Genel
Toyota Hilux’ın En Güçlü Versiyonu GR SPORT Türkiye’de
Toyota, motor sporları dünyasında elde ettiği deneyimden yararlanarak geliştirilen Hilux GR SPORT versiyonunu Türkiye’de satışa sunmaya başladı.

Toyota’nın Avrupa lansmanını Türkiye’de, Kapadokya’nın eşsiz doğasında ve zorlu arazilerinde gerçekleştirdiği Hilux GR SPORT, lansmana özel olarak 2.970.000 TL’lik fiyatıyla Toyota Plazalarda pick-up tutkunlarını bekliyor. Böylece, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük bir hayran kitlesine sahip olan Hilux’ın ürün yelpazesi 4×2 Hi-Cruiser, 4×4 Adventure, 4×4 Invincible ve 4×4 GR SPORT olmak üzere daha da genişledi. Hilux GR SPORT, Toyota’nın zorlu Dakar Rallisi’nde elde ettiği birçok zaferi ve Dünya Ralli-Raid Şampiyonlukları yansıtacak şekilde tasarlandı. Hilux ürün gamının en üzerinde konumlanan GR SPORT versiyonu, motor sporlarından ilham alan sportif tasarımı, güçlü motor ve dinamik sürüş karakteri bir araya getiriyor. Bu özel model, Toyota’nın üst düzey motor sporlarında edindiği deneyim ile daha iyi yol performansı olan araçlar üretme hedefinin bir kanıtı olarak dikkat çekiyor.

GR SPORT’un çarpıcı tarzı, hali hazırda güçlü olan Hilux’ın yola hakim duruşunu daha iddialı hale getiriyor. Yüksek performanslı bir off-road aracı olacak şekilde tasarlanan Hilux GR SPORT’un tüm detayları bunu yansıtıyor. İlk bakışta farklı olduğunu ortaya koyan tasarımında Hilux GR SPORT’a özgü ön tampon ve ön panjur, rüzgar tünelinde şekillendirilen gövdeyi şık bir şekilde tamamlıyor. Her detayında sportiflik öne çıkarken kırmızı renkte arka helezon yaylar ve amortisörler, kırmızı fren kaliperleri, siyah çamurluklar, gümüş renkte marşpiyel ve yeni tasarıma sahip 17 inç siyah jantlar Hilux GR SPORT’un özgün tasarımını yansıtıyor. Ayrıca siyah yan basamaklar, siyah kapaklı aynalar, spor bar ve modele özel arka tampon da dikkat çekiyor. Ön panjurda daha iddialı görünen “TOYOTA” yazısı, siyah renkte logolar ve GR SPORT amblemleri bu yeni versiyonun çekiciliğini artırıyor.

Toyota Hilux GR SPORT, sıra dışı tasarımını 204 HP güç ve 500 Nm tork üreten 2.8 litrelik turbo dizel motorla destekliyor. Dayanıklılığı ve sürüş performansıyla kendini kanıtlamış ünite, altı ileri otomatik şanzıman ile eşleştirildi. Tasarımı ve yüksek motor gücünün yanı sıra Hilux GR SPORT teknik olarak da birçok geliştirmeye sahip. Yeni süspansiyon ve fren sistemi, bir önceki nesline göre daha iddialı bir yol tutuşu sağlarken, daha düşük gürültü ve titreşim seviyelerine sahip. Toyota’nın Hilux GR SPORT üzerinde yaptığı geliştirmeler arasında daha geniş ön ve arka iz açıklığı, artırılan yerden yükseklik ve büyütülmüş fren diskleri yer alıyor.

Şimdiye kadarki en iyi sürüş deneyimine sahip Hilux olarak tanımlanan Hilux GR SPORT, hem yolda hem de arazide daha üstün bir performans sergiliyor. Seçilebilir 4×4 özelliğine sahip olan model, Aktif Elektronik Çekiş Kontrol Sistemi (A-TRC) ile her türlü yol koşulunda ideal performans sağlıyor. Farklı arazi koşullarında da mükemmel çekiş gücü sunan Hilux’ın 4×4 sistemi, tüm zorlukların üstesinden gelmenize yardımcı oluyor. Sportif, konforlu ve keyifli bir sürüşü aynı anda sunan Hilux GR SPORT, 3.500 kg çekme kapasitesi ve 1.000 kg taşıma kapasitesi ile segmentinin en iyilerinden biri olarak öne çıkıyor.

