Elektrikli
Volvo EX60: Yeni ve tamamen elektrikli
Volvo Cars, D-SUV segmentinde yeni bir dönemi temsil eden tamamen elektrikli EX60’ı tanıttı. Volvo EX60, menzil, şarj hızı ve performansı ile kendi sınıfında oyunun kurallarını değiştirmeyi hedefliyor. EX60; menzil kaygısını geride bırakırken, çığır açan bir kullanıcı deneyimi sunarak güvenlik alanında da yeni bir dönüşümü temsil ediyor. Aynı zamanda Volvo Cars’ın dünyada en çok elektrikli payına sahip segmente sunacağı EX60, Volvo Cars’ı bu alanda güçlü bir oyuncu olarak konumlandırıyor.

Volvo Cars CEO’su Håkan Samuelsson, “Yeni, tamamen elektrikli EX60; menzil, şarj ve performans açısından oyunun kurallarını değiştirirken hem Volvo Cars hem de müşterilerimiz için yeni bir başlangıcı temsil ediyor. Bu otomobille, müşterilerimizin elektrikli otomobile geçiş önündeki kaygılarını ortadan kaldırıyoruz. EX60, aynı zamanda Volvo Cars olarak neler yapabileceğimizin güçlü bir göstergesi. Mega casting (büyük ölçekli tek döküm), cell-to-body (hücreden gövdeye batarya entegrasyonu) ve core computing (merkezi bilgi işlem) gibi yeni temel teknolojileri bir araya getiren tamamen yeni bir ürün mimarisinin sonucu” değerlendirmesini yaptı.

Sınıfının lideri, tek şarjla 810 km menzil Volvo EX60, dört tekerlekten çekişli versiyonuyla tek şarjla 810 kilometreye kadar menzil sunarak sınıfının en iyileri arasında yer alıyor. Bu değer Volvo Cars’ın şimdiye kadar ürettiği tüm elektrikli otomobillerin ötesine geçerken, aynı zamanda yeni tanıtılan rakiplerini de geride bırakarak segmentinde yeni bir standart belirliyor.

Standarttan ödün vermeyen yaklaşımı, şarj hızında da kendini gösteriyor. EX60, 400 kW hızlı şarj istasyonlarında yalnızca 10 dakikada, 340 kilometreye kadar menzil elde ediyor. Başka bir deyişle EX60, menzil kaygısını konfora dönüştürüyor. Yeni model tasarım, mühendislik, donanım ve yazılım; sürüş menzilini en üst düzeye taşıyan ve konforlu bir sürüş deneyimi sunan bütüncül bir yapı içinde birlikte çalışıyor.
EX60, üç farklı güç-aktarma seçeneğiyle sunuluyor. Model, P12 AWD Electric versiyonu 810 kilometreye kadar sınıfının en iyi menzilini sunarken, P10 AWD Electric versiyonu 660 kilometreye kadar sürüş mesafesi sağlıyor. Arkadan itişli P6 Electric versiyonu ise 620 kilometreye kadar menzil sunuyor. Ölçümlenen menzil performansları 10 yıl batarya garantisi ile desteklenerek elektrikli sürüşe uzun vadeli güven katıyor. EX60’ın üretimi bu bahar İsveç’teki Volvo Cars fabrikasında başlıyor. P6 ve P10 versiyonlarının müşteri teslimatları yaz aylarında, P12 versiyonu ise kısa süre sonra başlayacak.

