital gösterge panelini ve 12.3 inçe kadar büyüklüğe sahip merkezi multimedya ekranını bir araya getiriyor. Tüm arazi ve dört çeker kontrol düğmeleri de orta konsolda toplanması, kullanım kolaylığı sağlayacak.

Yeni Hilux ile her ihtiyaca uygun farklı motor seçenekleri Toyota, efsanevi pick-up modeli Hilux’ı yeni nesliyle birlikte farklı güç üniteleriyle sunacak. Böylece çoklu mobilite stratejisiyle farklı pazarların ihtiyaçlarına uygun çözümler getirmeye devam edecek. Bu kapsamda, yeni nesil Hilux’un ürün gamında içten yanmalı, hibrit ve sıfır emisyonlu versiyonlar tercih edilebilecek.

Toyota, efsanevi Hilux’ın dayanıklılığını elektrifikasyonla da buluşturuyor. İlk kez 2025’te tanıtılan Hilux Hybrid 48V sistemi, tamamen yeni nesille birlikte Avrupa’da modelin en çok tercih edilen versiyonu haline gelecek. Hilux Hybrid 48V sistemi, arka koltukların altına yerleştirilen 48V lityum-iyon batarya ve elektrik motoru ile jeneratörden oluşuyor. Toyota’nın dünya lideri hibrit teknolojisinden yararlanan bu sistem, 2.8 litrelik dizel motorla entegre çalışarak hem asfalt hem de arazi koşullarında sessiz, akıcı ve rafine bir sürüş deneyimi sunacak.

Özellikle kalkış ve hızlanma anlarında elektrik motorunun desteği, sürüş konforunu belirgin biçimde artıracak. Aynı zamanda 48V hibrit versiyon da Hilux’ın üstün taşıma ve arazi kabiliyetinden ödün vermeyecek. Yeni Hilux Hybrid 48V, Toyota’nın elektrifikasyon vizyonunu arazi dayanıklılığıyla birleştirerek pick-up segmentinde performans, verimlilik ve çok yönlülükte yeni bir dönemi başlatacak. Yeni nesil Hilux modelinde, 2.8 litrelik dizel motor, mevcut 2.4 litrelik ünitenin yerini alacak. Bu motor, yüksek tork ve dayanıklılığıyla hem zorlu arazi koşullarında hem de ticari kullanımlarda güçlü bir performans sunacak. Ayrıca Hilux ürün gamında, kendini kanıtlamış 2.7 litrelik benzinli motor da sunulmaya devam edecek. Dizel ve benzinli konvensiyonel motor seçenekleri Doğu Avrupa pazarlarında satışa sunulacak.

Yeni nesil ile birlikte Toyota, tamamen elektrikli Hilux’ı da sunmaya başlayacak. Elektrikli Hilux, modelin efsanevi sağlamlığını geleceğin sıfır emisyonlu dünyasına taşıyacak. Model, şasi üzerine gövde mimarisini koruyor ve arazi performansı için özel olarak güçlendirilmiş batarya koruma sistemine sahip. Su geçirmezlik önlemleri sayesinde aracın su geçiş derinliği mevcut içten yanmalı versiyonla aynı seviyede tutuldu.

Hilux BEV, farklı arazi koşullarına uyum sağlayan Çoklu Arazi Seçimi’yle donatıldı. Bu sistem, fren ve tork kontrolünü optimize ederek aracın zemin yapısına göre sürüş karakterini ayarlıyor. Bu özellik, geleneksel bir aracın L4 modunda sunduğu performansa eşdeğer bir arazi kabiliyeti sağlayacak. Yeni Hilux BEV, 59.2 kWh lityum-iyon batarya ve ön-arka eAkslar sayesinde sürekli dört çeker sürüş sunacak. Ön aksta 205 Nm, arka aksta ise 268.6 Nm tork üretiliyor. Homologasyon öncesi verilere göre modelin 715 kg taşıma kapasitesi, 1.600 kg çekme kapasitesi ve yaklaşık 240 km WLTP menzili bulunuyor. Toyota ayrıca, sınıfının en iyi şarj sürelerini hedefleyen yüksek hızlı şarj özelliğiyle elektrikli Hilux’ın kullanım verimliliğini artırmayı amaçlıyor.

Yeni Hilux’ın gelişmiş güvenlik özellikleri
Yeni Hilux, her neslinde olduğu gibi son teknoloji güvenlik donanımlarıyla geliştirildi. Bu kapsamda Toyota T-Mate gelişmiş güvenlik ve sürüş destek paketiyle donatıldı. Toyota Safety Sense özellikleri Proaktif Sürüş Desteği ve Acil Durum Sürüş Durdurma Sistemi gibi yeni fonksiyonlarla genişletildi.