Dış tasarımıyla büyüleyici bir sportifliğe sahip Hilux GR SPORT’un bu tarzı, kabinde de devam ediyor. Siyah ağırlıklı monokrom kabin tasarımı, sportif ruhu yansıtırken, kırmızı emniyet kemerleri, direksiyon kulakçıkları ve alüminyum spor pedallar gibi detaylar dikkat çekiyor. Ayrıca Hilux GR SPORT’a özgü siyah süet ve deri döşemeli spor koltuklar, sportif tarzı daha ileriye taşırken yüksek yanal kuvvetler altında da sürücü ve yolcuyu en iyi şekilde kavrıyor. Motor sporlarının ayrılmaz bir parçası olan karbon fiber de, Hilux GR SPORT’un kabininde kapı panelleri ve ön konsolda dekoratif parçalar olarak yerini alıyor. Direksiyon, koltuk başlıkları, bilgi ekranı ve gösterge panelindeki GR logoları, aracın TOYOTA GAZOO Racing DNA’sını yansıtıyor. Ayrıca performans ve yarış araçlarında yer alan, tekerleklerin konumunu göstermeye yardımcı olan direksiyondaki kırmızı şerit, aracın performans odaklı olduğunu altını da çiziyor.

Toyota Hilux GR SPORT, yalnızca performansıyla değil, gelişmiş bağlantı ve multimedya özellikleriyle de dikkat çekiyor. Araçta yer alan multimedya sistemi, 8 inçlik dokunmatik ekranın yanı sıra ileri seviye sesli komut fonksiyonu ile kolayca yönetilebiliyor. Kullanıcılar, Apple CarPlay ve Android Auto desteği sayesinde akıllı telefonlarını kablosuz olarak eşleştirebiliyorlar. Toyota Hilux’ın en yüksek donanım seviyesi GR SPORT, hem sportif hem de konfor odaklı donanımlarıyla dikkat çekiyor. GR SPORT’un öne çıkan donanımlar arasında Çift Bölgeli Klima, Isıtmalı Ön Koltuklar, Elektrikli Ayarlanabilir Ön Sürücü Koltuğu, 6 Hoparlörlü Ses Sistemi, Toyota Touch 2 Multimedya Sistemi, 8 İnç Dokunmatik Ekran, 4.2 İnç Renkli TFT Sürücü Göstergesi ve Geri Görüş Kamerası gibi özellikler yer alıyor. Ayrıca sadece bu versiyona özgü GR SPORT tasarımlı direksiyon ve vites topuzu, GR Sport Tasarımlı Deri ve Süet Koltuk Döşemesi, Kırmızı Renkli Emniyet Kemerleri ve Alüminyum Pedallar da dikkat çekiyor.

Dış donanımlar arasında ise 17 İnç GR Sport Tasarımlı Siyah Alüminyum Alaşımlı Jantlar, Geliştirilmiş Spotif Süspansiyonlar, GR Sport Özel Ön-Arka Tampon Tasarımı, Siyah Dış Detaylar, GR Sport’a Özel “TOYOTA” Yazılı Ön Panjur, Arka Kasa Siyah Sportif Barlar, Siyah Katlanabilir Kasa Örtüsü ve GR Sport Tasarımlı Genişletilmiş Çamurluk Davlumbazları da bulunuyor. Toyota, efsanevi dayanıklılığı ve performansıyla tanınan Hilux modeli, her versiyonunda olduğu gibi GR SPORT versiyonunda da eksiksiz güvenlik özellikleriyle donatıldı. Gelişmiş Toyota Safety Sense güvenlik teknolojileri hem yolcuları hem de diğer yol kullanıcılarını olası kazalara karşı üstün bir korumayla buluşturuyor. Geliştirilmiş Ön Çarpışma Önleyici Sistem (PCS), yürüyen yayaları, bisikletlileri ve kavşak dönüşlerinde karşıdan gelen araç veya yayaları daha etkin şekilde algılayabiliyor. Olası tehlike durumunda hem sesli hem görsel uyarılarla sürücüyü bilgilendiren sistem, gerektiğinde otomatik frenleme uygulayarak çarpışma riskini minimuma indiriyor.
Adaptif Hız Sabitleme Sistemi (ACC) ve Akıllı Trafik İşareti Algılama Sistemi (ISA) ile sürüş sırasında hız limitleri değiştiğinde araç hızını kolayca ayarlamak mümkün. Aynı zamanda otoyol virajlarında güvenli bir hızla ilerlemek için araç otomatik olarak yavaşlayabiliyor. Gece sürüşlerinde konforu ve güvenliği artıran Otomatik Uzun Far özelliği (AHB) ise karşıdan gelen araçları algılayarak far seviyesini otomatik olarak ayarlıyor. Böylece uzun farlar gerektiği yerde etkin bir şekilde kullanılabiliyor ve karşıdan gelen sürücüler rahatsız edilmiyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleriyle Hilux, zorlu koşullarda olduğu kadar günlük sürüşlerde de kullanıcılarına maksimum güvenlik sunuyor.
Genel
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Toyota, altıncı nesil RAV4 ile cesur bir sayfa daha açmaya hazırlanıyor. Dikkat çekici premium tasarımı ve ileri teknolojileriyle yeni nesil RAV4’ün, 2026 yılı ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulması planlanıyor. 1994 yılında ortaya çıkan RAV4, otuz yılı aşkın sürede dünya genelinde 180’den fazla ülkede 15 milyondan fazla satış adedine ulaştı.