EX60, Volvo Cars’ın yeni elektrikli otomobil mimarisi SPA3 üzerine inşa edildi ve markanın yeni nesil bilgi işlem sistemi HuginCore tarafından destekleniyor. Bu altyapı; ölçeklenebilirlik, modülerlik, üretim verimliliği ve maliyet açısından yeni standartlar sunuyor. Cell-to-body (hücreden gövdeye batarya entegrasyonu) teknolojisi, şirket bünyesinde geliştirilen yeni nesil elektrik motorları, yeni batarya hücre tasarımı ve mega casting (büyük ölçekli tek döküm) uygulamaları; enerji verimliliğini ve menzili artırırken ağırlığı azaltıyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda EX60’ın tamamen elektrikli bir Volvo için bugüne kadarki en düşük karbon ayak izine sahip olmasını sağlıyor. Bu değer, daha kompakt modeli EX30 ile aynı seviyeye gelerek; EX60’ı çevresel açıdan da daha güçlü bir seçenek haline getiriyor.
Aerodinamik verimlilikle şekillenen İskandinav tasarım EX60, Volvo Cars’ın İskandinav tasarım anlayışını tamamen elektrikli bir geleceğe taşıyor. Kendinden emin ve aerodinamik dış tasarımı, iç tasarımda doğadan ilham alan rafine yüzeyler ve yalın detaylarla tamamlanıyor. Sakinlik ve işlevselliği buluşturan bu bütüncül yaklaşım, akıllı saklama alanı çözümleriyle birlikte EX60’ı zamansız ve sofistike bir tasarım ifadesine dönüştürüyor.

Yere yakın ön tasarımı, eğimli tavan çizgisi ve incelen yan yüzeyler aerodinamik verimliliği artırırken EX60 havada adeta süzülerek ilerliyor ve 0,26 gibi oldukça rekabetçi bir sürtünme katsayısıyla sınıfının lideri konumunda yer alıyor. EX60 iç mekânda ise çok yönlülük ve pratiklik açısından öne çıkıyor. Uzun aks mesafesi ile birleşen ferah taban mimarisi, arka koltuklarda çok daha geniş bir diz mesafesi, büyük bir bagaj alanı ve kişisel eşyalar için akıllı saklama alanları sunuyor. Müzik tutkunları için EX60, 28 hoparlörlü premium Bowers&Wilkins ses sistemiyle öne çıkıyor. Volvo tarihinde ilk kez, dört ana koltuğun tamamında koltuk başlıklarına entegre hoparlörlerle sunuluyor. EX60 aynı zamanda Dolby Atmos destekli Apple Music’in önceden yüklü olarak sunulduğu ilk Volvo modeli olacak,derin ve etkileyici bir ses deneyimi sağlayacak.

İletişimde yeni bir boyut: doğal, akıllı ve sizi anlayan otomobil Volvo Cars’ın bugüne kadarki en akıllı otomobili olan EX60, direksiyon başındaki yaşamı iyileştirmek için tasarlanmış en güncel teknolojilerle donatıldı. EX60, otomobilin düşünmesini, işlemesini ve harekete geçmesini sağlayan HuginCore’un en yeni versiyonu tarafından destekleniyor. Bu yapı; Volvo Cars’ın, kendi bünyesinde geliştirdiği teknolojileri Google, NVIDIA ve Qualcomm Technologies gibi liderlerle yaptığı iş birlikleriyle birleştiren yaklaşımını yansıtıyor. EX60, Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini ile piyasaya çıkan ilk Volvo modeli olma özelliğini taşıyor. Gemini, otomobile derinlemesine entegre olarak, özel komutlar ezberlemenize gerek kalmadan doğal ve kişiselleştirilmiş bir diyalog kurmanızı sağlıyor. Aynı zamanda EX60 bugüne kadar üretilen tüm Volvo modelleri arasında en hızlı ve en akıcı kullanıcı deneyimini sunuyor. Bu akıcı ve anında tepki veren bilgi-eğlence sisteminde ekranlar hızlı yanıt veriyor, haritalar anında yükleniyor, sesli asistanlar yolcuları daha iyi anlayarak temel fonksiyonlara gecikme olmadan erişim sağlıyor.