Ayrıca modelde Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı ve Sürücü Takip Kamerası gibi yenilikçi donanımlar da yer alacak. Yeni Toyota Hilux, sağlamlığını ileri teknoloji, konfor ve güvenlik özellikleriyle birleştirerek pick- up segmentinde yeni standartlar belirlemeye hazırlanıyor.
Elektrikli
Çift motorlu Togg T10X ve T10F “4More” siparişe açıldı
Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, daha fazla performans sunan çift motorlu dört tekerlekten çekişli 4More serisini kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Togg’un dijital platformu Trumore üzerinden 7 Ekim’de siparişe açılan T10F 4More 3 milyon 133 bin 640 TL, T10X 4More Obsidiyen özel serisi ise 3 milyon 233 bin 640 TL anahtar teslim fiyata sahip. 435 beygir gücündeki cihazlardan T10F 4More 0’dan 100 km/s hıza 4,1 saniyede, T10X 4More ise 4,8 saniyede çıkıyor.
‘Bir otomobilden fazlası için’ yola çıkan Togg, Euro NCAP’ten en yüksek seviye olan 5 yıldız alan T10X ve T10F cihazlarını, şimdi de güç, güvenlik, konfor ve tasarımı bir araya getiren 4More versiyonlarıyla yollara çıkarıyor. Togg’un dijital platformu Trumore üzerinden 7 Ekim’de siparişe açılan T10X 4More Obsidiyen ve T10F 4More, 435 beygir güç ve 700 Nm tork üreten çift motorlu yapısıyla üstün bir performans sunuyor. T10F 4More 0’dan 100 km/s hıza 4,1 saniyede, T10X 4More ise 4,8 saniyede çıkıyor. T10X 4More Obsidiyen 468 km’ye, T10F 4More ise 523 km’ye varan menziliyle dikkat çekiyor. Panoramik cam tavan ve Meridian ses sisteminin standart olarak sunulduğu T10X ve T10F 4More anahtar teslim fiyatları ise şöyle:

T10F 4More 3 milyon 133 bin 640 TL
T10X 4More Obsidiyen 3 milyon 233 bin 640 TL
T10X 4More, Obsidiyen özel serisiyle kullanıcılarla buluşuyor
T10X 4More, Ayder, Anadolu, Oltu ve Kula renklerinde obsidiyen taşının siyah tonundan ilham alan detaylarıyla güçlü ve sofistike bir görünüm sergiliyor. Binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu’nun bilinen ilk değerli taşlarından obsidiyen, Togg’un doğallık, güç ve köklülük değerleriyle bütünleşiyor. Bu özel seri, adını aldığı taşın karakterini tasarıma taşıyarak, piano black detaylar, derin siyah tonlar ve yüksek kontrastlı yüzeylerle markanın en sofistike yorumunu sunuyor. T10X 4More’da obsidiyen detaylar jantlar, ön panjur, logo, tavan rayları, yan aynalar ve cam çerçeveleri, arka difüzör, anten kapağı gibi tasarımın her noktasında yer alıyor. İç tasarımda ise DINAMICA kumaş ve deri karışımı koltuklar ile karbon fiber görünümlü dekoratif parça, dış tasarımdaki obsidiyen detaylarla bütünleşerek, şıklığı ve dinamizmi iç mekâna taşıyor.

T10F 4More ise Oltu, Urla, Mardin, Gemlik ve Kula renk seçenekleriyle kullanıcıların beğenisine sunuluyor. 523 km’ye varan menziliyle dikkat çeken cihaz, yüksek performansını üstün çekiş kabiliyetiyle birleştiriyor. 2025 yılı için T10F 4More ve T10X 4More Obsidiyen sınırlı sayıda üretilecek. Her iki model de Togg’un performans, güvenlik ve tasarım odağının en güçlü ifadesi olarak markanın premium segmentteki konumunu pekiştiriyor.
Renault Clio, yeni yüzüyle Türkiye yollarında
Mercedes-Benz S-Serisini yeniledi
Volvo EX60: Yeni ve tamamen elektrikli
Lexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
Motobike Istanbul 2019 Başladı
Toyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
Sektörel
-
Genel6 yıl agoLexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
-
Genel7 yıl agoMotobike Istanbul 2019 Başladı
-
Genel6 yıl agoToyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
-
Tasarım6 yıl agoElektrikli yerli otomobil, C-Sedan “coupe” ve “station wagon” olarak hayal edilirse…