Yeni RAV4 hem dış tasarımda hem de kabinde kapsamlı geliştirmeler yapıldı. Ön bölümde yer alan üç boyutlu keskin tasarım dili, kaslı detaylara sahip kaput ve güçlü duruşu, modern bir ilk izlenim sunan RAV4, sunuyor. Yeni RAV4, dış boyutlarını koruyarak şehir içi manevra kabiliyeti ve park kolaylığını da sürdürüyor.

Yeni RAV4’te sezgisel kullanımıyla dikkat çeken shift-by-wire elektronik vites sistemi, daha sade ve modern bir orta konsol tasarımına katkı sağlıyor. Kabin tasarımında yatay hatların hakim olduğu gösterge paneli, sürücü odaklı dijital kokpit, direksiyon üzerinden rahatça görülebilen yeni 12.3 inçlik dijital gösterge paneli ile destekleniyor.

Standart olarak sunulan elektrikli bagaj kapağı ise genişletilmiş algılama alanına sahip ayak sensörüyle eller serbest kullanım kolaylığı sunuyor. 514 litreye kadar bagaj hacmi ise, tüm ihtiyaçları karşılayacak alanı sağlıyor. Yeni RAV4, teknolojiyi, konforu ve pratik SUV kullanımını bir araya getiren özellikleriyle günlük yaşamdan macera dolu yolculuklara kadar her senaryoya uyum sağlayan bir sürüş deneyimi vadediyor.

Modelde ilk kez kullanılan yeni “Arene” yazılım geliştirme platformu, yeni nesil multimedya sistemi araç içi dijital ortamı yeniden tanımlıyor. Avrupa’daki kullanıcı ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan yeni ana ekran konsepti, tüm önemli bilgileri tek bir görünümde birleştirirken kişisel kullanıcı profilleri, özelleştirilebilir kısayollar ve hızlı ayar menüsü sayesinde araç içi dijital deneyimi kolaylaştırıyor.

Markanın yeni 6. nesil plug-in hibrit teknolojisi ve 5. nesil tam hibrit teknolojisine sahip versiyonlarıyla RAV4, markanın çok yönlü mobilite anlayışını güçlendiriyor. Hem önden çekişli hem de dört çeker versiyonlarda sunulan yeni hibrit sistem, kompakt batarya tasarımıyla sürüş karakterini daha akıcı ve dinamik hale getiriyor. Bu modelin Türkiye’de tam hibrit ve dört çeker versiyonuyla müşterilerle buluşturulması planlanıyor.

Modelde kullanılan 2.5 litrelik hibrit güç ünitesi, artırılan 221 Nm tork sayesinde daha hızlı tepki veren kalkış performansı ve elektrikli araç hissi veren kesintisiz hızlanma sunuyor. Dört çeker versiyonda toplam sistem gücü 194 beygire ulaşırken, önden çekişli versiyonda bu değer 185 beygir güce sahip.

Yeni RAV4’ün tam hibrit versiyonu, performans artışının yanı sıra yakıt ekonomisiyle de dikkat çekiyor. Önden çekişli versiyonda 100 kilometrede sadece 4.9 lt yakıt tüketimi; dört çeker versiyonda 5.3 litre yakıt tüketimi ile verimlilik açısından da iddialı.
Genel
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Volkswagen’in dünyada Tiguan’dan sonra en başarılı, Avrupa’nın ise en çok tercih edilen SUV modeli T-Roc tamamen yenilendi. 2017’de pazara sunulmasından bu yana 2 milyon adetten fazla üretilen model, ikinci nesliyle standartları daha yukarı taşıyor.

Yeni tasarım detaylarıyla birlikte konfor ve kalite seviyesini daha da yükselten, Yeni T-Roc; IQ.LIGHT–LED Matrix farlar, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”, Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist” ve Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemiyle donatıldı.