Volvo Cars Güvenlik Standardı’nın en ileri halini temsil eden EX60, pazardaki en güvenli otomobillerden biri. Yasal düzenlemelerin ve derecelendirme gerekliliklerinin ötesine geçen bu yaklaşım, HuginCore tarafından desteklenen geniş sensör ağı sayesinde çevreyi sürekli analiz ederek yeni bir güvenlik seviyesi sunuyor.Volvo Cars’ın dünyada seri üretimde bir ilk olan ve ödüllü çoklu adaptif emniyet kemeri, ön koltuklarda daha akıllı ve kişiselleştirilmiş koruma sağlıyor. Bor çeliğiyle güçlendirilmiş güvenlik kafesi ve gelişmiş koruma sistemleri ise yolcular için en üst düzey güvenliği hedefliyo EX60, zaman içinde gelişmek üzere tasarlandı. Uzaktan kablosuz güncellemeler (OTA) sayesinde, ilk günden itibaren güçlü olan bu otomobil, zamanla daha da ileri bir deneyim sunacak.

Volvo Car Türkiye Genel Müdürü Alican Emiroğlu, EX60’ın Türkiye’de satışa sunulmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Volvo EX60, elektrifikasyona geçişte tüm kaygıları ortadan kaldırdığımız bir noktaya geldiğimizi gösteriyor. Menzil, şarj hızı, performans, güvenlik ve kullanıcı deneyimi gibi başlıklarda yeni bir standart belirleyen bu model, Volvo’nun insan odaklı inovasyon anlayışının güçlü bir yansıması.

Dünya ile eş zamanlı olarak EX60’ı yılın ikinci yarısında Türkiye’de müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Güçlü olduğumuz premium D-SUV segmentine tamamen elektirkli yeni EX60 modelimizi sunarak, elektrifikasyon hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu modelle birlikte,Türkiye’de daha fazla kişinin elektrikli bir otomobil ile tanışacağına ve günlük hayatının doğal bir parçası haline geleceğine inanıyoruz”.
Elektrikli
Skoda’nın En Büyük ve En Gelişmiş SUV’u Peaq Tanıtıldı
Skoda, yeni amiral gemisi, tamamen elektrikli Peaq modelini tanıttı. Markanın bugüne kadarki en büyük ve en gelişmiş elektrikli SUV modeli olan Peaq, yedi kişilik oturma kapasitesi, 640 kilometrenin üzerindeki menzili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor.
Yeni nesil MEB+ platformu üzerine geliştirilen Peaq, Epiq modeliyle birlikte Skoda’nın elektrikli ürün gamını genişletirken, markanın elektrikli mobilite stratejisinde yeni bir dönemi temsil ediyor. 4.87 metrelik uzunluğu ve yaklaşık 3 metreye ulaşan aks aralığıyla Peaq, Skoda’nın bugüne kadarki en büyük SUV modeli olarak öne çıkıyor.

Elektrikli ürün gamının yeni zirvesi
Tamamen elektrikli olarak geliştirilen Peaq, geniş yaşam alanı, yüksek konfor seviyesi ve uzun menziliyle markanın yeni amiral gemisi konumunda yer alıyor.
Skoda, Peaq modelini iki farklı batarya seçeneğiyle yollarla buluşturacak. 63 kWh ve 91 kWh kapasiteli bataryalar arasından tercih yapılabilecek modelde, 91 kWh kapasitesindeki batarya şimdiye kadar Skoda elektrikli araçlarında kullanılan en büyük batarya olma özelliğini taşıyor. Versiyona göre 640 kilometrenin üzerinde menzil sunan Peaq, yeni nesil ısı pompası teknolojisiyle verimliliği artırıyor. Tek pedal sürüş özelliği ve çift yönlü şarj teknolojisi ise günlük kullanımda daha fazla pratiklik sağlıyor. 63 kWh batarya seçeneği yüzde 10’dan yüzde 80 doluluk seviyesine yalnızca 27 dakikada ulaşabilirken, 91 kWh kapasiteli büyük batarya aynı şarj seviyesine 28 dakikada erişebiliyor.

Arkadan itişli ve dört tekerlekten çekişli versiyonlarla sunulacak modelde üç farklı güç seçeneği tercih edilebilecek. Giriş seviyesindeki Peaq 60, 150 kW güç ve 350 Nm tork üreten arkadan itişli elektrik motoruna sahip. Peaq 90 versiyonu 210 kW güç ve 545 Nm tork üretiyor. Dört tekerlekten çekişli Peaq 90x ise 220 kW güç üreterek 100 km/s hıza 6.7 saniyede ulaşıyor.

Modern Solid tasarım anlayışının yeni temsilcisi
Skoda, yeni elektrikli amiral gemisi Peaq ile markanın tasarım anlayışında da yeni bir dönemi temsil ediyor. Modern Solid tasarım dilini en kapsamlı şekilde yansıtan model, yalın çizgileri ve güçlü duruşuyla dikkat çekiyor. Peaq’in tasarımı, Vision 7S konseptinden ilham alan Modern Solid tasarım anlayışı üzerine şekillendirildi.
Ön bölümde ince T şeklindeki farlar ve parlak siyah Tech-Deck ön yüz tasarımı yer alırken, yeni ışık imzası modelin güçlü görünümünü tamamlıyor. Yüksek omuz çizgisi ve geniş D sütunları, aracın güçlü duruşunu vurguluyor. Arka bölümde de ön tasarımla uyumlu T şeklindeki aydınlatmalar, tasarım bütünlüğü yansıtıyor.

Peaq, aynı zamanda Skoda’nın gövdeyle bütünleşik gizli kapı kollarına sahip ilk modeli olarak öne çıkıyor. Araç hareket halindeyken veya kilitliyken kapı kolları tamamen gövde içerisine gizleniyor. Sürücü araca yaklaştığında ise elektrikli olarak dışarı çıkıyor. Bu çözüm yalnızca modern bir görünüm sunmakla kalmıyor, aynı zamanda aerodinamik verimliliğe de katkı sağlıyor.
Yeni Peaq, Dynamic Shade Control teknolojisine sahip panoramik cam tavanla donatılan ilk Skoda modeli olarak öne çıkıyor. 2.1 metrekarenin üzerindeki cam yüzeyiyle bu sistem, markanın şimdiye kadar kullandığı en büyük panoramik tavan olma özelliğini taşıyor. Peaq’in ön camında markanın köklü geçmişine gönderme yapan özel bir detay da yer alıyor.
Yolcu tarafında konumlandırılan üç bisiklet figürü, Skoda’nın ilk ürünü olan Slavia bisikletine ve markanın bisiklet dünyasıyla devam eden güçlü bağlarına atıfta bulunuyor.

Lounge atmosferine sahip geniş kabin
Skoda’nın yeni elektrikli amiral gemisi Peaq, boyutlarının yanı sıra sunduğu yaşam alanı ve konfor özellikleriyle de markanın yeni referans noktası olmaya hazırlanıyor. Yedi kişilik oturma kapasitesine sahip model, geniş iç mekanı ve sınıfının üzerinde bagaj hacmiyle yolculukları daha konforlu hale getiriyor.
Yaklaşık 3 metreye ulaşan aks mesafesi sayesinde Peaq, Skoda tarihinin en geniş yaşam alanlarından birini sunuyor. Model, ikinci ve üçüncü sıra koltuklarda oturan yolcular için de ferah bir oturma alanı sağlarken, yedi koltuklu kullanımda dahi günlük ihtiyaçlara cevap verecek bagaj kapasitesini koruyor.
Peaq, beş koltuklu kullanım düzeninde 935 litrelik bagaj hacmi sunarak bugüne kadar üretilen en büyük bagaj kapasitesine sahip Skoda modeli olarak öne çıkıyor. Yedi koltuklu kullanımda ise 299 litrelik bagaj alanı sunan model, 37 litrelik ön bagaj alanıyla da pratikliği artırıyor.