Yeni T-Roc, Türkiye’de 3 farklı donanım seviyesi ve Volkswagen’in en gelişmiş motor teknolojilerinden biri olan 48 V hafif hibrit (eTSI) sistemine sahip 1.5 litrelik turboşarjlı 150 PS (110 kW) güç seçeneğiyle sunuluyor.

Yeni T-Roc, önceki nesline kıyasla 12,2 cm daha uzun gövdesi ve 2,8 cm artan aks mesafesiyle çok daha geniş bir iç hacim ve diz mesafesi sunuyor. Uzayan gövde sayesinde bagaj hacmi 30 litre artarak 475 litreye ulaşırken, arka koltuklar yatırıldığında, Yeni T-Roc’ta 1.350 litrelik bagaj kapasitesine ulaşılıyor.

İkinci nesil T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş MQB platformu olan MQB Evo üzerine inşa edildi. Bu sayede model, sınıfında fark yaratan yeni nesil konfor ve sürüş destek sistemleriyle donatıldı. MQB Evo mimarisi, Yeni T-Roc’un, aynı platformu paylaşan Golf, Passat, Tiguan ve Tayron modellerinde yer alan en güncel teknolojilerle uyumlu hale gelmesini de sağlıyor.

Yeni T-Roc’ta sunulan bir diğer ileri teknoloji, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”. Bu sistem, arka taraftan, özellikle kör noktada kalabilecek, bisiklet, motosiklet veya scooter gibi küçük bir araç yaklaşırken, kapı açılmadan önce yolcuları uyararak risk oluşturan kazaların önlenmesine yardımcı oluyor.

Ayrıca T-Roc, ilk kez Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus” sistemiyle de donatılıyor. Hafıza fonksiyonu sayesinde son 50 metre mesafeye kadar rotayı hafızaya alan bu sistem tam otomatik park etme olanağı sunuyor.

Volkswagen T-Roc Türkiye liste ve lansman fiyatları ise şu şekilde:
| Life | 2.734.000 TL | 2.395.000 TL |
| Style | 3.150.000 TL | 3.000.000 TL |
| R-Line | 3.287.000 TL | 3.100.000 TL |
Elektrikli
Audi A2, 25 yıl sonra yeniden geliyor
Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Yeni ve elektrikli A2, Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor.

Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

25 yıl önce piyasaya ilk çıktığında başta tasarımı olmak üzere, kompakt boyutları ve alüminyum gövdesi ile dikkat çeken A2, Türkiye de pek ilgi görmese de Avrupa pazarında başarılı sayılacak bir satış yakaladı. Zamanla rakip firmaların benzer üretimleri ile satışlar azaldı ve 2005 sonrası üretimden kaldırıldı.

Yeni tasarlanan A2 e-Tron ikonik A2’den esintiler taşıyor. Tamamen elektrikli güç ünitesiyle 240 beygir güce sahip olcak yeni model, şimdilik bir consept olarak üretilecek ancak aracın seri üretim aşamasına geçip geçmeyeceği net değil.

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Elektrikli
Ferrari, tam elektrikli Luce’nin iç tasarımını tanıttı
Türkiye’de Tofaş bünyesinde yer alan FerMas Oto’nun temsil ettiği İtalyan süper spor otomobil devi Ferrari, geleceğe uzanan vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olan yeni tam elektrikli spor otomobili Ferrari Luce’nin iç mekân ve arayüzü tasarımını tanıttı.
Yeni bir segmentin başlangıcını simgeleyen Luce, İtalyanca’da “ışık, aydınlanma” anlamlarına geliyor. Ferrari’nin ilk elektrikli modeli Luce’nin iç mekan tasarımı ortaya çıktı. iPhone tasarımcısı Jony Ive’ın yönetiminde yapılan radikal iç mekan tasarımı otomotiv dünyasının gündemine oturdu.

San Francisco’da gerçekleştirilen özel lansmanda tanıtılan modelin temel teknolojisi Ekim 2025’te Maranello’daki Ferrari e-binasında paylaşılmıştı. Projenin üçüncü ve son aşaması olan dış tasarım lansmanı ise Mayıs 2026’da İtalya’da gerçekleştirilecek.
Ferrari Luce’nin tasarım süreci, LoveFrom ile gerçekleştirilen 5 yıllık yakın iş birliğinin bir ürünü. San Francisco ve Londra merkezli LoveFrom, mimarlardan mühendislere, endüstriyel tasarımcılardan tipografi uzmanlarına kadar disiplinler arası bir ekip yapısıyla Ferrari’nin vizyonunu yeni bir tasarım diline dönüştürdü.