Peaq ile birlikte ilk kez sunulan Relax Paketi, modeli tekerlekler üzerinde bir lounge deneyimine dönüştürüyor. Paket kapsamında AGR sertifikalı ergonomik ön koltuklar, havalandırma ve masaj fonksiyonları, elektrikli ayarlanabilir bacak destekleri ve özel başlık yastıkları yer alıyor. Merkezi konsola entegre edilen katlanabilir masa da yolculuk sırasında kullanım kolaylığı sağlıyor. Relax Paketi ayrıca Peaq için özel olarak geliştirilen Sonos premium ses sistemini de içeriyor. Toplam 16 hoparlör ve 755 Watt çıkış gücüne sahip sistem, kabin içerisinde üst düzey bir ses deneyimi sunuyor.

Peaq’in yeni wellbeing uygulaması, yolculuk sırasında farklı ihtiyaçlara yönelik özel modlar sunuyor. Rahatlama, esneme ve enerji artırma gibi farklı seçeneklere sahip uygulama, klima sistemi, ambiyans aydınlatması ve koltuk masaj fonksiyonlarını otomatik olarak ayarlayarak istenilen atmosferi oluşturuyor.
Peaq, markanın Simply Clever yaklaşımını yeni çözümlerle geliştirmeye devam ediyor. Ön bagaj, entegre su püskürtme sistemine sahip silecekler, şarj kablosu temizleyicisi, tablet tutucu, ön yolcu kapısına yerleştirilen şemsiye ve katlanabilir masa gibi detaylar günlük kullanımda pratikliği artırıyor.

Skoda’da bir ilk: Dikey bilgi-eğlence ekranı
Skoda’nın yeni elektrikli amiral gemisi Peaq, gelişmiş dijital teknolojileri ve premium ses deneyimiyle markanın şimdiye kadarki en gelişmiş modellerinden biri olarak dikkat çekiyor. İlk kez dikey yerleştirilmiş bilgi-eğlence ekranına sahip olan model, Android tabanlı yeni nesil bilgi-eğlence sistemi, kullanıcı deneyimini yeni bir seviyeye taşıyor. 13.6 inç boyutundaki dikey bilgi-eğlence ekranı, yenilenen kullanıcı arayüzü ve sadeleştirilmiş menü yapısıyla daha hızlı ve kolay kullanım sunuyor.

Peaq güvenlikte de zirvede
Yeni Skoda Peaq, markanın şimdiye kadarki en kapsamlı aktif ve pasif güvenlik teknolojilerini bir araya getiriyor. Standart olarak sunulan Ön Bölge Frenleme Asistanı, Ön Çapraz Trafik Asistanı, Şerit Değiştirme Asistanı ve Trafik İşareti Tanıma Sistemi araçları, motosikletleri, bisikletlileri ve diğer yol kullanıcılarını algılayarak sürüş güvenliğini artırıyor. Peaq ayrıca arka yan hava yastıkları ve orta hava yastığı dahil toplam 10 hava yastığıyla yüksek seviyede koruma sunuyor.
Travel Assist 3.0 ise Skoda’nın bugüne kadarki en gelişmiş sürüş destek sistemi olarak öne çıkıyor. Trafik sıkışıklığı asistanı, acil durum desteği ve trafik ışıklarını algılayabilen gelişmiş fonksiyonları bir araya getiriyor. Yeni Kamp Modu özelliği, araç içinde konaklayan kullanıcılar için gece boyunca ideal sıcaklık ve sürekli temiz hava sağlayarak kullanım konforunu artırıyor.