Sürüşü merkezine alan yalın ve tek hacimli kabin Ferrari Luce’nin kabini, sürüş deneyimini odağa alan yalın ve tek hacimli bir mimariyle tasarlandı. Yenilikçi modelde donanım ve yazılım birlikte geliştirildi. Böylece fiziksel yapı ile arayüz davranışı kusursuz bir bütünlük oluşturdu. Gösterge ünitesi, kontrol paneli ve orta konsol gibi temel unsurlar, girişler (mekanik kontroller) ve çıkışlar (dijital ekranlar) etrafında net bir organizasyonla konumlandırıldı.

Günümüzde büyük dokunmatik ekranların hâkim olduğu elektrikli otomobil anlayışına alternatif bir yaklaşım benimseyen Ferrari Luce’de, fiziksel kontroller önceliklendirildi. Hassas mühendislikle üretilen mekanik butonlar, kadranlar ve anahtarlar, dijital ekranlarla dengeli biçimde bir araya getirildi. Bu yaklaşım, sürücü ile otomobil arasında güçlü ve sezgisel bir bağ kurulmasını sağlıyor.

Ferrari Luce’de kullanılan malzemeler; %100 geri dönüştürülmüş özel alüminyum alaşım, ileri seviye 3 ve 5 eksenli CNC teknolojisiyle masif bloklardan işleniyor. Ardından uygulanan son teknoloji anodizasyon süreci sayesinde yüzeyde ultra ince altıgen hücre yapısı oluşturularak yüksek sertlik, dayanıklılık ve rafine bir mikro doku elde ediliyor. Cam yüzeylerde ise yüksek çizilme direnci ve optik netlik sunan Corning® Gorilla® Glass tercih ediliyor. Sonuç olarak, modern olduğu kadar zamanın ötesinde bir his, lüksün ötesinde gerçek bir özgünlük ve Ferrari’nin kalite ile zanaatkârlığa olan bağlılığının güçlü bir ifadesi ortaya çıkıyor.

Ferrari Luce’nin direksiyon simidi, markanın yarış DNA’sına güçlü bir gönderme niteliği taşıyor. 1950’ler ve 60’ların ikonik üç kollu Nardi direksiyonlarından ilham alan bu sade üç kollu form, modern mühendislikle yeniden yorumlandı. %100 geri dönüştürülmüş alüminyumdan üretilen ve 19 CNC işlenmiş parçadan oluşan direksiyon simidi, standart bir Ferrari direksiyonuna göre 400 gram daha hafif yapısıyla dikkat çekiyor.

Ferrari Luce’de sürücü gösterge ünitesi, kontrol paneli ve arka kontrol panelinden oluşan üç ekranlı yapı yer alıyor. Direksiyonla birlikte hareket eden ve direksiyon kolonuna monte edilen gösterge ünitesi, Ferrari seri üretim modelleri için bir ilk olma özelliği taşıyor. Samsung Display mühendisleriyle geliştirilen ultra ince panel yapısı, hafiflik ve görsel netliği bir arada sağlıyor. Orta ekrana entegre edilen multigraf ise saat, kronograf, pusula ve launch control göstergelerini tek bir yapıda bir araya getirerek ileri düzey mühendisliğin şık ve işlevsel bir yansımasını sunuyor.

Ferrari Luce, titiz işçilik, geleneğe saygı ve bilinçli inovasyonun sentezi olarak konumlanıyor. Elektrifikasyonun performans ruhunu gölgelemediği; aksine yeni bir ifade biçimine dönüştüğü bu model, Ferrari’nin kalite, performans ve kültürel değer anlayışını geleceğe taşıyor. Ferrari için liderlik, yolu aydınlatmak anlamına geliyor. Luce ise bu zihniyetin somut karşılığı olarak markanın tarihinde yeni bir sayfa açıyor.
Toyota, Yeni RAV4 ile karşınızda
Skoda’nın Yeni Amiral Gemisi SUV Modeli Peaq olacak
Yenilenen Volkswagen T-Roc satışa sunuldu
Lexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
Motobike Istanbul 2019 Başladı
Toyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
Sektörel
-
Genel6 yıl agoLexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
-
Genel7 yıl agoMotobike Istanbul 2019 Başladı
-
Genel6 yıl agoToyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
-
Tasarım6 yıl agoElektrikli yerli otomobil, C-Sedan “coupe” ve “station wagon” olarak hayal edilirse…