Elektrikli
Audi’nin yeni süper otomobili: Audi Nuvolari
Audi, yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemine sahip ilk süper otomobili Nuvolari’yi tanıttı. 499 adetle sınırlı üretilecek Audi Nuvolari; markanın tarihindeki en güçlü ve en hızlı seri üretim modeli olacak.

Audi Nuvolari’nin güç-aktarma sistemi, 4.0 litrelik V8 biturbo motoru üç adet axial flux elektrik motoruyla birleştiriyor. Toplamda 736 kW / 1.001 PS sistem gücü sunan bu yapı, yüksek performansı elektrikli tork desteğiyle bir araya getiriyor. 588 kW / 800 hp güç üreten V8 motor, 10.000 d/d’ye kadar çıkabilen karakteriyle motor sporlarından gelen mühendislik yaklaşımını seri üretim otomobil dünyasına taşıyor.

Ön aksta yer alan iki elektrik motoru, quattro sisteminin değişken tork dağılımına destek verirken; V8 orta motor ile şanzıman arasındaki üçüncü elektrik motoru hibrit mimariyi tamamlıyor. Bu yapı, Nuvolari’ye yalnızca yüksek hızlanma performansı değil, aynı zamanda kontrollü ve öngörülebilir bir sürüş karakteri kazandırıyor.

Dış tasarımda Audi’nin yeni imza rengi Titanium kullanılıyor. Audi Concept C ve Audi Formula 1 yarış otomobilinde de yer alan bu renk, karbon detaylarla birlikte Nuvolari’nin teknik ve performans odaklı karakterini güçlendiriyor.

Seri üretime çok yakın prototip olarak tanıtılan Audi Nuvolari, markanın Formula 1 ruhunu, yeni tasarım anlayışını ve teknolojik yenilenme sürecini yola aktaran en iddialı modellerinden biri olarak Audi’nin geleceğine yönelik güçlü bir gösterge niteliği taşıyor.
Elektrikli
Porsche’den Yeni Tam Elektrikli Cayenne Coupe
Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupe; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupe Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupe, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupe modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupe, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupe, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupe’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Cayenne Coupe Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.
Cayenne S Coupe Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.
Cayenne Turbo Coupe Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupe Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupe’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.
Elektrikli
Türkiye’de üretilen Hyundai IONIQ 3, Milano’da Tanıtıldı
Hyundai, elektrikli mobiliteyi Avrupa’daki günlük ihtiyaçlara daha uygun, sezgisel ve konforlu hale getirmek üzere geliştirilen tamamen elektrikli kompakt hatchback modeli IONIQ 3’ü İtalya’da tanıttı.
IONIQ 3; Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesinden ilham alan güçlü tasarımı, sade ve kullanıcı dostu teknolojileri ile geniş ve konforlu iç mekânı bir araya getiriyor. Türkiye’de üretilecek ikinci elektrikli model olan IONIQ 3, sadelik, hassasiyet ve malzeme doğallığını dengeleyen yaklaşımıyla, insan odaklı modern elektrikli mobilite vizyonunu yansıtıyor.
IONIQ 3; şehir içi kullanım ağırlıklı olmak üzere genç aileler ve fonksiyonelliğe önem veren kullanıcılar için geliştirildi. Hyundai Motor Grubu’nun Elektrik-Global Modüler Platformu (E-GMP) üzerine inşa edilen model, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik, menzil ve şarj performansını dengeli şekilde sunuyor.
Yeni modelde iki farklı batarya seçeneği sunuluyor. Standart menzilli batarya, 344 km’nin üzerinde (WLTP) bir değer sunarken uzun menzilli batarya ise 496 km’nin üzerinde (WLTP) bir menzile sahip olacak. 42.2 kWh standard versiyon LFP tip batarya, 61 kWh (Long range) ise NCM batarya kullanacak. Her iki model de önde konumlu elektrik motora ve önden çekiş sistemine sahip olacak. Üç farklı sürüş modu ve diğer IONIQ modellerinde olduğu gibi geri kazanım özellikli rejenerasyon sistemiyle donatılacak.
Piksel aydınlatma imzası ve “H” harfine mors koduyla gönderme yapan dört nokta detayı, modelin karakteristik tasarımını güçlendiriyor. Yaklaşık 0.263 sürtünme katsayısı, aerodinamik verimliliği desteklerken modern tasarım kimliğini pekiştiriyor. Model; 11 farklı dış renk, farklı iç mekân kombinasyonları ve 16,17,18 ve 19 inç jant seçenekleri ile kişiselleştirilebiliyor. Ayrıca, daha fazla sportiflik ve N ruhunu yaşamak isteyenler için geliştirilen IONIQ 3 N Line ise dinamik detaylarıyla daha çarpıcı bir görünüm sunuyor.
IONIQ 3, Avrupa’da ilk kez sunulan Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle donatılıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem; 12,9 inç veya 14,6 inç ekran ve araç fonksiyonlarına ve bağlantıya sezgisel erişim sunuyor. Güvenlik için “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesine sadık kalarak hız ve anlık sürüş parametreleri gibi bilgiler ise direksiyonun üst kısmına denk gelecek şekilde kokpitteki ayrı bir dijital ekrandan takip edilebilecek.
Öne çıkan diğer özellikler: Hyundai Digital Key 2, Plug & Charge, Entegre EV rota planlayıcı ve İç ve dış V2L (Vehicle-to-Load). Hızlı şarj ile batarya, optimum koşullarda %10’dan %80’e 29 dakikada dolabiliyor. AC şarj kapasitesi ise 22 kW’a kadar çıkıyor.
IONIQ 3, kompakt boyutlarına rağmen ferah ve esnek bir iç mekân sunuyor. “Furnished Space” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, unsurlar bir yaşam alanı hissi verecek şekilde konumlandırılıyor. Uzun aks mesafesi ve düz zemin yapısı; geniş diz ve baş mesafesi sağlarken, bagaj hacmi günlük kullanım için pratik çözümler sunuyor. Bagajın altına doğru gizli bir depolama alanı sunan Megabox, ek kullanım kolaylığı sağlıyor. 441 litrelik cömert bagaj kapasitesinin segmentte standartları belirlemesi ve günlük kullanım kolaylığını desteklemesi bekleniyor. Böylelikle iki adet büyük tip bavul rahatlıkla bagaja aynı anda sığabiliyor. Bu ekstra hacim, normal bir B segmenti aracın böylesine geniş bir yükleme kapasitesine sahip olamayacağı anlamına geliyor.
IONIQ 3, Avrupa’da tasarlanarak Hyundai’nin Türkiye’deki İzmit fabrikasında Ağustos ayında üretilecek. Aracın Avrupa ile aynda Türkiye’deki satışına ise Eylül ayında başlanacak. 147 PS (107,8 kW) ve 135 PS (99.5 kW) güç üreten iki motor seçeneği ve iki seçenekte de 250 Nm tork sunacak olan model, 170 km/s maksimum hız ile modern Avrupa yaşamına uyum sağlayacak şekilde geliştirildi.
Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli Karşınızda: Striker
Skoda’nın En Büyük ve En Gelişmiş SUV’u Peaq Tanıtıldı
Bursa’da üretilen yeni Renault Boreal satışa sunuluyor
Lexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
Motobike Istanbul 2019 Başladı
Toyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
Sektörel
-
Genel6 yıl agoLexus’un Dijital Ayna Teknolojisi Es Sedan İle Avrupa Pazarına Geliyor
-
Genel7 yıl agoMotobike Istanbul 2019 Başladı
-
Genel6 yıl agoToyota Corolla, “Yeni GR Sport” Versiyonu İle Artık Daha Sportif
-
Tasarım7 yıl agoElektrikli yerli otomobil, C-Sedan “coupe” ve “station wagon” olarak hayal edilirse…
